3. Hîzb, İsrâ Sûresi

İsrâ Suresi 94. Ayeti Meali

وَمَا مَنَعَ النَّاسَ أَن يُؤْمِنُواْ إِذْ جَاءهُمُ الْهُدَى إِلاَّ أَن قَالُواْ أَبَعَثَ اللّهُ بَشَرًا رَّسُولاً
Vemâ mene’a-nnâse en yu/minû iż câehumu-lhudâ illâ en kâlû ebe’aśa(A)llâhu beşeran rasûlâ(n)
1
ve mâ
ve değildir, olmadı
2
menea
men etti, engelledi
3
en nâse
insan
4
en yu’minû
inanmak
5
iz câe
geldiği zaman
6
hum
onlara
7
el hudâ
hidayet
8
illâ
den başka, sadece
9
en kâlû
onların demeleri
10
e
mi
11
bease
gönderdi, hayata getirdi, vazifeli kıldı
12
allâhu
Allah
13
beşeren
beşer, insan
14
resûlen
resûl, elçi

Diyanet İşleri İnsanlara hidayet (Kur’an) geldikten sonra onların iman etmelerine ancak, “Allah, bir beşeri mi peygamber olarak gönderdi?” demeleri engel olmuştur.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Kendilerine doğru yolu gösteren peygamber gelince, insanların iman etmelerine engel olan sebep sadece: «Allah bir insanı mı Peygamber gönderdi?» demeleridir.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Kendilerine doğru yolu gösteren rehber geldiğinde insanların iman etmelerine ancak şöyle demeleri engel oldu: «Allah bir insanı mı peygamber gönderdi?»
Elmalılı Hamdi Yazır Kendilerine doğru yolu gösteren hidayetci geldiğinde nâsın iyman etmelerine ancak şöyle demeleri mani' oldu: Allah bir beşeri mi Resul gönderdi?
Diyanet Vakfı Zaten, kendilerine hidayet rehberi geldiğinde, insanların (buna) inanmalarını sırf, «Allah, peygamber olarak bir beşeri mi gönderdi?» demeleri engellemiştir.
Abdulbaki Gölpınarlı Fakat kendilerine doğru yolu gösteren bir peygamber geldi mi insanları inanmaktan meneden şey de Allah, hiçbir insanı peygamber olarak gönderir mi demeleridir zâten.
Adem Uğur Zaten, kendilerine hidayet rehberi geldiğinde, insanların (buna) inanmalarını sırf, "Allah, peygamber olarak bir beşeri mi gönderdi?" demeleri engellemiştir.
Ahmed Hulusi Kendilerine hakikat geldiğinde, insanların iman etmelerine mâni olan: "Allâh, rasûl bir beşer bâ's etti!" demeleridir.
Ahmet Tekin Kendilerine hidayet rehberi geldiğinde, insanların buna inanmalarını sırf:
'Allah görevli Rasul olarak bir insanı mı gönderdi?' demeleri engellemiştir.
Ahmet Varol İnsanları, kendilerine hidayet geldiğinde iman etmekten alıkoyan: 'Allah peygamber olarak bir insanı mı gönderdi?' demelerinden başka bir şey değildir.
Ali Fikri Yavuz Mekke’lilere doğru yolu gösteren peygamber, onlara Kur’an ile geldiği zaman, insanların iman etmelerine ancak şöyle demeleri engel oldu: “Allah bir insanı mı Peygamber gönderdi, (Peygamber olarak bir Melek göndermeliydi?)
Bekir Sadak Insanlara dogruluk rehberi geldigi zaman, inanmalarina engel olan, sadece: «Allah peygamber olarak bir insan mi gonderdi?» demis olmalaridir.
Celal Yıldırım Doğru yolu gösteren (Kur'ân) geldiğinde insanları inanmaktan alı1 koyan şey, sadece «Allah bir insanı mı peygamber olarak göndermiş ?!» demeleridir.
Diyanet İşleri 2 İnsanlara doğruluk rehberi geldiği zaman, inanmalarına engel olan, sadece: 'Allah peygamber olarak bir insan mı gönderdi?' demiş olmalarıdır.
Fizilil Kuran İnsanlara doğru yol kılavuzu geldiğinde ona inanmamalarının tek gerekçesi, onların: «Allah bir insanı mı peygamber olarak gönderdi?» şeklindeki anlayışlarıdır.
Gültekin Onan Kendilerine hidayet geldiği zaman insanları inanmaktan alıkoyan şey, onların: "Tanrı, elçi olarak bir beşeri mi gönderdi?" demelerinden başkası değildir.
