3. Hîzb, İsrâ Sûresi

İsrâ Suresi 96. Ayeti Meali

قُلْ كَفَى بِاللّهِ شَهِيدًا بَيْنِي وَبَيْنَكُمْ إِنَّهُ كَانَ بِعِبَادِهِ خَبِيرًا بَصِيرًا
Kul kefâ bi(A)llâhi şehîden beynî vebeynekum(c) innehu kâne bi’ibâdihi ḣabîran basîrâ(n)
1
kul
de
2
kefâ
yeter, kâfi oldu
3
bi allâhi
Allah
4
şehîden
şahit olarak
5
beynî
benim
6
ve beyne-kum
ve sizin aranızda
7
inne-hu
muhakkak o
8
kâne
olandır
9
bi ıbâdi-hi
kulları için
10
habîren
haberdar olan
11
basîren
gören

Diyanet İşleri De ki: “Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter. Çünkü O, kullarından hakkıyla haberdardır, onları hakkıyla görendir.”
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) De ki: «Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Çünkü O, kullarının yaptığından haberdardır, yaptıklarını çok iyi görendir.»
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) De ki: «Allah, sizinle benim aramda şahit olarak yeter. Gerçekten O, kullarından haberdardır, çok iyi görendir.»
Elmalılı Hamdi Yazır De ki: Allah sizinle benim aramda şâhid yeter, her halde o, kullarına habîr basîr bulunuyor
Diyanet Vakfı De ki: Benimle sizin aranızda gerçek şahit olarak Allah kâfidir. Zira O, kullarını hakikaten bilip görmektedir.
Abdulbaki Gölpınarlı De ki: Benimle sizin aranızda tanık olarak Allah yeter; şüphe yok ki o, kullarından haberdardır, onları görür.
Adem Uğur De ki: Benimle sizin aranızda gerçek şahit olarak Allah kâfidir. Zira O, kullarını hakikaten bilip görmektedir.
Ahmed Hulusi De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak, Esmâ'sıyla hakikatim olan Allâh yeterlidir! Muhakkak ki O, kullarıyla Habiyr'dir, Basıyr'dir. "
Ahmet Tekin 'Benimle sizin aranızdaki konularda, benim hak peygamber olduğum konusunda gerçek şâhit olarak Allah kâfidir. O, kullarının gizli-açık bütün davranışlarından haberdardır ve onları bilmekte, görmektedir.' de.
Ahmet Varol De ki: 'Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Şüphesiz O kullarından haberdar olan, onları görendir.'
Ali Fikri Yavuz De ki: “- Allah, sizinle benim aramda şâhid yeter. Muhakkak ki o, kullarının yaptığından haberdardır, bütün hallerini görendir.
Bekir Sadak De ki: «Benimle sizin aranizda sahit olarak Allah yeter. Dogrusu O, kullarini gorur, haberdardir.»
Celal Yıldırım De ki: Benimle sizin aramızda şâhid olarak Allah yeter. Şüphesiz ki O, kullarından haberlidir ve (onların her hâlini) görendir.
Diyanet İşleri 2 De ki: 'Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Doğrusu O, kullarını görür, haberdardır.'
Fizilil Kuran De ki; «Benimle sizin aranızda Allah'ın şahitliği yeterlidir. O kullarının yaptıkları her işten haberdardır ve her şeyi görür.»
Gültekin Onan De ki: "Benimle aranızda şahid olarak Tanrı yeter; kuşkusuz O, kullarından gerçeğiyle haberdardır, görendir."
Hasan Basri Cantay De ki: «Benimle sizin aranızda hakıykî şâhid olarak Allah yeter. Çünkü O, kullarının (her şeyinden) cidden haberdârdır, kemâliyle görendir».
Hayat Neşriyat De ki: 'Benimle sizin aranızda şâhid olarak Allah yeter! Şübhesiz ki O, kullarından hakkıyla haberdardır, (onları) hakkıyla görendir.'
