3. Hîzb, İsrâ Sûresi

İsrâ Suresi 104. Ayeti Meali

وَقُلْنَا مِن بَعْدِهِ لِبَنِي إِسْرَائِيلَ اسْكُنُواْ الأَرْضَ فَإِذَا جَاء وَعْدُ الآخِرَةِ جِئْنَا بِكُمْ لَفِيفًا
Vekulnâ min ba’dihi libenî isrâ-île-skunû-l-arda fe-iżâ câe va’du-l-âḣirati ci/nâ bikum lefîfâ(n)
1
ve kulnâ
ve dedik, söyledik
2
min ba’di-hî
ondan sonra
3
li benî isrâîle
İsrailoğullarına
4
uskunû el arda
yeryüzünde (orada) yerleşin, iskân olun
5
fe
o zaman, böylece
6
izâ câe
geldiğinde, geldiği zaman, hasıl olduğu zaman
7
va’dul âhıreti
ahiret vaadi, ahiret zamanı
8
ci’nâ bi
getireceğiz, derleyip toplayacağız
9
kum
sizi
10
lefîfen
beraber, birarada (biraraya)

Diyanet İşleri Bunun ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: “Bu topraklarda oturun, ahiret va’di (kıyamet) gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz.”
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Arkasından İsrailoğullarına şöyle dedik: «Firavun»un sizi çıkarmak istediği arazide siz oturun! Sonra ahiret vaadi (kıyamet) geldiği vakit, hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz.»
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) (103-104) Derken Firavun onları o yerden belinletmek (sürüp çıkarmak) istedi, Biz de hem kendisini, hem de beraberindekilerin tümünü birden boğuverdik; arkasından da İsrailoğullarına dedik ki: «Haydi, yeryüzünde yerleşin; sonra ahiret va'di geldiği vakit hepinizi dürüp bükerek (bir araya) getireceğiz.»
Elmalılı Hamdi Yazır Arkasından da Benî İsraîle dedik ki: haydin Arzda sâkin olun, sonra Âhıret va'di geldiği vakıt hepinizi dürüp bükerek getireceğiz
Diyanet Vakfı Arkasından da İsrailoğullarına: «O topraklarda oturun! Ahiret vâdi tahakkuk edince, hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz» dedik.
Abdulbaki Gölpınarlı Ve bundan sonra İsrailoğullarına dedik ki: Yeryüzünde oturun, eğleşin, âhiret hakkındaki vaadimizin yerine gelme zamânı çatınca hepinizi derleyip tapımıza getirirler.
Adem Uğur Arkasından da İsrailoğullarına: "O topraklarda oturun! Ahiret vâdi tahakkuk edince, hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz" dedik.
Ahmed Hulusi Ondan sonra İsrailoğullarına dedik ki: "O arzda mesken edinin. . . Gelecek hayatın vâdesi geldiğinde de, topunuzu hep bir arada toplayacağız. "
Ahmet Tekin Arkasından da İsrâiloğulları’na:
'O topraklarda siz oturun. Âhiret ve kıyametle ilgili vaat gerçekleştiği zaman hepinizi, mü’mini, kâfiri toplayıp bir araya getireceğiz.' dedik.
Ahmet Varol Onun ardından İsrailoğullarına dedik ki: 'Bu yerde siz oturun. Ahiret vaadi geldiğinde hepinizi biraraya getiririz.'
Ali Fikri Yavuz Arkasından İsraîloğullarına şöyle dedik: Firavun’un sizi çıkarmak istediği arazide siz oturun. Sonra ahiret vaadi (kıyamet) geldiği zaman, onları da sizi de bir araya getireceğiz (Sonra aranızda hüküm vererek iyi ve kötü olanlarınızı ayıracağız).
Bekir Sadak Sonra Israilogullarina: «Bu memlekette siz oturun, kiyamet koptugunda hepinizi bir araya getiririz.» dedik.
Celal Yıldırım Bu olaydan sonra israil oğulları'na, «siz artık bu (söz verilen) toprakta oturun. Âhiret va'di (günü) gelince sizi (onlarla) derleyip biraraya getiririz» dedik.
Diyanet İşleri 2 Sonra İsrailoğullarına: 'Bu memlekette siz oturun, kıyamet koptuğunda hepinizi bir araya getiririz.' dedik.
Fizilil Kuran Onun ardından İsrailoğulları'na «Bu ülkede oturunuz. Ahiret günü gelince sizleri hep birlikte mahşerde biraraya getiririz» dedik.
