3. Hîzb, İsrâ Sûresi

İsrâ Suresi 101. Ayeti Meali

وَلَقَدْ آتَيْنَا مُوسَى تِسْعَ آيَاتٍ بَيِّنَاتٍ فَاسْأَلْ بَنِي إِسْرَائِيلَ إِذْ جَاءهُمْ فَقَالَ لَهُ فِرْعَونُ إِنِّي لَأَظُنُّكَ يَا مُوسَى مَسْحُورًا
Velekad âteynâ mûsâ tis’a âyâtin beyyinât(in)(s) fes-el benî isrâ-île iż câehum fekâle lehu fir’avnu innî leezunnuke yâ mûsâ meshûrâ(n)
1
ve lekad
ve andolsun
2
âteynâ
biz verdik
3
mûsâ
Musa
4
tis’a
dokuz
5
âyâtin
âyetler, mucizeler
6
beyyinâtin
beyyine, açıkça, beyan olunanlar, ispat vasıtaları
7
fes’el (fe es’el)
o zaman artık sor
8
benî isrâîle
İsrailoğullarına
9
iz câe-hum
onlara gelmişti
10
fe
o zaman
11
kâle
dedi
12
lehu
ona
13
fir’avnu
firavun
14
in-nî
muhakkak (ki) ben, mutlaka ben
15
le ezunnu-ke
kesin bir şekilde senin olduğunu zannediyorum (kesinlikle inanıyorum)
16
yâ mûsâ
ey Musa
17
meshûren
büyülenmiş, sihir yapılmış

Diyanet İşleri Andolsun, biz Mûsâ’ya apaçık dokuz mucize verdik. İsrailoğullarına sor (sana anlatsınlar): Hani Mûsâ onlara gelmiş ve Firavun da ona, “Ben senin kesinlikle büyülendiğini zannediyorum ey Mûsâ!” demişti.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Andolsun biz Musa'ya apaçık dokuz mucize verdik. (Ey Peygamber!) İsrailoğullarına sor, Musa kendilerine geldiğinde Firavun ona: «Ey Musa! Ben senin büyülenmiş olduğunu sanıyorum» demişti.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Andolsun ki, Musa'ya apaçık dokuz mucize verdik. Sor İsrail oğullarına; Musa onlara geldiği vakit, Firavun ona dedi ki: «Ey Musa ben seni kesin büyüye tutulmuş sanıyorum!»
Elmalılı Hamdi Yazır Celâlim hakkı için Musâya açık açık dokuz âyet verdik, sor Benî İsraîle, onlara geldiği vakıt Fir'avn ona dedi ki: her halde ben seni ya Musâ! Bir büyüye tutulmuş zannediyorum
Diyanet Vakfı Andolsun biz, Musa'ya açık açık dokuz âyet verdik. Haydi İsrailoğullarına sor. Musa onlara geldiğinde Firavun ona, «Ey Musa! dedi, senin büyülenmiş olduğunu sanıyorum!»
Abdulbaki Gölpınarlı Andolsun ki biz, Mûsâ'ya dokuz tane apaçık delil vermiştik; sor İsrailoğullarına; Mûsâ, onlara gelince Firavun yâ Mûsâ demişti, şüphe yok ki ben seni büyülenmiş sanıyorum.
Adem Uğur Andolsun biz, Musa'ya açık açık dokuz âyet verdik. Haydi İsrailoğullarına sor. Musa onlara geldiğinde Firavun ona, "Ey Musa! dedi, senin büyülenmiş olduğunu sanıyorum!"
Ahmed Hulusi Andolsun ki biz, Musa'ya apaçık dokuz mucize verdik. . . İsrailoğullarına sor, (Musa) onlara geldiğinde, Firavun Ona demişti ki: "Muhakkak ki ben, senin büyücü olduğunu zannediyorum, yâ Musa!"
Ahmet Tekin Andolsun ki biz Mûsâ’ya, hak peygamber olmasının delili olarak açık açık dokuz âyet, dokuz mûcize verdik. İsrâiloğulları’na sor. Mûsâ kendilerine geldiğinde Firavun ona:
'Ey Mûsâ, kesinlikle ben senin büyülenerek aklının etki altına alındığını zannediyorum' dedi.
