3. Hîzb, İsrâ Sûresi

İsrâ Suresi 89. Ayeti Meali

وَلَقَدْ صَرَّفْنَا لِلنَّاسِ فِي هَذَا الْقُرْآنِ مِن كُلِّ مَثَلٍ فَأَبَى أَكْثَرُ النَّاسِ إِلاَّ كُفُورًا
Velekad sarrafnâ linnâsi fî hâżâ-lkur-âni min kulli meśelin feebâ akśeru-nnâsi illâ kufûrâ(n)
1
ve lekad
ve andolsun
2
sarrafnâ
anlattık, açıkladık
3
li en nâsi
insanlar için, insanlara
4
içinde, de
5
hâzâ
bu
6
el kur’âni
Kur’ân-ı Kerim
7
min kulli
hepsinden, bütün
8
meselin
misâl, mesele, durum
9
fe
o zaman, öyleyse, buna rağmen
10
ebâ
çekindi, direndi
11
ekseru
daha çok, çoğu
12
en nâsi
insanlar
13
illâ
başka, sadece
14
kufûran
inkâr ederek

Diyanet İşleri Andolsun, biz bu Kur’an’da insanlara her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Yine de insanların çoğu ancak inkârda direttiler.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Yemin olsun ki biz bu Kur'ân'da insanlar için çeşitli misaller vermişizdir. Yine de insanların çoğu inkârlarında ısrar ederler.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Andolsun ki Biz bu Kur'an'da dillere destan olacak her manadan türlü türlü anlattık; ifadeler yaptık yine insanların çoğu gavurlukta ısrar ettiler;
Elmalılı Hamdi Yazır Celâlim hakkı için biz bu Kur'anda dillere dasitan olacak her ma'nâda türlü türlü ifadeler yaptık, yine nâsın ekserisi gâvurlukta ısrar ettiler
Diyanet Vakfı Muhakkak ki biz, bu Kur'an'da insanlara her türlü misali çeşitli şekillerde anlattık. Yine de insanların çoğu inkârcılıktan başkasını kabullenmediler.
Abdulbaki Gölpınarlı Andolsun ki bu Kur'ân'da insanlara bütün örnekleri tekrar tekrar anlattıksa da insanların çoğu kabûl etmedi, ancak küfre kapıldı.
Adem Uğur Muhakkak ki biz, bu Kur'an'da insanlara her türlü misali çeşitli şekillerde anlattık. Yine de insanların çoğu inkârcılıktan başkasını kabullenmediler.
Ahmed Hulusi Andolsun, insanlar için şu Kurân'da (Hakikati) her türlü MİSALLERLE açıkladık. İnsanların çoğunluğu (misalleri orijin gibi gerçek olarak {muhkem} kabul ederek) hakikati örttüler.
Ahmet Tekin Andolsun biz bu Kur’ân’da, insanların iyiliği, kurtuluşu için dini hakikatların delillerini, gerekçelerini, insani ve ahlaki değerlerin zaruretini, değişik ifadelerle çok yönlü açıkladık. Yine de insanların çoğu Kur’ân’ı, Kurân’ın hükümlerini inkârda, nankörlükte ısrar ederler.
Ahmet Varol Andolsun, bu Kur'an'da insanlar için her tür örneği çeşitli şekillerde açıkladık. Ama insanların çoğu inkarda ayak diretti.
Ali Fikri Yavuz Yemin olsun ki, biz bu Kur’an’da insanlar için her çeşit mânayı tekrar ettik. Fakat insanların çoğu kabulden yüz çevirdi, ancak küfrü seçti.
Bekir Sadak And olsun ki, biz Kuran'da insanlara turlu turlu misal gosterip acikladik. yleyken insanlarin cogu nankor olmakta direndiler.
Celal Yıldırım And olsun ki biz, bu Kur'ân'da (lüzumlu) her misâli tekrar tekrar açıkladık; yine de insanların çoğu inkâr ve nankörlükte ısrar edip dururlar.
Diyanet İşleri 2 And olsun ki, biz Kuran'da insanlara türlü türlü misal gösterip açıkladık. Öyleyken insanların çoğu nankör olmakta direndiler.