Gültekin Onan Ve onun ardından İsrailoğullarına söyledik: "O toprak (yurt)ta oturun, ahiret vaadi geldiğinde hepinizi derleyip toplayacağız."
Hasan Basri Cantay Arkasından da İsrâîl oğullarına (şöyle) dedik: (Haydin), o yerde siz oturun. Sonra âhiret va'di geldiği vakit onları da, sizi de bir araya getireceğiz».
Hayat Neşriyat Ve onun ardından İsrâiloğullarına şöyle buyurduk: '(Fir'avun’un sizi çıkarmak istediği) bu yerde oturun; artık âhiret va'di (kıyâmet) geldiği zaman, hepinizi (sizi ve onları toplayıp) bir araya getireceğiz.'
Ibni Kesir Onun ardından İsrailoğullarına dedik ki: Haydin, o memlekette siz oturun. Ahiret vaadi geldiği zaman; onları da sizi de bir araya getiririz.
Muhammed Esed Ve sonra İsrailoğulları'na: "Şimdi artık yeryüzünde güvenlik içinde yerleşin" dedik, "fakat, (unutmayın ki,) Son Gün'e ilişkin söz gerçekleştiği zaman, karışık bir bütün(ün parçaları) olarak hepinizi bir araya getireceğiz!"
Ömer Nasuhi Bilmen Ve ondan sonra İsrailoğullarına dedi ki: «O yerde oturun, sonra ahiret vaadi gelince sizleri dürülüp toplanılmış bir halde (Mahşere) getireceğiz.»
Ömer Öngüt Ardından da İsrâiloğullarına: “O topraklarda oturun! Ahiret vaadi geldiği zaman (mümin-kâfir) hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz. ” dedik.
Şaban Piris İsrailoğullarına: -Ülkede oturun, ahiret vaadi geldiği zaman hepinizi bir araya getireceğiz. dedik.
Suat Yıldırım Bu olaydan sonra İsrailoğullarına da dedik ki: "Haydin, yerleşin size gösterilen yere!Ne zaman ki âhiret vâdesi gelir, işte o vakit hepinizi bir araya toplar, hakkınızda gereken hükmü veririz!"
Tefhim-ül Kuran Ve onun ardından İsrailoğullarına söyledik: «O toprak (yurt) ta oturun, ahiret va'di geldiğinde hepinizi derleyip toplayacağız.»
Ümit Şimşek Ondan sonra da İsrailoğullarına 'Ülkeye yerleşin,' buyurduk. 'Âhiretin vadesi geldiğinde, hepinizi derleyip huzurumuza getiririz.'

Diyanet Tefsiri “Topraklar”dan maksat Filistin ülkesidir. Âyetin sonunda âhiret hayatı ve sorumluluğu hatırlatılarak İsrâiloğulları’nın bundan sonraki görevlerini hakkıyla yerine getirmeleri uyarısında bulunulmakta; böylece onların Allah tarafından kayırılmış seçkin kavim oldukları ve özel muamele görecekleri yolundaki iddiaları reddedilmektedir.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Me ji piştî (Fir’êwn) ji bona zarên cihûyan gotîye: "(Gelî zarên cihûyan!) Hûn li dû (fi- r’ewn da) di wî zemînê (ku Fir’ewn, diva we ji wura derxe) rûnên. Îdî gava danê para da hatibe, emê we hemîşkan li hev peçayî bînin cîyekî.
Sahih International / English / Ingilizce And We said after Pharaoh to the Children of Israel, "Dwell in the land, and when there comes the promise of the Hereafter, We will bring you forth in [one] gathering."
M.Pickthall / English / Ingilizce And We said unto the Children of Israel after him: Dwell in the land; but when the promise of the Hereafter cometh to pass we shall bring you as a crowd gathered out of various nations.'
Muhsin Khan / English / Ingilizce And We said to the Children of Israel after him: "Dwell in the land, then, when the final and the last promise comes near [i.e. the Day of Resurrection or the descent of Christ ['Iesa (Jesus), son of Maryam (Mary) on the earth]. We shall bring you altogether as mixed crowd (gathered out of various nations).[Tafsir Al-Qurtubi, Vol. 10, Page 338]
Yusuf Ali / English / Ingilizce And We said thereafter to the Children of Israel, "Dwell securely in the land(2313) (of promise)": but when the second of the warnings came to pass, We gathered you together in a mingled crowd.(2314)
Shakir / English / Ingilizce And We said to the Israelites after him: Dwell in the land: and when the promise of the next life shall come to pass, we will bring you both together in judgment.
Dr. Ghali / English / Ingilizce And We said to Seeds of after him, "Dwell in the land; then when the promise of the Hereafter comes, We will cause you to come clustering."
