1. Hîzb, İsrâ Sûresi

İsrâ Suresi 20. Ayeti Meali

كُلاًّ نُّمِدُّ هَؤُلاء وَهَؤُلاء مِنْ عَطَاء رَبِّكَ وَمَا كَانَ عَطَاء رَبِّكَ مَحْظُورًا
Kullen numiddu hâulâ-i vehâulâ-i min ‘atâ-i rabbike vemâ kâne ‘atâu rabbike mahzûrâ(n)
1
kullen
herkes, hepsi
2
numiddu
yardım ederiz, arttırırız, veririz
3
hâulâi
bunlar
4
ve hâulâi
ve bunlar
5
min atâi
ihsan(lar)dan
6
rabbi-ke
senin Rabbinin
7
ve mâ kâne
ve değildir, olmadı
8
atâu
ihsan(lar)
9
rabbi-ke
senin Rabbinin
10
mahzûren
mahzur, hazer edilmiş, men edilmiş, sınırlı, kısıtlı

Diyanet İşleri Rabbinin lütfundan her birine; onlara da, bunlara da veririz. Rabbinin lütfu (hiç kimseye) yasaklanmış değildir.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Hepsine; (dünyayı isteyenlere de, ahireti isteyenlere de) Rabbinin ihsanından veririz. Rabbinin ihsanı kısıtlanmış değildir.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Hepsine, onlara da onlara da Rabbinin ihsanından veririz. Rabbinin verişi yasak değildir.
Elmalılı Hamdi Yazır Hepsine imdad ederiz: hem onlara hem onlara, mahzâ rabbının atâsından, rabbının atâsı yasak değildir
Diyanet Vakfı Hepsine, onlara da bunlara da (dünyayı isteyenlere de ahireti isteyenlere de) Rabbinin ihsanından (istediklerini) veririz. Rabbinin ihsanı kısıtlanmış değildir.
Abdulbaki Gölpınarlı Onlara da, bunlara da, hepsine, Rabbinin lütuf ve ihsânından yardımda bulunuruz, bağışlar dururuz ve Rabbinin ihsânı, kimseden men edilmez.
Adem Uğur Hepsine, onlara da bunlara da (dünyayı isteyenlere de ahireti isteyenlere de) Rabbinin ihsanından (istediklerini) veririz. Rabbinin ihsanı kısıtlanmış değildir.
Ahmed Hulusi Hepsine, onlara da bunlara da Rabbinin lütfundan göndeririz. . . Rabbinin lütfu sınırlandırılmış değildir.
Ahmet Tekin Hepsine, dünyayı isteyenlere de, âhireti isteyenlere de, Rabbinin ihsanından veririz. Rabbinin ihsanı, sınırlı ve kısıtlanmış değildir.
Ahmet Varol Onlara da bunlara da herbirine Rabbinin ihsanından veririz. Rabbinin ihsanı kesilmiş değildir.
Ali Fikri Yavuz Her birine: dünyayı isteyen şunlara da, ahireti isteyen bunlara da, Rabbinin dünyadaki ihsanından veririz. Rabbinin dünyadaki ihsan ve bahşişi hiç kimseden menedilmiş değildir.
Bekir Sadak Onlarin ve bunlarin her birine Rabbinin nimetinden ulastirirz. Esasen Rabbinin nimeti kimseye yasak kilinmis degildir.
Celal Yıldırım Her birine: Onlara da, bunlara da Rabbinin bağış ve ihsanından ardarda veririz. Zaten Rabbinin bağış ve ihsanı (kimselerden) yasaklanmış değildir.
Diyanet İşleri 2 Onların ve bunların her birine Rabbinin nimetinden ulaştırırız. Esasen Rabbinin nimeti kimseye yasak kılınmış değildir.
Fizilil Kuran Her iki grubu da yani berikilere de ötekilere de Rabbinin bağışından pay veririz. Hiç kimse Rabbinin bağışından mahrum edilmez. Onun bağış kapısı herkese açıktır.
Gültekin Onan Hepsine, onlara da, bunlara da rabbinin ihsanından 'arttırarak veririz.' Rabbinin ihsanı kesilmiş değildir.
Hasan Basri Cantay Her birine, onlara da, bunlara da Rabbinin vergisinden birbiri ardınca veririz. Rabbinin vergisi (kimseden) men edilmiş değildir.
Hayat Neşriyat Herbirine, onlara ve bunlara (dünyayı isteyenlere de, âhireti isteyenlere de)Rabbinin ihsânından meded veririz. Rabbinin ihsânı ise (kimseye) yasaklanmış değildir.
