2. Hîzb, Haşr Sûresi

Haşr Suresi 18. Ayeti Meali

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَلْتَنظُرْ نَفْسٌ مَّا قَدَّمَتْ لِغَدٍ وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ
Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû-ttekû(A)llâhe veltenzur nefsun mâ kaddemet liġad(in)(s) vettekû(A)llâh(e)(c) inna(A)llâhe ḣabîrun bimâ ta’melûn(e)
1
yâ eyyuhâ
ey
2
ellezîne
onlar
3
âmenû
Allah’a ulaşmayı dileyenler
4
ittekû
takva sahibi olun
5
allâhe
Allah
6
ve li tenzur
ve baksın, görsün
7
nefsun
nefs, kişi, kimse
8
şey
9
kaddemet
takdim etti
10
li gadin
yarın için
11
ve ittekû
ve takva sahibi olun
12
allâhe
Allah
13
inne
muhakkak ki
14
allâhe
Allah
15
habîrun
haberdar olan
16
bi mâ
şey(ler)
17
ta’melûne
yapıyorsunuz

Diyanet İşleri Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Ey inananlar, Allah'tan korkun ve kişi, yarın için ne (yapıp) gönderdiğine baksın. Allah'tan korkun; çünkü Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Ey iman edenler, Allah'tan korkun ve kişi, yarın için önceden ne gönderdiğine baksın. Allah'tan korkun; çünkü Allah, her ne yaparsanız haberdardır.
Elmalılı Hamdi Yazır Ey o bütün iyman edenler! Hep Allaha korunun ve baksın bir nefis yarın için ne takdim etmiş, hem Allahdan korkun, çünkü Allah her ne yaparsanız şübhesiz habîrdir
Diyanet Vakfı Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve herkes, yarına ne hazırladığına baksın. Allah'tan korkun, çünkü Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Abdulbaki Gölpınarlı Ey inananlar, sakının Allah'tan ve herkes, yarın için ne hazırladı, ona baksın ve çekinin Allah'tan; şüphe yok ki Allah, ne yapıyorsanız hepsinden haberdar.
Adem Uğur Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve herkes, yarına ne hazırladığına baksın. Allah'tan korkun, çünkü Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Ahmed Hulusi Ey iman edenler Allâh'tan korunun! Bir nefs yarın (vefat ötesi) için önceden ne gönderdiğine bir baksın! Allâh'tan korunun! Muhakkak ki Allâh yaptıklarınızda Esmâ'sıyla yaratanı olarak Habiyr'dir.
Ahmet Tekin Ey iman nimetine kavuşanlar, Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun. Herkes, yarına, âhirete neler hazırladığını kontrol etsin. Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun. Allah işlediğiniz gizli-açık bütün amellerden haberdardır.
Ahmet Varol Ey iman edenler! Allah'tan sakının ve kişi yarın için önden ne gönderdiğine baksın. Allah'tan sakının. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Ali Fikri Yavuz Ey iman edenler; Allah’dan korkun ve herkes, yarın için önden ne göndermiş olduğuna baksın. Hem Allah’dan korkun; çünkü Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
Bekir Sadak Ey inananlar! Allah'tan sakinin; herkes yarina ne hazirladigina baksin; Allah'tan sakinin, cunku Allah islediklerinizden haberdardir.
Celal Yıldırım Ey imân edenler! Allah'tan saygı ile korkun ; her kişi yarın için önden ne göndermişse ona dikkatle baksın. Allah'tan saygı ile korkun. Şüphesiz ki Allah, yapageldiklerinizden haberlidir.
Diyanet İşleri 2 Ey inananlar! Allah'tan sakının; herkes yarına ne hazırladığına baksın; Allah'tan sakının, çünkü Allah işlediklerinizden haberdardır.
Fizilil Kuran Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve herkes yarına ne hazırladığına baksın. Allah'tan korkun. Çünkü Allah yaptıklarınızı haber almaktadır.
Gültekin Onan Ey inananlar, Tanrı'dan korkun. Herkes yarın için neyi takdim ettiğine baksın. Tanrı'dan korkun. Hiç şüphesiz Tanrı yaptıklarınızdan haberdardır.
Hasan Basri Cantay Ey îman edenler, Allahdan korkun. Herkes, yarın için önden ne göndermiş olduğuna baksın. Allahdan korkun. Çünkü Allah, ne yaparsanız hakkıyle haberdârdır.