Albanian / Shqip / Arnavutça Pas tij beni israilve u thamë: “Rrini në vend, e kur të vijë koga e botës tjetër, Ne ju sjellim të gjithëve të përzier”.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Və bundan sonra İsrail oğullarına dedik: “Siz (Şam) ərazisində sakin olun. Axirət və’dəsi (qiyamət) gəlib çatdıqda sizin hamınızı (sizi və Fir’on əhlini, yaxud mö’minləri və kafirləri) birlikdə (bir-birinizə qarışmış halda məhşərə) gətirəcəyik!”
Bosnian / Bosanski / Bosnakca i poslije toga rekosmo sinovima Israilovim: "Naselite se u zemlji, pa kad Smak svijeta dođe, dovešćemo vas izmiješane."
Bulgarian / Български / Bulgarca И рекохме след него на синовете на Исраил: “Обитавайте земята и когато настъпи обещаното за отвъдния живот, ще ви доведем стълпени.”
Chinese / 中文 / Çince 在他滅亡之後,我對以色列人說:「你怍~住這茼a方吧!當後世的約期來臨的時 唌A我n把你斨鑩謢a召集來。」
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 在他灭亡之后,我对以色列人说:�你们居住这个地方吧!当后世的约期来临的时候,我要把你们杂沓地召集来。�
Czech / Česky / Çekçe a řekli jsme poté dítkám Izraele: "Obývejte tuto zem, a až přijde čas slíbený Hodiny poslední, v houfu vás přivedeme!"
Dutch / Nederlands / Hollandaca En wij zeiden na zijne verdelging tot de kinderen Israëls: Woont in het land, en als de belofte van het toekomstige leven in vervulling zal komen, zullen wij u allen bij elkander brengen om geoordeeld te worden.
Farsi / فارسی / Farsça و بعد از (هلاکت) او به بنی اسرائیل گفتیم: « در (این) سرزمین (شام) ساکن شوید، پس هنگامی که وعده آخرت فرا رسد، همه ی شما دسته جمعی خواهیم آورد » .
Finnish / Suomi / Fince Tämän jälkeen Me sanoimme Israelin lapsille: »Asettukaa asumaan pyhään maahan, ja kun tulevaisuuden lupaus täytetään, Me saatamme teidät kaikki yhteen.»
French / Français / Fransızca Et après lui, Nous dîmes aux Enfants d'Israël : "Habitez la terre". Puis, lorsque viendra la promesse de la (vie) dernière, Nous vous ferons venir en foule.
German / Deutsch / Almanca Und Wir sagten nach seiner Vernichtung zu den Kindern Isra'ils: "Bewohnt das Land. Wenn dann das Versprechen vom letzten Mal eintrifft, bringen Wir euch in buntgemischten Gruppen herbei.
Hausa / Hausa Dili Kuma Muka ce: daga bãyansa ga Banĩ Isrã'ĩla, "Ku zauni ƙasar. Sa'an nan idan wa'adin ƙarshe ya zo, zã Mu jẽ da ku jama'a-jama'a."
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce dan Kami berfirman sesudah itu kepada Bani Israil: "Diamlah di negeri ini, maka apabila datang masa berbangkit, niscaya Kami datangkan kamu dalam keadaan bercampur baur (dengan musuhmu)".
Italian / Italiano / Italyanca Dicemmo poi ai Figli di Israele: " Abitate la terra!". Quando si compì l'ultima promessa, vi facemmo venire in massa eterogenea.
Japanese / 日本語 / Japonca われはその後,イスラエルの子孫たちに言った。「この地に住・着きなさい。だが来世の約束が来る時,われはあなたがたを鳥合の衆にするであろう。」
Korean / 한국어 / Korece 그런 후 하나님은 이스라엘자손에게 그 땅에 거주하라 하였 으나 내세의 약속이 이를 때 하나 님은 너희 모두를 뒤섞인 군중으 로 모이게 하리라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Dan Kami katakan kepada Bani Israil, sesudah Firaun (dibinasakan): "Tinggalah kamu di negeri itu kemudian apabila datang tempoh hari akhirat, Kami datangkan kamu (ke Padang Mahsyar) dengan bercampur-aduk.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili അവന്‍റെ ( നാശത്തിനു ) ശേഷം നാം ഇസ്രായീല്‍ സന്തതികളോട്‌ ഇപ്രകാരം പറയുകയും ചെയ്തു: നിങ്ങള്‍ ഈ നാട്ടില്‍ താമസിച്ച്‌ കൊള്ളുക. അനന്തരം പരലോകത്തിന്‍റെ വാഗ്ദാനം വന്നെത്തിയാല്‍ നിങ്ങളെയെല്ലാം കൂട്ടത്തോടെ നാം കൊണ്ടു വരുന്നതാണ്‌.
