1. Hîzb, Haşr Sûresi

Haşr Suresi 1. Ayeti Meali

سَبَّحَ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
Sebbeha li(A)llâhi mâ fî-ssemâvâti vemâ fî-l-ard(i)(s) ve huve-l’azîzu-lhakîm(u)
1
sebbeha
tespih etti
2
li allâhi
Allah’ı
3
mâ fî
ne varsa, var olan şey(ler), olanlar
4
es semâvâti
semalarda, göklerde vardır
5
ve mâ fî
ve ne varsa, var olan şey(ler), olanlar
6
el ardi
arz, yeryüzü, yer
7
ve huve
ve o
8
el azîzu
azîz, üstün
9
el hakîmu
hüküm ve hikmet sahibi

Diyanet İşleri Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah’ı tespih etmektedir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ı tesbih etmektedir, O üstündür, hikmet sahibidir.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tesbih etmektedir. O, üstündür, hikmet sahibidir.
Elmalılı Hamdi Yazır Tesbih etmekte Allah için Göklerdeki ve yerdeki, hem de azîz hakîm o
Diyanet Vakfı Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ı tesbih etmektedir. O, üstündür, hikmet sahibidir.
Abdulbaki Gölpınarlı Tenzîh eder Allah'ı ne varsa göklerde ve ne varsa yeryüzünde ve odur üstün, hüküm ve hikmet sâhibi.
Adem Uğur Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ı tesbih etmektedir. O, üstündür, hikmet sahibidir.
Ahmed Hulusi Semâlarda ne var ve arzda ne varsa Allâh'ı tespih (ortaya koydukları işlevle Esmâ özelliklerini açığa çıkararak kulluklarını yerine getirmeleri) içindir! O Aziyz'dir, Hakiym'dir.
Ahmet Tekin Göklerdeki varlıkların ve imkânların, yerdeki varlıkların ve imkânların tamamı, Allah’ın koyduğu düzen içinde görevlerini yaparak, Allah’ı tesbih ve zikrederler. O kudretli, hikmet sahibi ve hükümrandır.
Ahmet Varol Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ı tesbih etmektedir. O, yücedir, hikmet sahibidir.
Ali Fikri Yavuz Bütün göklerde olanlar, bütün yerde olanlar hep Allah’ı tesbîh etmekte... O, Azîz’dir= her şeye gâlibdir, Hakîm’dir= hikmet sahibidir.
Bekir Sadak Goklerde olanlar da yerde olanlar da Allah'i tesbih ederler. O gucludur, Hakim'dir.
Celal Yıldırım Göklerde ne varsa, yerde ne varsa herşey Allah'ı tesbîh ve tenzîh eder. O, çok üstündür, hikmet sahibidir.
Diyanet İşleri 2 Göklerde olanlar da yerde olanlar da Allah'ı tesbih ederler. O güçlüdür, Hakim'dir.
Fizilil Kuran Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ı tesbih etmektedir. O üstündür, hikmet sahibidir.
Gültekin Onan Göklerde ve yerde olanların tümü Tanrı'yı tesbih etmiştir. O, üstün ve güçlü olandır hüküm ve hikmet sahibidir.
Hasan Basri Cantay Göklerde ne var, yerde ne varsa (hepsi) Allâhı tesbîh (ve tenzîh) etmekdedir. O, mutlak gaalibdir, yegâne hukûm ve hikmet saahibidir.
Hayat Neşriyat Göklerde ne var, yerde ne varsa Allah’ı tesbîh etmektedir. O, Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.
Ibni Kesir Göklerde olanlar da, yerde olanlar da Allah'ı tesbih eder. Ve O; Aziz' dir, Hakim'dir.
Muhammed Esed Göklerde ve yerde olan her şey Allah'ın sınırsız şanını yüceltir; çünkü yalnız O'dur izzet ve hikmet sahibi.
Ömer Nasuhi Bilmen Göklerde ne varsa ve yerde ne varsa Allah için tesbihde bulunmaktadır. Ve o, bihakkın galiptır, sahib-i hikmettir.
Ömer Öngüt Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ı tesbih etmektedir. O Aziz'dir, hükmünde hikmet sahibidir.
Şaban Piris Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ı tesbih etti. Ki O daima galip ve hakimdir.
Suat Yıldırım Göklerde ne var yerde ne varsa Allah’ı tesbih ve tenzih eder. O, azîzdir, hakîmdir (üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibidir).
Tefhim-ül Kuran Göklerde ve yerde olanların tümü Allah'ı tesbih etmiştir. O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ümit Şimşek Göklerde ne var, yerde ne varsa Allah'ı tesbih eder. Onun kudreti herşeye üstündür ve hikmeti herşeyi kuşatır.

