2. Hîzb, İsrâ Sûresi

İsrâ Suresi 81. Ayeti Meali

وَقُلْ جَاء الْحَقُّ وَزَهَقَ الْبَاطِلُ إِنَّ الْبَاطِلَ كَانَ زَهُوقًا
Vekul câe-lhakku vezeheka-lbâtil(u)(c) inne-lbâtile kâne zehûkâ(n)
1
ve kul
ve de, söyle
2
câe
geldi
3
el hakku
hak
4
ve zeheka
ve yok oldu, zail oldu, ortadan kalktı
5
el bâtılu
bâtıl, boş olan, yanlış olan
6
inne
muhakkak
7
el bâtıle
bâtıl
8
kâne
oldu
9
zehûkan
yok olan, ortadan kalkan

Diyanet İşleri De ki: “Hak geldi, batıl yok oldu. Şüphesiz batıl, yok olmaya mahkûmdur.”
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) (Ey Muhammed!) De ki: «Hak geldi, batıl yok oldu. Elbette batıl yok olmaya mahkumdur.»
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Ve de ki: «Hak geldi, batıl yok oldu; gerçekten batıl pek zavallıdır!»
Elmalılı Hamdi Yazır Ve de ki: hak geldi bâtıl zevale erdi hakıkaten bâtıl pek zavallıdır
Diyanet Vakfı Yine de ki: Hak geldi; bâtıl yıkılıp gitti. Zaten bâtıl yıkılmaya mahkumdur.
Abdulbaki Gölpınarlı Ve de ki: Gerçek geldi, bâtıl yok olup gitti, şüphe yok ki bâtıl, zâten yok olur gider.
Adem Uğur Yine de ki: Hak geldi; bâtıl yıkılıp gitti. Zaten bâtıl yıkılmaya mahkumdur.
Ahmed Hulusi De ki: "Hak geldi, bâtıl yok oldu gitti! (Hakikat bildirildi, asılsız boş görüşler geçerliliğini yitirdi) Muhakkak ki bâtıl yok olmak zorundadır. "
Ahmet Tekin 'Toplumda hakça bir düzen gerçekleştirmek için İslâm, hak kitap Kur’ân geldi, batıl yıkılıp gitti. Batıl yıkılmaya mahkûmdur.' diye ilan et.
Ahmet Varol De ki: 'Hak geldi batıl yok oldu. Şüphesiz batıl yok olucudur.'
Ali Fikri Yavuz De ki: “- Hak geldi ve bâtıl yok oldu gitti. Gerçekten bâtıl daima yokluğa mahkûm bulunmaktadır.”
Bekir Sadak De ki: «Hak geldi, batil ortadan kalkmaya mahkumdur.
Celal Yıldırım De ki: Hakk geldi, bâtıl yok oldu ; çünkü gerçekten bâtıl yok olmaya mahkûmdur.
Diyanet İşleri 2 De ki: 'Hak geldi, batıl ortadan kalkmaya mahkumdur.'
Fizilil Kuran De ki; «Hak geldi, batıl yokoldu. Zaten batıl yokolmaya mahkumdur.»
Gültekin Onan De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu. Hiç şüphesiz batıl yok olucudur."
Hasan Basri Cantay De ki: «Hak geldi, baatıl zeval buldu. Şübhesiz ki baatıl dâim zeval bulucudur».
Hayat Neşriyat Yine de ki: 'Hak geldi, bâtıl zâil oldu! Şübhesiz ki bâtıl, yok olmaya mahkûmdur.'
Ibni Kesir De ki: Hak geldi, batıl yıkıldı. Muhakkak batıl zaten yıkılacaktı.
Muhammed Esed Ve yine de ki: "Değişmeyen gerçek geldi, sahte ve tutarsız olan yıkılıp gitti; zaten sahte ve tutarsız olan er geç yıkılıp gitmek zorundadır!"
Ömer Nasuhi Bilmen Ve de ki: «Hak geldi ve bâtıl müzmahil oldu. Şüphe yok ki, bâtıl muzmahil olmuştur.»
Ömer Öngüt De ki: “Hak geldi, bâtıl zâil oldu. Çünkü bâtıl yok olmaya mahkûmdur. ”
Şaban Piris Deki, “Hak geldi, batıl yıkıldı. Zaten batıl yıkılmaya mahkumdur.”
Suat Yıldırım De ki: "Hak geldi, batıl yıkılıp gitti. Çünkü batıl, yok olmaya mahkûmdur."
Tefhim-ül Kuran De ki: «Hak geldi, batıl yok oldu; hiç şüphesiz batıl yok olucudur.»
Ümit Şimşek Yine de ki: Hak geldi, bâtıl yok oldu. Şüphesiz ki bâtıl yok olmaya mahkûmdur.

