2. Hîzb, İsrâ Sûresi

İsrâ Suresi 74. Ayeti Meali

وَلَوْلاَ أَن ثَبَّتْنَاكَ لَقَدْ كِدتَّ تَرْكَنُ إِلَيْهِمْ شَيْئًا قَلِيلاً
Velevlâ en śebbetnâke lekad kidte terkenu ileyhim şey-en kalîlâ(n)
1
ve lev lâ
ve olmasaydı
2
en sebbetnâ-ke
biz seni sağlamlaştırmamız
3
lekad
andolsun ki
4
kidte
az kalsın, neredeyse
5
terkenu
meyledersin
6
ileyhim
onlara
7
şey’en
bir şey
8
kalîlen
az, biraz

Diyanet İşleri Eğer biz sana sebat vermiş olmasaydık, az kalsın onlara biraz meyledecektin.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Eğer biz sana sebat vermemiş olsaydık, nerdeyse sen onlara birazcık meyledecektin.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Ve eğer Biz sana sebat vermemiş olsaydık, sen onlara nerede ise meylettindi.
Elmalılı Hamdi Yazır Ve eğer biz sana sebat vermemiş olsa idik sen onlara az bir şey meyledeyazdındı
Diyanet Vakfı Eğer seni sebatkâr kılmasaydık, gerçekten, nerdeyse onlara birazcık meyledecektin.
Abdulbaki Gölpınarlı Sana sebât etme kabiliyeti vermeseydik andolsun ki birazcık meyledecektin onlara.
Adem Uğur Eğer seni sebatkâr kılmasaydık, gerçekten, nerdeyse onlara birazcık meyledecektin.
Ahmed Hulusi Eğer biz seni, direnç verip sarsılmaz kılmasaydık, neredeyse onlara birazcık meyledecektin!
Ahmet Tekin Eğer biz sana güven, ihtiyat, cesaret, güç ve sebat vermemiş olsaydık, neredeyse birazcık onlara meyledecektin.
Ahmet Varol Andolsun, eğer seni kararlı kılmasaydık, az da olsa onlara meyledecektin.
Ali Fikri Yavuz Eğer biz sana sebat vermemiş olsaydık, sen onlara az bir şey meyledecektin.
Bekir Sadak Sana sebat vermemis olsaydik, and olsun ki, az da olsa onlara meyledecektin.
Celal Yıldırım Eğer sana sebat vermemiş olsaydık, az da olsa, onlara neredeyse meyledecektin.
Diyanet İşleri 2 Sana sebat vermemiş olsaydık, and olsun ki, az da olsa onlara meyledecektin.
Fizilil Kuran Eğer sana direnme gücü vermeseydik, azıcık onlara yanaşmak üzereydin.
Gültekin Onan Eğer biz seni sağlamlaştırmasaydık, andolsun, onlara az bir şey (de olsa) eğilim gösterecektin.
Hasan Basri Cantay Eğer sana sebat vermiş olmasaydık, andolsun ki, sen onlara (belki) biraz meyl edecekdin.
Hayat Neşriyat Hâlbuki (biz) sana sebat vermemiş olsaydık, gerçekten nerede ise onlara az bir şey meyledecektin.
Ibni Kesir Şayet sana sebat vermemiş olsaydık; andolsun ki, az da olsa onlara meyl edecektin.
Muhammed Esed Eğer seni(n imanını) berkitmemiş olsaydık, belki de onlara biraz olsun eğilim gösterecektin.
Ömer Nasuhi Bilmen Ve eğer Biz seni tesbit etmemiş olsa idik, az kaldı onlara biraz meyil edecek idin.
Ömer Öngüt Eğer biz sana sebat vermemiş olsaydık, neredeyse onlara birazcık meyledecektin.
Şaban Piris Eğer seni sağlam tutmamış olsaydık, az da olsa onlara meyledecektin.
Suat Yıldırım Eğer sana sebat vermeseydik nerdeyse azıcık da olsa onlara meyledecektin.
Tefhim-ül Kuran Eğer biz seni sağlamlaştırmasaydık, andolsun, sen onlara az bir şey (de olsa) eğilim gösterecektin.
Ümit Şimşek Eğer sana sebat vermemiş olsaydık, neredeyse sen de bir parça onlara meyledecektin.

