3. Hîzb, İbrâhîm Sûresi

İbrâhîm Suresi 2. Ayeti Meali

اللّهِ الَّذِي لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ وَوَيْلٌ لِّلْكَافِرِينَ مِنْ عَذَابٍ شَدِيدٍ
(A)llâhi-lleżî lehu mâ fî-ssemâvâti vemâ fî-l-ard(i)(k) veveylun lilkâfirîne min ‘ażâbin şedîd(in)
1
allâhi
Allah
2
ellezî
o ki
3
lehu
onundur
4
şeyler
5
fî es semâvâti
göklerde, semalarda
6
ve mâ
ve şeyler
7
fî el ardı
yerde
8
ve veylun
ve vay haline, yazıklar olsun
9
li el kâfirîne
inkâr edenler, kâfirler için, kâfirlere
10
min azâbin
(azaplardan bir) azap
11
şedîdin
şiddetli

Diyanet İşleri (1-2) Elif Lâm Râ. Bu Kur’an, Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, mutlak güç sahibi ve övgüye lâyık, göklerdeki ve yerdeki her şey kendisine ait olan Allah’ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır. Şiddetli azaptan dolayı vay kâfirlerin hâline.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) O Allah'ın (yolu) ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Şiddetli bir azabdan dolayı vay kâfirlerin haline!
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) O Allah' in (yoluna) ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur; şiddetli bir azaptan dolayı vay kafirlerin haline!
Elmalılı Hamdi Yazır O Allahın ki Göklerde ne var, Yerde ne varsa hep onun, şiddetli bir azâbdan da veyl kâfirlere
Diyanet Vakfı O Allah ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Şiddetli azaptan dolayı kâfirlerin vay haline!
Abdulbaki Gölpınarlı Bir Allah'tır ki onundur göklerde ne varsa ve yeryüzünde ne varsa. Vay kâfirlere çetin azaptan.
Adem Uğur O Allah ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Şiddetli azaptan dolayı kâfirlerin vay haline!
Ahmed Hulusi (Aziyz ve Hamiyd olan O) Allâh ki, semâlar ve arzda ne varsa O'nun içindir (El Esmâ ül Hüsnâ'sıyla işaret edilen özelliklerinin seyri için). . . O hakikat bilgisini inkâr edenlere yazıklar olsun, kendilerini bekleyen şiddetli azap dolayısıyla!
Ahmet Tekin Göklerdekiler ve yerdekilerin tamamının tasarrufuna sahip olan Allah’ın yoluna çıkarman için indirdiğimiz bir kitaptır. Şiddetli bir azaptan dolayı kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlerin vay haline!
Ahmet Varol Göklerde ve yerde olanların hepsi kendine ait olan Allah'ın (yoluna). Şiddetli bir azaptan dolayı kâfirlerin vay haline!
Ali Fikri Yavuz Öyle bir Allah ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi onundur. Başlarına gelecek şiddetli bir azabdan dolayı vay kâfirlerin haline!...
Bekir Sadak (1-2) Elif, Lam, Ra; Bu, Allah'in izniyle, insanlari karanliklardan aydinliga, guclu ve ovulmege layik, goklerde ve yerde olanlarin sahibi Allah'in yoluna cikarman icin, sana indirdigimiz Kitaptir. Ugrayacaklari cetin azabdan dolayi vay kafirlerin haline!
Celal Yıldırım (O övülmeğe lâyık olan) Allah ki, göktekiler de, yerde olanlar da O'nundur. Çok şiddetli azabından da vay o kâfirlere !
Diyanet İşleri 2 (1-2) Elif, Lam, Ra; Bu, Allah'ın izniyle, insanları karanlıklardan aydınlığa, güçlü ve övülmeğe layık, göklerde ve yerde olanların sahibi Allah'ın yoluna çıkarman için, sana indirdiğimiz Kitaptır. Uğrayacakları çetin azabdan dolayı vay kafirlerin haline!
Fizilil Kuran O Allah ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Uğrayacakları ağır azaptan ötürü vaygele kâfirlerin başına!
