2. Hîzb, İsrâ Sûresi

İsrâ Suresi 83. Ayeti Meali

وَإِذَآ أَنْعَمْنَا عَلَى الإِنسَانِ أَعْرَضَ وَنَأَى بِجَانِبِهِ وَإِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ كَانَ يَؤُوسًا
Ve-iżâ en’amnâ ‘alâ-l-insâni a’rada veneâ bicânibih(i)(s) ve-iżâ messehu-şşerru kâne yeûsâ(n)
1
ve izâ en’amnâ
ve ni’met verdiğimiz (ni’metlendirdiğimiz) zaman
2
alâ el insâni
insana
3
a’rada
yüz çevirdi
4
ve neâ
ve uzaklaştı
5
bi cânibi-hi
yanına (yan çizerek)
6
ve izâ
ve olduğu zaman
7
messehu eş şerru
ona bir şerr dokundu
8
kâne
oldu
9
yeûsen
umutsuz, ümitsiz, yeis, üzüntü

Diyanet İşleri İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Kendisine şer dokununca da umutsuzluğa düşer.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Biz insana nimet verdiğimiz zaman, Allah'ı anmaktan yüz çevirip uzaklaşır. Ona fenalık dokununca da ümitsizliğe kapılır.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Öyledir, Biz insana nimet verdiğimiz zaman aldırmaz, yan büker; kendisine kötülük dokunduğu zaman da pek umutsuz olur.
Elmalılı Hamdi Yazır Öyleya biz insana ni'met verdiğimiz zaman aldırmaz, yan büker, kendisine şer dokunduğu zaman da pek me'yus olur
Diyanet Vakfı İnsana nimet verdiğimiz zaman (bizden) yüz çevirip yan çizer; ona bir de zarar ziyan dokunacak olsa iyice karamsarlığa düşer.
Abdulbaki Gölpınarlı İnsana nîmet verdik mi yüz çevirir, uzaklaşır, fakat bir şerre uğradı mı ümidini tamâmıyla keser, yeise düşer.
Adem Uğur İnsana nimet verdiğimiz zaman (bizden) yüz çevirip yan çizer; ona bir de zarar ziyan dokunacak olsa iyice karamsarlığa düşer.
Ahmed Hulusi İnsana in'amda bulunduğumuz vakit yüz çevirir ve yan çizer! Kendisine hoşlanmadığı şey isâbet ettiğinde de umutsuzluğa düşer.
Ahmet Tekin İnsanoğluna nimet verdiğimiz zaman, şükretmez, küstahlık yaparak bize itaatten uzaklaşır. Ona bir zarar ziyan dokunacak olursa da, iyice karamsarlığa düşer.
Ahmet Varol İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirir ve yan çizer. Ona bir şer dokunduğunda da ümitsizliğe kapılır.
Ali Fikri Yavuz Biz, insana (sağlık ve genişlik gibi) nimet verdiğimiz zaman, Allah’ı anmaktan yüz çevirip yan çizer. Ona fenalık dokununca da pek ümitsiz olur, (Allah’ın ihsanından ümidini keser).
Bekir Sadak Insana nimet verdigimiz zaman yuz cevirerek yan cizer; basina bir kotuluk gelince de yese duser.
Celal Yıldırım İnsana nîmet verdiğimiz zaman yüzçevirir de yançizer. Kendisine kötülük dokunduğu zaman ümitsizliğe kapılır.
Diyanet İşleri 2 İnsana nimet verdiğimiz zaman yüz çevirerek yan çizer; başına bir kötülük gelince de yese düşer.
Fizilil Kuran Biz insana nimet verdiğimiz zaman sırt çevirir, bizden uzaklaşır. Başına bir kötülük gelince de umutsuzluğa kapılır.
Gültekin Onan İnsana bir nimet verdiğimizde sırt çevirir ve yan çizer, ona bir şer dokunduğu zaman da umutsuzluğa kapılır.
