2. Hîzb, İsrâ Sûresi

İsrâ Suresi 48. Ayeti Meali

انظُرْ كَيْفَ ضَرَبُواْ لَكَ الأَمْثَالَ فَضَلُّواْ فَلاَ يَسْتَطِيعْونَ سَبِيلاً
Unzur keyfe darabû leke-l-emśâle fedallû felâ yestatî’ûne sebîlâ(n)
1
unzur
bak
2
keyfe
nasıl
3
darabû
(misal) getirdiler, vurguladılar
4
leke
sana, senin için
5
el emsâle
örnekler, misaller, benzetmeler
6
fe
böylece
7
dallû
dalâlette kaldılar
8
fe lâ yestetîûne
artık güç yetiremezler, güçleri yetmez
9
sebîlen
bir yol

Diyanet İşleri Bak, senin için ne türlü benzetmeler yaptılar da saptılar. Artık (doğru) yolu bulamazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Bak senin için nasıl misaller verdiler de bu yüzden nasıl sapıklığa düştüler! Artık hak yolu bulmaya güçleri yetmez.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Bak seni nelerle mukayese ettiler de nasıl sapıklığa düştüler, onun için bir yol bulmaya da güçleri yok.
Elmalılı Hamdi Yazır Bak seni nelere kıyas ettiler de nasıl dalâlete düştüler, onun için bir yol bulmağa tab-ü tüvanları yok
Diyanet Vakfı Baksana; senin için ne türlü benzetmeler yaptılar! Bu yüzden, (öyle bir) saptılar ki, artık (doğru) yolu bulamayacaklardır.
Abdulbaki Gölpınarlı Bak da gör, sana nasıl örnekler getirip de saptılar ve artık bir yol bulmaya güçleri yetmeyecek onların.
Adem Uğur Baksana; senin için ne türlü benzetmeler yaptılar! Bu yüzden, (öyle bir) saptılar ki, artık (doğru) yolu bulamayacaklardır.
Ahmed Hulusi Bak senin için nasıl benzetmeler yaptılar da bu sebeple saptılar! Artık (Hakikate götüren) bir yol bulamazlar!
Ahmet Tekin İbret nazarıyla bak, senin için ne türlü benzetmeler yaptılar. Bu yüzden başlarına buyruk hareket ederek hak yoldan uzaklaştılar, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih ettiler, artık doğru yola ulaşabilecekleri bir çıkış yolu da bulamayacaklar.
Ahmet Varol Bak sana nasıl örnekler verdiler de saptılar. Artık bir yol (bulmay)a güç yetiremezler.
Ali Fikri Yavuz Bak, seni nelere nisbet ettiler (şairdir, sahirdir, mecnundur dediler) de nasıl dalâlete düştüler! Artık hak yolu bulmağa güçleri yetmez.
Bekir Sadak Sana nasil misaller verdiklerine bir bak! Bu yuzden sapmislardir, artik bir yol da bulamamaktadirlar.
Celal Yıldırım Dikkat et, sana nasıl da misâller veriyorlar da bu yüzden sapıttılar ; artık bir yol da bulamıyacaklar.
Diyanet İşleri 2 Sana nasıl misaller verdiklerine bir bak! Bu yüzden sapmışlardır, artık bir yol da bulamamaktadırlar.
Fizilil Kuran Senin hakkında nasıl benzetmeler, ne tür yakıştırmalar yaptıklarına baksana! Sapıttılar, bir türlü doğru yolu bulamıyorlar.
Gültekin Onan Sana nasıl örnekler vererek saptıklarına bir bak, artık onların bir yola güçleri yetmemektedir.
Hasan Basri Cantay Bak, sana nasıl misâller getirib sapdılar. Artık onlar bir yol (bulmıy) a güc yetiremiyeceklerdir.
Hayat Neşriyat Bak, senin için (şâir, sihirbaz ve kâhin diyerek) nasıl misâller getirdiler de bu yüzden dalâlete düştüler; artık (hakka giden) bir yola güçleri yetmez.
Ibni Kesir Bak, sana nasıl misaller veriyorlar. Bunun için dalalete düşmüşlerdir. Ve bir daha yol bulamamaktadırlar.
Muhammed Esed Seni benzettikleri şeye bak (ey Peygamber!) Bir kere yoldan çıkmış bunlar ve bu yüzden (hakka çıkan) bir yol da bulacak durumda değiller artık!
Ömer Nasuhi Bilmen Bak senin için nasıl misaller irad ettiler, artık onlar sapıtmış oldular, artık onlar doğru bir yola (gitmeğe) güç yetiremezler.
Ömer Öngüt Bak! Sana nasıl misaller veriyorlar? Bunun için dalâlete düştüler ve bir daha yol bulamamaktadırlar.
Şaban Piris Sana nasıl örnek verdiklerine bir bak! Bu sebeple onlar sapıtmışlardır. Artık yol da bulamazlar.
Suat Yıldırım Bak Resulüm, seni nelere kıyas ettiler (gâh şair, gâh büyücü, gâh kâhin, gâh mecnûn dediler) de nasıl dalâlete düştüler? Hem öyle sersemleştiler ki artık yol bulacak halleri kalmadı.
Tefhim-ül Kuran Sana nasıl örnekler vererek saptıklarına bir bak, artık onların bir yola güçleri yetmemektedir.
Ümit Şimşek Seni benzettikleri şeye bak! Onlar öyle bir saptılar ki, bir daha da yollarını bulamıyorlar.