Ibni Kesir Her birine, bunlara da, onlara da Rabbının nimetinden ulaştırırız. Rabbının nimeti engellenmiş değildir.
Muhammed Esed Hepsine -bunlara da, ötekilere de- Rabbinin lütfundan ulaştırmaktayız; çünkü senin Rabbinin lütfu (insanların bir kısmıyla) sınırlı değildir.
Ömer Nasuhi Bilmen Hepsine, onlara da ve ötekilerine de Rabbin atasından imdat ederiz. Ve Rabbin atası men'edilmiş değildir.
Ömer Öngüt Hepsine, onlara da bunlara da (dünyayı isteyene de ahireti isteyene de) Rabbinin vergisinden birbiri ardınca veririz. Esasen Rabbinin ihsanı hiç kimseye yasak kılınmış değildir.
Şaban Piris Hepsine, hem onlara hem bunlara Rabbinin nimetlerinden veririz. Rabbinin bağışı kimseye yasak kılınmış değildir.
Suat Yıldırım Hepsine, dünyayı isteyenlere de, âhireti isteyenlere de Rabbinin ihsanından veririz. Rabbinin ihsanı kısıtlanmış değildir.
Tefhim-ül Kuran Hepsine, onlara da bunlara da Rabbinin ihsanından 'artırarak veririz'. Rabbinin ihsanı kesilmiş değildir.
Ümit Şimşek Biz onlara da, bunlara da Rabbinin lütfundan veririz. Rabbinin lütfu ise kısıtlanmış değildir.

Diyanet Tefsiri Râzî’nin kaydettiği bir yoruma göre 18. âyet 13. âyetin, “Her insanın sorumluluğunu omuzuna yükledik” meâlindeki kısmının açıklaması mahiyetindedir. 13. âyete göre her insanın sorumluluğu kendisine aittir. O halde kim seçimini yalnız dünya çıkarları için kullanır da mal-mülk, mevki-makam elde etmek için çalışırsa bilmelidir ki bir imtihan alanı olan bu dünyada Allah herkese her istediğini değil, fakat kendi istediği kimselere uygun gördüğü şeyleri verir. Ama böyleleri Allah’ın rızâsını değil, kendi dünyevî tutkularını esas aldıkları için artık yergiyi de hak etmiş olacak ve Allah’ın rahmetinden mahrum kalarak cehenneme atılacaklardır (Râzî, XX, 178). Âyet, bazı dünyevî değerleri elde etmenin gerçek anlamda bir ayrıcalık ve üstünlük olarak algılanmaması gerektiği hususunda anlamlı bir uyarı olarak değerlendirilmelidir. Çünkü Allah’ın bizden beklediği “âhireti istemek”tir. Âhireti istemenin ne anlama geldiği sorusu da önem taşımaktadır. Bu iki âyette “dünya işi yapan, âhiret işi yapan” denmeyip “dünyayı isteyen, âhireti isteyen” denmesi söz konusu sorunun cevabını bulmada büyük önem taşımaktadır. Çünkü burada yapılan iş değil, o işle neyin hedeflendiğinin altı çizilmekte, yani niyetlere dikkat çekilmektedir. Zira insan dünya işi yaparken âhiret iyiliğini hedefleyebileceği gibi âhiret işi yaparken (ibadet ederken) dünya çıkarlarını da hedefleyebilir. Böylece eylemlerin Allah katındaki değerini tayin eden birinci unsur niyetlerimizdir. Bu sebeple Hz. Peygamber, “Ameller niyetlere göredir” buyurmuştur (Buhârî, “Bed’ü’l-vahy”, 1). Bir insan, işlerini, hatta ibadetlerini âhireti esas alarak değil de dünya menfaatini kendisine hedef seçerek yaparsa bu kişi dünyayı istemiş olur; fakat ibadet ve itaatleri yanında dünya işi yaparken de bunu Allah’ın hükümlerine uyarak, âhirette Allah’a hesap vereceğini düşünerek, sevabını Allah’tan umarak o işi dürüstlükle yaparsa bu kişi âhireti istemiş olur. Herkes kendi niyetine göre karşılık bulur. 19. âyette hayırlı bir eylemin üç şartına dikkat çekilmektedir: a) Âhiret sevabı istenmeli, b) Sadece istemekle kalmayıp âhireti kazandıracak işler yapılmalı, c) Bütün bunlar inanarak yapılmalı (Zemahşerî, II, 356). Âyette inanmanın şart olarak yer alması, diğerlerinin anlamlı hale gelmesi ve sonuç vermesinin inanmaya bağlı olduğunu göstermektedir.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Em ji hemûşkan ra jî; ewanê (jîna cîhanê va ne) û ewanê (jîna para da va ne û ewanê herduk jîn jî va ne û ewanê file û bawerger jî) ji dayîna Xudayê te ji wan ra raber dikin. Qencîyên Xudayê (te ji tu kesê va ye ra) ne hatîye birînê.
