3. Hîzb, İsrâ Sûresi

İsrâ Suresi 95. Ayeti Meali

قُل لَّوْ كَانَ فِي الأَرْضِ مَلآئِكَةٌ يَمْشُونَ مُطْمَئِنِّينَ لَنَزَّلْنَا عَلَيْهِم مِّنَ السَّمَاء مَلَكًا رَّسُولاً
Kul lev kâne fî-l-ardi melâ-iketun yemşûne mutme-innîne lenezzelnâ ‘aleyhim mine-ssemâ-i meleken rasûlâ(n)
1
kul
de
2
lev
eğer, şâyet
3
kâne
oldu
4
fî el ardı
yeryüzünde
5
melâiketun
melekler
6
yemşûne
yürürler
7
mutmainnîne
mutmain olanlar (olarak), yerleşip yaşayanlar
8
le nezzelnâ
elbette indirirdik
9
aleyhim
onlara
10
min es semâi
semadan
11
meleken
melek
12
resûlen
resûl

Diyanet İşleri De ki: “Eğer yeryüzünde, (insanlar yerine) yerleşip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten bir melek peygamber indirirdik.”
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) (Ey Muhammed! Mekkelilere) şöyle de: «Eğer yeryüzünde huzur içinde yürüyüp duran melekler olsaydı, elbette onlara gökten peygamber olarak bir melek indirirdik.»
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Söyle onlara: «Eğer yeryüzünde uslu uslu yürüyen melekler olsaydı, elbette onlara gökten melek olan bir peygamber gönderirdik!»
Elmalılı Hamdi Yazır Söyle onlara eğer, Arzda hep uslu uslu yürüyen Melâike olsa idi elbette onlara Semâdan Melek bir Resul gönderdik
Diyanet Vakfı Şunu söyle: Eğer yeryüzünde yerleşmiş gezip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten, peygamber olarak bir melek gönderirdik.
Abdulbaki Gölpınarlı De ki: Yeryüzünde melekler bulunsaydı da rahat rahat gezselerdi onlara gökten bir meleği peygamber olarak gönderirdik.
Adem Uğur Şunu söyle: Eğer yeryüzünde yerleşmiş gezip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten, peygamber olarak bir melek gönderirdik.
Ahmed Hulusi De ki: "Eğer arzda yaşayanlar yürüyen melekler olsaydı, elbette onlar üzerine semâdan melek bir Rasûl indirirdik. "
Ahmet Tekin 'Eğer yeryüzünde yerleşip, yaşayan, gezip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara, gökten Rasul olarak bir melek gönderirdik.' de.
Ahmet Varol De ki: 'Eğer yeryüzünde sakin sakin yürüyen melekler olsaydı elbette onlara peygamber olarak gökten bir melek gönderirdik.'
Ali Fikri Yavuz (Ey Rasûlüm, Mekke’lilere) şöyle de: “- Eğer (insanlar gibi) yeryüzünde, yürüyüp duran Melekler olsaydı, elbette onlara da gökten melek bir peygamber gönderirdik.
Bekir Sadak De ki: «Yeryuzunde yerlesip dolasanlar melek olsalardi, biz de onlara gokten peygamber olarak bir melek gonderirdik.»
Celal Yıldırım De ki: Eğer yeryüzünde eyleşip gönülleri mutmain ve huzur içinde yürüyen melekler bulunsaydı, elbette üzerlerine gökten peygamber olarak melek gönderirdik.
Diyanet İşleri 2 De ki: 'Yeryüzünde yerleşip dolaşanlar melek olsalardı, biz de onlara gökten peygamber olarak bir melek gönderirdik.'
Fizilil Kuran De ki; «Eğer yeryüzünde doğallıkla, rahatça gezinen melekler yaşasaydı, onlara gökten melek kökenli bir peygamber gönderirdik.»
Gültekin Onan De ki: "Eğer yeryüzünde (insan değil de) tatmin bulmuş yürüyen melekler olsaydı, biz de onlara gökten elçi olarak elbette melek gönderirdik."
Hasan Basri Cantay De ki: «Eğer (yüzün) de (insanlar gibi) sakin sakin yürüyen melekler olsaydı biz ancak onlara gökden melek bir peygamber gönderirdik».
