1. Hîzb, İsrâ Sûresi

İsrâ Suresi 26. Ayeti Meali

وَآتِ ذَا الْقُرْبَى حَقَّهُ وَالْمِسْكِينَ وَابْنَ السَّبِيلِ وَلاَ تُبَذِّرْ تَبْذِيرًا
Veâti żâ-lkurbâ hakkahu velmiskîne vebne-ssebîli velâ tubeżżir tebżîrâ(n)
1
ve âti
ve ver
2
ze el kurbâ
karib olan, yakınlık sahibi, akraba
3
hakka-hu
onun hakkı
4
ve el miskîne
ve miskinlere (çalışamayacak durumda olan ihtiyarlara)
5
vebnes sebîli (ve ibne es sebîli)
ve yolda olan
6
ve lâ tubezzir
ve savurma, israf etme
7
tebzîren
israf ederek, savurarak, malı gereksiz yere harcayarak

Diyanet İşleri Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver, fakat saçıp savurma.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver. Bununla beraber malını saçıp savurma.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Akrabaya hakkını ver; yoksula, yolda kalmış olana da; bununla beraber saçıp savurma!
Elmalılı Hamdi Yazır Karabet sahibine de hakkını ver, miskîne de, yolda kalmışa da, bununla beraber saçıp savurma
Diyanet Vakfı Bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma.
Abdulbaki Gölpınarlı Akrabâya, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver ve israfta ileri giderek boş yere, haksız yere malını saçma, savurma.
Adem Uğur Bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma.
Ahmed Hulusi Yakınlara hakkını ver; yoksula ve yolda kalmışa da. . . (Fakat) ölçüsüz de dağıtma!
Ahmet Tekin Akrabalara, çevresi çaresi olmayan yoksullara, yolda kalan muhtaç yolcuya, Allah’ın tanıdığı, belirlediği sorumluğu yerine getir, onların hakkını ver. Malını layık olmayan yerlerde harcayarak saçıp savurma.
Ahmet Varol Yakına hakkını ver. Yoksula ve yolda kalmışa da. (Malını) saçıp savurma.
Ali Fikri Yavuz Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver. Bununla beraber (malını) büsbütün saçıp savurma.
Bekir Sadak Yakinina, duskune, yolcuya hakkini ver; elindekiler sacip savurma.
Celal Yıldırım Yakınlara, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver ve sakın saçıp savurma.
Diyanet İşleri 2 Yakınına, düşküne, yolcuya hakkını ver; elindekileri saçıp savurma.
Fizilil Kuran Akrabalarına, yoksula ve yarı yolda kalan yolcuya hakkını ver. Fakat savurganca davranma.
Gültekin Onan Akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da. İsraf ederek saçıp savurma.
Hasan Basri Cantay Hısıma, yoksula, yolda kalmışa hak (lar) ını ver. (Malını) israf ile saçıb savurma.
Hayat Neşriyat Akrabâya, yoksula ve yolda kalmışa da hakkını ver; fakat isrâf ederek saçıp savurma!
Ibni Kesir Yakınlara hakkını ver. Miskine, yolcuya da. Ama saçıp savurma.
Muhammed Esed Ve (ey insanoğlu,) yakın(ların)a hak(lar)ını ver; düşküne de, yolda kalmışa da; ama sakın (elindekini) anlamsız, amaçsız bir biçimde saçıp savurma.
Ömer Nasuhi Bilmen Ve karabet sahibine hakkını ver, düşküne de, parasız kalmış yolcuya da (ver). Ve saçıp savurma.
Ömer Öngüt Akrabaya, yoksula, yolda kalana hakkını ver. Malını israf ile saçıp savurma.
Şaban Piris (26-27) Akrabaya, düşküne ve yolda kalmışa hakkını ver. Fakat, saçıp savurma! Çünkü saçıp savuranlar, şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı pek nankördür.
Suat Yıldırım (26-27) Yakınlarına, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver, sakın saçıp savurma! Çünkü savurganlar şeytanların kardeşleri olmuşlardır. Şeytan ise Rabbine karşı pek nankördür.
Tefhim-ül Kuran Akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da. İsraf ederek saçıp savurma.
Ümit Şimşek Akrabaya, yoksullara, yolculara hakkını ver; israfla saçıp savurma.