Fizilil Kuran Biz bu Kur'an'da her türlü örneği verdik, öyleyken onların çoğu kâfirlikte direndi.
Gültekin Onan Andolsun, bu Kuran'da her örnekten insanlar için çeşitli açıklamalarda bulunduk. İnsanların çoğu ise ancak küfürde ayak direttiler.
Hasan Basri Cantay Şânıma andolsun ki biz bu Kur'anda insanlar için her ma'nâdan nice türlüsünü açıklamışızdır. İnsanlardan pek çoğu ise ille gâvurlukda ayak dirediler.
Hayat Neşriyat Şânım hakkı için, bu Kur’ân’da, insanlara her çeşit misâlden (ve ma'nâdan)muhtelif şekillerde açıkladık. Yine de insanların çoğu, inkârdan başka bir şeyi kabûl etmediler.
Ibni Kesir Andolsun ki; Biz, bu Kur'an'da insanlar için her türlü örneği çeşitli şekillerde açıkladık. Yine de insanların çoğu pek nankör oldu.
Muhammed Esed Çünkü, gerçekten de Biz bu Kuran'da her konuyu insanlığın (yararı için) değişik açılardan örneklerle açıklamış bulunuyoruz! Hal böyleyken, yine de insanların çoğu inkarcı bir tavırdan başkasını benimsemekten inatla kaçınmaktadır.
Ömer Nasuhi Bilmen Zât-ı Akdesim hakkı için ki, bu Kur'an'da nâs için her bir meselden muhtelif vecihler beyan ettik. Halbuki, nâsın ekserisi münkirler olarak kaçındılar.
Ömer Öngüt Andolsun ki biz Kur'an'da insanlara her türlü misali çeşitli şekillerde açıklamışızdır. Yine de insanların çoğu inkârda direndiler.
Şaban Piris Bu Kur’an’da insanlar için her türlü örneği açıkladık, fakat, insanların çoğu küfürde direndi.
Suat Yıldırım Bu Kur’ân’da Biz her türlü mânayı, insanlar için çeşitli tarzlarda tekrar tekrar açıkladık. Ama insanların çoğu inkârcılıkta ısrar ettiler.
Tefhim-ül Kuran Andolsun, biz bu Kur'an'da her örnekten insanlar için çeşitli açıklamalarda bulunduk. İnsanların çoğu ise ancak inkârda ayak direttiler.
Ümit Şimşek Biz bu Kur'ân'da insanlara her türlü mânâyı çeşitli misallerle açıkladık. Yine de insanların çoğu inkârcılıktan geri durmuyor.

Diyanet Tefsiri Kur’ân-ı Kerîm’in Allah tarafından gönderilmediğini, Hz. Muhammed’in sözü olduğunu iddia edenlere bir cevap olan bu âyetlerde, insanların görünmez varlıklardan da destek alarak Kur’an’ın bir benzerini ortaya koymaya kalkışsalar da bunu başaramayacakları, çünkü Kur’an’ın, gerek ifade güzelliği, gerekse içeriğinin zenginliği ve kusursuzluğu dolayısıyla Allah’tan başkasının ortaya koyması mümkün olmayacak derecede mükemmel ve ulaşılamaz bir kitap olduğu anlatılmaktadır (Kur’an’ın i‘cazı konusunda bk. Bakara 2/23).

Kurdî / کوردی / Kürtçe Bi sond! Me ji bona kesan ra di vê Qur’anê da ji hemî hecwekîyan car bi car anîne, îdî pirê kesan (ji wan rû fetilandin) nankorî kirine.
Sahih International / English / Ingilizce And We have certainly diversified for the people in this Qur'an from every [kind] of example, but most of the people refused [anything] except disbelief.
M.Pickthall / English / Ingilizce And verity We have displayed for mankind in this Qur’an all kids or similitudes, but most of mankind refuse aught save disbelief.
Muhsin Khan / English / Ingilizce And indeed We have fully explained to mankind, in this Quran, every kind of similitude, but most mankind refuse (the truth and accept nothing) but disbelief.
Yusuf Ali / English / Ingilizce And We have explained to man, in this Qur´an, every kind of similitude:(2290) yet the greater part of men refuse (to receive it) except with ingratitude!(2291)
Shakir / English / Ingilizce And certainly We have explained for men in this Quran every kind of similitude, but most men do not consent to aught but denying.