Hasan Basri Cantay İnsana ni'met verdiğimiz zaman (zikrullahdan) yüz çevirip yan çizer. Ona şer dokununca da pek ümidsiz olur.
Hayat Neşriyat İnsana ni'met verdiğimiz zaman, (şükürden) yüz çevirip yan çizer. Ona (fakirlik ve hastalık gibi) şer dokunduğu zaman da iyice ümidsiz olur.
Ibni Kesir İnsana nimet verdiğimiz vakit; yüz çevirir ve yan çizer. Başına bir kötülük gelince de ümitsiz olur.
Muhammed Esed çünkü, Biz insana ne zaman nimet bahşetsek yüz çevirir, (Bizi düşünmekten) küstahça yan çizer; ve kendisine bir kötülük, bir darlık dokunsa hemen mutsuzluğa düşer.
Ömer Nasuhi Bilmen İnsana nîmet verdiğimiz zaman kaçınır, yan çizer ve ona bir şer isabet edince de pek mey'us olur.
Ömer Öngüt İnsana bir nimet verdiğimiz zaman yüz çevirerek yan çizer. Ona bir de zarar ziyan dokunacak olsa, iyice karamsarlığa düşer.
Şaban Piris İnsana bir nimet verdiğimiz zaman yüzçevirir ve yan çizer. Başına bir bela gelince de ümitsizliğe düşer.
Suat Yıldırım İnsana her ne zaman nimet versek, Allah’ı anmaktan yan çizer, umursamaz. Başına bir dert gelince de ümitsizliğe düşer.
Tefhim-ül Kuran İnsana bir nimet verdiğimizde sırt çevirir ve yan çizer; ona bir şer dokunduğu zaman da umutsuzluğa kapılır.
Ümit Şimşek Biz ne zaman insana bir nimet bağışlasak, o yüz çevirir, yan çizer. Başına bir kötülük gelince de ümitsizliğe düşer.

Diyanet Tefsiri “İnsan”dan maksat, bütün insanlar olmayıp önceki âyette “zalimler” diye tanımlanan inkârcılardır. Bunlar nimetlere mazhar olduklarında “yüz çevirip yan çizerler” yani nimetin asıl sahibi olarak Allah’ı bilip O’na şükretmezler, nankörlüklerine devam ederler; belâ ve musibete uğradıklarında da elem ve kedere boğulurlar. Halbuki Kur’an’ın şifa ve rahmet kaynağı olan eğitimine göre Allah nimetler verdiğinde insanın sözü ve eylemleriyle O’na şükretmesi, sıkıntı ve belâya uğradığında da sabredip kurtuluş için Cenâb-ı Hakk’a dua ve niyazda bulunarak yardımını istemesi gerekir, kulluğun gereği budur. Bu tutum, yalnız dinî bakımdan değil, psikolojik ve moral bakımından da önemlidir, insan fıtratının bir ihtiyacıdır.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Gava em ji bona merivan qencîyan dikin: (ji wî ra mal û zar didin) rûyê xwe difetilîne, ewan qencîyan li bal xwe da dide: (evan qencîyan min bi xwe­ber pêk anîne). Gava aşîtek pê da hatibe, heman (ji ferestîya wê aşîtê) bê hêvî dimîne.
Sahih International / English / Ingilizce And when We bestow favor upon the disbeliever, he turns away and distances himself; and when evil touches him, he is ever despairing.
M.Pickthall / English / Ingilizce And when We make life pleasant unto man, he turneth away and is averse; and when ill toucheth him he is in despair.
Muhsin Khan / English / Ingilizce And when We bestow Our Grace on man (the disbeliever), he turns away and becomes arrogant, far away from the Right Path. And when evil touches him he is in great despair.
Yusuf Ali / English / Ingilizce Yet when We bestow Our favours on man, he turns away and becomes remote on his side (instead of coming to Us), and when evil seizes him he gives himself up to despair!(2283)
Shakir / English / Ingilizce And when We bestow favor on man, he turns aside and behaves proudly, and when evil afflicts him, he is despairing.
