3. Hîzb, İsrâ Sûresi

İsrâ Suresi 106. Ayeti Meali

وَقُرْآناً فَرَقْنَاهُ لِتَقْرَأَهُ عَلَى النَّاسِ عَلَى مُكْثٍ وَنَزَّلْنَاهُ تَنزِيلاً
Vekur-ânen feraknâhu litakraehu ‘alâ-nnâsi ‘alâ mukśin venezzelnâhu tenzîlâ(n)
1
ve kur’ânen
ve Kur’ân-ı Kerim
2
faraknâ-hu
onu kısımlara ayırdık
3
li takree-hu
onu okuman için
4
alen nâsi (alâ en nâsi)
insanlara
5
alâ muksin
uzun sürede
6
ve nezzelnâ-hu
ve onu indirdik
7
tenzîlen
bir indirme ile, indiriş ile, tenzil ederek

Diyanet İşleri Biz Kur’an’ı, insanlara dura dura okuyasın diye âyet âyet ayırdık ve onu peyderpey indirdik.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Sana Kur'ân'ı verdik ve onu insanlara sindire sindire okuyasın diye (kısımlara) ayırdık ve biz onu yavaş yavaş indirdik.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Hem onu bir Kur'an olarak ayet ayet ayırdık ki, insanlara dura dura okuyasın, hem de gerektikçe parça parça indirdik.
Elmalılı Hamdi Yazır Hem onu bir Kur'an olmak üzere âyet âyet ayırdık ki nâsa dura dura okuyasın hem de tenzil suretiyle ceste ceste indirdik
Diyanet Vakfı Biz onu, Kur'an olarak, insanlara dura dura okuyasın diye (âyet âyet, sûre sûre) ayırdık; ve onu peyderpey indirdik.
Abdulbaki Gölpınarlı Bir Kur'ân'dır ki onu insanlara dura dura, yavaş yavaş okuman için âyet âyet, sûre sûre ayırdık ve onu azar azar indirdik.
Adem Uğur Biz onu, Kur'an olarak, insanlara dura dura okuyasın diye (âyet âyet, sûre sûre) ayırdık; ve onu peyderpey indirdik.
Ahmed Hulusi Kurân'ı birbirinin tamamlayıcısı bölümlere ayırdık ki, insanlara, Onu hazmetmelerine imkân tanıyarak, zaman içinde yavaş yavaş okuyasın. . . Biz Onu kısım kısım indirdik.
Ahmet Tekin Sana bütün ilâhî kitaplardaki dinî-ilmî esasları içeren, okunan bir kitap, Kur’ân verdik. Onu insanlara dura dura okuyasın diye âyet âyet, sûre sûre ayırdık. Biz onu bölüm bölüm indirdik.
Ahmet Varol Onu bir Kur'an olarak, insanlara dura dura okuman için (ayet ayet) ayırdık ve onu (ihtiyaca göre) kademe kademe indirdik.
Ali Fikri Yavuz Hem onu, bir Kur’ân olarak âyetlere ayırdık ki, insanlara dura dura okuyasın. Biz, onu yavaş yavaş (ve âyet âyet yirmi üç yılda) indirdik.
Bekir Sadak Kuran'i, insanlara agir agir okuman icin, bolum bolum indirdik ve onu gerektikce indirdik.
Celal Yıldırım İnsanlara, ağır ağır, aralıklı, nefes ala ala okuyasın diye Kur'ân'ı parça parça sunduk, gerektikçe (ihtiyaca göre) indirdik.
Diyanet İşleri 2 Kuran'ı, insanlara ağır ağır okuman için, bölüm bölüm indirdik ve onu gerektikçe indirdik.
Fizilil Kuran Kur'an'ı insanlara ağır ağır okuyasın diye bölümlere ayırdık ve ihtiyaçlar gerektikçe bölüm bölüm indirdik.
Gültekin Onan Onu bir Kuran olarak, insanlara dura dura okuman için (bölüm bölüm) ayırdık ve onu safha safha bir indirme ile indirdik.
Hasan Basri Cantay Biz onu bir Kur'an olmak üzere (âyet âyet) ayırdık ki insanlara karşı, dura dura (ağır ağır, dâne dâne) okuyasın. Biz onu tedricen indirdik.
