4. Hîzb, İnsân Sûresi

İnsân Suresi 31. Ayeti Meali

يُدْخِلُ مَن يَشَاء فِي رَحْمَتِهِ وَالظَّالِمِينَ أَعَدَّ لَهُمْ عَذَابًا أَلِيمًا
Yudḣilu men yeşâu fî rahmetih(i)(c) ve-zzâlimîne e’adde lehum ‘ażâben elîmâ(n)
1
yudhılu
dahil eder
2
men
kimse, kişi
3
yeşâu
diledi
4
fî rahmeti-hî
rahmetinin içine
5
ve ez zâlimîne
ve zalimler
6
eadde
hazırladı
7
lehum
onlar için
8
azâben
azap
9
elîmen
elîm, acı

Diyanet İşleri O, dilediği kimseyi rahmetine sokar. Zalimlere ise elem dolu bir azap hazırlamıştır.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Allah dilediğini rahmetine sokar. Zalimlere ise, acıklı bir azap hazırlamıştır.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) O dilediğini rahmeti içine kor; zalimlere ise acı bir azap hazırlamıştır.
Elmalılı Hamdi Yazır O dilediğini rahmeti içine kor, zalimlere ise elîm bir azâb hazırlamıştır
Diyanet Vakfı O, dilediğini rahmetine dahil eder. Zalimlere gelince, onlar için elem verici bir azap hazırlamıştır.
Abdulbaki Gölpınarlı Dilediğini rahmetine alır; ve zâlimlere gelince: Elemli bir azap hazırlamıştır onlara.
Adem Uğur O, dilediğini rahmetine dahil eder. Zalimlere gelince, onlar için elem verici bir azap hazırlamıştır.
Ahmed Hulusi Dilediğini Rahmetine dâhil eder! Zâlimlere gelince, onlara feci bir azap hazırlamıştır!
Ahmet Tekin Allah sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu varlıkları rahmetine gark eder. İnkâr ile, isyan ile, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri kısıtlayan, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, hakka riayet etmeyen zâlimler, müşrikler için can yakıp inleten müthiş bir azap hazırlamıştır.
Ahmet Varol Dilediğini rahmetine sokar. Zalimlere gelince, onlar için acıklı bir azap hazırlamıştır.
Ali Fikri Yavuz Dilediği kimseyi rahmeti içine kor. Zalimlere ise acıklı bir azab hazırlamıştır.
Bekir Sadak Diledigine rahmet eder. Zalimlere, iste onlara, can yakici bir azap hazirlamistir. *
Celal Yıldırım Diiediği kimseyi rahmetine alır; zalimlere gelince, onlar için elem verici bir azâb hazırlanmıştır.
Diyanet İşleri 2 Dilediğine rahmet eder. Zalimlere, işte onlara, can yakıcı bir azap hazırlamıştır.
Fizilil Kuran O dilediklerini rahmetinin kapsamı altına Alır. Zalimlere gelince O, onlar için acıklı bir azap hazırlamıştır.
Gültekin Onan Dilediğini kendi rahmetine sokar. Zalimlere ise, onlar için acı bir azab hazırlamıştır.
Hasan Basri Cantay Kimi dilerse rahmetine sokar. Zaalimler (e gelince.) Onlar için elem verici bir azâb hazırlamışdır O.
Hayat Neşriyat O, dilediği kimseyi (hikmetine binâen kendi lütfundan) rahmetine dâhil eder. Zâlimlere gelince, onlar için çok elemli bir azab hazırlamıştır.
Ibni Kesir Dilediğini rahmetine girdirir. Zalimlere, işte onlara; elem verici bir azab hazırlamıştır.
Muhammed Esed Dileyeni rahmetine kabul eder; ama zalimler için (öteki dünyada) şiddetli bir azap hazırlamıştır.
Ömer Nasuhi Bilmen Dilediğini rahmetine sokar, zalimlere (gelince) onlar için elem verici bir azab hazırlamıştır.
Ömer Öngüt Dilediğini rahmetinin içine sokar. Zâlimlere ise elem verici bir azab hazırlamıştır.
Şaban Piris Dilediğini rahmetine girdirir. Zalimlere de acı bir azap hazırlamıştır.
Suat Yıldırım Böylece dilediğini rahmetine alır. Zalimler için ise, gayet acı bir ceza hazırlamıştır.
Tefhim-ül Kuran Dilediğini kendi rahmetine sokar. Zalimlere ise, onlar için acı bir azab hazırlamıştır.
Ümit Şimşek O dilediğini rahmetine eriştirir. Zalimler için ise O acı bir azap hazırlamıştır.