Maranao / mәranaw Go pitharo Ami ko manga moriyataw o Israil ko oriyan iyan a: "Pagingd kano ko lopa (a Misir): Na amay ka makawma so diyandi ko akhirat, na pakatalingomaan Ami skano langon."
Norwegian / Norsk / Norveççe Og etter hans tid sa vi til Israels barn: «Slå dere ned i landet!» Og når det hinsidige livs løfte innfris, vil Vi føre dere frem i flokk og følge.
Polski / Polish / Polonya Dili I powiedzieliśmy po jego śmierci synom Izraela: "Zamieszkujcie tę ziemię! A kiedy nadejdzie obietnica życia ostatecznego, My przyprowadzimy was jako różnobarwny tłum."
Portuguese / Português / Portekizce E depois disso dissemos aos israelitas: Habitai a Terra, porque, quando chegar a Segunda cominação, reunir-vos-emosem grupos heterogêneos.
Romanian / Română / Rumence Întru Adevăr l-am pogorât şi întru Adevăr a coborât. Noi nu te-am trimis decât ca vestitor şi predicator.
Russian / Россия / Rusça После этого Мы сказали сынам Исраила (Израиля): "Живите на этой земле. А когда исполнится последнее обещание, Мы соберем вас всех вместе".
Somali / Somalice waxaana ku nidhi gadaashiis Banii Isra'iil dambane waanu idin keeni dhamaan.
Spanish / Español / Ispanyolca Y, después de él, dijimos a los Hijos de Israel: «Habitad la tierra y, cuando se cumpla la promesa de la otra vida, os llevaremos en tropel».
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Na tukawaambia baada yake Wana wa Israili: Kaeni katika nchi. Itapo kuja ahadi ya Akhera tutakuleteni nyote pamoja.
Svenska / Swedish / Isveççe Därefter sade Vi till Israels barn: "Bo kvar i detta land! Men när löftet om uppståndelsen besannas skall Vi låta er stiga fram [med de andra] i en enda, myllrande människomassa."
Tatarça / Tatarish / Tatarca Фиргаунне һәм аның кавемен һәлак иткәч Ягъкуб балаларына әйттек: "Фиргаун сезне куып чыгарырга теләгән җирдә хәзер инде сез торыгыз! Кыямәт көне килсә, барчагызны каберләрегездән кубарып мәхшәр җиренә китерербез, анда мәгълүм булыр, кем яхшы, кем яман икәнлеге".
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili และเราได้กล่าวแก่วงศ์วานของอิสรออีลหลังจากเขาว่า “จงพำนักอยู่ในดินแดนนี้” ดังนั้นเมื่อสัญญาแห่งวันอาคิเราะฮได้มาถึง เราจะนำพวกเจ้าทั้งหมดมารวมไว้ด้วยกัน”
Urdu / اردو / Urduca اور اس کے بعد بنی اسرائیل سے کہا کہ تم اس ملک میں رہو سہو۔ پھر جب آخرت کا وعدہ آجائے گا تو ہم تم سب کو جمع کرکے لے آئیں گے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe У(Фиръавн)дан сўнг Бани Исроилга: «Мана шу ерни маскан тутинглар. Бас, охират ваъдаси келган чоғида ҳаммангизни тўплаб келтирурмиз», дедик. (Қиёмат қоим бўлганида, ҳаммангизни–сизни ҳам, Фиръавн ва унинг қавмини ҳам тўплаб келтирамиз. Ўшанда ҳисоб-китоб бўлаверади.)
Bengali / বাংলা / Bengalce তারপর আমি বনী ইসলাঈলকে বললামঃ এ দেশে তোমরা বসবাস কর। অতঃপর যখন পরকালের ওয়াদা বাস্তবায়িত হবে, তখন তোমাদের কে জড়ো করে নিয়ে উপস্থিত হব।
Tamil / தமிழர் / Tamilce இதன் பின்னர் நாம் பனூ இஸ்ராயீல்களுக்குச் சொன்னோம், நீங்கள் அந்த நாட்டில் குடியிருங்கள்; மறுமையின் வாக்குறுதி வந்தால், நாம் (உங்களையும், ஃபிர்அவ்னின் கூட்டத்தையும் விசாரணைக்காக) நம்மிடம் ஒன்று சேர்ப்போம்."

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>