Ibni Kesir De ki: Şahid olarak, benim ve sizin aranızda Allah yeter. Muhakkak ki O; kulları için Habir'dir, Basir'dir.
Muhammed Esed De ki: "Benimle sizin aranızda Allah'tan başkası tanıklık edemez; kullarından (onların kalplerinde olanı bütün açıklığıyla) görerek haberdar olan O'dur".
Ömer Nasuhi Bilmen De ki: «Allah Teâlâ benimle sizin aranızda şahit olarak kifâyet eder. Şüphe yok ki, O, kullarından haberdardır (onları bihakkın) görücü bulunmaktadır.»
Ömer Öngüt De ki: “Benimle sizin aranızda gerçek şâhit olarak Allah kâfidir. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, onları görmektedir. ”
Şaban Piris De ki: -Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O kullarından haberdardır.
Suat Yıldırım De ki: "Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter! Doğrusu O kullarının bütün hallerini bilip görmektedir."
Tefhim-ül Kuran De ki: «Benimle aranızda şahid olarak Allah yeter; kuşkusuz O, kullarından gerçeğiyle haberdardır, görendir.»
Ümit Şimşek De ki: Sizinle benim aramda şahit olarak Allah kâfidir. Çünkü O kullarından haberdardır ve onları görmektedir.

Diyanet Tefsiri “Kurtuluş rehberi” diye çevirdiğimiz hüdâdan maksat vahiy bilgisidir (Taberî, XV, 166; Zemahşerî, II, 375). Bu âyetlerden anlaşıldığına göre putperestlerin Hz. Peygamber’e inanmamalarının bir sebebi de, onun melek benzeri bir varlık değil kendileri gibi bir insan olmasıydı. Halbuki onlar, peygamberlerin insan üstü olması gerektiğini düşünüyorlar; Allah’ın, peygamberleri insanların kendi varlık türlerinden göndermesindeki hikmeti anlayamıyorlardı. Eğer yeryüzünde melekler yaşasaydı iletişim kurabilmeleri için Allah onlara elçi olarak melek gönderirdi. Ama Allah insanlara peygamber olarak melek gönderseydi onu göremezler, kendi dilleriyle iletişim kuramazlar, sonuçta risâletin hedefi gerçekleşemezdi.96. âyet, davet ve tebliğin bütün açıklığına, ikna ediciliğine rağmen müşriklerin red ve inkârda inat etmeleri, küstahça tavırlarını sürdürmeleri karşısında Peygamber’e güven telkin ederken inkârcılara da bu anlamsız tavırlarının Allah tarafından bilindiği hatırlatılarak bir defa daha uyarıda bulunulmaktadır.

Kurdî / کوردی / Kürtçe (Muhemmed! Tu ji bona wan ra) bêje: "Di nava min û we da bi şahidî Yezdan bes e. Loma ewa bi kirinê bendeyê xwe agahdar e, dibîne."
Sahih International / English / Ingilizce Say, "Sufficient is Allah as Witness between me and you. Indeed he is ever, concerning His servants, Acquainted and Seeing."
M.Pickthall / English / Ingilizce Say: Allah sufficeth for a witness between me and you Lo! He is. Knower, Seer of His slaves.
Muhsin Khan / English / Ingilizce Say: "Sufficient is Allah for a witness between me and you. Verily! He is the All-Knower, the All-Seer of His slaves."
Yusuf Ali / English / Ingilizce Say: "Enough is Allah for a witness between me(2301) and you: for He is well acquainted with His servants, and He sees (all things).
Shakir / English / Ingilizce Say: Allah suffices as a witness between me and you; surely He is Aware of His servants, Seeing.
Dr. Ghali / English / Ingilizce Say, " Allah suffices as an Ever-Present Witness between you and me; surely He has been Ever-Cognizant of (and) Ever-Beholding His bondmen."