Hayat Neşriyat De ki: 'Eğer yeryüzünde yerleşmiş kimseler olarak gezip dolaşanlar melekler olsaydı, elbette onlara (da kendi nev'lerinden) gökten melek bir peygamber gönderirdik.'
Ibni Kesir De ki: Eğer yeryüzünde yerleşmiş dolaşan melekler olsaydı; Biz, ancak onlara peygamber olarak gökten bir melek indirirdik.
Muhammed Esed Onlara (şu sözümüzü) ilet: "Eğer yeryüzünde yurt tutup dolaşan melekler olsaydı, o zaman onlara elçi olarak şüphesiz gökten bir melek indirirdik!"
Ömer Nasuhi Bilmen De ki: «Eğer yeryüzünde mutmainler olarak yürür melekler olsa idi elbette onlara gökten resûl olan bir melek indirirdik.»
Ömer Öngüt De ki: “Eğer yeryüzünde yerleşip dolaşanlar melekler olsaydı, elbette onlara peygamber olarak gökten bir melek indirirdik. ”
Şaban Piris De ki: -Eğer yeryüzünde yürüyen ve nimetlerinden istifade eden melekler olsaydı; biz onlara elçi olarak gökten bir melek indirirdik.
Suat Yıldırım Onlara de ki: "Eğer yeryüzünde melekler yerleşip dolaşsalardı o zaman Biz onlara melek elçi gönderirdik."
Tefhim-ül Kuran De ki: «Eğer yeryüzünde (insan değil de) tatmin bulmuş yürüyen melekler olsaydı, biz de onlara gökten elçi olarak elbette melek gönderirdik.»
Ümit Şimşek De ki: Yeryüzünün sakinleri olarak orada melekler dolaşsaydı, o zaman Biz onlara elçi olarak gökten bir melek indirirdik.

Diyanet Tefsiri “Kurtuluş rehberi” diye çevirdiğimiz hüdâdan maksat vahiy bilgisidir (Taberî, XV, 166; Zemahşerî, II, 375). Bu âyetlerden anlaşıldığına göre putperestlerin Hz. Peygamber’e inanmamalarının bir sebebi de, onun melek benzeri bir varlık değil kendileri gibi bir insan olmasıydı. Halbuki onlar, peygamberlerin insan üstü olması gerektiğini düşünüyorlar; Allah’ın, peygamberleri insanların kendi varlık türlerinden göndermesindeki hikmeti anlayamıyorlardı. Eğer yeryüzünde melekler yaşasaydı iletişim kurabilmeleri için Allah onlara elçi olarak melek gönderirdi. Ama Allah insanlara peygamber olarak melek gönderseydi onu göremezler, kendi dilleriyle iletişim kuramazlar, sonuçta risâletin hedefi gerçekleşemezdi.96. âyet, davet ve tebliğin bütün açıklığına, ikna ediciliğine rağmen müşriklerin red ve inkârda inat etmeleri, küstahça tavırlarını sürdürmeleri karşısında Peygamber’e güven telkin ederken inkârcılara da bu anlamsız tavırlarının Allah tarafından bilindiği hatırlatılarak bir defa daha uyarıda bulunulmaktadır.

Kurdî / کوردی / Kürtçe (Muhemmed! Tu ji bona wan ra) bêje: "He­ke di zemîn da firiştên nivanên geroke hebûna, meyê di ezmanan da li ser wan da firişte bi pêxem­berî bişanda."
Sahih International / English / Ingilizce Say, "If there were upon the earth angels walking securely, We would have sent down to them from the heaven an angel [as a] messenger."
M.Pickthall / English / Ingilizce Say: If there were in the earth angels walking secure, We had sent down for them from heaven an angel as messenger.
Muhsin Khan / English / Ingilizce Say: "If there were on the earth, angels walking about in peace and security, We should certainly have sent down for them from the heaven an angel as a Messenger."
Yusuf Ali / English / Ingilizce Say, "If there were settled, on earth, angels walking about(2300) in peace and quiet, We should certainly have sent them down from the heavens an angel for a messenger."
Shakir / English / Ingilizce Say: Had there been in the earth angels walking about as settlers, We would certainly have sent down to them from the heaven an angel as a messenger.