Diyanet Tefsiri Üçüncü ödev akrabaya ve muhtaçlara iyilik etmek, hayır yapmaktır. Bu hususta önceliği olanlar akrabalar olduğu için 26. âyette onlar başa alınmıştır. Bu âyetteki “... hakkını ver” ifadesi, hem nafaka borcunu ve zekât ibadetini hem de bunun ötesinde nâfile cinsinden hayırları kapsamaktadır. Burada yoksulların da zikredilmesi, yardımın özellikle malî olanının söz konusu edildiğini gösterir. “Savurganlar şeytanların dostlarıdır” ifadesi, “Kötü iş yapmak bakımından onlarla şeytanlar arasında bir benzerlik gerçekleşir” şeklinde açıklanmıştır (Râzî, XX, 193). Râzî’ye göre âyet metninde şeytanın niteliği olarak geçen “kefûr”dan maksat, şeytanın varlığını isyana adaması, yer yüzünde bozgunculuk yapıp insanları yoldan saptırmasıdır. Bunun gibi Allah’ın kendisine mal ve mevki nasip ettiği kimse bunu Allah rızâsına aykırı yollarda kullanırsa o da şeytanın niteliği olan kefûr sıfatıyla nitelendirilir (XX, 194).

Kurdî / کوردی / Kürtçe Û (Muhemmed! Tu bi tevê kesan va) mafê bira û pismanan û belengaz û rêwîyan (ji malê xwe) bidine wan, tu (malê xwe bê perwa) bi destvekirî belav neke.
Sahih International / English / Ingilizce And give the relative his right, and [also] the poor and the traveler, and do not spend wastefully.
M.Pickthall / English / Ingilizce Give the kinsman his due, and the needy, and the wayfarer, and squander not (thy wealth) in wantonness.
Muhsin Khan / English / Ingilizce And give to the kindred his due and to the Miskin (poor) and to the wayfarer. But spend not wastefully (your wealth) in the manner of a spendthrift . [Tafsir. At-Tabari, Vol. 10, Page 158 (Verse 9: 60)].
Yusuf Ali / English / Ingilizce And render to the kindred their due rights, as (also) to those in want, and to the wayfarer:(2208) But squander not (your wealth) in the manner of a spendthrift.(2209)
Shakir / English / Ingilizce And give to the near of kin his due and (to) the needy and the wayfarer, and do not squander wastefully.
Dr. Ghali / English / Ingilizce And bring to a near kinsman his true (right) and (to) the indigent and the wayfarer; and do not squander wantonly (Literally: in "wanton" squandering).
Albanian / Shqip / Arnavutça Dhe jepi çdo të afërmi të drejtën që i takon, edhe të varfërit, edhe atij në kurbet, po mos shpenzo tepëre pa rrugë.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Qohum-əqrabaya da, miskinə də, (pulu qurtarıb yolda qalan) müsafirə də haqqını ver. Eyni zamanda (mal-dövlətini əbəs yerə) sağa-sola da səpələmə!
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Daj bližnjem svome pravo njegovo, i siromahu, i putniku, ali ne rasipaj mnogo,
Bulgarian / Български / Bulgarca И отдай на роднината правото му, и на нуждаещия се, и на пътника [в неволя], но не пилей с прахосничество!
Chinese / 中文 / Çince 你應當把親情B貧民、旅客所應得的周濟分給他怴A你不n揮霍;
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 你应当把亲戚、贫民、旅客所应得的周济分给他们,你不要挥霍;
Czech / Česky / Çekçe A dávej příbuznému po právu, a také chuďasovi a po cestě Boží jdoucímu,však nerozhazuj rozhazováním,
Dutch / Nederlands / Hollandaca Geef uwen naaste terug, wat gij hem schuldig zijt , en ook aan den arme en den reiziger, en verteer uw vermogen niet roekeloos.
Farsi / فارسی / Farsça و حق خویشاوندان را بپرداز، و (همچنین حق) مسکین ، و در راه مانده را (بپرداز) و هرگز اسراف (و تبذیر) نکن .
Finnish / Suomi / Fince Tee sukulaisillesi oikeutta, samoin tarvitseville ja vaeltajille, mutta älä antaudu tuhlailuun.
French / Français / Fransızca "Et donne au proche parent ce qui lui est dû ainsi qu'au pauvre et au voyageur (en détresse). Et ne gaspille pas indûment,