Ahmet Varol Andolsun biz Musa'ya apaçık dokuz ayet (mucize) vermiştik. İşte İsrailoğullarına sor: Hani o (Musa) onlara gelmişti de, Firavun ona: 'Doğrusu ey Musa, ben seni büyülenmiş sanıyorum' demişti.
Ali Fikri Yavuz Yemin olsun ki, biz Mûsa’ya apaçık dokuz mûcize verdik. İsrailoğullarına sor, Mûsa onlara geldiği vakit, Firavun ona şöyle demişti: “Ya Mûsa! Ben seni, muhakkak büyülenmiş zannediyorum.”
Bekir Sadak And olsun ki, Musa'ya dokuz tane apacik mucize verdik. Israilogullarina sor, Musa onlara geldiginde, Firavun kendisine: «Ey Musa! Ben seni buyulenmis saniyorum» demisti.
Celal Yıldırım And olsun ki, Musa'ya, İsrail oğulları'na geldiği zaman dokuz âyet (mu'cize, açık belge) verdik. Sen onu İsrail oğulları'na bir sor. Fir'avn ona : Ey Musa! Doğrusu seni büyülenmiş sanıyorum, demişti.
Diyanet İşleri 2 And olsun ki, Musa'ya dokuz tane apaçık mucize verdik. İsrailoğullarına sor, Musa onlara geldiğinde, Firavun kendisine: 'Ey Musa! Ben seni büyülenmiş sanıyorum' demişti.
Fizilil Kuran Biz Musa'ya dokuz somut mucize verdik. Sor İsrailoğulları'na istersen. Musa onlara peygamber olarak geldiğinde, Firavun kendisine «Ya Musa, benim görüşüme göre sen büyülenmişsin» dedi.
Gültekin Onan Andolsun, biz Musa'ya apaçık dokuz ayet vermiştik; işte İsrailoğullarına sor; onlara geldiği zaman Firavun ona: "Gerçekten ben seni büyülenmiş sanıyorum" demişti.
Hasan Basri Cantay Andolsun ki biz Musâya açık açık dokuz âyet verdik. İşte İsrail oğullarına sor: O, bunlara geldiği vakit Fir'avn ona: «Musa, ben seni herhalde büyülenmiş sanıyorum» demişdi.
Hayat Neşriyat Celâlim hakkı için, (biz) Mûsâ’ya apaçık dokuz mu'cize verdik; (Ey Resûlüm!)İşte İsrâiloğullarına sor! (Mûsâ) onlara geldiği zaman, bunun üzerine Fir'avun ona: 'Ey Mûsâ! Doğrusu ben seni sihirlenmiş zannediyorum' demişti.
Ibni Kesir Andolsun ki; Biz, Musa'ya dokuz tane apaçık ayet verdik. Sor, İsrailoğullarına, hani onlara gelmişti de Firavun ona şöyle demişti: Ey Musa, doğrusu ben, seni büyülenmiş zannediyorum.
Muhammed Esed Ve gerçek şu ki, Biz Musa'ya dokuz açık mesaj verdik. Nitekim, sor İsrailoğulları'na, (Musa) onlara geldiğinde (ve Firavun'a başvurduğunda neler olduğunu sana anlatsınlar). Firavun ona: "Ey Musa!" demişti, "Gerçek şu ki, ben senin büyüyle donanmış olduğunu düşünüyorum!"
Ömer Nasuhi Bilmen Kasem olsun ki, Biz Mûsa'ya açık açık dokuz âyet verdik. İşte İsrailoğullarına sor. Onlara geldiği zaman O'na Fir'avun dedi ki: «Ey Mûsa! Şüphe ki ben seni elbette büyülenmiş zannetmekteyim.»
Ömer Öngüt Andolsun ki biz Musa'ya dokuz tane apaçık âyet (mucize) verdik. İsrâiloğullarına sor! Musa onlara geldiğinde, Firavun ona: “Ey Musa! Senin büyülenmiş olduğunu sanıyorum!” demişti.
Şaban Piris Andolsun ki Musa’ya apaçık dokuz ayet verdik. İsrailoğullarına sor! Musa onlara geldiğinde Firavun kendisine: -Ey Musa, ben senin kesinlikle büyülenmiş olduğunu zannediyorum, demişti.