Diyanet Tefsiri Bu sûrede anlatılanların insanlar için uyarıcı öğütler olduğu ifade buyurulmuş, bunlardan ders çıkarıp Allah’a giden yolu seçmek ise insanların hür iradelerine bırakılmış; böylece insanın din ve vicdan özgürlüğüne sahip olduğuna, bu bakımdan hiç kimsenin bu yollardan birini seçmesi için baskı altında tutulamayacağına işaret edilmiştir. Bununla birlikte başka yerlerde olduğu gibi burada da kulun irade, tercih ve kararından söz edilirken Allah’ın iradesinin mutlaklığı da hatırlatılmış; böylece kulların, rableri karşısında da hür ve bağımsız oldukları gibi hem din hem de mantık bakımından saçma olan bir fikre kapılmaları engellenmek istenmiştir. Çünkü kullara tercih ve karar verme kabiliyetini veren de Allah’tır, bunu her an yaratarak devam ettiren de Allah’tır. Âyette kulun dilemesinin Allah’a nisbet edilmesinin anlamı budur. Hem ilgili âyet ve hadislerin bütünü hem de fıtrî akıl, bir inanç ve davranışa mecbur kılınmış insanın ondan sorumlu tutulmayacağı sonucunu vermektedir. İlk bakışta farklı bir hüküm ve sonuç ifade eden âyet ve hadislerin bu genel ilke çerçevesinde anlaşılması ve yorumlanması gerekir. Buna göre Allah kullara dileme, tercihte bulunup karar verme imkânını bahşetmiştir; insanın sorumluluğunun temeli de budur. Allah’ın rızasına göre hareket etmeyi tercih edenler O’nun rahmetine ve cennetine nâil olurlar, aksi yolu tutanlar ise cehenneme giderler. Son âyetteki “zalimler”den maksat inkârcılardır. Zulüm kavramı gerek burada gerekse başka birçok âyette, “doğru ve gerekli olandan sapmak; dolayısıyla yanlış, asılsız bir şeye inanmak, haksız bir iş yapmak” anlamında kullanılır ve genellikle inanç, ibadet ve ahlâkta hak yoldan sapmışlığı ifade eder. Sûrenin bütününde insanın yaratılışına değinildi; ona doğru ve yanlış yolun tanıtıldığı belirtildi; müminlerin ve inkârcıların davranış özelliklerinden söz edildi; amaç ise akıllı ve iyi niyetli insanın bütün bu aydınlatıcı açıklamalardan nasibini almasını sağlamaktır.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Ewa ji kîjanî ra bivê ewî dixe nava dilovanî ya xwe. Ewî ji bona cewr karan ra jî şapateke dilsoz amade kirîye.
Sahih International / English / Ingilizce He admits whom He wills into His mercy; but the wrongdoers - He has prepared for them a painful punishment.
M.Pickthall / English / Ingilizce He maketh whom He will to enter His mercy, and for evil doers hath prepared a painful doom.
Muhsin Khan / English / Ingilizce He will admit to His Mercy whom He will and as for the Zalimun, (polytheists, wrong-doers, etc.) He has prepared a painful torment.
Yusuf Ali / English / Ingilizce He will admit to His Mercy whom He will;(5862) But the wrong-doers,- for them has He prepared a grievous Penalty.
Shakir / English / Ingilizce He makes whom He pleases to enter into His mercy; and (as for) the unjust, He has prepared for them a painful chastisement.
Dr. Ghali / English / Ingilizce He causes whomever He decides to enter into His mercy; and for the unjust (ones) He has prepared a painful torment.
Albanian / Shqip / Arnavutça Ai atë që do, e shtie në mëshirën e Vet, kurse për zullumqarët ka përgatitur dënim të dhembshëm.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice (Allah) istədiyi kimsən Öz mərhəmətinə qovuşdurar. Zalımlara gəldikdə isə, (Allah) onlar üçün (axirətdə) şiddətli bir əzab hazırlamışdır!
Bosnian / Bosanski / Bosnakca On koga hoće uvodi u milost Svoju, a nevjernicima je pripremio tešku patnju.
Bulgarian / Български / Bulgarca Той въвежда когото пожелае в Своята милост, а за угнетителите е приготвил болезнено мъчение.
Chinese / 中文 / Çince 他使他所意欲的人,入在他的慈恩中。至於不義的人怴A他已為他拊w備了痛W的     刑罰。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 他使他所意欲的人,入在他的慈恩中。至於不义的人们,他已为他们预备了痛苦的刑罚。
Czech / Česky / Çekçe koho chce, do milosti Své uvádí, zatímco pro nespravedlivé trest připravil bolestný!
Dutch / Nederlands / Hollandaca Hij leidt in zijne genade die hem behagen; maar voor den onrechtvaardige heeft hij eene gestrenge straf gereed gemaakt.
Farsi / فارسی / Farsça هرکس را که بخواهد در رحمت خود وارد می‌کند، و برای ستمکاران عذاب دردناکی آماده کرده است.
Finnish / Suomi / Fince Hän sulkee armoonsa kenet haluaa, mutta jumalattomille Hän on varannut tuskan ja kurituksen.