Dr. Ghali / English / Ingilizce And when We (confer) favors upon man, he veers away and retires aside; and when evil touches him, he has been constantly despairing.
Albanian / Shqip / Arnavutça E kur e begatojmë (me të mira) njerin, ai prapësohet dhe largohet i mashtruar, e kur e godet e keqja, ai humb shpresën.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice İnsana bir ne’mət (sağlamlıq, var-dövlət) verdiyimiz zaman (Bizdən) üz çevirib uzaq gəzər. Ona bir pislik üz verdikdə isə mə’yus olar!
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Kad čovjeku kakvu blagodat darujemo, on se okreće i oholo udaljava, a kad ga zadesi zlo, onda očajava.
Bulgarian / Български / Bulgarca И когато дадем благодат на човек, той се извръща и се отдалечава по своя си път. А когато го засегне злото, той потъва в отчаяние.
Chinese / 中文 / Çince 當我施恩於人的時唌A他掉頭不顧;當他遭遇禍患的時唌A他變成絕望的。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 当我施恩于人的时候,他掉头不顾;当他遭遇祸患的时候,他变成绝望的。
Czech / Česky / Çekçe Když člověka dobrodiním zahrnujeme, odvrací se a vzdaluje se, když však neštěstí se ho dotkne, tu zoufalý je.
Dutch / Nederlands / Hollandaca Als wij den mensch weldaden bewijzen, verwijdert hij zich en verbergt ondankbaar zich voor ons; maar indien het kwaad hem bereikt, wanhoopt hij aan onze barmhartigheid.
Farsi / فارسی / Farsça و هنگامی که برانسان نعمت بخشیم ، (از حق) روی بگرداند، و (متکبرانه) پهلویش را دورکند، و هنگامی که (کمترین) بدی به او برسد، نا امید گردد .
Finnish / Suomi / Fince Ja kun Me lähetämme siunauksemme jollekin ihmiselle, hän kääntyy pois ja vetäytyy syrjään, mutta kun häntä kohtaa onnettomuus, hän joutuu epätoivoon.
French / Français / Fransızca Et quand Nous comblons l'homme de bienfaits; il se détourne et se replie sur lui-même; et quand un mal le touche, le voilà profondément désespéré.
German / Deutsch / Almanca Wenn Wir dem Menschen Gunst erweisen, wendet er sich ab und entfernt sich zur Seite. Wenn ihm aber Schlechtes widerfährt, ist er sehr verzweifelt.
Hausa / Hausa Dili Kuma idan Muka yi ni'ima a kan mutum, sai ya hinjire, kuma ya nĩsanta da gefensa, kuma idan sharri ya shãfe shi, sai ya kasance mai yanke ƙauna.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Dan apabila Kami berikan kesenangan kepada manusia niscaya berpalinglah dia; dan membelakang dengan sikap yang sombong; dan apabila dia ditimpa kesusahan niscaya dia berputus asa.
Italian / Italiano / Italyanca Quando colmiamo l'uomo di favori, si sottrae e si allontana ; quando invece lo coglie sventura, si dispera.
Japanese / 日本語 / Japonca われが恩恵を施せば,かれは背き去って遠ざかり,災厄が襲えば,絶望してしまう。
Korean / 한국어 / Korece 하나님이 인간에게 은혜를 베푸사 그가 등을 돌리고 거만해 할 때 사악함이 도래하면 그는 절망할 뿐이라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Dan apabila Kami kurniakan nikmat kepada manusia, berpalinglah ia serta menjauhkan diri (dari bersyukur); dan apabila ia merasai kesusahan, jadilah ia berputus asa.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili നാം മനുഷ്യന്ന്‌ അനുഗ്രഹം ചെയ്ത്‌ കൊടുത്താല്‍ അവന്‍ തിരിഞ്ഞുകളയുകയും, അവന്‍റെ പാട്ടിന്‌ മാറിപ്പോകുകയും ചെയ്യുന്നു. അവന്ന്‌ ദോഷം ബാധിച്ചാലാകട്ടെ അവന്‍ വളരെ നിരാശനായിരിക്കുകയും ചെയ്യും.