Sahih International / English / Ingilizce To each [category] We extend - to these and to those - from the gift of your Lord. And never has the gift of your Lord been restricted.
M.Pickthall / English / Ingilizce Each do We supply, both these and those, from the bounty of thy Lord. And the bounty of thy Lord can never be walled up.
Muhsin Khan / English / Ingilizce To each these as well as those We bestow from the Bounties of your Lord. And the Bounties of your Lord can never be forbidden.
Yusuf Ali / English / Ingilizce Of the bounties of thy Lord We bestow freely on all- These as well as those: The bounties of thy Lord are not closed (to anyone).(2200)
Shakir / English / Ingilizce All do We aid-- these as well as those-- out of the bounty of your Lord, and the bounty of your Lord is not confined.
Dr. Ghali / English / Ingilizce Each do We supply, these and these (too) from your Lord?s gift, and in no way can your Lord's gift be walled up.
Albanian / Shqip / Arnavutça Ne secilit atyre dhe atyre i japim nga të mirat e Zotit tënd dhe dhënia e Zotit tënd nuk është e kufizuar.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Onların və bunların hər birinə Rəbbinin ne’mətindən verərik. Rəbbinin ne’məti (istər dünyada, istərsə də axirətdə heç kəsə) qadağan deyildir.
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Svima njima, i jednima i drugima, dajemo darove Gospodara tvoga; a darovi Gospodara tvoga nisu nikome zabranjeni.
Bulgarian / Български / Bulgarca За всички набавяме -; и за тези, и за онези -; от дара на твоя Господ. Дарът на твоя Господ не е възбранен.
Chinese / 中文 / Çince 這等人和那等人,我都n以你的主的賞賜資助他怴A你的主的賞賜,不是受阻礙的。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 这等人和那等人,我都要以你的主的赏赐资助他们,你的主的赏赐,不是受阻碍的。
Czech / Česky / Çekçe Všem, těm i oněm, My rozmnožíme Pána tvého dary a Pána tvého dary neznají omezení.
Dutch / Nederlands / Hollandaca Wij verleenen de gaven van uwen Heer aan dezen en aan genen; want Gods gaven zullen niemand worden geweigerd.
Farsi / فارسی / Farsça هر یک از اینان و آنان (از هر دو گروه) از عطای پروردگارت (بهره و) کمک می دهیم، و عطای پروردگارت هرگز (از کسی) باز داشته شده نیست (مؤمن وکافر همه از نعمتهای دنیوی بهره مند می شوند)
Finnish / Suomi / Fince Kaikille - niin hyvin jälkimmäisille kuin edellisille - Me ojennamme Herrasi lahjat, ja Herrasi lahjat ovat rajattomat.
French / Français / Fransızca Nous accordons abondamment à tous; ceux-ci comme ceux-là, des dons de ton Seigneur. Et les dons de ton Seigneur ne sont refusés [à personne].
German / Deutsch / Almanca Sie alle, diese und jene, unterstützen Wir mit etwas von der Gabe deines Herrn. Und die Gabe deines Herrn wird nicht verwehrt.
Hausa / Hausa Dili Dukkansu Munã taimakon waɗannan da waɗancan daga kyautar Ubangijinka, kuma kyautar Ubangijinka ba ta kasance hananna ba.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Kepada masing-masing golongan baik golongan ini maupun golongan itu Kami berikan bantuan dari kemurahan Tuhanmu. Dan kemurahan Tuhanmu tidak dapat dihalangi.
Italian / Italiano / Italyanca Sosterremo con i doni del tuo Signore questi e quelli. I doni del tuoSignore non sono negati a nessuno.
Japanese / 日本語 / Japonca われは凡ての者に,これらの者にもまたかれらにも,あなたの主の賜物を広く授ける。あなたの主の賜物には限界はないのである。
Korean / 한국어 / Korece 하나님은 이들에게도 그리고저들에게도 보상을 주리라 그대 주님의 보상은 제한됨이 없노라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Tiap-tiap golongan dari keduanya, golongan dunia dan golongan akhirat Kami hulurkan kepada mereka dari pemberian Tuhanmu (wahai Muhammad); dan tiadalah pemberian Tuhanmu itu tersekat (dari sesiapapun).