French / Français / Fransızca Il fait entrer qui Il veut dans Sa miséricorde. Et quant aux injustes, Il leur a préparé un châtiment douloureux.
German / Deutsch / Almanca Er nimmt in Seine Barmherzigkeit auf (und führt in Seinen Paradiesgarten), wen Er will. Für die Ungerechten hat Er qualvolle Strafe bereitet.
Hausa / Hausa Dili Yana shigar da wanda Ya so a cikin rahamarsa, kuma azzãlumai, Yã yi musu tattalin wata azãba mai raɗaɗi.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Dan memasukkan siapa yang dikehendaki-Nya ke dalam rahmat-Nya (surga). Dan bagi orang-orang zalim disediakan-Nya azab yang pedih.
Italian / Italiano / Italyanca Introduce chi vuole nella Sua misericordia, mentre per gli ingiusti ha preparato un doloroso castigo.
Japanese / 日本語 / Japonca かれは,御心に適う者を慈悲に浴させ,また不義の徒に対しては痛烈な懲罰を備えられる。
Korean / 한국어 / Korece 하나님은 그분이 원하는 자 를 그분의 은혜속에 들게 하시나 사악한 자들을 위해서는 고통스러 운 응벌을 준비하셨노라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Ia memasukkan sesiapa yang dikehendakiNya (menurut aturan yang ditetapkan) ke dalam rahmatNya (dengan ditempatkannya di dalam Syurga); dan orang-orang yang zalim, Ia menyediakan untuk mereka azab seksa yang tidak terperi sakitnya.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili അവന്‍ ഉദ്ദേശിക്കുന്നവരെ അവന്‍റെ കാരുണ്യത്തില്‍ അവന്‍ പ്രവേശിപ്പിക്കുന്നതാണ്‌. അക്രമകാരികള്‍ക്കാവട്ടെ അവന്‍ വേദനയേറിയ ശിക്ഷ ഒരുക്കി വെച്ചിരിക്കുന്നു.
Maranao / mәranaw Phakasoldn Iyan so taw a kabaya Iyan sii ko limo Iyan. Na so manga darowaka na pithiyagaran Iyan siran sa siksa a malipds.
Norwegian / Norsk / Norveççe Han lar dem Han vil gå inn til Hans nåde. Men de urettferdige har Han beredt en smertelig straff!
Polski / Polish / Polonya Dili On wprowadza, kogo chce, do Swego miłosierdzia. A dla niesprawiedliwych przygotował karę bolesną.
Portuguese / Português / Portekizce Ele admite em Sua misericórdia quem Lhe apraz; porém, destinou aos iníquos, um doloroso castigo.
Romanian / Română / Rumence Pe trimisele neîncetat!
Russian / Россия / Rusça Он вводит в Свою милость, кого пожелает, а для беззаконников Он приготовил мучительные страдания.
Somali / Somalice Wuxuu galiyaa naxariistiisa ruuxuu doono, daalimiintana wuxuu u darbay cadaab daran.
Spanish / Español / Ispanyolca lntroduce en Su misericordia a quien Él quiere. Pero a los impíos les ha preparado un castigo doloroso.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Humuingiza amtakaye katika rehema yake. Na wenye kudhulumu amewawekea adhabu iliyo chungu.
Svenska / Swedish / Isveççe Han innesluter den Han vill i Sin nåd; men för de orättfärdiga har Han ett plågsamt straff i beredskap.
Tatarça / Tatarish / Tatarca Теләгән кешесене рәхмәтенә кергезер һәм Аңа каршылык күрсәтеп үзләренә золым иткән залимнәргә рәнҗеткүче каты ґәзабны хәзерләде.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili พระองค์จะทรงให้ผู้ที่พระองค์ทรงประสงค์เข้าสู่ความเมตตาของพระองค์ แต่บรรดาผู้อธรรมนั้น พระองค์ทรงเตรียมการลงโทษอันเจ็บปวดไว้สำหรับพวกเขา
Urdu / اردو / Urduca جس کو چاہتا ہے اپنی رحمت میں داخل کرلیتا ہے اور ظالموں کے لئے اس نے دکھ دینے والا عذاب تیار کر رکھا ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe У кимни хоҳласа Ўз раҳматига киритадир ва золимлар учун аламли азоблар тайёрлаб қўйгандир.
Bengali / বাংলা / Bengalce তিনি যাকে ইচ্ছা তাঁর রহমতে দাখিল করেন। আর যালেমদের জন্যে তো প্রস্তুত রেখেছেন মর্মন্তুদ শাস্তি।
Tamil / தமிழர் / Tamilce அவன், தான் விரும்புபவரை தன்னுடைய ரஹ்மத்தில் புகுத்துகிறான்; அன்றியும் அநியாயக்காரர்களுக்கு நோவினை செய்யும் வேதனையை அவர்களுக்காகச் சித்தம் செய்து வைத்திருக்கின்றான்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>