Gültekin Onan O Tanrı ki göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Şiddetli azab dolayısıyla vay kafirlere.
Hasan Basri Cantay O (yegâne gaalib, hamde lâyık) Allah ki göklerde ne var, yerde ne varsa hep onundur. (Uğrayacakları) çetin azâbdan dolayı vay kâfirlere (kâfirlerin başına geleceklere)!..
Hayat Neşriyat O Allah(’ın yoluna) ki, göklerde ne var, yerde ne varsa O’nundur. Şiddetli bir azabdan dolayı vay hâline o kâfirlerin!
Ibni Kesir O Allah ki; göklerde ve yerde olanlar O'nundur. Şiddetli azaptan dolayı vay kafirlere.
Muhammed Esed O Allah(ın yoluna) ki, göklerde ve yerde ne varsa, hepsi O'nundur. Kendilerini bekleyen o çok zorlu azaptan ötürü, hakkı inkar edenlerin vay haline!
Ömer Nasuhi Bilmen Allah'ın (yoluna) ki, göklerde ne varsa ve yerde ne varsa hep O'nundur. Ve şiddetli bir azaptan dolayı vay kâfirlere!
Ömer Öngüt O Allah ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Şiddetli azaptan dolayı vay o kâfirlerin hâline!
Şaban Piris Göklerde ve yerde olanların sahibi Allah’tır. Uğrayacakları şiddetli azabdan dolayı vay kafirlere!
Suat Yıldırım (1-3) Elif, Lâm, Râ. Bu, Rab’lerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, azîz ve hamîd (üstün kudret sahibi ve her işi övgüye lâyık olan) Allah’ın yoluna, göklerde ve yerdeki her şeyin sahibinin yoluna insanları çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır. Kendilerini bekleyen o çetin azaptan ötürü vay o inkârcıların hallerine! Vay onlara ki, âhirete inanmalarına rağmen, bile bile dünyayı âhirete tercih ederler. İnsanları Allah yolundan çevirir de o yolu eğri büğrü göstermek isterler. İşte onlar haktan, doğru yoldan çok uzak bir sapıklık içindedirler.
Tefhim-ül Kuran O Allah ki, göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Şiddetli azab dolayısıyla vay küfre sapanlara.
Ümit Şimşek O Allah ki, göklerde ne var, yerde ne varsa Onundur. Çarpılacakları şiddetli azap yüzünden yazıklar olsun o kâfirlere!

Diyanet Tefsiri “Tercih edenler” diye tercüme ettiğimiz yestehibbûne fiili, “sevmek” mânasındaki muhabbet kelimesinin türevlerinden olup inkârcıların dünya hayatını âhireti unutturacak derecede sevdiklerini, ona bağlandıklarını, bu sebeple onu âhiret hayatına tercih ettiklerini belirtmektedir. Âyette dünya hayatını ölçülü olarak sevenler değil, onu âhiret hayatına tercih edenler kınanmıştır (Râzî, XIX, 78). Zira Kur’an insanın, hayatı ve yaşamak için gerekli olan dünya nimetlerini sevmesini yasaklamamış, aksine dünya nimetlerinin insan için yaratıldığını bildirmiş, onlardan en güzel şekilde faydalanmasını teşvik etmiştir (krş. Bakara 2/201; A‘râf, 7/31-32; Kasas 28/77). İnkârcılar aynı zamanda İslâm’a, onun kutsal değerlerine ve bağlılarına karşı kin ve düşmanlık besleyerek yalan, iftira, hile ve tehdit gibi çeşitli yöntemlerle Allah’ın dinini kötü gösterip maddî ve mânevî imkânları kullanarak başkalarının İslâm’a girmesini engellemeye kalkışmalarından dolayı da kınanmışlardır.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Ewa Yezdana (Xu­dayekî wusa ne) ku hemû tiştên di ezman û zemîn da hene ji wî ra nin. Ji bona şapata (Yezdan e) zor, xwelî li wan filan be!