Diyanet Tefsiri Sözlükte hak, “gerçek, sabit ve doğru olan, varlığı kesin olan şey” demek olup daha çok gerçeğe uyan inanç, düşünce, bilgi ve hükümleri ifade etmek üzere kullanılır. Hiçbir bozulmaya uğramadan aslî hüviyetini koruyan ilâhî dine hak din, çeşitli mezhepler arasında bu dini en doğru temsil ettiği kabul edilen mezhep veya mezheplere de hak mezhep denilmektedir. Hakkın karşıtı bâtıldır. Buna göre bâtıl da terim olarak asılsız, gerçeğe uymayan inanç, hüküm ve düşünceleri; ayrıca ilâhî kaynaklı olmadığı için hak olma özelliği de taşımayan veya ilâhî kaynaklı olmakla birlikte belirtilen özelliğini kısmen ya da tamamen kaybetmiş dinleri ve mezhepleri ifade eden bir terimdir. Söz konusu âyetteki hak kelimesinin öncelikli anlamı İslâm dini, bâtılın anlamı da putperestliktir. Hak kelimesinin burada özetlenen anlamı yanında bir de hukuk ve ahlâkı ilgilendiren anlamı vardır ki bu da “korunması, gözetilmesi ya da sahibine ödenmesi gerekli olan maddî veya mânevî imkân, pay, eşya ve menfaatler” şeklinde özetlenebilir (bilgi için bk. Fahrettin Olguner, “Bâtıl” DİA, V, 147-148; Mustafa Çağrıcı, “Hak”, a.e., XV, 137-139, V, 147-148). Taberî, âyetteki hak ve bâtıl kelimeleriyle ne kastedildiği hakkında farklı görüşler olduğunu belirterek bunlara dair rivayetleri aktardıktan sonra –bizim de katıldığımız– kendi görüşünü özetle şöyle ifade etmektedir: Buradaki hak, Allah’ın hoşnut olduğu, O’na itaat anlamı taşıyan her şeyi kapsar... İnsanı şeytana uymaktan koruyan her şey hak, şeytana boyun eğme sayılabilecek her şey de bâtıldır. Kur’an hakkı getirmiştir, Allah’ın elçisi putperestlere karşı bütün anlamlarıyla hakkı gerçekleştirmenin ve bütün anlamlarıyla bâtılın kökünü kurutmanın mücadelesini vermiştir.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Tu (ji bona wan ra) bêje: "Bi rastî maf hatîye û pûçî çûye. Şixwa bi rastî pûçîtî bi xweber hey çûye."
Sahih International / English / Ingilizce And say, "Truth has come, and falsehood has departed. Indeed is falsehood, [by nature], ever bound to depart."
M.Pickthall / English / Ingilizce And say: Truth hath come and falsehood hath vanished away. Lo! falsehood is ever bound to vanish.
Muhsin Khan / English / Ingilizce And say: "Truth (i.e. Islamic Monotheism or this Quran or Jihad against polytheists) has come and Batil (falsehood, i.e. Satan or polytheism, etc.) has vanished. Surely! Batil is ever bound to vanish."
Yusuf Ali / English / Ingilizce And say: "Truth has (now) arrived, and Falsehood perished: for Falsehood is (by its nature) bound to perish."(2281)
Shakir / English / Ingilizce And say: The truth has come and the falsehood has vanished; surely falsehood is a vanishing (thing).
Dr. Ghali / English / Ingilizce And say, "The Truth has come and untruth has expired; surely the untruth has been certain to expire." (Literally: ever-expiring)
Albanian / Shqip / Arnavutça Dhe thuaj: “Erdhi e vërteta e u zhduk e kota”. Vërtet, e kota gjithnjë ka qenë e zhdukur.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice De: “Haqq (islam) gəldi, batil (şirk və küfr) yox oldu. Çünki batil (öz-özlüyündə) yoxluğa (heçliyə) məhkumdur!”
Bosnian / Bosanski / Bosnakca I reci: "Došla je istina, a nestalo je laži; laž, zaista, nestaje!"
Bulgarian / Български / Bulgarca И кажи: “Дойде истината и погина лъжата. Несъмнено лъжата погива.”
Chinese / 中文 / Çince 你說:「真理已來臨了,虛妄已消滅了;虛妄確是易滅的。」
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 你说:�真理已来临了,虚妄已消灭了;虚妄确是易灭的。�
Czech / Česky / Çekçe A sesíláme v Koránu to, co lékem je i milosrdenstvím pro věřící, však nespravedlivým to jen ztrátu zvětšuje.
Dutch / Nederlands / Hollandaca En zeg: de waarheid is gekomen, en de logen is ontvloden; want de logen is bestemd om te ontvlieden.