Hasan Basri Cantay İnsanların — kendilerine hidâyet (rehberi) geldiği zaman îman etmelerini «Allah bir beşeri mi peygamber gönderdi?» demelerinden başka bir şey men' etmedi.
Hayat Neşriyat Kendilerine hidâyet rehberi geldiği zaman insanları îmân etmekten alıkoyan şey, ancak şöyle demeleri olmuştur: 'Allah bir insanı mı peygamber gönderdi?'
Ibni Kesir Onlara hidayet geldiği zaman; insanları inanmaktan alıkoyan, sadece: Allah peygamber olarak bir beşeri mi göndermiştir? demeleridir.
Muhammed Esed (İşte bunun gibi,) insanlara (bir peygamber eliyle) doğru yol bilgisi geldiği zaman onları (ona) inanmaktan alıkoyan, onların: "Allah ölümlü bir insanı mı elçi olarak gönderdi?" diye itiraz etmelerinden başka bir şey değildir.
Ömer Nasuhi Bilmen Nâsı, kendilerine hidâyet geldiği vakit imân etmelerinden men eden şey, başka değil onların, «Allah bir beşeri mi resûl olarak gönderdi?» demeleri olmuştur.
Ömer Öngüt Kendilerine hidayet rehberi geldiği zaman, insanları iman etmekten alıkoyan şey, sadece: “Allah peygamber olarak bir insanı mı gönderdi?” demeleri oldu.
Şaban Piris İnsanlara kılavuz geldiği halde, onların inanmasına “Allah elçi olarak bir insan mı gönderdi?” demeleri engel olmaktadır.
Suat Yıldırım Zaten, insanların ekserisinin, kendilerine hidâyet geldiği halde iman etmemelerinin başlıca sebebi: "Allah bula bula bir insan mı seçip halka elçi gönderdi?" demeleridir.
Tefhim-ül Kuran Kendilerine hidayet geldiği zaman, insanları inanmaktan alıkoyan şey, onların: «Allah, elçi olarak bir beşer mi gönderdi?» demelerinden başkası değildir.
Ümit Şimşek Kendilerine hidayet geldiği zaman insanları iman etmekten alıkoyan şey de 'Allah bir beşeri mi elçi olarak gönderdi?' demelerinden başka birşey değildir.

Diyanet Tefsiri “Kurtuluş rehberi” diye çevirdiğimiz hüdâdan maksat vahiy bilgisidir (Taberî, XV, 166; Zemahşerî, II, 375). Bu âyetlerden anlaşıldığına göre putperestlerin Hz. Peygamber’e inanmamalarının bir sebebi de, onun melek benzeri bir varlık değil kendileri gibi bir insan olmasıydı. Halbuki onlar, peygamberlerin insan üstü olması gerektiğini düşünüyorlar; Allah’ın, peygamberleri insanların kendi varlık türlerinden göndermesindeki hikmeti anlayamıyorlardı. Eğer yeryüzünde melekler yaşasaydı iletişim kurabilmeleri için Allah onlara elçi olarak melek gönderirdi. Ama Allah insanlara peygamber olarak melek gönderseydi onu göremezler, kendi dilleriyle iletişim kuramazlar, sonuçta risâletin hedefi gerçekleşemezdi.96. âyet, davet ve tebliğin bütün açıklığına, ikna ediciliğine rağmen müşriklerin red ve inkârda inat etmeleri, küstahça tavırlarını sürdürmeleri karşısında Peygamber’e güven telkin ederken inkârcılara da bu anlamsız tavırlarının Allah tarafından bilindiği hatırlatılarak bir defa daha uyarıda bulunulmaktadır.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Şixwa paradana merivan ji baweryî eva ye. Gava ji wan ra rêber û beled hatine, gotine: “(Em pêxember in, bi me bawer bikim.)" Ewan jî (aha bersiva dane): "Qey Yezdan ji merivan pêxemberan dişîne?"
Sahih International / English / Ingilizce And what prevented the people from believing when guidance came to them except that they said, "Has Allah sent a human messenger?"
M.Pickthall / English / Ingilizce And naught prevented mankind from believing when the guidance came unto them save that they said: Hath Allah sent a mortal as (His) messenger?
Muhsin Khan / English / Ingilizce And nothing prevented men from believing when the guidance came to them, except that they said: "Has Allah sent a man as (His) Messenger?"
Yusuf Ali / English / Ingilizce What kept men back from belief when Guidance came to them, was nothing but this: they said, "Has Allah sent a man(2299) (like us) to be (His) Messenger."
Shakir / English / Ingilizce And nothing prevented people from believing when the guidance came to them except that they said: What! has Allah raised up a mortal to be a messenger?
