3. Hîzb, İsrâ Sûresi

İsrâ Suresi 87. Ayeti Meali

إِلاَّ رَحْمَةً مِّن رَّبِّكَ إِنَّ فَضْلَهُ كَانَ عَلَيْكَ كَبِيرًا
İllâ rahmeten min rabbik(e)(c) inne fadlehu kâne ‘aleyke kebîrâ(n)
1
illâ
ancak, sadece
2
rahmeten
bir rahmet
3
min rabbi-ke
senin Rabbinden
4
inne
muhakkak
5
fadle-hu
onun fazlı
6
kâne
oldu
7
aleyke
senin üzerinde
8
kebîren
büyük

Diyanet İşleri Ancak Rabbin’den bir rahmet olarak böyle yapmadık. Çünkü O’nun sana olan lütfu büyüktür.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Fakat Rabbinden bir rahmet olarak (biz bunu yapmadık). Gerçekten O'nun senin üzerindeki lütfu çok büyüktür.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Ancak Rabbinden bir rahmet olarak (vahyettiklerini ortadan kaldırma işini) yapmadık. Gerçekten O'nun sana olan lütfü çok büyüktür.
Elmalılı Hamdi Yazır Ancak rabbından bir rahmet başka, hakıkat senin üzerinde onun fazlı pek büyük bulunuyor
Diyanet Vakfı Ancak Rabbinin rahmeti (sayesinde Kur'an bâki kalmıştır). Çünkü O'nun sana lütufkârlığı çok büyüktür.
Abdulbaki Gölpınarlı Ancak Rabbinin rahmeti onu korumuştur; gerçekten de onun lütfü, ihsânı pek büyüktür sana.
Adem Uğur Ancak Rabbinin rahmeti (sayesinde Kur'an bâki kalmıştır). Çünkü O'nun sana lütufkârlığı çok büyüktür.
Ahmed Hulusi Rabbinden olan bir Rahmet dışında! Muhakkak ki O'nun senin üzerine olan lütfu çok büyüktür!
Ahmet Tekin Ancak Rabbinin rahmeti sayesinde Kur’ân bâki kalmıştır. Onun sana olan lütufkârlığı çok büyüktür.
Ahmet Varol Ancak (onu bırakması) Rabbinin bir rahmetidir. Şüphesiz O'nun senin üzerindeki lütfu büyüktür.
Ali Fikri Yavuz Fakat Kur’ân’ı kalbinde ezberlemen, ancak Rabbinin bir ihsanıdır. Gerçekten O’nun, senin üzerindeki ihsânı çok büyüktür.
Bekir Sadak Bunu yapmayisi ancak Rabbinin sana merhamet etmesindendir. unku O'nun sana olan nimeti buyuktur.
Celal Yıldırım Ancak Rabbinden bir rahmet (onu gidermiştir. Şüphesiz ki O'nun sana iyilik ve ikramı pek büyüktür.
Diyanet İşleri 2 Bunu yapmayışı ancak Rabbinin sana merhamet etmesindendir. Çünkü O'nun sana olan nimeti büyüktür.
Fizilil Kuran Bunun böyle olmayışı, Rabbinin sana yönelik rahmetidir. Onun sana yönelik lütfu büyüktür.
Gültekin Onan (Vahyi sende bırakan) rabbin rahmetinden başka(sı değildir). Şüphesiz O'nun lütfu senin üzerinde çok büyüktür.
Hasan Basri Cantay Ancak Rabbinden olan bir rahmetdir (ki onu ibkaa etmişdir). Hakıykat, Onun, senin üzerindeki fazl (-u keremi) büyükdür.
Hayat Neşriyat Ancak Rabbinden bir rahmet olarak (Kur’ân’ı ortadan kaldırmadık); gerçekten O’nun, senin üzerindeki ihsânı (çok) büyüktür.
Ibni Kesir Ancak Rabbından bir rahmet iledir. Muhakkak ki O'nun sana olan lutfu, pek büyüktür.
Muhammed Esed (Böyle bir şey olmuyorsa bu) yalnızca Rabbinden bir rahmet nedeniyledir: gerçekten de O'nun senin üzerindeki lütfu çok büyüktür!
Ömer Nasuhi Bilmen Ancak Rabbinden bir rahmettir ki, (O vahyetiğini gidermiyor) şüphe yok ki, O'nun inâyeti senin üzerinde pek büyüktür.
Ömer Öngüt Ancak Rabbinden bir rahmet olarak (bâki kalmıştır). Çünkü O'nun senin üzerindeki lütfu çok büyüktür.