Dr. Ghali / English / Ingilizce And indeed We have already propounded for mankind in this Qur'an every type of similitude; yet most of mankind have refused (all) except constant disbelief.
Albanian / Shqip / Arnavutça Ne sqruam njerëzve në këtë Kur’an shëmbuj (argumente) të çdo lloji, e shumica e njerëzve nuk deshi tjetër, vetëm mohimin.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Biz bu Qur’anda insanlar üçün hər cür məsəl çəkib (mə’nasını) onlara izah etdik. Lakin onların (Məkkə əhlinin) əksəriyyəti küfrdən başqa bir şeyə razı olmadı (ne’mətimizə nankor olub yalnız küfrü seçdi).
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Mi u ovom Kur'anu objašnjavamo ljudima svakojake primjere, ali većina ljudi nikako neće da vjeruje
Bulgarian / Български / Bulgarca И разяснихме за хората всякакви примери в този Коран. А повечето хора се противят само от неверие.
Chinese / 中文 / Çince 在這部《古蘭經》裡,我為眾人確已申z各種比喻,但眾人大半不信。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 在这部《古兰经》里,我为众人确已申述各种比喻,但众人大半不信。
Czech / Česky / Çekçe A v Koránu tomto jsme vskutku lidem různé druhy podobenství vyložili, avšak většina z nich vše kromě nevíry odmítá
Dutch / Nederlands / Hollandaca En wij hebben in dezen Koran den menschen, op verschillende wijze, figuurlijke vergelijkingen gegeven, maar het grootste deel der menschen weigeren, alleen uit ongeloof, die te ontvangen.
Farsi / فارسی / Farsça و به تحقیق (ما) در این قرآن، برای مردم هر مثلی را گوناگون بیان کردیم، پس بیشتر مردم جز ناسپاسی را قبول نکردند،
Finnish / Suomi / Fince Totisesti, Me olemme tässä Koraanissa esittänyt erilaisia vertauksia ihmisille, mutta useimmat kieltäytyvät omaksumasta muuta kuin epäuskon.
French / Français / Fransızca Et certes, Nous avons déployé pour les gens, dans ce Coran, toutes sortes d'exemples. Mais la plupart des gens s'obstinent à être mécréants.
German / Deutsch / Almanca Wir haben ja den Menschen in diesem Qur'an ein jedes Gleichnis verschiedenartig dargelegt, doch die meisten Menschen weigern sich (und wollen nichts) außer dem Unglauben.
Hausa / Hausa Dili Kuma lalle ne, haƙĩƙa, Mun caccanza dõmin mutãne, a cikin wannan Alƙur'ãni, daga kõwane misãli sai mafi yawan mutãne suka ƙi (kõme) fãce kãfirci,
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Dan sesungguhnya Kami telah mengulang-ulang kepada manusia dalam Al Quran ini tiap-tiap macam perumpamaan, tapi kebanyakan manusia tidak menyukai kecuali mengingkari(nya).
Italian / Italiano / Italyanca In questo Corano abbiamo proposto agli uomini ogni specie di metafora. La maggior parte di loro rifiuta [tutto quanto], eccetto la miscredenza.
Japanese / 日本語 / Japonca われはクルアーンの中で,種々の比(輪?)を挙げて人びとに説明した。それでも人びとの多くは,不信心一筋に(その受け入れを)拒否する。
Korean / 한국어 / Korece 실로 하나님은 이 꾸란에서 인간을 위하여 여러 가지 비유를 들어 설명하였으나 대다수의 사람들은 이를 거역하고 불신하더라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Dan sesungguhnya Kami telah menerangkan berulang-ulang kepada manusia, di dalam Al-Quran ini, dengan berbagai-bagai contoh perbandingan (yang mendatangkan iktibar); dalam pada itu, kebanyakan manusia tidak mahu menerima selain dari kekufuran.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili തീര്‍ച്ചയായും ഈ ഖുര്‍ആനില്‍ എല്ലാവിധ ഉപമകളും ജനങ്ങള്‍ക്ക്‌ വേണ്ടി വിവിധ രൂപത്തില്‍ നാം വിവരിച്ചിട്ടുണ്ട്‌. എന്നാല്‍ മനുഷ്യരില്‍ അധികപേര്‍ക്കും നിഷേധിക്കാനല്ലാതെ മനസ്സുവന്നില്ല.