Sahih International / English / Ingilizce Allah , to whom belongs whatever is in the heavens and whatever is on the earth. And woe to the disbelievers from a severe punishment
M.Pickthall / English / Ingilizce Allah, unto Whom belongeth whatsoever is in the heavens and whatsoever is in the earth. And woe unto the disbelievers from an awful doom.
Muhsin Khan / English / Ingilizce Allah to Whom belongs all that is in the heavens and all that is in the earth! And woe unto the disbelievers from a severe torment.
Yusuf Ali / English / Ingilizce Of Allah, to Whom do belong all things in the heavens and on earth! But alas for the Unbelievers(1872) for a terrible penalty (their Unfaith will bring them)!-
Shakir / English / Ingilizce (Of) Allah, Whose is whatever is in the heavens and whatever Is in the earth; and woe to the unbelievers on account of the severe chastisement,
Dr. Ghali / English / Ingilizce Allah, Who has whatever is in the heavens and whatever is in the earth. And woe to the disbelievers for a strict torment!
Albanian / Shqip / Arnavutça Të All-llahut, i të cilit është ç’ka në qiej dhe ç’ka në tokë. Është mjerim për mohuesit për dënimin e ashpër që i pret.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Elə bir Allah ki, göylərdə və yerdə nə varsa, hamısı Onundur. Düçar olacaqları şiddətli əzabdan ötrü vay kafirlərin halına!
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Allaha, čije je ono što je na nebesima i ono što je na Zemlji. A od užasne patnje teško nevjernicima,
Bulgarian / Български / Bulgarca Аллах, Комуто е всичко на небесата и всичко на земята. И горко на неверниците от сурово мъчение!
Chinese / 中文 / Çince 真主是有天地萬物的。哀哉不信道者!他戔N受嚴厲的刑罰。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 真主是有天地万物的。哀哉不信道者!他们将受严厉的刑罚。
Czech / Česky / Çekçe Boha, jemuž náleží vše na nebesích i na zemi. Běda nevěřícím před hrozbou trestu strašného
Dutch / Nederlands / Hollandaca Hij is God, wien alles toebehoort wat in den hemel en op de aarde is, en wee over de ongeloovigen; want eene gestrenge straf wacht hen.
Farsi / فارسی / Farsça (همان ) خدای که آنچه در آسمانها و آنچه در زمین است ، از آن اوست ، و وای بر کافران از عذاب سخت .
Finnish / Suomi / Fince Yksin Jumalalle kuuluu kaikki, mikä on taivaassa, ja kaikki, mikä on maan päällä. Voi uskottomia, sillä heitä kohtaa ankara tuska.
French / Français / Fransızca Allah, à qui appartient tout ce qui est dans les cieux et sur la terre. Et malheur aux mécréants, pour un dur châtiment [qu'ils subiront].
German / Deutsch / Almanca Gott hat alles, was es in den Himmeln und auf Erden gibt, geschaffen. Wehe den Ungläubigen! Auf sie wartet eine qualvolle Strafe.
Hausa / Hausa Dili Allah wanda Yake Yanã da abin da ke cikin sammai da cikin ƙasa. Kuma bone yã tabbata ga kãfirai daga azãba mai tsanani.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Allah-lah yang memiliki segala apa yang di langit dan di bumi. Dan kecelakaanlah bagi orang-orang kafir karena siksaan yang sangat pedih,
Italian / Italiano / Italyanca [la via di] Allah, Cui appartiene quel che è nei cieli e sulla terra. Guai a coloro che non credono: subiranno un severo castigo;
Japanese / 日本語 / Japonca 天にありまた地にある凡ての有はかれに属する。厳しい懲罰を受ける不信心者にこそ災いあれ。
Korean / 한국어 / Korece 하나님에게 천지의 모든것이 귀속되며 불신자들에겐 가혹한 응벌의 재앙이 있으리라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Allah jua yang memiliki segala yang ada di langit serta yang ada di bumi; dan kecelakaan besar bagi orang-orang yang kufur ingkar (terhadap Al-Quran) dari azab yang amat berat (yang akan menimpa mereka kelak).
