4. Hîzb, Hucurât Sûresi

Hucurât Suresi 18. Ayeti Meali

إِنَّ اللَّهَ يَعْلَمُ غَيْبَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَاللَّهُ بَصِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ
İnna(A)llâhe ya’lemu ġaybe-ssemâvâti vel-ard(i)(c) va(A)llâhu basîrun bimâ ta’melûn(e)
1
inne allâhe
muhakkak ki Allah
2
ya’lemu
bilendir
3
gaybe
gaybını
4
es semâvâti
göklerin
5
ve al ardı
ve yerin
6
ve allâhu
ve Allah
7
basîrun
görendir
8
bi mâ
şeyleri
9
ta’melûne
yaptığınız

Diyanet İşleri Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilir. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin görülmeyen esrarını bilir. Allah yaptıklarınızı görür.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Göklerin, yerin sırrını Allah bilir ve Allah, her ne yaparsanız görür.
Elmalılı Hamdi Yazır Göklerin Yerin gaybını Allah bilir ve Allah görür her ne yaparsanız
Diyanet Vakfı Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gizliliklerini bilir. Allah yaptıklarınızı görendir.
Abdulbaki Gölpınarlı Şüphe yok ki Allah, göklerin ve yeryüzünün gizli şeylerini bilir ve Allah, bütün yaptıklarınızı görür.
Adem Uğur Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gizliliklerini bilir. Allah yaptıklarınızı görendir.
Ahmed Hulusi Muhakkak ki Allâh, semâların ve arzın algılanmayanlarını bilir. . . Allâh, yaptıklarınızı (varlığınızda olarak) Basıyr'dir.
Ahmet Tekin Allah göklerdeki ve yerdeki görülmeyeni, bilinmeyeni biliyor. Allah işlediğiniz amelleri biliyor, görüyor.
Ahmet Varol Şüphesiz Allah göklerin ve yerin gizliliklerini bilir. Allah yaptıklarınızı görmektedir.
Ali Fikri Yavuz Muhakkak ki Allah, göklerin ve yerin gaybını bilir. Allah, bütün yaptıklarınızı da görür.
Bekir Sadak Dogrusu Allah, goklerin ve yerin gaybini bilir. Allah, yaptiklarinizi gorendir. *
Celal Yıldırım Şüphesizki, Allah, göklerin ve yerin gaybını (görünmeyen her şeyini) bilir. Allah, yapageldiğiniz şeyleri görüp bilendir.
Diyanet İşleri 2 Doğrusu Allah, göklerin ve yerin gaybını bilir. Allah, yaptıklarınızı görendir.
Fizilil Kuran Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gizlisini bilir. Allah yaptıklarınızı görmektedir.
Gültekin Onan Şüphesiz Tanrı, göklerin ve yerin gaybını bilir. Tanrı, yaptıklarınızı görendir.
Hasan Basri Cantay Şübhesiz göklerin ve yerin gaybını Allah bilir. Allah, ne yapıyorsanız hakkıyle görücüdür.
Hayat Neşriyat Muhakkak ki Allah, göklerin ve yerin gizliliklerini bilir. Çünki Allah, ne yaparsanız hakkıyla görendir.
Ibni Kesir Muhakkak ki Allah; göklerin ve yerin gaybını bilir. Ve Allah; yaptıklarınızı görendir
Muhammed Esed Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin bütün sırlarını bilir ve bütün yaptıklarınızı görür.
Ömer Nasuhi Bilmen Şüphe yok ki, Allah Teâlâ göklerin ve yerin gaybını bilir ve Allah Teâlâ işlediğinizi görücüdür.
Ömer Öngüt Şüphesiz ki Allah göklerin ve yerin gaybını bilir. Allah yaptıklarınızı görmektedir.
Şaban Piris Allah, şüphesiz göklerin ve yerin gaybını bilir. Allah, yaptıklarınızı görmektedir.
Suat Yıldırım Muhakkak ki Allah göklerin ve yerin gaybını bilir. Bütün bunları bilen Allah, sizin yaptığınız her şeyi de elbette görür.
Tefhim-ül Kuran Hiç şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilir. Allah, yapmakta olduklarınızı görmekte olandır.
Ümit Şimşek Hiç şüphe yok ki, Allah göklerin ve yerin gizliliklerini bilir. Sizin yaptıklarınızı da Allah görmektedir.