Dr. Ghali / English / Ingilizce Say, "If there were in the earth Angels walking composed, indeed We would have been sending down upon them from the heaven an Angel as a Messenger."
Albanian / Shqip / Arnavutça Thuaj: “Sikur të kishte në tokë engjëj që ecin qetë (si njerëzit), Ne do t’u çonim atyre nga qielli engjëj pejgamberë!”
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice (Ya Rəsulum!) De: “Əgər yer üzündə (siz insanlar kimi) arxayın gəzib dolaşanlar mələklər olsaydı (yer üzünün əhalisi mələklərdən ibarət olsaydı), sözsüz ki, onlara bir mələk peyğəmbər göndərərdik!”
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Reci: "Kad bi na Zemlji meleki smireno hodili, Mi bismo im s neba meleka za poslanika poslali."
Bulgarian / Български / Bulgarca Кажи: “Ако имаше на земята ангели, които да ходят спокойно, щяхме да им свалим от небето ангел-пратеник.”
Chinese / 中文 / Çince 你說:「假Y大地上有許多天神安然步行,那末我必從天上陘U一茪戙咱h他怢? 裡做使者。」
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 你说:�假若大地上有许多天神安然步行,那末我必从天上降下一个天神去他们那里做使者。�
Czech / Česky / Çekçe Odpověz: "Kdyby na zemi andělé byli a v míru po ní chodili, věru bychom k nim seslali z nebe anděla jako posla Svého."
Dutch / Nederlands / Hollandaca Antwoord: Indien de engelen op aarde hadden gewandeld als rustige inwoners, zouden wij zekerlijk een engel als onzen gezant van den hemel tot hen hebben nedergezonden.
Farsi / فارسی / Farsça (ای پیامبر!) بگو :«اگر در زمین فرشتگانی بودند که با آرامش (و مطمئن) راه می رفتند، مسلماً از آسمان فرشته ای را (بعنوان) پیامبر بر آنها نازل می کردیم» (اما چون شما انسان هستید پیامبرتان نیز از خودتان است)
Finnish / Suomi / Fince Vastaa: »Jos olisi sopivaa, että maan päällä vaeltaisi enkeleitä, olisimme kyllä lähettänyt heille enkelin sanansaattajaksi.»
French / Français / Fransızca Dis : "S'il y avait sur terre des Anges marchant tranquillement, Nous aurions certes fait descendre sur eux du ciel un Ange-Messager".
German / Deutsch / Almanca Sag: Wenn es auf der Erde Engel gäbe, die (da) in Ruhe umhergingen, hätten Wir ihnen vom Himmel wahrlich einen Engel als Gesandten hinabgesandt.
Hausa / Hausa Dili Ka ce: "Dã malã'iku sun kasance a cikin ƙasa, kuma sunã tafiya, sunã masu natsuwa, lalle ne dã mun saukar da malã'ika daga sama ya zama manzo a kansu."
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Katakanlah: "Kalau seandainya ada malaikat-malaikat yang berjalan-jalan sebagai penghuni di bumi, niscaya Kami turunkan dari langit kepada mereka seorang malaikat menjadi rasul".
Italian / Italiano / Italyanca Di': " Qualora sulla terra ci fossere gli angeli e vi camminassero in pace, avremmo certamente fatto scendere su di loro un angelo comemessaggero".
Japanese / 日本語 / Japonca 言ってやるがいい。「もし地上を悠々と往き来しているのが天使なら,われはきっと一天使を使徒として,天からかれらに遺わしたことであろう。」
Korean / 한국어 / Korece 일러가로되 땅위에 정착하여평온히 걷는 천사들이 있다면 하 나님은 하늘로부터 천사를 한 선 지자로 그들에게 보냈으리라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Katakanlah (wahai Muhammad): "Kalau ada di bumi, malaikat yang berjalan serta tinggal mendiaminya, tentulah kami akan turunkan kepada mereka dari langit, malaikat yang menjadi rasul".