Farsi / فارسی / Farsça و بگو:«حق آمد، و باطل نابود شد ، بی گمان باطل نابود شدنی است».
Finnish / Suomi / Fince Ja sano vielä: »Totuus on tullut ja valhe on häipynyt. Totisesti, valhe on tuomittu katoamaan.»
French / Français / Fransızca Et dis : "La Vérité (l'Islam) est venue et l'Erreur a disparu. Car l'Erreur est destinée à disparaître".
German / Deutsch / Almanca Und sag: Die Wahrheit ist gekommen, und das Falsche geht dahin; das Falsche ist ja dazu bestimmt, dahinzugehen.
Hausa / Hausa Dili Kuma ka ce: "Gaskiya tã zo, kuma ƙarya ta lãlãce. Lalle ne ƙarya ta kasance lãlãtacciya."
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Dan katakanlah: "Yang benar telah datang dan yang batil telah lenyap". Sesungguhnya yang batil itu adalah sesuatu yang pasti lenyap.
Italian / Italiano / Italyanca E di': " E' giunta la verità, la falsità è svanita". Invero la falsità è destinata a svanire.
Japanese / 日本語 / Japonca 言え,「(今や)真理は下り,虚偽は消え去りました。本当に虚偽は常に消える定めにあります。」
Korean / 한국어 / Korece 그리고 일러가로되 진리가 도래하였으니 허위가 멸망하리라 실로 허위는 멸망토록 되어 있노 라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Dan katakanlah:" Telah datang kebenaran (Islam), dan hilang lenyaplah perkara yang salah (kufur dan syirik); sesungguhnya yang salah itu sememangnya satu perkara yang tetap lenyap".
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili സത്യം വന്നിരിക്കുന്നു. അസത്യം മാഞ്ഞുപോയിരിക്കുന്നു. തീര്‍ച്ചയായും അസത്യം മാഞ്ഞുപോകുന്നതാകുന്നു. എന്നും നീ പറയുക.
Maranao / mәranaw Go tharoang ka a: "Miyakawma so bnar, na miyailang so ribat: Mataan! a so ribat na tatap a ilang."
Norwegian / Norsk / Norveççe Og si: «Sannheten er kommet! Det falske er forsvunnet! Det falske er forgjengelig.»
Polski / Polish / Polonya Dili I nie zbliżajcie się do cudzołóstwa! Zaprawdę, jest to czyn szpetny i jakże to zła droga!
Portuguese / Português / Portekizce Dize também: Chegou a Verdade, e a falsidade desvaneceu-se, porque a falsidade é pouco durável.
Romanian / Română / Rumence Noi pogorâm din Coran tămăduire şi milostivenie pentru credincioşi, însă celor nedrepţi le sporeşte pieirea.
Russian / Россия / Rusça Скажи: "Явилась истина, и сгинула ложь. Воистину, ложь обречена на погибель".
Somali / Somalice Waxaad dhahdaa waxaa yimid Xaqii Waxaana tirtirmay Baadhilkii, Baadhilkiina wuxuu noqday mid la tirtiro.
Spanish / Español / Ispanyolca Y di: «¡Ha venido la Verdad y se ha disipado lo falso! ¡Lo falso tiene que disiparse!»
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Na sema: Kweli imefika, na uwongo umetoweka. Hakika uwongo lazima utoweke!
Svenska / Swedish / Isveççe Och säg: "Sanningen har kommit och då har lögnen vikit; ja, lögnen är dömd att vika!"
Tatarça / Tatarish / Tatarca Кешеләргә әйт: "Хаклык – Коръән килде, батыл-ялган китте, чөнки хаклык янында батыл бетә торган булды".
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili และจงกล่าวเถิด “เมื่อความจริง” ปรากฏขึ้นและความเท็จย่อมมลายไป แท้จริงความเท็จนั้นย่อมมลายไปเสมอ”
Urdu / اردو / Urduca اور کہہ دو کہ حق آگیا اور باطل نابود ہوگیا۔ بےشک باطل نابود ہونے والا ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Ва: «Ҳақ келди, ботил йўқ бўлди. Зотан, ботил доимо йўқ бўлгувчидир», дегин.
Bengali / বাংলা / Bengalce বলুনঃ সত্য এসেছে এবং মিথ্যা বিলুপ্ত হয়েছে। নিশ্চয় মিথ্যা বিলুপ্ত হওয়ারই ছিল।
Tamil / தமிழர் / Tamilce (நபியே!) இன்னும், "சத்தியம் வந்தது அசத்தியம் அழிந்தது. நிச்சயமாக அசத்தியமானது அழிந்து போவதேயாகும்´ என்று கூறுவீராக.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>