Dr. Ghali / English / Ingilizce And nothing (whatever) prevented mankind from believing (i.e., made them not to believe) as the guidance came to them, except that they said, "Has Allah sent forth a mortal as Messenger?"
Albanian / Shqip / Arnavutça Po njerëzit nuk i pengojnë tjetër që të besojnë, kur u erdhi atyre shpallja, vetëm se thoshin: “A thua All-llahu dërgoi njerin pejgamberë!”
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice (Qüreyş müşrikləri kimi) insanlara doğru yolu göstərən bir rəhbər gəldiyi zaman ona iman gətirməyə mane olan şey yalnız onların: “Allah bir insanımı peyğəmbər göndərdi?” – demələridir. (Müşriklərin fikrincə, peyğəmbər bəşərdən deyil, mələklərdən göndərilməlidir).
Bosnian / Bosanski / Bosnakca A ljude je, kad im je dolazila objava, odvraćalo od vjerovanja samo to što su govorili: "Zar je Allah kao poslanika čovjeka poslao?"
Bulgarian / Български / Bulgarca И пречеше на хората да повярват, когато им се яви напътствието, само това, че казваха: “Нима Аллах ни проводи човек-пратеник?”
Chinese / 中文 / Çince 當正道偭{眾人的時唌A妨礙他怮H道的只是他怐熙o句話:「難道真主派遣一? 凡人來做使者嗎?」
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 当正道降临众人的时候,妨碍他们信道的只是他们的这句话:�难道真主派遣一个凡人来做使者吗?�
Czech / Česky / Çekçe Co brání těmto lidem, aby uvěřili, když se jim dostalo správného vedení, ne-li to, že říkají: "Cožpak by Bůh vyslal smrtelníka jako posla Svého?"
Dutch / Nederlands / Hollandaca En niets verhindert de menschen te gelooven, als eene leiding tot hen is gekomen, dan dat zij zeggen: Heeft God een mensch als zijn gezant nedergezonden?
Farsi / فارسی / Farsça و مردم را (هیچ چیز) باز نداشت، از آنکه ایمان آوردند هنگامی که هدایت به سوی آنان آمد؛ مگر این که گفتند : «آیا خداوند بشری را (بعنوان) پیامبر فرستاده است ؟!»
Finnish / Suomi / Fince Mikään muu ei estä ihmisiä uskomasta - johdatuksen saatuaan - kuin se, että he sanovat: »Asettaako Jumala ihmisolennon lähettilääksi?»
French / Français / Fransızca Et rien n'empêcha les gens de croire, quand le guide leur est parvenu, si ce n'est qu'ils disaient : "Allah envoie-t-Il un être humain-Messager ? "
German / Deutsch / Almanca Und nichts anderes hielt die Menschen davon ab zu glauben, als die Rechtleitung zu ihnen kam, außer daß sie sagten: "Hat denn Allah ein menschliches Wesen als Gesandten geschickt?"
Hausa / Hausa Dili Kuma bãbu abin da ya hana mutãne su yi ĩmãni, a lõkacin da shiriya ta jẽ musu, fãce sunce, "Shin, Allah zai aiko mutum ya zamo yana Manzo."
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Dan tidak ada sesuatu yang menghalangi manusia untuk beriman tatkala datang petunjuk kepadanya, kecuali perkataan mereka: "Adakah Allah mengutus seorang manusia menjadi rasuI?"
Italian / Italiano / Italyanca Nulla impedisce alle genti di credere dopo che la Guida è giunta loro, se non il dire: "Allah ha davvero inviato un uomo per messaggero?".
Japanese / 日本語 / Japonca 導きがかれらに下された時,人びとの信心を妨げたのは,かれらが,「アッラーは(わたしたちと同じ)一人の人間を,使徒として遺わされたのか。」と言った(こと)に外ならない。
Korean / 한국어 / Korece 복음이 그들에게 이르렀을 때 백성들로 하여금 믿음을 방해 했던 것은 단지 그들이 말한 이것이라 하나님이 인간을 선지자로 보냈단 말이뇨
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Dan tiadalah yang menghalang orang-orang musyrik itu dari beriman ketika datang kepada mereka hidayah petunjuk, melainkan (keingkaran mereka tentang manusia menjadi Rasul, sehingga) mereka berkata dengan hairan: "Patutkah Allah mengutus seorang manusia menjadi Rasul?"