Hayat Neşriyat Hem onu, bir Kur’ân olarak (âyet âyet) kısımlara ayırdık ki, insanlara onu (iyice anlayabilmeleri için) dura dura okuyasın! Çünki onu (hâdiselere göre, size bir ders olmak üzere) azar azar indirdik.
Ibni Kesir Bir de Kur'an'ı insanlara ağır ağır okuman için, bölüm bölüm ve gerektikçe indirdik.
Muhammed Esed ve ayrıca onu, insanlara yavaş yavaş okuyasın diye bir Kuran, temel bir okuma metni olarak bölüm bölüm açıkladık, ayet ayet indirdik.
Ömer Nasuhi Bilmen Ve onu Kur'an olarak vakit vakit (müneccemen) indirdik, onu nâsa teennî ile (dura dura) okuyasın diye. Ve onu birbiri ardınca (müteferrik surette) indirmiş olduk.
Ömer Öngüt Sana Kur'an'ı verdik ve onu insanlara yavaş yavaş okuman için kısım kısım indirdik.
Şaban Piris Kur’an’ı, insanlara dura dura okuyasın diye kısım kısım indirdik. O’nu yavaş yavaş indirdik.
Suat Yıldırım Hem o vahyi, insanların zihinlerine sindire sindire okuman için, zaman zaman gelen Kur’ân dersleri halinde indirdik
Tefhim-ül Kuran Onu bir Kur'an olarak, insanlara dura dura okuman için (bölüm bölüm) ayırdık ve onu safha safha bir indirme ile indirdik.
Ümit Şimşek Hem Kur'ân'ı insanlara fasılalar halinde okuyasın diye bölümlere ayırdık ve parça parça indirdik.

Diyanet Tefsiri Kur’an’ın “gerçeğin bilgisi” olmasından maksat, onun yalnızca gerçeği, doğruyu içermesi; Allah’ın varlığı, birliği, aşkın sıfatları, peygamberlik ve âhiret hayatı gibi temel dinî akîdeleri, bütün ilâhî dinlerde ortak olan evrensel hakikatleri bildirmesidir. Âyet aynı zamanda Kur’an’ın da hak olduğunu, yani hem Allah’ın kelâmı olduğunda kuşku bulunmadığını, hem de ebedî olarak kalacak olan değişmez hakikat olduğunu, gerçeğin ortaya konması dışında başka bir amaçla indirilmediğini dile getirmektedir (Râzî, XXI, 67-68). Taberî’ye göre Kur’an’ın hak olarak indirilmesinden maksat, onun adalet ve insafı, güzel ahlâkı, iyi ve övgüye değer davranışları emretmesi; zulüm, haksızlık, kötü huy ve çirkin davranışları yasaklamasıdır (XV, 177). Kur’an, Hz. Peygamber’e kırk yaşından itibaren yirmi üç seneye yakın bir sürede âyetler ve sûreler halinde kısım kısım indirilmiş; bu da Resûlullah’ın ilâhî tebliğleri insanlara zamana, zemine ihtiyaçlara ve şartlara göre yavaş yavaş, anlata anlata, hazmettirerek okuması, duyurması imkânını getirmiştir. Bu durum aynı zamanda müminlerin de ilâhî hükümleri merhale merhale, alışa alışa uygulamalarını sağlamıştır. Hatta içki yasağıyla ilgili âyetlerde olduğu gibi bazı âyetler, insanların doğal olarak birden terketmeleri mümkün olmayan kötü alışkanlıklarını, yanlış inanç ve telakkilerini zaman içinde terketmelerini kolaylaştıracak bir süreçte indirilmiştir.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Me beratên wê Qur’anê anî ji hev derxist, ji bo ku tu hêdî hêdî bi nivanî ji bo kesan ra bixunî. Me ewa Qur’ana (wekî hewcebûna kesan hindik hindik) hinartîye.
Sahih International / English / Ingilizce And [it is] a Qur'an which We have separated [by intervals] that you might recite it to the people over a prolonged period. And We have sent it down progressively.
M.Pickthall / English / Ingilizce And (it is) a Qur’an that We have divided, that thou mayest recite it unto mankind at intervals, and We have revealed it by (successive) revelation.