Hayat Neşriyat Ey îmân edenler! Allah’dan sakının! Ve her nefis, yarın (kıyâmet günü) için ne takdîm ettiğine (ne hazırladığına) baksın! Ve Allah’dan sakının! Çünki Allah, ne yaparsanız hakkıyla haberdâr olandır.
Ibni Kesir Ey iman edenler; Allah'tan korkun. Ve herkes, yarın için ne hazırladığına bir baksın. Allah'tan korkun, şüphesiz ki Allah; işlediklerinizden haberdardır.
Muhammed Esed Siz ey imana ermiş olanlar! Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun; herkes yarın için ne hazırladığına baksın! Ve (bir kez daha) Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun, çünkü Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır;
Ömer Nasuhi Bilmen Ey imân etmiş olanlar! Allah'tan korkunuz ve her nefs, yarın için ne takdim etmiş olduğuna baksın ve Allah'tan korkunuz. Şüphe yok ki Allah, ne yapar olduğunuzdan haberdardır.
Ömer Öngüt Ey iman edenler! Allah'tan korkun. Herkes yarına ne hazırladığına baksın. Allah'tan korkun, çünkü Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
Şaban Piris -Ey iman edenler, Allah’tan sakının! Herkes, yarın için ne hazırladığına bir baksın. -Allah’tan sakının, Çünkü Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Suat Yıldırım Ey iman edenler! Allah’ın azabına mâruz kalmaktan korunun. Herkes yarın âhireti için ne gönderdiğine dikkat etsin. Allah’ın azabına dûçar olmaktan korunun.Çünkü Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.
Tefhim-ül Kuran Ey iman edenler, Allah'tan korkup sakının. Herkes yarın için neyi takdim edip gönderdiğine baksın. Allah'tan korkup sakının. Hiç şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdar olandır.
Ümit Şimşek Ey iman edenler, Allah'tan korkun. Herkes yarın için ne yaptığına baksın. Allah'tan korkun; çünkü Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Diyanet Tefsiri Müminler imanlarının gereği konusunda nefis muhasebesi yapmaya çağırılmakta, Allah’ı unuttukları için kötü âkıbete duçâr olanların durumuna düşmeme uyarısı yapılmakta, bu dünyada insanlara diledikleri yolu seçme özgürlüğü verilmiş olmasının onların sınanması amacına bağlı olduğu ve burada yapılıp edilenlerin cennet ve cehennem şeklinde birbirine zıt iki karşılık bulacağı hatırlatılmaktadır. 18. âyette geçen ve “yarın” anlamına gelen gad kelimesinin Kur’an’da zarf olarak kullanımları bulunmakla beraber bu şekilde (“yarın için” mânasında) kullanıldığı tek âyet budur. Bir taraftan mecazi bir anlatımla hesap gününün çok yakın olduğuna dikkat çekilirken, diğer taraftan da kelime nekre (belirsiz) şekilde kullanılarak o günün önemine, dehşetine ve mahiyetinin insanlar tarafından bilinemezliğine îmada bulunulmaktadır. Âyette nefs kelimesinin nekre olarak kullanılması ise, (yükümlü olan) her şahsın tek tek bu muhasebeyi yapma durumunda olduğunu belirtmek içindir; bu sebeple “herkes” şeklinde çevrilmiştir (Zemahşerî, IV, 84). Burada herkesin yarın için ne hazırladığına bakması istenirken öncelikli mânanın âhiret hazırlığı ve nefis muhasebesi yapmak olduğu açıktır. İnsanın ömrünü yaratılış amacına uygun geçirmek üzere dünya hayatıyla ilgili olarak geleceğe dönük plan yapması da son tahlilde bu mânanın dışında değildir. Hatta Allah Teâlâ’nın bağışlayıcılığına ve içtenlikle yapılan tövbeleri kabul ettiğine vurgu yapan âyet ve hadisler ışığında, bu ifadeden, müminin geçmişte ne kadar kusurlu davranmış olursa olsun samimi bir pişmanlık duyarak Allah’a yalvarması ve kalan zamanını doğru yönde değerlendirmesinin, bakışını ileriye yöneltmesinin istendiği