Albanian / Shqip / Arnavutça Thuaj: “All-llahu më mjafton për dëshmitar mes meje dhe mes jush, Ai hpllësisht injeh dhe i sheh robtë e vet”.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice De: “Mənimlə sizin aranızda təkcə Allahın (peyğəmbərliyimin həqiqiliyinə) şahid olması kifayət edir. Şübhəsiz ki, O, bəndələrindən (bəndələrinin bütün əməllərindən) xəbərdardır, (onların gizlində və aşkarda nələr etdiyini) görəndir!”
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Reci: "Allah je dovoljan svjedok meni i vama, jer On zna i vidi robove Svoje."
Bulgarian / Български / Bulgarca Кажи: “Достатъчен е Аллах за свидетел между мен и вас. Той за Своите раби е сведущ, всезрящ.”
Chinese / 中文 / Çince 你說:「真主足為我與你怳孜〞漕ㄤA他對於他的僕人抻T是徹知的,確是明察 的。」
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 你说:�真主足为我与你们之间的见证,他对于他的仆人们确是彻知的,确是明察的。�
Czech / Česky / Çekçe Rci: "Bůh stačí mi jako svědek mezi mnou a vámi, neboť On o služebnících Svých dobře zpraven je a jasně zří je."
Dutch / Nederlands / Hollandaca Zeg: God is een voldoende getuige tusschen mij en u; want hij kent en ziet zijne dienaren.
Farsi / فارسی / Farsça (ای پیامبر!) بگو :«همین کافی است که خداوند میان من وشما گواه باشد، بی گمان او (نسبت) به بندگانش دانای بیناست.
Finnish / Suomi / Fince Sano edelleen: »Jumala on riittävä todistaja minun puolestani teitä vastaan; totisesti, Hän tietää palvelijainsa asiat ja pitää heitä silmällä.»
French / Français / Fransızca Dis : "Allah suffit comme témoin entre vous et moi". Il est, sur Ses serviteurs, Parfaitement Connaisseur et Clairvoyant.
German / Deutsch / Almanca Sag: Allah genügt als Zeuge zwischen mir und euch. Gewiß, Er kennt und sieht Seine Diener wohl.
Hausa / Hausa Dili Ka ce: "Allah Yã isa zama shaida a tsakãnina da ku. Lalle Shi Ya kasance ga bãyinsa, mai ƙididdigewa ne Mai gani."
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Katakanlah: "Cukuplah Allah menjadi saksi antara aku dan kamu sekalian. Sesungguhnya Dia adalah Maha Mengetahui lagi Maha Melihat akan hamba-hamba-Nya".
Italian / Italiano / Italyanca Di': " Allah è testimone sufficiente tra me e voi". In verità Egli è ben informato e osserva i Suoi servi.
Japanese / 日本語 / Japonca 言ってやるがいい。「アッラーは,わたしとあなたがたとの間の立証者として万全であられる。本当にかれは,そのしもべたちを知り尽くし,見ておられる方である。」
Korean / 한국어 / Korece 일러가로되 나와 너희 사이 에 증인으로써는 하나님만으로 충분하노라 그분은 그분의 종을 아 심과 보심으로 충만하기 때문이라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Katakanlah lagi: "Cukuplah Allah menjadi saksi antaraku dengan kamu; sesungguhnya adalah Ia Amat Mendalam pengetahuanNya, lagi Amat Melihat akan keadaan hamba-hambaNya".
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili നീ പറയുക: എനിക്കും നിങ്ങള്‍ക്കുമിടയില്‍ സാക്ഷിയായി അല്ലാഹു മതി. തീര്‍ച്ചയായും അല്ലാഹു തന്‍റെ ദാസന്‍മാരെപ്പറ്റി സൂക്ഷ്മമായി അറിയുന്നവനും കാണുന്നവനുമാകുന്നു.
Maranao / mәranaw Tharoang ka: "Makatatarotop so Allah a saksi rakn ago sii rkano: Mataan! a Skaniyan na tatap sii ko manga oripn Iyan a Kaip, a Pphakaylay."