Muhsin Khan / English / Ingilizce And (it is) a Quran which We have divided (into parts), in order that you might recite it to men at intervals. And We have revealed it by stages. (in 23 years).
Yusuf Ali / English / Ingilizce (It is) a Qur´an which We have divided (into parts from time to time), in order that thou mightest recite it to men at intervals: We have revealed it by stages.(2317)
Shakir / English / Ingilizce And it is a Quran which We have revealed in portions so that you may read it to the people by slow degrees, and We have revealed it, revealing in portions.
Dr. Ghali / English / Ingilizce And (this is) a Qur'an; We have distinctly separated (its verses) that you may read it to man-kind staidly, (Or: at intervals) and We have been sending it down successively (i.e., by successive revelation on different occasions).
Albanian / Shqip / Arnavutça Dhe (ta shpallëm) Kur’anin që Ne e ndam pjesë - pjesë për t’ua lexuar njerëzve dalëngadalë dhe ashtu e shpallëm atë një pas një.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice İnsanlara aramla (yavaş-yavaş) oxuyasan deyə, Biz Qur’anı hissələrə ayırıb (ayə-ayə, surə-surə) göndərdik. Biz onu tədriclə, (iyirmi üç ilə yaxın bir müddət ərzində) nazil etdik.
Bosnian / Bosanski / Bosnakca I kao Kur'an, sve dio po dio ga objavljujemo da bi ga ti ljudima malo-pomalo kazivao, i prema potrebi ga objavljujemo.
Bulgarian / Български / Bulgarca Ние разделихме Корана на части, за да го четеш пред хората бавно. И го низпослахме постепенно.
Chinese / 中文 / Çince 這是一部《古蘭經》,我使它意義明白,以便你從容不╪a對眾人宣讀它;我逐漸 地陞雈式C
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 这是一部《古兰经》,我使它意义明白,以便你从容不迫地对众人宣读它;我逐渐地降示它。
Czech / Česky / Çekçe A Korán jsme rozdělili, abys jej přednášel lidem pozvolna, a seslali jsme jej sesláním opakovaným.
Dutch / Nederlands / Hollandaca Wij hebben den Koran gescheiden, door dien bij gedeelten te openbaren, opdat gij dien den mensch met overleg zoudt voorlezen, en wij hebben dien nedergezonden, naar gelang de gelegenheid dit vereischte.
Farsi / فارسی / Farsça و قرآنی که (آیات و سوره هایش را) جدا ساختیم، تا آن را با درنگ (وتأنّی) بر مردم بخوانی، و آن را تدریج (و کم کم) نازل کردیم .
Finnish / Suomi / Fince Ja tämän Koraanin Me olemme jakanut osiin, jotta vähitellen lukisit sen ihmisille. Ja Me olemme järjestänyt sen julistamisen siten, että se on osa osalta tullut ylhäältä.
French / Français / Fransızca (Nous avons fait descendre) un Coran que Nous avons fragmenté, pour que tu le lises lentement aux gens. Et Nous l'avons fait descendre graduellement.
German / Deutsch / Almanca Einen Qur'an haben Wir (offenbart, den Wir in Abschnitte) unterteilt (haben), damit du ihn den Menschen in Abständen vorträgst; und Wir haben ihn wahrlich nach und nach offenbart.
Hausa / Hausa Dili Kuma yanã abin karãtu Mun rarraba shi dõmin ka karanta shi ga mutane a kan jinkiri kuma Mun sassaukar da shi sassaukarwa.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Dan Al Quran itu telah Kami turunkan dengan berangsur-angsur agar kamu membacakannya perlahan-lahan kepada manusia dan Kami menurunkannya bagian demi bagian.
Italian / Italiano / Italyanca E' un Corano che abbiamo suddiviso, affinché tu lo reciti lentamente agli uomini e lo facemmo scendere gradualmente.