Maranao / mәranaw Na sabnsabnar a di bo dn pira a kiniropaan Ami ko manosiya, sii sangkai a Qor´an, ko oman i ibarat: Na da tarimaa o kadaklan ko manga manosiya ka ba iran dn siyangka!
Norwegian / Norsk / Norveççe Vi har snudd og vendt på det for folk, med alskens sammenligninger i denne Koran. Men folk flest avviser alt, unntatt vantro,
Polski / Polish / Polonya Dili Przedstawiliśmy ludziom jasno w tym Koranie wszelkiego rodzaju przykłady; lecz większość ludzi upiera się przy tym, by być niewiernymi.
Portuguese / Português / Portekizce Temos exposto neste Alcorão toda a sorte de exemplos para os humanos, porém, a maioria dos humanos o nega.
Romanian / Română / Rumence Ei au spus: “Noi nu-ţi vom crede ţie până ce nu vei face să ne ţâşnească nouă din pământ un izvor,
Russian / Россия / Rusça Мы разъяснили людям в этом Коране всякие притчи, но большинство людей отвергает все, кроме неверия.
Somali / Somalice Dhabaan ugu Cadaynay dadka Quraanka Tusaale kasta dadka badankiise wuu diiday Gaalnimo mooyee.
Spanish / Español / Ispanyolca En este Corán hemos expuesto a los hombres toda clase de ejemplos. Pero la mayoría de los hombres no quieren sino ser infieles.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Na hakika tumewaeleza watu katika hii Qur'ani kwa kila mfano. Lakini watu wengi wanakataa isipo kuwa kukanusha tu.
Svenska / Swedish / Isveççe I denna Koran har Vi till nytta för människorna framställt alla slag av liknelser där Vi låter detaljerna växla, men de flesta av dem vägrar envist att upphöra att förneka sanningen,
Tatarça / Tatarish / Tatarca Тәхкыйк Без бу Коръәндә кешеләр өчен һәртөрле мисалларны вә ґәҗәеп гыйбрәтләрне күрсәттек, хөкемнәрен ачык аңлаттык, шулай булса да кешеләрнең күбрәге Коръән белән гамәл кыйлудан баш тарталар, мәгәр кәфер булудан баш тартмыйлар.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili และโดยแน่นอนเราได้อธิบายแก่มนุษย์แล้ว จากทุกอุทาหรณ์ในอัลกุรอานนี้ แต่ส่วนมากของมนุษย์ปฏิเสธไม่ยอมรับนอกจากการไม่ศรัทธา
Urdu / اردو / Urduca اور ہم نے قرآن میں سب باتیں طرح طرح سے بیان کردی ہیں۔ مگر اکثر لوگوں نے انکار کرنے کے سوا قبول نہ کیا
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Батаҳқиқ, ушбу Қуръонда одамларга турли мисолларни баён қилдик. Бас, одамларнинг кўплари куфрдан бошқа нарсадан бош тортдилар. (Аллоҳ таоло Қуръони Каримда одамларни иймонга чорловчи, ҳидоятга йўлловчи, уларнинг қалбларини, ҳис-туйғуларини, ақлларини ишга солувчи турли мисолларни баён қилди. Аммо буни идрок эта олмаган инсонлар ҳамма нарсадан бош тортдилар.)
Bengali / বাংলা / Bengalce আমি এই কোরআনে মানুষকে বিভিন্ন উপকার দ্বারা সব রকম বিষয়বস্তু বুঝিয়েছি। কিন্তু অধিকাংশ লোক অস্বীকার না করে থাকেনি।
Tamil / தமிழர் / Tamilce நிச்சயமாக, இந்த குர்ஆனில் மனிதர்களுக்காக சகலவிதமான உதாரணங்களையும் (மிகவும் தெளிவாக) விவரித்துள்ளோம்; எனினும், மனிதர்களில் மிகுதியானவர்கள் (இதை) நிராகரிக்காதிருக்கவில்லை.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>