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili ഇക്കൂട്ടരെയും അക്കൂട്ടരെയും എല്ലാം തന്നെ ( ഇവിടെ വെച്ച്‌ ) നാം സഹായിക്കുന്നതാണ്‌. നിന്‍റെ രക്ഷിതാവിന്‍റെ ദാനത്തില്‍ പെട്ടതത്രെ അത്‌. നിന്‍റെ രക്ഷിതാവിന്‍റെ ദാനം തടഞ്ഞ്‌ വെക്കപ്പെടുന്നതല്ല.
Maranao / mәranaw Oman i isa na pmbgan Ami so siran nai go so siran aya, ko pammgayan o Kadnan ka: Na da ko btad o pammgayan o Kadnan ka iba kharn.
Norwegian / Norsk / Norveççe Alle sammen, både disse og de andre, forstrekker Vi med Herrens gaver. Herrens gaver kjenner ingen begrensning.
Polski / Polish / Polonya Dili My wszystkich wspomożemy - i tych, i tych - z darów twego Pana; a dary twego Pana nie są nigdy ograniczone.
Portuguese / Português / Portekizce Tanto a estes como àqueles agraciamos com as dádivas do teu Senhor; porque as dádivas do teu Senhor jamais foramnegadas a alguém.
Romanian / Română / Rumence Vezi cum i-am ales pe unii înaintea altora? În Viaţa de Apoi vor fi însă trepte mai înalte şi înălţarea va fi mai mare.
Russian / Россия / Rusça Каждого из тех и других Мы наделяем дарами твоего Господа, и дары твоего Господа не являются запрещенными.
Somali / Somalice Dhammaan waxbaan uga Fidinaa kuwaas (Doona Adduun) iyo kuwaas (Doona aakhiro) siismada Eebahaa, mana aha siismada Eebahaa mid Reeban.
Spanish / Español / Ispanyolca A unos y a otros, a todos, les concederemos en abundancia de los dones de tu Señor. ¡Los dones de tu Señor no se niegan a nadie!
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Wote hao tunawakunjulia - hawa na hao - katika neema za Mola wako Mlezi. Wala neema za Mola wako Mlezi hazizuiliki.
Svenska / Swedish / Isveççe Öt alla - åt de förra såväl som åt de senare - ger Vi något av din Herres gåvor; ingen gräns har satts för din Herres givmildhet.
Tatarça / Tatarish / Tatarca Ахирәт өчен тырышучыга да һәм дөньяны гына кәсеп итүчегә дә дөньяда ризыкны бирәбез, дөньяда вакытта Раббыңның ризык бирүе һичкемнән туктатылмады.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili ทั้งหมด เราช่วยเขาเหล่านี้และเขาเหล่าโน้น จากการประทานให้ของพระเจ้าของเจ้า และการประทานให้ของพระเจ้าของเจ้านั้นมิถูกห้าม (แก่ผู้ใด)
Urdu / اردو / Urduca ہم اُن کو اور ان کو سب کو تمہارے پروردگار کی بخشش سے مدد دیتے ہیں۔ اور تمہارے پروردگار کی بخشش (کسی سے) رکی ہوئی نہیں
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Барчага–манавиларга ҳам, анавиларга ҳам Роббингнинг атою неъматларидан чўзамиз. Роббингнинг атою неъматлари ман бўлган эмас. (Барча бандаларга, яъни, охиратни истаган, иймонга келиб, ибодат қилиб, керакли саъй-ҳаракатларни қилганларга ҳам, дунёни истаб, иймонга келмай, исён қилиб, гуноҳкор бўлиб юрганларга ҳам Робингнинг атою неъматларидан берамиз.)
Bengali / বাংলা / Bengalce এদেরকে এবং ওদেরকে প্রত্যেককে আমি আপনার পালনকর্তার দান পৌছে দেই এবং আপনার পালকর্তার দান অবধারিত।
Tamil / தமிழர் / Tamilce இ(ம்மையை விரும்புப)வர்களுக்கும், (மறுமையை ஆசிக்கும்) மற்றவர்களுக்கும் உமது இறைவனாகிய நமது அருட்கொடையிலிருந்து நாமே உதவி செய்கிறோம்; உமது இறைவனின் அருட்கொடை (எவருக்கும்) தடுக்கப்பட்டதாக இல்லை.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>