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili ജനങ്ങള്‍ക്ക്‌ സന്‍മാര്‍ഗം വന്നപ്പോള്‍ അവര്‍ അത്‌ വിശ്വസിക്കുന്നതിന്‌ തടസ്സമായത്‌, അല്ലാഹു ഒരു മനുഷ്യനെ ദൂതനായി നിയോഗിച്ചിരിക്കുകയാണോ എന്ന അവരുടെ വാക്ക്‌ മാത്രമായിരുന്നു.
Maranao / mәranaw Na da a miyakarn ko manosiya ko kapakaparatiyaya iran gowani ko makawma kiran so toroan, a rowar sa kiyatharoa iran sa: "Ino zogo so Allah sa manosiya a sogo?"
Norwegian / Norsk / Norveççe Intet annet har avholdt disse mennesker fra å tro når ledelsen kom til dem, enn at de sa: «Har Gud sendt et vanlig menneske som sendebud?»
Polski / Polish / Polonya Dili I nic nie powstrzymuje ludzi, by uwierzyli - kiedy przyszła do nich droga prosta - jako posłańca?"
Portuguese / Português / Portekizce Que foi que impediu os humanos de crerem, quando lhes chegou a orientação? Disseram: Acaso, Deus teria enviado porMensageiro um mortal?
Romanian / Română / Rumence Spune: “Dacă pe pământ ar fi fost îngeri care să umble în tihnă, atunci am fi pogorât din cer asupra lor un înger ca trimis.”
Russian / Россия / Rusça Людям помешало уверовать после того, как к ним явилось верное руководство, только то, что они сказали: "Неужели Аллах отправил посланником человека?"
Somali / Somalice Dadka uma diidin inay Rumeeyaan markuu xaqu u yimid oon ahayn inay dhahaan ma wuxuu soo bixiyaa Eebe Bashar (Dad) ah Rasuullo.
Spanish / Español / Ispanyolca No ha impedido a los hombres creer cuando les ha llegado la Dirección sino el haber dicho: «¿Ha mandado Alá a un mortal como enviado?»
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Na nini kilicho wazuilia watu kuamini ulipo wajia uwongofu isipo kuwa walisema: Je! Mwenyezi Mungu humtuma mwanaadamu kuwa ni Mtume?
Svenska / Swedish / Isveççe Ingenting hindrar [människor] att tro när vägledningen når dem utom denna deras invändning: "Inte sänder väl Gud en dödlig människa som Sitt sändebud?"
Tatarça / Tatarish / Tatarca Аллаһудан пәйгамбәрләр аркылы һидәят килгәннән соң иман китерүдән кешеләрне нәрсә тыйды? Тыймады һичнәрсә, мәгәр: "Аллаһ кеше затыннан пәйгамбәр җибәрәме? Аллаһудан килгән пәйгамбәр булса, әлбәттә, фәрештәдән булыр иде" – дигән сүзләре Коръәнгә вә пәйгамбәргә иман китерүдән тыйды.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili และไม่มีสิ่งใดที่จะห้ามมนุษย์ให้พวกเขาศรัทธา เมื่อแนวทางที่ถูกต้องมายังพวกเขาแล้ว นอกจากพวกเขาจะกล่าวว่า “อัลลอฮฺทรงแต่งตั้งมนุษย์ธรรมดาเป็นร่อซูลกระนั้นหรือ?”
Urdu / اردو / Urduca اور جب لوگوں کے پاس ہدایت آگئی تو ان کو ایمان لانے سے اس کے سوا کوئی چیز مانع نہ ہوئی کہ کہنے لگے کہ کیا خدا نے آدمی کو پیغمبر کرکے بھیجا ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Одамларга ҳидоят келган пайтда иймон келтиришларидан манъ қилган нарса фақат, Аллоҳ башардан Пайғамбар юборадими, дейишлари бўлди. (Улар фариштадан кўра, Аллоҳ одамни азизу мукаррам қилиб қўйганини англаб етмас эдилар. Агар одам Аллоҳнинг йўлида юриб, буюрган ишларини қилиб, қайтарганларидан қайтса, фариштадан афзал бўлишини идрок этмас эдилар.)
Bengali / বাংলা / Bengalce আল্লাহ কি মানুষকে পয়গম্বর করে পাঠিয়েছেন? তাদের এই উক্তিই মানুষকে ঈমান আনয়ন থেকে বিরত রাখে, যখন তাদের নিকট আসে হেদায়েত।
Tamil / தமிழர் / Tamilce மனிதர்களிடம் நேர்வழி (காட்டி) வந்த போது, "ஒரு மனிதரையா அல்லாஹ் (தன்) தூதராக அனுப்பினான்" என்று கூறுவதைத் தவிர அவர்கள் ஈமான் கொள்வதை வேறெதுவும் தடுக்கவில்லை.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>