Diyanet Tefsiri Bir önceki âyette de belirtildiği gibi müşrikler Peygamber efendimiz için “şair, kâhin, mecnun, büyülenmiş” gibi haksız benzetmeler yapıyor, isnatlarda bulunuyorlardı. Âyet, gerçekler karşısında bu şekilde tavır takınan bir insanın hidayete, doğru yola ulaşmasının mümkün olmadığına işaret etmektedir.

Kurdî / کوردی / Kürtçe (Muhemmed!) Tu li wan mêze bike, ka ewan ji bona te ra heçwekîyan ça çê dikin? (Gotin: "Bengîyek e, ançker e, tepa dikebe, bê hiş e, nigaşe ye - xeyalperest. Îdî ewan bi van heçwekî­yan (rêyên rast) wunda kirine, nikarin werin rêya rast bibînin.
Sahih International / English / Ingilizce Look how they strike for you comparisons; but they have strayed, so they cannot [find] a way.
M.Pickthall / English / Ingilizce See what similitudes they coin for thee, and thus are all astray, and cannot find a road!
Muhsin Khan / English / Ingilizce See what examples they have put forward for you. So they have gone astray, and never can they find a way.
Yusuf Ali / English / Ingilizce See what similes they strike for thee: but they have gone astray, and never can they find a way.(2233)
Shakir / English / Ingilizce See what they liken you to! So they have gone astray and cannot find the way.
Dr. Ghali / English / Ingilizce Look how they strike similitudes for you. So they have erred and have been unable (to find) a way."
Albanian / Shqip / Arnavutça Ata thanë: “Apasi të bëhemi eshtra të kalbur, dhe e pluhur, a mos do të bëhemi krijesë e re e ringjallur?”
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Bir gör (müşriklər) səni kimlərə bənzətdilər (sənə şair, kahin, sehrbaz, məcnun, divanə və s. dedilər)! Onlar yoldan azdılar və bir daha doğru yolu tapa bilməzlər!
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Vidi šta o tebi oni govore, pa onda lutaju i ne mogu naći Pravi put.
Bulgarian / Български / Bulgarca Виж как те уподобиха и се заблудиха, и вече са неспособни да намерят пътя!
Chinese / 中文 / Çince 你看他怓飢A打了許多比喻,但他怍珨〞熙ㄓㄓ云痋A他怳ㄞ鈶繸o一條出路。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 你看他们为你打了许多比喻,但他们所说的都不中肯,他们不能获得一条出路。
Czech / Česky / Çekçe a říkají: "Až staneme se kostmi a prachem, budeme vzkříšeni nějakým novým stvořením?"
Dutch / Nederlands / Hollandaca Onhoudt welke bijnamen zij u geven. Maar zij zijn bedrogen; zij kunnen de waarheid nimmermeer vinden.
Farsi / فارسی / Farsça بنگرچگونه برای تو مثلها زدند ، پس گمراه شدند، لذا نمی توانند راهی (به سوی حق) بیابند.
Finnish / Suomi / Fince Katso, kuinka he keksivät sinusta vertauksia, ja siksi he joutuvat kadotukseen eivätkä kykene löytämään tietä.
French / Français / Fransızca Vois ce à quoi ils te comparent ! Ils s'égarent donc et sont incapables de trouver un chemin (vers la vérité).
German / Deutsch / Almanca Schau, wie sie dir Gleichnisse prägen, und so sind sie abgeirrt, daß sie keinen Weg (mehr) finden können.
Hausa / Hausa Dili Ka dũba yadda suka buga maka misãlai, sai suka ɓace bã su iya sãmun hanya.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Lihatlah bagaimana mereka membuat perumpamaan-perumpamaan terhadapmu; karena itu mereka menjadi sesat dan tidak dapat lagi menemukan jalan (yang benar).