Suat Yıldırım Mûsâ’ya, açık açık dokuz mûcize (açık belge) verdik. İşte İsrailoğullarına sor: Mûsâ kendilerine geldiğinde Firavun ona: ("Bana bak) Mûsâ!" dedi, "Ben senin büyülendiğini zannediyorum."
Tefhim-ül Kuran Andolsun, biz Musa'ya apaçık dokuz ayet (mucize) vermiştik; işte İsrailoğullarına sor; onlara geldiği zaman Firavun ona: «Gerçekten ben seni büyülenmiş sanıyorum» demişti.
Ümit Şimşek Biz Musa'ya apaçık dokuz âyet vermiştik. İstersen İsrailoğullarına sor: Musa onlara geldiğinde, Firavun 'Ey Musa,' demişti, 'ben senin büyülendiğini düşünüyorum.'

Diyanet Tefsiri Müfessirler, buradaki “dokuz âyet”in Hz. Mûsâ’nın elinde gerçekleştirilen dokuz mûcize veya Tevrat’ın dokuz âyeti yani dokuz buyruğu, hükmü anlamına gelebileceğini belirtmişlerdir. Birinci yoruma göre dokuz mûcize şunlardır: Yılana dönüşen âsa, ışık saçan el, çekirge, ekin böceği, kurbağa, kan, taştan su fışkırması, denizin yarılması ve Tur’un İsrâiloğulları’nı korkutması mûcizeleridir (bu mûcizeler için bk. A‘râf 7/108, 133; Tâhâ 20/17-23). İkinci yorum şöyle bir rivayete dayanmaktadır: İki yahudi Hz. Peygamber’e gelerek buradaki “dokuz âyet”le ne kastedildiğini sormuşlar, o da bunların şu dokuz dinî ve ahlâkî buyruktan ibaret olduğunu belirtmiştir: Allah’a ortak koşmayın, haksız yere adam öldürmeyin, zina etmeyin, faiz yemeyin, sihir yapmayın, suçsuz insanı öldürmesi için zalim yöneticiye teslim etmeyin, savurganlık yapmayın, namuslu kadınlara iftira atmayın, savaştan kaçmayın (bk. Taberî, XV, 172; Zemahşerî, II, 377; İbn Atıyye, III, 488). Muhammed Hamîdullah bu dokuz âyetin, Tevrat’taki “on emir”den, cumartesi yasağı dışındaki hükümler olduğunu belirtir (Le Saint Coran, s. 292; krş. a.e., s. 281). Allah’ın bu dokuz mûcize veya dokuz hüküm hakkında bildirdiğine Hz. Muhammed’in inanmaması söz konusu olamaz. Bu sebeple âyetteki “İsrâiloğulları’na sor” buyruğu, Hz. Peygamber’in şahsında, bu hususta tereddüdü olan diğer insanlara yöneliktir.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Bi sond! Me ji bona Mûsa ra neh beratên derhoze (mucîze) bi vekirî dane. Îdî tu ji zarên cihûyan pirs bike, ga­va Mûsa (bi van beratan va) hatibû bal wan, dîsa Fir’ewn ji bona Mûsa ra gotiye: "Bi rastî Mûsa ez goman dikim ku tu hatî ançkirinê."
Sahih International / English / Ingilizce And We had certainly given Moses nine evident signs, so ask the Children of Israel [about] when he came to them and Pharaoh said to him, "Indeed I think, O Moses, that you are affected by magic."
M.Pickthall / English / Ingilizce And verily We gave unto Moses nine tokens, clear proofs (of Allah's Sovereignty) . Do but ask the Children of Israel how he came unto them, then Pharaoh said unto him : Lo! I deem thee one bewitched, O Moses.
Muhsin Khan / English / Ingilizce And indeed We gave to Musa (Moses) nine clear signs. Ask then the Children of Israel, when he came to them, then Fir'aun (Pharaoh) said to him: "O Musa (Moses)! I think you are indeed bewitched."