Diyanet Tefsiri Tefsirlerde bu iki âyet genellikle şöyle açıklanmaktadır: Eğer aklını ve düşünceni sağlamlaştırıp kararlı yapmasaydık, düşünce ve ictihadında hata yapmaktan seni korumasaydık, onların aslında bir “fitne” olan (doğru imandan saptırma riski taşıyan) tekliflerine meyledebilir, bazı haksız isteklerine olumlu cevap vermeyi düşünebilirdin; o zaman da hem hayatta hem de ölümde acılar çekerdin; hayattayken inkârcılar karşısında yenik düşmekten doğan sıkıntılarla ve daha başka belâlarla karşılaştığın gibi önünde yenilgiye uğrayıp gidecekken senin tâvizkâr tutumun sayesinde başarı kazanan inkârcılar karşısında aşağılık bir ölümle ölürdün (İbn Âşûr, XV, 176-177); âhirette de bunun cezasını görürdün. Kuşkusuz Hz. Peygamber’in putperestlere kanarak lüzumundan fazla tâviz verdiği, fiilen böyle bir olayın gerçekleştiği düşünülemezse de âyet-i kerîme, onun şahsında genel olarak müslümanları, putperestlik gibi asla üzerinde uzlaşılması mümkün olmayan sapkın inanç sahibi gruplar karşısında kendi inançlarını, vazgeçilmez değerlerini ve kişiliklerini korumaya; haksızlık ve adaletsizliğe sapmadan akıllı ve onurlu bir duruş sergilemeye çağırmaktadır. Gerçekten farklı inanç grupları arasında yaşarken adalet ve dürüstlük ilkeleri çerçevesinde mâkul bir hoşgörü ortamı oluşturmaya çalışmak gerektiğinde kuşku yoktur; bununla birlikte bu sınırın ötesine geçerek tâvizkâr ve ilkesiz bir tutum sergileyenlerin, –âyette işaret buyurulduğu üzere– “Bizim gibi olursanız sizi dost kabul ederiz” diyen çeşitli zümreler nezdinde inançlarını, düşüncelerini ve kendilerini kabul ettirmek şöyle dursun, saygınlıklarını dahi koruyamayacakları açıktır. 75. âyetin son kısmında müminlerin akıllarından çıkarmamaları gereken anlamlı bir uyarı daha vardır: İlkelerine, buyruklarına uyduğunuz, öğüdünü dinleyip yolundan gittiğiniz sürece daima yardımıyla sizi destekleyecek olan Allah, eğer inkârcıların uydusu olursanız arkanızdan yardımını çektiği gibi artık O’nun size vereceği cezayı önleyecek başka bir yardımcı da bulamazsınız. Bunlar Kur’an’ın, değeri ve önemi hiçbir zaman göz ardı edilmemesi gereken evrensel uyarılarıdır. İnsanlar, iyinin ve doğrunun ne olduğu konusunda dürüstlükle, inanarak bir noktada buluşabilirler; bu sakıncalı olmadığı gibi istenen bir sonuçtur. Bu sonucu elde etmek için duruma göre bazı feragat ve fedakârlıklardan da çekinmemek gerekir. Buna rağmen hoşgörü ve tâviz adına iyi, doğru ve gerekli olduğuna inanmadığı şeylere inanıyormuş gibi görünmek, ona göre hareket etmek İslâm ahlâkıyla bağdaşmadığı gibi insan haysiyetiyle de çelişen küçültücü bir durumdur. Kur’ân-ı Kerîm’de münafıkların (inançta iki yüzlülük sergileyenler) cehennemin en dibinde gösterilmesinin (Nisâ4/145) sebebi de budur. İlginçtir ki konumuz olan 75. âyet gibi Nisâ sûresindeki âyetin sonunda da “Artık onlara asla bir yardımcı bulamazsın” buyurulmuştur.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Bi sond! Heke me ji te ra nivadin û hew ne dabûya, teyê bi tiştekî hindik li bal wan da (ji ber gotin û kirinê wan ji te ra) pal dabûya.
Sahih International / English / Ingilizce And if We had not strengthened you, you would have almost inclined to them a little.
M.Pickthall / English / Ingilizce And if We had not made thee wholly firm thou mightest almost have inclined unto them a little.
Muhsin Khan / English / Ingilizce And had We not made you stand firm, you would nearly have inclined to them a little.
Yusuf Ali / English / Ingilizce And had We not given thee strength, thou wouldst nearly have inclined to them(2270) a little.
Shakir / English / Ingilizce And had it not been that We had already established you, you would certainly have been near to incline to them a little;
Dr. Ghali / English / Ingilizce And if we had not made you stand firm, indeed you were already almost about to (seek) support from them a (very) little.
Albanian / Shqip / Arnavutça E atëherë Ne do ta shijonim mundimin dyfish të kësaj jete dhe dyfish të jetës tjetër, e pastaj ti nuk do të gjeje mbrojtës kundër nesh.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Əgər Biz sənə səbat verməsəydik, yəqin ki, az da olsa, onlara uyacaqdın!
Bosnian / Bosanski / Bosnakca A da te nismo učinili čvrstim, gotovo da bi im se malo priklonio,
Bulgarian / Български / Bulgarca И ако не те бяхме Ние подкрепили, за малко щеше да склониш към тях.
Chinese / 中文 / Çince n不是我使你堅定,你幾乎已傾向於他怳F。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 要不是我使你坚定,你几乎已倾向于他们了。
Czech / Česky / Çekçe Tehdy bychom ti byli dali okusit dvojnásob v životě i dvojnásob ve smrti a nebyl bys našel proti Nám pomocníka žádného.