Şaban Piris Ancak, Rabbinden bir rahmettir. Onun üzerindeki ikramı çok büyüktür.
Suat Yıldırım Ama böyle yapmayıp Kur’ân âyetlerini muhafaza etmesi, sırf Rabbinin ihsanının sonucudur. Gerçekten O’nun sana olan lütfu pek büyüktür.
Tefhim-ül Kuran (Vahyi sende bırakan) Rabbin rahmetinden başka(sı değildir). Şüphesiz O'nun lütfu senin üzerinde çok büyüktür.
Ümit Şimşek Sana vahyettiklerimiz ancak Rabbinden bir rahmet ile korunur. Gerçekten de senin üzerinde Onun pek büyük lütfu vardır.

Diyanet Tefsiri “... sen bize karşı hiçbir koruyucu bulamazsın” şeklinde çevirdiğimiz 86. âyetin ilgili ifadesi, “... onu sana geri verebilecek bir destekçi, yardımcı bulamazsın” şeklinde de açıklanmıştır (İbn Âşûr, XV, 201). Bütün bilgilerin kaynağı ilâhîdir, her şeyi veren Allah’tır. Peygamber’e vahiy bilgisini veren de O’dur. Dilerse gönderdiği vahyi Peygamber’e ve sonra gelen nesillere unutturmak suretiyle onların bu bilgiden mahrum kalmalarını sağlamaya muktedirdir. Nitekim Kur’an’dan önceki kutsal kitapların büyük bir kısmı tamamen, bazısı da kısmen unutulmuş ve insanlar eliyle değiştirilmiştir. Öyle bir durum karşısında insanların dayanıp güvenecekleri, yardım alacakları, ellerindekini kaybetmelerini önleyecek veya yerine yenisini verecek başka bir güç de yoktur. Allah, Hz. Muhammed’e gönderdiği vahyi unutturmaya da nazarî olarak kadir olmakla birlikte –87. âyetten anlaşıldığına göre– rahmeti uyarınca bunu fiilen gerçekleştirmez. Kuşkusuz insanların vahyi unutmaları, başka yollara sapmaları mümkündür; fakat bu, onların kendi istek ve tercihlerinin sonucu olup sorumluluğu da onlara aittir. 87. âyette Allah’ın Hz. Peygamber’e geniş lutfunun neticesi olarak İslâm vahyinin değişme ve bozulmaya uğramadan nesilden nesile aktarılacağı yönünde bir müjde de vardır.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Ji pêştirê dilovanîyeke ji Xudayê te (hey ewa dikare dîsa ewan zanîna para da bide te). Bi rastî rûmeta Xuda 1i ser te pir mezin e.
Sahih International / English / Ingilizce Except [We have left it with you] as a mercy from your Lord. Indeed, His favor upon you has ever been great.
M.Pickthall / English / Ingilizce (It is naught) save mercy from thy Lord. Lo! His kindness unto thee was ever great.
Muhsin Khan / English / Ingilizce Except as a Mercy from your Lord. Verily! His Grace unto you (O Muhammad SAW) is ever great.
Yusuf Ali / English / Ingilizce Except for Mercy from thy Lord:(2287) for his bounty is to thee (indeed) great.
Shakir / English / Ingilizce But on account of mercy from your Lord-- surely His grace to you is abundant.
Dr. Ghali / English / Ingilizce Excepting (by some) mercy from your Lord; surely His Grace over you has been great.
Albanian / Shqip / Arnavutça Por kjo është mëshirë nga Zoti yt dhe mirësia e Tij ndaj teje, vërtet është e madhe.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Lakin (bunu etməməyimiz) Rəbbinin yalnız sənə qarşı bir mərhəmətidir. Həqiqətən, Onun sənə olan ne’məti böyükdür!
Bosnian / Bosanski / Bosnakca ali Gospodar tvoj je tebi milostiv i Njegova dobrota prema tebi zaista je velika.
Bulgarian / Български / Bulgarca но само по милост от твоя Господ [не ще го отнемем]. Наистина благодатта Му към теб е голяма.
Chinese / 中文 / Çince 但我為從你的主發出的恩惠(才保存它),你的主所施於你的恩惠是咫j的。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 但我为从你的主发出的恩惠(才保存它),你的主所施于你的恩惠是重大的。
Czech / Česky / Çekçe leda z milosrdenství Pána svého, jehož přízeň vůči tobě veliká je zajisté.
Dutch / Nederlands / Hollandaca Tenzij door de genade van uwen Heer; want zijne goedheid omtrent u is groot.