Japanese / 日本語 / Japonca (これは)われが分割(して啓示)したクルアーンであり,あなた(預言者)にゆっくりと人びとに読唱するために,必要に応じてこれを啓示した。
Korean / 한국어 / Korece 하나님이 꾸란을 부분적으 로 계시함은 그대가 백성들에게 점차적으로 낭송하여 주도록 하기 위해 하나님은 그것을 단계적으로 계시하였노라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Dan Al-Quran itu Kami bahagi-bahagikan supaya engkau membacakannya kepada manusia dengan lambat tenang; dan Kami menurunkannya beransur-ansur.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili നീ ജനങ്ങള്‍ക്ക്‌ സാവകാശത്തില്‍ ഓതികൊടുക്കേണ്ടതിനായി ഖുര്‍ആനിനെ നാം ( പല ഭാഗങ്ങളായി ) വേര്‍തിരിച്ചിരിക്കുന്നു. നാം അതിനെ ക്രമേണയായി ഇറക്കുകയും ചെയ്തിരിക്കുന്നു.
Maranao / mәranaw Na so Qor´an na piyakassnggaya Ami skaniyan, ka an ka oto mabatiya ko manga manosiya sa malanat: Go initoron Ami oto sa (miyakazasaliob a) kinitoron iyan.
Norwegian / Norsk / Norveççe Koranen har vi delt opp, slik at du kan fremlese den i ro og mak for folk. Vi har sendt den i mange åpenbaringer.
Polski / Polish / Polonya Dili I Koran podzieliliśmy, abyś go recytował ludziom powoli. I zsyłaliśmy go stopniowo.
Portuguese / Português / Portekizce É um Alcorão que dividimos em partes, para que o recites paulatinamente aos humanos, e que revelamos por etapas.
Romanian / Română / Rumence Spune: “Credeţi în el ori nu credeţi?!” Cei cărora li s-a dat ştiinţa cad cu faţa la pământ când li se recită Coranul.
Russian / Россия / Rusça Мы разделили Коран для того, чтобы ты читал его людям не спеша. Мы ниспослали его частями.
Somali / Somalice waana Quraan oon u kala bixinnay (soo dejintiisa) inaad ku akhrido dadka kaadsiinyo, waana soo dejinay soo dejin Qaar Qaar ah.
Spanish / Español / Ispanyolca Es un Corán que hemos dividido para que lo recites a la gente reposadamente. Lo hemos revelado de hecho.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Na Qur'ani tumeigawanya sehemu mbali mbali ili uwasomee watu kwa kituo, na tumeiteremsha kidogo kidogo.
Svenska / Swedish / Isveççe Vi har delat den i avsnitt, som du skall läsa för människorna i lugn och långsam rytm, och Vi uppenbarar den [i dessa avsnitt] ett efter ett.
Tatarça / Tatarish / Tatarca Коръәнне аять төшендереп иңдердек кешеләргә һәр аятьне аңлатып укымаклыгың өчен вә ул Коръәнне кешеләрнең гакыл фикерләренә һәм көчләренә карата иңдердек.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili และอัลกุรอาน เราได้แยกมันไว้อย่างชัดเจน เพื่อเจ้าจะได้อ่านมันแก่มนุษย์อย่างช้าๆ และเราได้ประทานมันลงมาเป็นขั้นตอน
Urdu / اردو / Urduca اور ہم نے قرآن کو جزو جزو کرکے نازل کیا ہے تاکہ تم لوگوں کو ٹھیر ٹھیر کر پڑھ کر سناؤ اور ہم نے اس کو آہستہ آہستہ اُتارا ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Ва Қуръонни одамларга аста-секин ўқиб беришинг учун бўлиб қўйдик ва бўлак-бўлак қилиб туширдик.
Bengali / বাংলা / Bengalce আমি কোরআনকে যতিচিহ্ন সহ পৃথক পৃথকভাবে পাঠের উপযোগী করেছি, যাতে আপনি একে লোকদের কাছে ধীরে ধীরে পাঠ করেন এবং আমি একে যথাযথ ভাবে অবতীর্ণ করেছি।
Tamil / தமிழர் / Tamilce இன்னும், மக்களுக்கு நீர் சிறிது சிறிதாக ஓதிக் காண்பிப்பதற்காகவே இந்த குர்ஆனை நாம் பகுதி, பகுதியாகப் பிரித்தோம்; இன்னும் நாம் அதனைப் படிப்படியாக இறக்கிவைத்தோம்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>