anlamı da çıkarılabilir. Gerçek kişiliği bulunmamakla beraber amacı olan varlıklar olduğu için ticarî şirket ve dernek gibi tüzel kişiler de, plan hedeflerine ulaşıp ulaşmadıkları ve bu açıdan hangi noktada bulundukları hususunda belirli zaman aralıklarında bir değerlendirme yapmak; tüzel kişiliğin özelliğine göre meselâ kâr-zarar bilançosu, geçmiş dönemle ilgili faaliyet raporu hazırlamak, bunları ve geleceğe yönelik tasarılarını ilgili organlarında karara bağlamak durumundadır. İnsanların da gerek birey gerekse toplum düzeyinde, hayat yolunda varlık gayelerine uygun bir mesafe alıp almadıklarını, kendilerine verilen imkânları yerli yerince kullanıp kullanmadıklarını, tükettikleri imkânlarla elde ettikleri semereler arasında denge bulunup bulunmadığını sık sık gözden geçirmeleri gerekir. Ömrün ne zaman sona ereceği bilinmemekle beraber her an sona erebileceği ihtimali bulunduğundan bu muhasebenin sabit periyotlara bağlanması da doğru olmaz. Hayatın akışı içinde nefis muhasebesini ihmal edenler için hastalanma, yakın çevresindeki ölümler gibi bazı hatırlatıcı işaretler bulunduğu gibi, yüce dinimizde, zamanın süratle akıp gittiğine daha bir dikkatle bakabilmemiz ve bu görevi hatırlamamız için (cuma günü ve Kadir gecesi gibi) bazı mübarek gün ve geceler de belirlenmiştir. Bu âyette iki defa geçen “sakınma” (ittikå) ifadesinden ikincisi pekiştirme amacı taşımaktadır. Bağlam dikkate alınarak, bunlardan ilkini Allah’a sevgi ve bağlılık gösterip emirlerini yerine getirme, ikincisini ise Allah’a karşı gelmekten sakınıp yasaklarına uyma konusunda titizlik göstermeye çağrı olarak düşünmek mümkündür (Zemahşerî, IV, 84). İkinciyi, “Belirtilen hali koruyun, takvâda dâim olun” mânasıyla açıklayanlar da vardır (İbn Âşûr, XXVIII, 112). 19. âyetteki “Allah’ı unutmak”tan maksadın, Allah’ın kulu olduğu bilincinden yoksunluk ve O’na karşı kulluk borcunu umursamama olduğu anlaşılmaktadır. Tevbe sûresinin 67. âyetinde aynı fiil kullanılarak münafıkların Allah’ı umursamadıkları, Allah’ın da onları kendi hallerine bıraktığı yani O’nun inâyetine lâyık görülmedikleri ve kendi tercihlerinin sorumluluğuyla baş başa kaldıkları belirtilmiştir. Burada “Allah’ı unutma”nın yaptırımı ve sonucu, “Allah’ın da onlara kendilerini unutturması” şeklinde ifade edilmiştir ki bu, Allah bilincine sahip olmayan kişinin kâmil mânada insan olma şuurunun da zayıflayacağı anlamına gelir. Bir başka anlatımla, etrafını kuşatan bunca kanıta ve kendisine verilen akıl nimetine rağmen Allah’ı unutan, O’na kul olma idraki içinde olmayan kişi gerçek anlamda kendine yabancılaşmaya, dolayısıyla hayatını boşa geçirmeye mahkûmdur. İnsanın ömür nimetini bu şekilde heder etmesi ise karşılıksız kalmayacak, 20. âyette belirtildiği üzere, –bu dünyadakinden farklı olarak– âhirette, sorumluluğunun idraki içinde davrananlardan tam olarak ayırt edilip hak ettiği muameleyi görecektir. Müfessirlerin birçoğu tarafından 19. âyet, Allah’ın, kendisine karşı görevlerini yerine getirmeyenlere, iyilik yapmayı ve kötülüklerden sakınmayı unutturması, onları bu paydan ve mutluluktan mahrum etmesi şeklinde açıklanmıştır (Taberî, XXVIII, 52-53; Şevkânî, V, 237). Bu âyetten, insanın kendini tanıması yani var oluş amacını idrak edip onu unutmaması halinde rabbini de bilmiş ve tanımış olacağı mânası da çıkarılabilir. Hz. Ali’den nakledilen “Sen kendini bil ki rabbini de bilesin” ve “Kendini bilmeyen rabbini de bilmez” anlamındaki vecizeler bu yorumu destekleyici niteliktedir (İbn Atıyye, V, 291).