Dutch / Nederlands / Hollandaca En indien wij u niet hadden bevestigd, zoudt gij er zekerlijk zeer nabij zijn geweest, eenigszins tot hen over te hellen.
Farsi / فارسی / Farsça و اگر (ما) تو را ثابت قدم نمی کردیم؛ به راستی نزدیک بود اندکی به آنها تمایل کنی .
Finnish / Suomi / Fince Totisesti, jos emme olisi sinua vahvistanut, olisit heidän puoleensa vähän taipunutkin.
French / Français / Fransızca Et si Nous ne t'avions pas raffermi, tu aurais bien failli t'incliner quelque peu vers eux
German / Deutsch / Almanca Wenn Wir dich nicht gefestigt hätten, hättest du wohl beinahe bei ihnen ein wenig Stütze gesucht.
Hausa / Hausa Dili Kuma bã dõmin Mun tabbatar da kai ba, lalle ne, haƙĩƙa, dã kã yi kusa ka karkata zuwa gare su ta wani abu kaɗan.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Dan kalau Kami tidak memperkuat (hati)mu, niscaya kamu hampir-hampir condong sedikit kepada mereka,
Italian / Italiano / Italyanca E se non ti avessimo rafforzato, avresti inclinato un po' verso di loro.
Japanese / 日本語 / Japonca もしわれがあなたを確りさせていなかったならば,先にあなたはかれらに少し傾きかけていた。
Korean / 한국어 / Korece 하나님이 그대를 지키사 그 대는 조금도 그들에게 기울지 아 니 했으니
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Dan kalaulah tidak Kami menetapkan engkau (berpegang teguh kepada kebenaran), tentulah engkau sudah mendekati dengan menyetujui sedikit kepada kehendak mereka.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili നിന്നെ നാം ഉറപ്പിച്ചു നിര്‍ത്തിയിട്ടില്ലായിരുന്നുവെങ്കില്‍ തീര്‍ച്ചയായും നീ അവരിലേക്ക്‌ അല്‍പമൊക്കെ ചാഞ്ഞുപോയേക്കുമായിരുന്നു.
Maranao / mәranaw Na o da Ami ska pakathaknaa, na sabnsabnar a mararani mitaliyadok ka kiran sa shay´ a mayto.
Norwegian / Norsk / Norveççe Hadde Vi ikke styrket deg, kunne du vært på nippet til å gå på akkord med dem aldri så lite.
Polski / Polish / Polonya Dili Wtedy dalibyśmy ci zakosztować podwójnie życia i podwójnie śmierci. Potem już nie znalazłbyś dla siebie, przeciwko Nam, żadnego pomocnika.
Portuguese / Português / Portekizce E se não te tivéssemos firmado, ter-te-ias inclinado um pouco para eles.
Romanian / Română / Rumence Atunci ţi-am fi dat să guşti îndoit viaţa şi îndoit moartea. N-ai fi aflat împotriva Noastră nici un ajutor.
Russian / Россия / Rusça Мы поддержали тебя, когда ты готов был уже немного склониться на их сторону.
Somali / Somalice Hadaanan ku sugin waxaad u dhawaan lahayd inaad u iilato xagooda wax yar.
Spanish / Español / Ispanyolca Si no te hubiéramos confirmado, casi te habrías arrimado algún poco hacia ellos.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Na lau kuwa hatukukuweka imara ungeli karibia kuwaelekea kidogo.
Svenska / Swedish / Isveççe Och om Vi inte hade gjort dig stark i tron, hade du kunnat gå dem litet till mötes.
Tatarça / Tatarish / Tatarca Әгәр Без сине Коръән юлына таза сабит кыйлмаган булсак иде, әлбәттә, син мөшрикләр сүзенә алданып, аз гына булса да алар ягына авышкан булыр идең.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili และหากว่าเรามิได้ให้เจ้าตั้งมั่นอยู่บนความจริงแล้ว โดยแน่นอนยิ่ง เจ้าอาจจะโน้มเอียงไปทางพวกเขาบ้างเล็กน้อย
Urdu / اردو / Urduca اور اگر تم کو ثابت قدم نہ رہنے دیتے تو تم کسی قدر ان کی طرف مائل ہونے ہی لگے تھے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Агар Биз сени собит қилмаганимизда, батаҳқиқ, уларга бир оз бўлса-да, мойил бўлишингга оз қолар эди.
Bengali / বাংলা / Bengalce আমি আপনাকে দৃঢ়পদ না রাখলে আপনি তাদের প্রতি কিছুটা ঝুঁকেই পড়তেন।
Tamil / தமிழர் / Tamilce மேலும், நாம் உம்மை (ஹக்கான பாதையில்) உறுதிப்படுத்தி வைத்திருக்க வில்லையெனின் நீர் கொஞ்சம் அவர்கள் பக்கம் சாய்ந்து போயிருத்தல் கூடும்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>