Yusuf Ali / English / Ingilizce To Moses We did give Nine Clear Sings:(2308) As the Children of Israel: when he came to them,(2309) Pharaoh said to him: "O Moses! I consider thee, indeed, to have been worked upon by sorcery!(2310)
Shakir / English / Ingilizce And certainly We gave Musa nine clear signs; so ask the children of Israel. When he came to them, Firon said to him: Most surely I deem you, O Musa, to be a man deprived of reason.
Dr. Ghali / English / Ingilizce And indeed We already brought Musa (Moses) nine supremely evident signs. So ask the Seeds (Or: sons) of Israel) (about that). As he came to them, (then) Firaawn (Pharaoh) said to him, "Surely I indeed surmise, O Musa, that you are bewitched."
Albanian / Shqip / Arnavutça Ne i patëm dhënë Musait nëntë argumente (mrekulli) të qarta. Pyeti pra ti (Muhammed) beni israilët (nëse duan të dëshmojën) kur ai u ka ardhur atyre (Musai), e atiji pat thnë faraoni: O Musa, unë mendoj ti je i magjepsur!
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Biz Musaya doqquz aşkar mö’cüzə (əsa, günəş kimi parlayan yədi-beyza, çəyirtkə və digər həşərat, qurbağa, qan, qıtlıq, daşların arasından fəvvarə verib çıxan su, dənizin yarılması və Tur dağının qaldırılıb İsrail oğullarının başları üstündə saxlanılması) verdik. İsrail oğullarından soruş: (Musa) onların yanına gəldikdə, Fir’on ona: “Ya Musa! Mənə elə gəlir ki, sən ovsunlanmışsan (ağlın başında deyildir)”, - demişdi.
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Mi smo Musau devet očevidnih znamenja dali, pa upitaj sinove Israilove kad je precima njihovim došao i kada mu je faraon rekao: "Ja mislim, o Musa, da si ti doista opčinjen",
Bulgarian / Български / Bulgarca И вече дадохме на Муса девет ясни знамения. И питай [о, Мухаммад] синовете на Исраил как той дойде при тях и Фараонът му рече: “Мисля, о, Муса, че наистина си омагьосан.”
Chinese / 中文 / Çince 當穆薩來臨以色列人的時唌A我確已賞賜穆薩九種明顯的蹟象。你問一問以色列人 吧,法老對他說:「穆薩啊!我的確猜想你是中了魔術的人。」
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 当穆萨来临以色列人的时候,我确已赏赐穆萨九种明显的迹象。你问一问以色列人吧,法老对他说:�穆萨啊!我的确猜想你是中了魔术的人。�
Czech / Česky / Çekçe A kdysi jsme dali Mojžíšovi devět znamení zřetelných. Zeptej se dítek Izraele na to, jak přišel k oněm a Faraón mu řekl: "Mojžíši, já domnívám se, žes očarovaný!"
Dutch / Nederlands / Hollandaca Wij gaven vroeger aan Mozes de macht om negen duidelijke teekens te toonen. En vraag de kinderen Israëls nopens het verhaal van Mozes, toen hij tot hen kwam en Pharao tot hem zeide: Waarlijk, ik geloof dat gij, o Mozes! door eene betoovering beheerscht zijt.
Farsi / فارسی / Farsça و به راستی (ما) به موسی نه معجزه ی روشن دادیم، پس (ای پیامبر) از بنی اسرائیل بپرس، آن زمان که (موسی) به سوی آنان آمد، فرعون به او گفت : «ای موسی گمان می کنم تو سحر شده ای» .
Finnish / Suomi / Fince Totisesti, Me annoimme Moosekselle yhdeksän selvää merkkiä. Kysykää siis Israelin lapsilta, kun hän saapui heidän luokseen ja Farao sanoi hänelle: »Mooses, minusta tuntuu totisesti siltä, että olet noiduttu.»
French / Français / Fransızca Et certes, Nous donnâmes à Moïse neuf miracle évidents . Demande donc aux Enfants d'Israël, lorsqu'il leur vint et que Pharaon lui dit : "ô Moïse, je pense que tu es ensorcelé".
German / Deutsch / Almanca Und Wir gaben Musa ja neun klare Zeichen. So frage die Kinder Isra'ils (danach). Als er zu ihnen kam, da sagte Fir'aun zu ihm: "Ich glaube fürwahr, o Musa, daß du einem Zauber verfallen bist."