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili ( നബിയേ, ) പറയുക: ഭൂമിയിലുള്ളത്‌ ശാന്തരായി നടന്ന്‌ പോകുന്ന മലക്കുകളായിരുന്നെങ്കില്‍ അവരിലേക്ക്‌ ആകാശത്ത്‌ നിന്ന്‌ ഒരു മലക്കിനെ നാം ദൂതനായി ഇറക്കുമായിരുന്നു.
Maranao / mәranaw Tharoang ka: "O aya matatago ko lopa, na manga malaikat a pphlalalakaw a khibabaling on, na mataan! a pakatoronan Ami siran a phoon ko langit sa malaikat a sogo."
Norwegian / Norsk / Norveççe Si: «Om det var engler på jorden som vandret omkring i fred og ro, ville Vi saktens sendt ned til dem en engel fra himmelen som sendebud.»
Polski / Polish / Polonya Dili Powiedz: "Jeśliby byli, na ziemi aniołowie, chodzący po niej w pokoju, to zesłalibyśmy dla nich z nieba anioła jako posłańca."
Portuguese / Português / Portekizce Responde-lhes: Se na terra houvesse anjos, que caminhassem tranqüilos, Ter-lhes-íamos enviado do céu um anjo pormensageiro.
Romanian / Română / Rumence Spune: “Dumnezeu este de ajuns ca Martor între mine şi voi. El este Cunoscător, Văzător al robilor Săi.
Russian / Россия / Rusça Скажи: "Если бы по земле спокойно ходили ангелы, то Мы отправили бы к ним посланником с неба ангела".
Somali / Somalice waxaad dhadaa hadday Dhulka yihiin Malaa'ig ku xasilloon (Degan) waxaan uga soo Dejin lahayn Samada Malag Rasuula.
Spanish / Español / Ispanyolca Di: «Si hubiera habido en la tierra ángeles andando tranquilamente, habríamos hecho que les bajara del cielo un ángel como enviado».
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Sema: Ingeli kuwa duniani wapo Malaika wanatembea kwa utulivu wao, basi bila ya shaka tungeli wateremshia Malaika kuwa ni Mtume wao.
Svenska / Swedish / Isveççe Säg: "Om änglarna hade vandrat omkring lugnt och stilla på jorden skulle Vi helt säkert ha låtit en ängel från himlen komma till dem som Vårt sändebud."
Tatarça / Tatarish / Tatarca Әйт: "Әгәр җирдә яши торган затлар – кешеләр урынында фәрештәләр булса иде, әлбәттә, ул вакытта аларга пәйгамбәр итеп күктән бер фәрештә җибәрер идек.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili จงกล่าวเถิดมุฮัมมัด “หากมะลาอิกะฮเดินสัญจรอย่างสงบในแผ่นดิน แน่นอนเราจะส่งมะลักหนึ่งลงมาจากฟากฟ้า เป็นร่อซูลแก่พวกเขา”
Urdu / اردو / Urduca کہہ دو کہ اگر زمین میں فرشتے ہوتے (کہ اس میں) چلتے پھرتے (اور) آرام کرتے (یعنی بستے) تو ہم اُن کے پاس فرشتے کو پیغمبر بنا کر بھیجتے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Сен айт:«Агар ер юзида фаришталар хотиржам юрганларида, уларга осмондан фаришта Пайғамбар туширган бўлар эдик». (Ер юзида яшаб юрганлар одамлар бўлгани учун уларга одамларни Пайғамбар қилди. Агар ер юзида хотиржам яшаб юрганлар фаришталар бўлганида, уларга осмондан фаришта Пайғамбар туширган бўлар эди.)
Bengali / বাংলা / Bengalce বলুনঃ যদি পৃথিবীতে ফেরেশতারা স্বচ্ছন্দে বিচরণ করত, তবে আমি আকাশ থেকে কোন ফেরেশতাকেই তাদের নিকট পয়গাম্বর করে প্রেরণ করতাম।
Tamil / தமிழர் / Tamilce (நபியே!) நீர் கூறும்; "பூமியில் மலக்குகளே வசித்து (இருந்து அதில்) அவர்களே நிம்மதியாக நடமாடிக் கொண்டிருந்தால், நிச்சயமாக நாம் அவர்களிடம் ஒரு மலக்கையே வானத்திலிருந்து (நம்) தூதராக இறக்கியிருப்போம்" என்று.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>