Maranao / mәranaw Na igira a inipangalimo Ami so manosiya, na tomalikhod go itangkiri iyan a kilid iyan, na igira a minisogat on so marata na mabaloy a kadaan sa panginam!
Norwegian / Norsk / Norveççe Viser Vi mennesket godhet, vender han seg bort og går til side. Men når ondt hjemsøker ham, er han fortvilet.
Polski / Polish / Polonya Dili Kiedy My obsypujemy człowieka dobrodziejstwami, on się odwraca i oddala; a kiedy dotknie go nieszczęście, jest zrozpaczony.
Portuguese / Português / Portekizce Mas, quando agraciamos o homem, ele Nos desdenha e se envaidece; em troca, quando o mal o açoita, ei-lodesesperado.
Romanian / Română / Rumence Spune:“Fiecare trudeşte în felul său, însă Domnul vostru cunoaşte prea-bine pe cel care este pe calea dreaptă!”
Russian / Россия / Rusça Когда Мы даруем милость человеку, он отворачивается и удаляется в гордыне. Если же его касается беда, то он приходит в отчаяние.
Somali / Somalice Markaan u nicmaynno dadka wuu Jeedsadaa (xaqa ka fogaadaa) Haduu taabto dhibna wuu quustaa.
Spanish / Español / Ispanyolca Cuando agraciamos al hombre, éste se desvía y se aleja. Pero, si sufre un mal, se desespera.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Na mwanaadamu tunapo mneemesha hugeuka na kujitenga kando. Na inapo mgusa shari hukata tamaa.
Svenska / Swedish / Isveççe Visar Vi människan välvilja vänder hon Oss ryggen och drar sig stolt undan, och drabbas hon av ett ont blir hon ett rov för förtvivlan.
Tatarça / Tatarish / Tatarca Әгәр адәм баласына киңлек, рәхәтлек бирсәк, аның, Шөкереннән баш тартып, яны белән әйләнеп, шәригатебездән ерак йөридер, вә әгәр аны каза авырлык тотса, Аллаһуның рәхмәтеннән өметсез буладыр.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili และเมื่อเราให้ความโปรดปรานแก่มนุษย์เขาเหินห่างและปลีกตัวออกไปข้าง ๆ และเมื่อความชั่วประสบแก่เขาเขาก็เบื่อหน่ายหมดอาลัย
Urdu / اردو / Urduca اور جب ہم انسان کو نعمت بخشتے ہیں تو ردگرداں ہوجاتا اور پہلو پھیر لیتا ہے۔ اور جب اسے سختی پہنچتی ہے تو ناامید ہوجاتا ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Қачон Биз инсонга неъмат ато этсак, юз ўгирур ва четга бурилиб, узоқлашур. Қачон уни ёмонлик тутса, ноумид бўлур.
Bengali / বাংলা / Bengalce আমি মানুষকে নেয়ামত দান করলে সে মুখ ফিরিয়ে নেয় এবং অহংকারে দুরে সরে যায়; যখন তাকে কোন অনিষ্ট স্পর্শ করে, তখন সে একেবারে হতাশ হয়ে পড়ে।
Tamil / தமிழர் / Tamilce நாம் மனிதனுக்கு அருட்கொடைகளை வழங்கினால் அவன் (நன்றி செலுத்தாமல்) புறக்கணித்து(த் தோளை உயர்த்திப்) பெருமை கொள்கிறான்; அவனை (ஏதேனுமொரு) தீங்கு தொடுமானால் அவன் நிராசை கொண்டவனாகி விடுகிறான்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>