Farsi / فارسی / Farsça لیکن (باقی ماندنش به سبب) رحمتی از جانب پروردگارت است؛ بدون شک فضل او بر تو بزرگ است.
Finnish / Suomi / Fince Mutta sait armon Herraltasi. Totisesti, suuri on Hänen laupeutensa sinua kohtaan.
French / Français / Fransızca Si ce n'est par une miséricorde de ton Seigneur, car en vérité Sa grâce sur toi est grande.
German / Deutsch / Almanca außer Barmherzigkeit von deinem Herrn. Gewiß, Seine Huld zu dir ist ja groß.
Hausa / Hausa Dili Fãce da rahama daga Ubangijinka. Lalle ne falalarSa ta kasance mai girma a kanka.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce kecuali karena rahmat dari Tuhanmu. Sesungguhnya karunia-Nya atasmu adalah besar.
Italian / Italiano / Italyanca se non [lo facciamo è] per una misericordia del tuo Signore, poiché in verità la Sua grazia su di te è grande.
Japanese / 日本語 / Japonca 只あなたの主からの慈悲は別で。あなたに対するかれの恩恵は,本当に広大である。
Korean / 한국어 / Korece 그러나 주님의 은혜가 있었 으니 실로 그분의 은혜가 그대 위에 크게 있었노라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca (Tetapi kekalnya Al-Quran itu) hanyalah sebagai rahmat dari tuhanmu; sesungguhnya limpah kurnianya kepadamu (wahai Muhammad) amatlah besar.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili നിന്‍റെ രക്ഷിതാവിങ്കല്‍ നിന്നുള്ള കാരുണ്യം മാത്രമാകുന്നു അത്‌. നിന്‍റെ മേല്‍ അവന്‍റെ അനുഗ്രഹം തീര്‍ച്ചയായും മഹത്തരമായിരിക്കുന്നു.
Maranao / mәranaw Ogaid na limo a phoon ko Kadnan ka: Mataan! a so kapdi Iyan na tatap a sii rka lbi a mala.
Norwegian / Norsk / Norveççe unntatt Herrens nåde. Men Hans godhet mot deg er stor!
Polski / Polish / Polonya Dili Chyba jedynie dzięki miłosierdziu twego Pana. Zaprawdę, łaska Jego dla ciebie jest wielka!
Portuguese / Português / Portekizce Porém, (tal não foi anulado) por misericórdia de teu Senhor. Sua graça para contigo é imensa.
Romanian / Română / Rumence Spune: “Dacă oamenii şi ginii s-ar strânge ca să facă ceva asemenea acestui Coran, ei nu vor face nimic care să-i semene, chiar dacă s-ar sprijini unii pe alţii.”
Russian / Россия / Rusça не будь милости твоего Господа. Воистину, Его милость к тебе велика!
Somali / Somalice Naxariista Eebahaa Mooyee illeen fadligiisu Korkaaga waa ku wayn yahaye.
Spanish / Español / Ispanyolca No es sino una misericordia venida de tu Señor, Que te ha favorecido grandemente.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Isipo kuwa iwe rehema itokayo kwa Mola wako Mlezi. Hakika fadhila yake kwako ni kubwa.
Svenska / Swedish / Isveççe Men detta sker inte tack vare din Herres nåd - Hans godhet mot dig är sannerligen stor!
Tatarça / Tatarish / Tatarca Мәгәр Раббыңнан рәхмәт йөзеннән Коръән Кәрим сакланадыр, чөнки Аллаһуның фазълы рәхмәте сиңа олугъдыр.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili แต่ว่ามันเป็นพระเมตตาจากพระเจ้าของเจ้า แท้จริงความโปรดปรานของพระองค์ที่มีต่อเจ้านั้นใหญ่หลวงนัก
Urdu / اردو / Urduca مگر (اس کا قائم رہنا) تمہارے پروردگار کی رحمت ہے۔ کچھ شک نہیں کہ تم پر اس کا بڑا فضل ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Магар Аллоҳда марҳамат бўлсагина. Албатта, Унинг фазлу карами сен учун каттадир.
Bengali / বাংলা / Bengalce এ প্রত্যাহার না করা আপনার পালনকর্তার মেহেরবানী। নিশ্চয় আপনার প্রতি তাঁর করুণা বিরাট।
Tamil / தமிழர் / Tamilce ஆனால் உம் இறைவனுடைய ரஹ்மத்தைத் தவிர (இவ்வாறு நிகழாமல் இருப்பதற்கு வேறெதுவுமில்லை) நிச்சயமாக உம் மீது அவனுடைய அருட்கொடை மிகப் பெரிதாகவே இருக்கிறது.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>