Diyanet Tefsiri Yerleşim bölgeleri dışında göçebe olarak yaşayan Arap kabileleri Hz. Peygamber’e geliyor, sosyal yardımlardan pay almak için kendisine boyun eğiyor, teslim oluyorlardı. Bu davranışlarını “iman etmiş olmak için” yeterli saymaları, kendilerini mümin olarak göstermeleri üzerine bu âyetler gelmiştir. Günlük dilde ve terim olarak İslâm, Hz. Muhammed’e vahiy yoluyla bildirilen dinin adıdır. Bu dine iman eden ve gereğini yerine getirmeye çalışan kimselere de müslüman denir. Ancak İslâm kelimesinin sözlük mânasında “boyun eğmek, teslim olmak” da vardır. Bedevîlerin yaptığı da İslâm’ın bu sözlük mânasını gerçekleştirmekten ibaret idi. Çünkü 15. âyeti de göz önüne aldığımızda bir kimsenin gerçekten iman etmiş olabilmesi için kendisinde şu inanç ve davranışların gerçekleşmiş olması gerekmektedir: 1. İslâm’ın taleplerini yerine getirirken bunların Allah ve resulünün emirleri olduğuna, Allah’tan geldiğine, O’nun emirlerine itaat etmenin insana, dünya ve âhiret mutluluğunu sağlayacağına kalbi ile de iman etmiş, inanmış olmak. 2. Bu inancında asla şüpheye düşmemek, aklı ve duygularıyla ikna olmuş, bu inanca bağlanmış bulunmak. 3. İslâm’ı ve müslümanları korumak, dininin güçlenmesi için malını ve gerektiğinde canını vererek çalışmak, çabalamak, olanca gücünü harcamak. Bağlamdan anlaşıldığına göre “Biz de müminiz, inandık” diyen bedevîler henüz cihad ile sınanmış ve imanlarını ispat etmiş değillerdi. İmanlarının kalplerine yerleşmiş olmadığı hükmüne gelince, bunu ancak Allah bilirdi ve peygamberine böyle olduğunu bildiriyordu. Şayet Allah bildirmeseydi, peygamber dahil herkesin, “Ben müminim” deyip emirlere itaat edenleri gerçekten ve kalpten inanmış saymaları, böyle bilmeleri gerekecekti. Bedevîlerin Hz. Peygamber’e teslim olmalarına, onun yanında yer almalarına iki yönden bakılabilir: a) Müminlere düşman olmak yerine dost olup destek sağlamak; b) Ganimetten, sosyal yardımlardan yararlanmak, daha da önemlisi müslümanlar arasında yaşayarak gerçek ve kâmil mânada imana kavuşmak. Bu âyetler geldiği dönemde müslümanların bedevî desteğine ihtiyaçları kalmamıştı; halbuki onların hem maddî yardıma hem de hidayete, doğru ve kurtarıcı bir hayat yolunun kılavuzuna ihtiyaçları vardı. Teslim olmalarının, itaat etmelerinin karşılığını eksiksiz olarak aldılar, Hz. Peygamber ve ashabı tarafından eğitilerek hem medenîleştiler hem de birçoğunun gönlüne iman yerleşti. Şu halde ortada sözü edilecek bir iyilik, bir lutuf varsa bu, onların teslim (İslâm) olmaları değil, bu sayede elde ettikleri idi; bundan dolayı asıl minnettar olması gerekenler kendileriydi.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Bêguman Xuda veþariyê asîmana û zemîn dizane. Xuda, tiþtê hûn dikin baþ dibîne.
Sahih International / English / Ingilizce Indeed, Allah knows the unseen [aspects] of the heavens and the earth. And Allah is Seeing of what you do.
M.Pickthall / English / Ingilizce Lo! Allah knoweth the Unseen of the heavens and the earth. And Allah is Seer of what ye do.
Muhsin Khan / English / Ingilizce Verily, Allah knows the unseen of the heavens and the earth. And Allah is the All-Seer of what you do.
Yusuf Ali / English / Ingilizce "Verily Allah Knows(4938) the secrets of the heavens and the earth: and Allah Sees well all that ye do."
Shakir / English / Ingilizce Surely Allah knows the unseen things of the heavens and the earth; and Allah sees what you do.
Dr. Ghali / English / Ingilizce Surely Allah knows the Unseen of the heavens and the earth; and Allah is Ever-Beholding of whatever you do.
Albanian / Shqip / Arnavutça S’ka dyshim se All-llahu e di fshehtësinë e qiejve e të tokës, All-llahu sheh atë që punoni ju.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Şübhəsiz ki, Allah göylərin və yerin qeybini (gözə görünməyən sirlərini) bilir. Allah sizin nə etdiklərinizi görəndir!
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Allah, sigurno, zna tajne nebesa i Zemlje i Allah dobro vidi ono što radite."
Bulgarian / Български / Bulgarca Аллах знае неведомото на небесата и на земята. Аллах съзира вашите дела.
Chinese / 中文 / Çince 真主確是知道天地的幽玄的,真主是明察你怐漲甈高滿C
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 真主确是知道天地的幽玄的,真主是明察你们的行为的。
Czech / Česky / Çekçe A Bůh vskutku zná nepoznatelné na nebesích i na zemi a Bůh vše, co děláte, jasně zří.
Dutch / Nederlands / Hollandaca Waarlijk, God kent de geheimen van hemel en aarde, en God ziet wat gij doet.