Norwegian / Norsk / Norveççe Si: «Gud strekker til som vitne mellom meg og dere. Han er vel underrettet når det gjelder Hans tjenere, og observant.»
Polski / Polish / Polonya Dili Powiedz: "Wystarczy Bóg jako świadek między mną a wami! Zaprawdę, On jest świadomy i jasno widzący względem Swoich sług."
Portuguese / Português / Portekizce Dize-lhes: Basta-me Deus por Testemunha, entre vós e mim, porque Ele está bem inteirado de Seus servos e éOnividente.
Romanian / Română / Rumence Cel pe care-l călăuzeşte Dumnezeu este bine călăuzit. Tu nu vei afla călăuză, afară de El, celor pe care îi rătăceşte. În Ziua Învierii îi vom strânge faţă în faţă: orbi, muţi şi surzi. Limanul lor va fi Gheena. De fiece dată când focul se va potoli, Noi le vom înteţi flacăra arzătoare.
Russian / Россия / Rusça Скажи: "Довольно того, что Аллах является Свидетелем между мною и вами. Воистину, Он знает и видит Своих рабов".
Somali / Somalice waxaad dhahdaa Eebaa ugu filan Marag dhedeenna, isaguna waa ogaha arka Addoomadiisa.
Spanish / Español / Ispanyolca Di: «Alá basta como testigo entre yo y vosotros. Está bien informado sobre Sus siervos, les ve bien».
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Sema: Mwenyezi Mungu anatosha kuwa Shahidi baina yangu na nyinyi. Hakika Yeye anawajua vyema waja wake na anawaona.
Svenska / Swedish / Isveççe Säg: "Det behövs inga andra vittnen mellan mig och er än Gud. Han är [fullt] underrättad om Sina tjänares [förehavanden] och förlorar dem inte ur sikte."
Tatarça / Tatarish / Tatarca Әйт: "Сезнең белән минем арамда һәм пәйгамбәрлегемне исбат итүдә шаһит булырга Аллаһ җитәдер". Әлбәттә, Аллаһ бәндәләренең хәлләрен белүче вә күрүче булды.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili จงกล่าวเถิดมุฮัมมัด “พอเพียงแล้วที่อัลลอฮทรงเป็นพยาน ระหว่างฉันและพวกท่านแท้จริงพระองค์เป็นผู้ทรงรอบรู้ ทรงมองเห็นปวงบ่าวของพระองค์”
Urdu / اردو / Urduca کہہ دو کہ میرے اور تمہارے درمیان خدا ہی گواہ کافی ہے۔ وہی اپنے بندوں سے خبردار (اور ان کو) دیکھنے والا ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Сен:«Мен билан сизнинг орамизда гувоҳликка Аллоҳнинг Ўзи кифоя қилур. Албатта, У Ўз бандаларидан хабардор ва уларни кўриб тургувчи зотдир», деб айт. (Одамлар ҳақиқатни, Пайғамбарлик нима эканини англашни хоҳламасалар, улар билан тортишишнинг ҳожати йўқ, уларни Аллоҳнинг ўзига ҳавола қилиб қўйиш керак.)
Bengali / বাংলা / Bengalce বলুনঃ আমার ও তোমাদের মধ্যে সত্য প্রতিষ্ঠাকারী হিসেবে আল্লাহই যথেষ্ট। তিনি তো স্বীয় বান্দাদের বিষয়ে খবর রাখেন ও দেখেন।
Tamil / தமிழர் / Tamilce "எனக்கிடையிலும், உங்களுக்கிடையிலும் சாட்சியாக இருக்க அல்லாஹ்வே போதுமானவன்; நிச்சயமாக அவன் தன் அடியார்களைப் பற்றி நன்கு அறிந்தவனாகவும், (யாவற்றையும்) பார்ப்பவனாகவும் இருக்கின்றான்" என்று (நபியே!) நீர் கூறுவீராக.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>