Italian / Italiano / Italyanca Guarda che metafore coniano su di te. Si sviano, incapaci di seguire alcun sentiero.
Japanese / 日本語 / Japonca かれらがあなたに対し,どんな例を挙げるかを見るがいい。かれらは迷い去っている。決して道を見い出せないであろう。
Korean / 한국어 / Korece 보라 그들이 그대를 어떻게 비유했느뇨 그리하여 그들은 방황하니 복음의 길을 찾지 못하더라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Lihatlah (wahai Muhammad) bagaimana mereka menyifatkan engkau dengan yang bukan-bukan, maka dengan sebab itu mereka sesat, sehingga mereka tidak dapat mencari jalan kebenaran.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili ( നബിയേ, ) നോക്കൂ; എങ്ങനെയാണ്‌ അവര്‍ നിനക്ക്‌ ഉപമകള്‍ പറഞ്ഞുണ്ടാക്കിയതെന്ന്‌. അങ്ങനെ അവര്‍ പിഴച്ചു പോയിരിക്കുന്നു. അതിനാല്‍ അവര്‍ക്ക്‌ ഒരു മാര്‍ഗവും പ്രാപിക്കാന്‍ സാധിക്കുകയില്ല.
Maranao / mәranaw Pamimikiranang ka (ya Mohammad) o andamanaya i kinipangibaratn iran rka: Na miyadadag siran, na da a khakdg iran a lalan.
Norwegian / Norsk / Norveççe Se, hvordan de lager sammenligninger om deg, så de kommer på villstrå, og er ute av stand til å finne vei.
Polski / Polish / Polonya Dili Oni powiedzieli: "Kiedy będziemy kośćmi i prochem, to czyż będziemy wskrzeszeni w nowym stworzeniu?"
Portuguese / Português / Portekizce Olha com o que te comparam! Porém, assim se desviam, e nunca encontrarão senda alguma.
Romanian / Română / Rumence Ei spun: “Când vom fi oseminte şi ţărână, vom mai fi sculaţi ca o nouă făptură?”
Russian / Россия / Rusça Посмотри, какие притчи они приводят тебе. Они впали в заблуждение и не могут найти дорогу.
Somali / Somalice Day siday kuugu yeelaan tusaalayaal oy U dhumeen oyna u karin jidka Hanuunka.
Spanish / Español / Ispanyolca ¡Mira a qué te comparan! Se extravían y no pueden encontrar camino.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Tazama vipi wanavyo kupigia mifano. Basi wamepotea. Kwa hivyo hawawezi kuipata njia.
Svenska / Swedish / Isveççe Se där hur de beskriver dig! De har gått helt vilse och kan inte återfinna vägen.
Tatarça / Tatarish / Tatarca Кара инде Мухәммәд! Сиңа нинди мисаллар китерәләр, сихерче, ялганчы, шагыйрь диләр, алар азганнар, хак юлны табарга, әлбәттә, алар кадир түгелләр.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili จงดูเถิด ! พวกเขายกอุทาหรณ์แก่เจ้าอย่างไร ดังนั้นพวกเขาได้หลงแล้ว พวกเขาไม่สามารถหาทางใดๆ ได้
Urdu / اردو / Urduca دیکھو انہوں نے کس کس طرح کی تمہارے بارے میں باتیں بنائیں ہیں۔ سو یہ گمراہ ہو رہے ہیں اور رستہ نہیں پاسکتے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Улар сенга қандай мисол келтирганларига назар сол! Бас, залолатга кетдилар ва (тўғри) йўлга қодир бўлмаслар.
Bengali / বাংলা / Bengalce দেখুন, ওরা আপনার জন্যে কেমন উপমা দেয়। ওরা পথভ্রষ্ট হয়েছে। অতএব, ওরা পথ পেতে পারে না।
Tamil / தமிழர் / Tamilce (நபியே!) உமக்கு அவர்கள் எத்தகை உவமைகளைச் சொல்கிறார்கள் என்பதை கவனித்துப்பாரும்! ஆகவே, அவர்கள் வழிகெட்டு விட்டார்கள்; (நேரான) வழிக்கு அவர்கள் சக்திப்பெற மாட்டார்கள்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>