Farsi / فارسی / Farsça همانا خداوند غیب آسمانها وزمین را می داند, وخداوند به آنچه انجام می دهید بیناست.
Finnish / Suomi / Fince Jumala tuntee totisesti näkymättömät asiat taivaassa ja maan päällä; Jumala näkee, mitä te teette.
French / Français / Fransızca Allah connaît l'Inconnaissable des cieux et de la terre et Allah est Clairvoyant sur ce que vous faites.
German / Deutsch / Almanca Gott weiß um das Verborgene der Himmel und der Erde. Gott sieht genau, was ihr tut.
Hausa / Hausa Dili "Lalle Allah yanã sanin gaibin sammai da ¡asa, kuma Allah Mai gani ne ga abin da kuke aikatãwa."
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Sesungguhnya Allah mengetahui apa yang ghaib di langit dan bumi. Dan Allah Maha Melihat apa yang kamu kerjakan.
Italian / Italiano / Italyanca Allah conosce l'invisibile dei cieli e della terra e Allah ben osserva quel che fate».
Japanese / 日本語 / Japonca 本当にアッラーは,天と地の奥義を知っておられる。アッラーは,あなたがたの所行をよく洞察なされる方である。
Korean / 한국어 / Korece 실로 하나님은 하늘과 대지 의 모든 비밀을 알고 계시며 너희 가 행하는 모든 것을 지켜보고 계 시니라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca "Sesungguhnya Allah mengetahui segala rahsia langit dan bumi, dan Allah Maha Melihat akan segala yang kamu kerjakan".
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili തീര്‍ച്ചയായും അല്ലാഹു ആകാശങ്ങളിലെയും ഭൂമിയിലെയും അദൃശ്യകാര്യം അറിയുന്നു. നിങ്ങള്‍ പ്രവര്‍ത്തിക്കുന്നത്‌ കണ്ടറിയുന്നവനുമാകുന്നു അല്ലാഹു.
Maranao / mәranaw "Mataan! a so Allah na katawan Iyan so migagaib ko manga langit ago so lopa: Na so Allah na phagilayn Iyan so gii niyo nggolawlaan.
Norwegian / Norsk / Norveççe Gud kjenner himlenes og jordens mysterier. Gud er observant for det dere gjør.
Polski / Polish / Polonya Dili Zaprawdę, Bóg zna to, co skryte w niebiosach i na ziemi! I Bóg widzi jasno to, co wy czynicie!
Portuguese / Português / Portekizce Sabei que Deus conhece o mistério dos céus e da terra, e Deus bem vê tudo o quanto fazeis!
Romanian / Română / Rumence Qaf. Pe Coranul cel slăvit!
Russian / Россия / Rusça Воистину, Аллах знает сокровенное небес и земли. Аллах видит то, что вы совершаете.
Somali / Somalice Eebe waa ogyahay waxa Samaawaadka ku maqan iyo dhulkaba, Eebana waa arkaa waxaad camal falaysaan.
Spanish / Español / Ispanyolca Alá conoce lo oculto de los cielos y de la tierra. Alá ve bien lo que hacéis.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Hakika Mwenyezi Mungu anajua siri za mbingu na ardhi. Na Mwenyezi Mungu anayaona myatendayo.
Svenska / Swedish / Isveççe Gud känner himlarnas och jordens dolda verklighet - och Gud ser allt vad ni gör.
Tatarça / Tatarish / Tatarca Аллаһ җирдәге вә күкләрдәге яшерен нәрсәләрне, шиксез, беләдер, Аллаһ сезнең эшләгән эшләрегезне күрүчедер.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili แท้จริงอัลลอฮฺทรงรอบรู้สิ่งเร้นลับในชั้นฟ้าทั้งหลายและแผ่นดิน และอัลลอฮฺทรงเห็นสิ่งที่พวกเจ้ากระทำ
Urdu / اردو / Urduca بےشک خدا آسمانوں اور زمین کی پوشیدہ باتوں کو جانتا ہے اور جو کچھ تم کرتے ہو اسے دیکھتا ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Албатта, Аллоҳ осмонлару ернинг ғайбини билувчи зотдир. Ва Аллоҳ қилаётган ишларингизни кўрувчи зотдир.
Bengali / বাংলা / Bengalce আল্লাহ নভোমন্ডল ও ভূমন্ডলের অদৃশ্য বিষয় জানেন, তোমরা যা কর আল্লাহ তা দেখেন।
Tamil / தமிழர் / Tamilce "நிச்சயமாக அல்லாஹ் வானங்களிலும், பூமியிலுமுள்ள மறைவானவற்றை (யெல்லாம்) நன்கறிகிறான்; அன்றியும் அல்லாஹ் நீங்கள் செய்பவற்றை பார்த்துக் கொண்டிருக்கின்றான்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>