Hausa / Hausa Dili Kuma lalle ne haƙĩƙa Mun bai wa Mũsã ãyõyi guda tara bayyanannu, sai ka tambayi Banĩ Isrã'ila, a lõkacin da ya jẽ musu, sai Fir'auna ya ce masa, "Lalle nĩ, inã zaton ka, ya Mũsã, sihirtacce."
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Dan sesungguhnya Kami telah memberikan kepada Musa sembilan buah mukjizat yang nyata, maka tanyakanlah kepada Bani Israil, tatkala Musa datang kepada mereka lalu Fir'aun berkata kepadanya: "Sesungguhnya aku sangka kamu, hai Musa, seorang yang kena sihir".
Italian / Italiano / Italyanca In verità abbiamo dato a Mosè nove segni evidenti. Chiedi ai Figli di Israele di quando giunse a loro e Faraone gli disse: "O Mosè, io credo che tu sia stregato".
Japanese / 日本語 / Japonca 本当にわれはムーサーに9つの明証を授けた。イスラエルの子孫に聞け,かれ(ムーサー)がかれらのもとに来た時フィルアウンは,「ムーサーよ,わたしはあなたを(ほ?)かれた者であると思う。」と言った。
Korean / 한국어 / Korece 하나님은 모세에게 명백한 아흡가지의 예증을 주었나니 이 스라엘 자손에게 물으라 그가 그 들에게 이르렀을 때 파라오가 그 에게 말하였더라 모세여 나는 그 대가 마술에 걸려 있다고 생각하 니라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Dan sesungguhnya Kami telah memberi kepada Nabi Musa sembilan mukjizat yang jelas nyata (membuktikan kebenarannya); maka bertanyalah (wahai Muhammad) kepada Bani Israil (tentang itu): Ketika Nabi Musa datang kepada Firaun dan kaumnya (serta menunjukkan mukjizatnya), lalu berkatalah Firaun kepadanya: "Sesungguhnya aku fikir, engkau ini wahai Musa, seorang yang terkena sihir"
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili തീര്‍ച്ചയായും മൂസായ്ക്ക്‌ നാം പ്രത്യക്ഷമായ ഒമ്പതു ദൃഷ്ടാന്തങ്ങള്‍ നല്‍കുകയുണ്ടായി. അദ്ദേഹം അവരുടെ അടുത്ത്‌ ചെല്ലുകയും, മൂസാ! തീര്‍ച്ചയായും നിന്നെ ഞാന്‍ മാരണം ബാധിച്ച ഒരാളായിട്ടാണ്‌ കരുതുന്നത്‌ എന്ന്‌ ഫിര്‍ഔന്‍ അദ്ദേഹത്തോട്‌ പറയുകയും ചെയ്ത സന്ദര്‍ഭത്തെപ്പറ്റി ഇസ്രായീല്‍ സന്തതികളോട്‌ നീ ചോദിച്ച്‌ നോക്കുക.
Maranao / mәranaw Na sabnsabnar a bigan Ami so Mosa sa siyaw a manga tanda, a manga rarayag: Na izaan ka ko manga moriyataw o Israil: Gowani a makawma kiran, na pitharo on o Pir´awn: "Mataan! a sakn na aya dn a kaggdaa ko rka hay Mosa! na tataraponan!"
Norwegian / Norsk / Norveççe Vi gav Moses ni klare jærtegn. Spør bare Israels barn. Han kom til dem, og Farao sa til ham: «Moses, jeg mener du er forhekset!»
Polski / Polish / Polonya Dili Daliśmy już Mojżeszowi dziewięć znaków jasnych. Zapytaj więc synów Izraela! Kiedy on przyszedł do nich, powiedział mu Faraon: "O Mojżeszu! Zaprawdę, sądzę, że jesteś zaczarowany!"
Portuguese / Português / Portekizce Concedemos a Moisés nove sinais evidentes - pergunta, pois, aos israelitas, sobre isso -; então o Faraó lhe disse:Creio, ó Moisés, que estás enfeitiçado!
Romanian / Română / Rumence El spuse: “Tu ştii că acestea nu au fost pogorâte decât de la Domnul cerurilor şi al pământului ca semne vădite. O, Faraon! Eu cred că eşti pierdut!