Kurdî / کوردی / Kürtçe Gelî ên bawerî anîne! hûn xwe ji Xuda biparêzin-bitirsin û bira herkes binêre ka ji sibê re çi bi pêþ xistiye? Hûn xwe ji Xuda biparêzin-bitirsin. Lewra bêguman Xuda bi tiþtê hûn dikin kûrzana ye.
Sahih International / English / Ingilizce O you who have believed, fear Allah . And let every soul look to what it has put forth for tomorrow - and fear Allah . Indeed, Allah is Acquainted with what you do.
M.Pickthall / English / Ingilizce O ye who believe! Observe your duty to Allah. And let every soul look to that which it sendeth on before for the morrow. And observe your duty to Allah! Lo! Allah is informed of what ye do.
Muhsin Khan / English / Ingilizce O you who believe! Fear Allah and keep your duty to Him. And let every person look to what he has sent forth for the morrow, and fear Allah. Verily, Allah is All-Aware of what you do.
Yusuf Ali / English / Ingilizce O ye who believe! Fear Allah,(5394) and let every soul look to what (provision) it has(5394) sent forth for the morrow. Yea, fear Allah.(5395-A) for Allah is well-acquainted with (all) that ye do.
Shakir / English / Ingilizce O you who believe! be careful of (your duty to) Allah, and let every soul consider what it has sent on for the morrow, and be careful of (your duty to) Allah; surely Allah is Aware of what you do.
Dr. Ghali / English / Ingilizce O you who have believed, be pious to Allah, and let (every) self look to what it has forwarded for the morrow, and be pious to Allah. Surely Allah is Ever-Cognizant of whatever you do.
Albanian / Shqip / Arnavutça O ju që besuat, frikësojuni All-llahut dhe le të shikojë çdonjëri se çka ka bërë për nesër. Dhe frikësojuni All-llahut! S’ka dyshim se All-llahu është i Njohtuar (Habir) për atë që punoni!
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Ey iman gətirənlər! Allahdan qorxun! Hər kəs sabah üçün nə etdiyinə (axirət üçün özünə nə hazırladığına) nəzər salsın. Allahdan qorxun. Həqiqətən, Allah etdiklərinizdən xəbərdardır!
Bosnian / Bosanski / Bosnakca O vjernici, Allaha se bojte, i neka svaki čovjek gleda šta je za sutra pripremio i Allaha se bojte jer On dobro zna šta radite.
Bulgarian / Български / Bulgarca О, вярващи, бойте се от Аллах! И всеки да види какво е приготвил за Утре! И бойте се от Аллах! Сведущ е Аллах за вашите дела.
Chinese / 中文 / Çince 信道的人怜琚I你抸雪窾q畏真主,各人應當想一想自己為明日而預備了什 麼,你抸雪窾q畏真主,真主確是徹知你怐漲甈高滿C
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 信道的人们啊!你们应当敬畏真主,各人应当想一想自己为明日而预备了什么,你们应当敬畏真主,真主确是彻知你们的行为的。
Czech / Česky / Çekçe Vy, kteří věříte, bojte se Boha! Nechť duše každá popatří na to, co si již dříve připravila pro zítřek. Bojte se Boha, vždyť Bůh je dobře zpraven o všem, co děláte.
Dutch / Nederlands / Hollandaca O ware geloovigen! vreest God. Dat iedere ziel zie, wat zij zich voor morgen gereed maakt, en vreest God; want God is welbekend met hetgeen gij doet.
Farsi / فارسی / Farsça ای کسانی که ایمان آوریده اید! از الله بترسید، وهرکس باید بنگرد که برای فردا چه پیش فرستاده است، و از الله بترسید، بی‌گمان الله به آنچه انجام می‌دهید آگاه است.
Finnish / Suomi / Fince Te, jotka uskotte, pelätkää Jumalaa. Ja katsokoon kukin sielu, mitä panee itselleen tallelle tulevaksi päiväksi. Pelätkää Jumalaa! Sillä totisesti Jumala tietää mitä teette.