German / Deutsch / Almanca Und gib dem Verwandten sein Recht, ebenso dem Armen und dem Sohn des Weges. Und handle nicht ganz verschwenderisch.
Hausa / Hausa Dili Kuma ka bai wa ma'abũcin zumunta hakkinsa da miskĩna da ɗan hanya. Kuma kada ka bazzara dũkiyarka, bazzarãwa.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Dan berikanlah kepada keluarga-keluarga yang dekat akan haknya, kepada orang miskin dan orang yang dalam perjalanan dan janganlah kamu menghambur-hamburkan (hartamu) secara boros.
Italian / Italiano / Italyanca Rendi il loro diritto ai parenti, ai poveri e al viandante, senza [per questo] essere prodigo,
Japanese / 日本語 / Japonca 近親者に,当然与えるべきものは与えなさい。また貧者や旅人にも。だが粗末に浪費してはならない。
Korean / 한국어 / Korece 친척과 불쌍한 사람과 여행 자에게도 자선을 베풀되 낭비하지말라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Dan berikanlah kepada kerabatmu, dan orang miskin serta orang musafir akan haknya masing-masing; dan janganlah engkau membelanjakan hartamu dengan boros yang melampau.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili കുടുംബബന്ധമുള്ളവന്ന്‌ അവന്‍റെ അവകാശം നീ നല്‍കുക. അഗതിക്കും വഴിപോക്കന്നും ( അവരുടെ അവകാശവും ) . നീ ( ധനം ) ദുര്‍വ്യയം ചെയ്ത്‌ കളയരുത്‌.
Maranao / mәranaw Na bgan ka ko tonganay so kabnar iyan, go so miskin, go so gii mlayalayag a makakhakadiyat a miyakawang sa lalan. Go di ka phamagola sa kaplaga.
Norwegian / Norsk / Norveççe Gi din slektning det som tilkommer ham, og den fattige og den veifarende. Men øs ikke ut i sløseri.
Polski / Polish / Polonya Dili I dawaj krewnemu, co mu się należy, i biednemu, i podróżnemu; lecz nie rozrzucaj nadmiernie!
Portuguese / Português / Portekizce Concede a teu parente o que lhe é devido, bem como ao necessitado e ao viajante, mas não sejas perdulário,
Romanian / Română / Rumence Risipitorii sunt fraţii diavolilor, iar Diavolul este foarte nerecunoscător faţă de Domnul său.
Russian / Россия / Rusça Раздавай должное родственнику, бедняку и путнику, но не расточай чрезмерно.
Somali / Somalice Sii qaraabada xaqeeda iyo Miskiinka iyo socdaalka hana ku xadgudbin bixin Xadgudub (iyo si xun).
Spanish / Español / Ispanyolca Da lo que es de derecho al pariente, así como al pobre y al viaiero, pero sin prodigarte demasiado,
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Na mpe aliye jamaa yako haki yake, na masikini, na msafiri; wala usitumie ovyo kwa fujo.
Svenska / Swedish / Isveççe Och ge den nära anförvanten vad han med rätta väntar och [ge till] den behövande och vandringsmannen, men slösa inte över all måtta.
Tatarça / Tatarish / Tatarca Дәхи якын кардәшләрнең вә мескеннәрнең вә мосафирларның хакларын бир! Әмма малыңны тиешсез җирләргә исраф итмә!
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili และจงให้สิทธิแก่ญาติที่ใกล้ชิด และผู้ขัดสน และผู้เดินทาง และอย่าสุรุ่ยสุร่ายอย่างฟุ่มเฟือย
Urdu / اردو / Urduca اور رشتہ داروں اور محتاجوں اور مسافروں کو ان کا حق ادا کرو۔ اور فضول خرچی سے مال نہ اُڑاؤ
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Қариндошга ҳаққини бер! Мискинга ва кўчада қолганга ҳам. Исрофгарчиликка мутлақо йўл қўйма.
Bengali / বাংলা / Bengalce আত্নীয়-স্বজনকে তার হক দান কর এবং অভাবগ্রস্ত ও মুসাফিরকেও। এবং কিছুতেই অপব্যয় করো না।
Tamil / தமிழர் / Tamilce இன்னும், உறவினருக்கு அவருடைய உரிமை (பாத்தியதை)களைக் கொடுப்பீராக மேலும், ஏழைகளுக்கும் வழிப்போக்கர்களுக்கும், (அவரவர்களுக்கு உரியதைக் கொடுத்து விடுவீராக!) வீணாகப் (பொருளை) விரையஞ் செய்யாதீர்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>