Russian / Россия / Rusça Мы даровали Мусе (Моисею) девять ясных знамений. Спроси сынов Исраила (Израиля) о том, как Муса (Моисей) пришел к ним, и Фараон сказал ему: "О Муса (Моисей)! Воистину, я полагаю, что ты околдован".
Somali / Somalice waxaan dhab u siinay (Nabi) Muuse sagaal Aayadood (Mucjiso) oo cad cad ee warso Binii Israa'iil markuu u yimid oo ku yidhi Fircoon waxaan kuu malayn Muusow mid la sixray.
Spanish / Español / Ispanyolca Dimos a Moisés nueve signos claros. Pregunta a los Hijos de Israel qué pasó, cuando vino a ellos y Faraón le dijo: «¡Moisés! ¡Yo creo, sí, que estás hechizado!»
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Na kwa yakini tulimpa Musa ishara tisa zilizo wazi. Waulize Wana wa Israili alipo wafikia, na Firauni akawaambia: Hakika mimi nakuona wewe Musa umerogwa!
Svenska / Swedish / Isveççe VI GAV Moses nio tydliga tecken. Fråga nu Israels barn hur [det gick till] när han kom till dem [för att lösa dem ur slaveriet] och Farao sade till honom: "Jag tror att du, Moses, är ett offer för trolldom!"
Tatarça / Tatarish / Tatarca Дөреслектә Муса г-мгә тугыз төрле могҗиза бирдек, Муса белән Фиргаун арасында булган хәлләрне Ягъкуб балаларыннан сора! Фиргаун Муса г-мгә әйтте: "Ий Муса! Мин сине сихерләнгән кеше дип беләмен", – дип.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili และโดยแน่นอน เราได้ให้แก่มูซาสัญญาณต่างๆ อันแจ่มชัด 9 ประการ ดังนั้น เจ้าจงถามวงศ์วานของอิสรออีลเมื่อเขา (มูซา) มายังพวกเขาฟิรเอานได้พูดกับเขาว่า “โอ้ มูซาเอ๋ย แท้จริงฉันคิดว่าท่านถูกเวทมนต์อย่างแน่นอน”
Urdu / اردو / Urduca اور ہم نے موسیٰ کو نو کھلی نشانیاں دیں تو بنی اسرائیل سے دریافت کرلو کہ جب وہ ان کے پاس آئے تو فرعون نے ان سے کہا کہ موسیٰ میں خیال کرتا ہوں کہ تم پر جادو کیا گیا ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Батаҳқиқ, Биз Мусога тўққизта очиқ-ойдин оят-мўъжиза бердик. Бани Исроилдан уларга у (Мусо) келган пайтини ўрагин. Бас, Фиръавн унга: «Албатта, мен сени, эй Мусо, сеҳрлангансан деб ўйлайман», деди. (Мазкур тўққиз мўъжиза–қўл, асо, тўфон, чигиртка, бит, бақалар, қон, очарчилик йиллари ва меваларнинг камчил бўлиши эди. Бу мўъжизалар ҳақида Аъроф сурасида ва бошқа сураларда сўз кетган.)
Bengali / বাংলা / Bengalce আপনি বণী-ইসরাঈলকে জিজ্ঞেস করুন, আমি মূসাকে নয়টি প্রকাশ্য নিদর্শন দান করেছি। যখন তিনি তাদের কাছে আগমন করেন, ফেরাউন তাকে বললঃ হে মূসা, আমার ধারনায় তুমি তো জাদুগ্রস্থ।
Tamil / தமிழர் / Tamilce நிச்சயமாக நாம் மூஸாவுக்குத் தெளிவான ஒன்பது அத்தாட்சிகளை கொடுத்திருந்தோம்; அவர் அவர்களிடம் (அவற்றைக் கொண்டு) வந்தபோது (என்ன நடந்தது என்று) பனீ இஸ்ராயீல்களிடம் (நபியே!) நீர் கேளும். ஃபிர்அவ்ன் அவரை நோக்கி ´மூஸாவே! நிச்சயமாக நான் உம்மை சூனியம் செய்யப்பட்டவராகவே எண்ணுகிறேன்´ என்று கூறினான்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>