French / Français / Fransızca ô vous qui avez cru ! Craignez Allah. Que chaque âme voit bien ce qu'elle a avancé pour demain. Et craignez Allah, car Allah est Parfaitement Connaisseur de ce que vous faites.
German / Deutsch / Almanca O ihr Gläubigen! Fürchtet Gott, und jeder soll darüber nachdenken, was er für morgen vorbereitet hat! Fürchtet Gott! Gott weiß genau, was ihr tut.
Hausa / Hausa Dili Yã kũ waɗanda suka yi ĩmãni! Ku bi Allah da taƙawa kuma rai ya dũbi abin da ya gabãtar dõmin gõbe, kuma ku bi Allah da taƙawa. lalle Allah, Mai ƙididdigewa ne ga abin da kuke aikatãwa.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Hai orang-orang yang beriman, bertakwalah kepada Allah dan hendaklah setiap diri memperhatikan apa yang telah diperbuatnya untuk hari esok (akhirat); dan bertakwalah kepada Allah, sesungguhnya Allah Maha Mengetahui apa yang kamu kerjakan.
Italian / Italiano / Italyanca O voi che credete, temete Allah e che ognuno rifletta su ciò che avrà preparato per l'indomani. Temete Allah: in verità Allah è ben informato di quello che fate.
Japanese / 日本語 / Japonca あなたがた信仰する者よ,アッラーを畏れなさい。明日のために何をしたか,それぞれ考えなさい。そしてアッラーを畏れなさい。本当にアッラーは,あなたがたの行うことに通暁なされる。
Korean / 한국어 / Korece 믿는 사람들이여 하나님을 두려워하고 내일을 위해 스스 로가 무엇을 했는지 각자가 숙고 하라 그리고 하나님을 두려워 하 라 실로 하나님은 너희가 행하는 모든 것을 지켜보고 계시너라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Wahai orang-orang yang beriman! Bertaqwalah kepada Allah (dengan mengerjakan suruhanNya dan meninggalkan laranganNya); dan hendaklah tiap-tiap diri melihat dan memerhatikan apa yang ia telah sediakan (dari amal-amalnya) untuk hari esok (hari akhirat). Dan (sekali lagi diingatkan): Bertaqwalah kepada Allah, sesungguhnya Allah Amat Meliputi PengetahuanNya akan segala yang kamu kerjakan.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili സത്യവിശ്വാസികളേ, നിങ്ങള്‍ അല്ലാഹുവെ സൂക്ഷിക്കുക. ഓരോ വ്യക്തിയും താന്‍ നാളെക്ക്‌ വേണ്ടി എന്തൊരു മുന്നൊരുക്കമാണ്‌ ചെയ്തു വെച്ചിട്ടുള്ളതെന്ന്‌ നോക്കിക്കൊള്ളട്ടെ. നിങ്ങള്‍ അല്ലാഹുവെ സൂക്ഷിക്കുക. തീര്‍ച്ചയായും അല്ലാഹു നിങ്ങള്‍ പ്രവര്‍ത്തിക്കുന്നതിനെ പറ്റി സൂക്ഷ്മജ്ഞാനമുള്ളവനാകുന്നു.
Maranao / mәranaw Hay so miyamaratiyaya, kalkn iyo so Allah; go pamimikirana o ginawa so miniona niyan a rk o gawii a phakasambi. Na kalkn iyo so Allah, mataan! a so Allah na Kaip Iyan so gii niyo nggolawlaan.
Norwegian / Norsk / Norveççe Dere som tror, frykt Gud! Måtte enhver overveie hva Han har sendt i forveien til morgendagen. Frykt Gud! Gud er vel underrettet om det dere gjør.
Polski / Polish / Polonya Dili O wy, którzy wierzycie! Bójcie się Boga! I niech każda dusza patrzy na to, co przygotowała na jutro! I bójcie się Boga! Zaprawdę, Bóg jest w pełni świadomy tego, co wy czynicie!
Portuguese / Português / Portekizce Ó fiéis, temei a Deus! E que cada alma considere o que tiver oferecido, para o dia de amanhã; temei, pois, a Deus,porque Deus está bem inteirado de tudo quanto fazeis.