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili ആകാശങ്ങളിലുള്ളതിന്‍റെയും ഭൂമിയിലുള്ളതിന്‍റെയും ഉടമയായ അല്ലാഹുവിന്‍റെ ( മാര്‍ഗത്തിലേക്ക്‌ അവരെ കൊണ്ട്‌ വരുവാന്‍ വേണ്ടി ) . സത്യനിഷേധികള്‍ക്ക്‌ കഠിനമായ ശിക്ഷയാല്‍ മഹാനാശം തന്നെ.
Maranao / mәranaw A so Allah, a so rk Iyan so zisii ko manga langit ago so zisii ko lopa. Na so kabinasa na bagian o da pamaratiyaya a pd ko siksa a sangat!
Norwegian / Norsk / Norveççe til Guds vei, Han, som alt i himlene og på jorden tilhører. Ve de vantro for en hard straff,
Polski / Polish / Polonya Dili Boga, do którego należy to, co jest w niebiosach, i to, co jest na ziemi. Biada tym, którzy nie uwierzyli, z powodu kary strasznej;
Portuguese / Português / Portekizce É de Deus tudo quanto existe nos céus e na terra. Ai dos incrédulos, no que respeita ao severo castigo!
Romanian / Română / Rumence Cei care iubesc Viaţa de Acum mai mult decât Viaţa de Apoi se abat de la calea lui Dumnezeu pe care caută s-o întortocheze. Aceştia sunt într-o rătăcire adâncă.
Russian / Россия / Rusça Аллаха, Которому принадлежит все, что на небесах и на земле. Горе от тяжких страданий неверующим,
Somali / Somalice Ilaaha iska leh waxa Somooyinka iyo Dhulka ku sugan, halaagna waxaa mudan Gaalada cadaab daran xaggiis.
Spanish / Español / Ispanyolca de Alá, a Quien pertenece lo que está en los cielos y lo que está en la tierra. ¡Ay de los infieles, por un castigo severo...!
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Naye ni Mwenyezi Mungu ambaye ni vyake Yeye vyote viliomo katika mbingu na ardhi. Na ole wao makafiri kwa adhabu kali!
Svenska / Swedish / Isveççe till Gud som är Herre över allt det som himlarna rymmer och det som jorden bär. Dömda är de som förnekar sanningen! [De hotas av] ett strängt straff,
Tatarça / Tatarish / Tatarca Җир вә күкләр мөлке Аның кулында булучы Аллаһу тәгаләдер. Кәферләргә каты ґәзаб белән ни зур һәлакәтлек.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili (คือ) ทางของอัลลอฮ ซึ่งสิ่งที่อยุ่ในชั้นฟ้าทั้งหลายและสิ่งที่อยู่ในแผ่นดิน เป็นของพระองค์และความหายนะจากการลงโทษอย่างสาหัส จงประสบแก่พวกปฏิเสธศรัทธา
Urdu / اردو / Urduca وہ خدا کہ جو کچھ آسمانوں اور زمین میں ہے سب اسی کا ہے۔ اور کافروں کے لیے عذاب سخت (کی وجہ) سے خرابی ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Аллоҳ осмонлару ердаги нарсалар Уники бўлган зотдир. Кофирлар ҳолига шиддатли азобдан вой бўлсин.
Bengali / বাংলা / Bengalce তিনি আল্লাহ; যিনি নভোমন্ডল ও ভূ-মন্ডলের সবকিছুর মালিক। কাফেরদের জন্যে বিপদ রয়েছে, কঠোর আযাব;
Tamil / தமிழர் / Tamilce அல்லாஹ் எத்தகையவன் என்றால் வானங்களில் உள்ளவையும், பூமியில் உள்ளவையும் அவனுக்கே சொந்தாமாகும்; இன்னும் (இதை) நிராகரிப்போருக்குக் கடினமான வேதனையினால் பெருங்கேடுதான்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>