Romanian / Română / Rumence Nu fiţi ca cei care Îl uită pe Dumnezeu, căci Dumnezeu îi face să uite de ei înşişi. Aceştia sunt cei desfrânaţi.
Russian / Россия / Rusça О те, которые уверовали! Бойтесь Аллаха, и пусть душа посмотрит, что она приготовила на завтрашний день. Бойтесь Аллаха, ведь Аллах ведает о том, что вы совершаете.
Somali / Somalice Kuwa xaqa rumeeyey waa inay Eebe ka dhawrsadaan, Nafwalbana waa inay eegtaa waxay u hormarsatay barri (qiyaamaha) Eebena ha laga yaabo illeen wax walba waa ogyahaye.
Spanish / Español / Ispanyolca ¡Creyentes! ¡Temed a Alá! ¡Que cada uno considere lo que prepara para Mañana! ¡Temed a Alá! Alá está bien informado de lo que hacéis.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Enyi mlio amini! Mcheni Mwenyezi Mungu, na kila nafsi iangalie inayo yatanguliza kwa ajili ya Kesho. Na mcheni Mwenyezi Mungu. Hakika Mwenyezi Mungu anazo khabari ya mnayo yatenda.
Svenska / Swedish / Isveççe TROENDE! Frukta Gud, och tänk på vad ni sänder framför er, var och en, till morgondagen! Ja, frukta Gud! Han är väl underrättad om vad ni gör.
Tatarça / Tatarish / Tatarca Ий мөэминнәр, Аллаһудан куркыгыз, Аңа гөнаһлы булудан сакланыгыз, вә һәркем ахирәт өчен кылган гамәлләрен тикшереп карасын, ягъни үлем килмәс борын иманын, динен төзәтсен, вә Аллаһ ґәзабыннан сакланыгыз, бит Аллаһ сезнең кылган эшләрегездән хәбәрдардер.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili โอ้บรรดาผู้ศรัทธาเอ๋ยพวกเจ้าจงยำเกรงอัลลอฮฺเถิด และทุกชีวิตจงพิจารณาดูว่าอะไรบ้างที่ตนได้เตรียมไว้สำหรับพรุ่งนี้ (วันกิยามะฮฺ) และจงยำเกรงอัลลอฮฺเถิด แท้จริงอัลลอฮฺนั้นทรงรู้ดียิ่งในสิ่งที่พวกเจ้ากระทำ
Urdu / اردو / Urduca اے ایمان والوں! خدا سے ڈرتے رہو اور ہر شخص کو دیکھنا چاہیئے کہ اس نے کل (یعنی فردائے قیامت) کے لئے کیا (سامان) بھیجا ہے اور (ہم پھر کہتے ہیں کہ) خدا سے ڈرتے رہو بےشک خدا تمہارے سب اعمال سے خبردار ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Эй иймон келтирганлар! Аллоҳга тақво қилинглар! Ҳар ким эрталик учун нима тақдим қилганига назар солсин. Аллоҳга тақво қилинглар! Албатта, Аллоҳ нима қилаётганингиздан хабардордир. (Қиёмат нисбатан жуда яқин вақт, шунинг учун ҳам у «эрта» дейилади. Демак, ҳар бир инсон қиёмат куни учун нима иш қилганини ўйлаб қўйиши керак.)
Bengali / বাংলা / Bengalce মুমিনগণ, তোমরা আল্লাহ তা’আলাকে ভয় কর। প্রত্যেক ব্যক্তির উচিত, আগামী কালের জন্যে সে কি প্রেরণ করে, তা চিন্তা করা। আল্লাহ তা’আলাকে ভয় করতে থাক। তোমরা যা কর, আল্লাহ তা’আলা সে সম্পর্কে খবর রাখেন।
Tamil / தமிழர் / Tamilce ஈமான் கொணடவர்களே! அல்லாஹ்வுக்கு அஞ்சி நடந்து கொள்ளுங்கள், மேலும், ஒவ்வொருவரும் (மறுமை) நாளுக்காக தான் முற்படுத்தி வைத்திருப்பதைப் பார்த்துக் கொள்ளட்டும், இன்னும், நீங்கள் அல்லாஹ்வை அஞ்சி நடந்து கொள்ளுங்கள், நீங்கள் செய்பவற்றை, நிச்சயமாக அல்லாஹ் நன்கறிந்தவன்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>