Diyanet Tefsiri Tesbih terimi kısaca, bir yandan “şuurlu varlıkların iradî olarak Allah Teâlâ’nın her türlü noksanlıktan uzak olduğunu söz ve davranışlarla ortaya koymaları” diğer yandan da “evrendeki bütün varlıkların ilâhî yasalara zorunlu olarak boyun eğip O’nun hükümranlığını itiraf etmeleri” anlamına gelir (ayrıca bk. İsrâ 17/44).

Kurdî / کوردی / Kürtçe Ê di asîmana û ê di zemîn de her Xuda pak bêrî dêrandine. Serkeftiyê hîkmetdar her ew e.
Sahih International / English / Ingilizce Whatever is in the heavens and whatever is on the earth exalts Allah , and He is the Exalted in Might, the Wise.
M.Pickthall / English / Ingilizce All that is in the heavens and all that is in the earth glorifieth Allah, and He is the Mighty, the Wise.
Muhsin Khan / English / Ingilizce Whatsoever is in the heavens and whatsoever is on the earth glorifies Allah. And He is the All-Mighty, the All-Wise.
Yusuf Ali / English / Ingilizce Whatever is in the heavens and on earth, let it declare the Praises and Glory(5368) of Allah. for He is the Exalted in Might, the Wise.
Shakir / English / Ingilizce Whatever is in the heavens and whatever is in the earth declares the glory of Allah, and He is the Mighty, the Wise.
Dr. Ghali / English / Ingilizce Whatever is in the heavens and whatever is in the earth extols to Allah; and He is The Ever-Mighty, The Ever-Wise.
Albanian / Shqip / Arnavutça All-llahun e madhëron me tesbih (duke i mohuar ato që nuk i takojnë atij) gjithçka ka në tokë, e Ai është i fuqishmi, i urti.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Göylərdə və yerdə nə varsa, (hamısı) Allahı təqdis edib şə’ninə tə’riflər deyər. O, yenilməz qüvvət sahibi, hikmət sahibidir!
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Allaha hvali sve što je na nebesima i što je na Zemlji. On je Silni i Mudri!
Bulgarian / Български / Bulgarca Всичко на небесата и всичко на земята прославя Аллах. Той е Всемогъщия, Премъдрия.
Chinese / 中文 / Çince 凡在天地間的,都讚頌真主超絕萬物。他確是萬能的,確是至睿的。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 凡在天地间的,都赞颂真主超绝万物。他确是万能的,确是至睿的。
Czech / Česky / Çekçe Slaví Boha vše, co na nebesích je i na zemi, a On mocný je i moudrý.
Dutch / Nederlands / Hollandaca Alles wat in den hemel of op aarde is, verkondigt den lof van God, en hij is de Machtige, de Wijze.
Farsi / فارسی / Farsça آنچه در آسمان‌ها و آنچه در زمین است برای الله تسبیح می‌گویند، و او پیروزمند حکیم است.
Finnish / Suomi / Fince Kaikki, mitä on taivaassa, ja kaikki, mitä on maassa, julistaa Jumalan kunniaa, sillä Hän on kaikkivoipa, viisas.
French / Français / Fransızca Ce qui est dans les cieux et ce qui est sur la terre glorifient Allah, et Il est le Puissant, le Sage.
German / Deutsch / Almanca Alles, was in den Himmeln und auf der Erde ist, lobpreist Gott. Er ist der Allmächtige, der Allweise.
Hausa / Hausa Dili Abin da ke cikin sammai da abin da ke cikin ƙasã ya yi tasbihi ga Allah, alhãli kuwa, Shĩ ne Mabuwãyi, Mai hikima.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Telah bertasbih kepada Allah apa yang ada di langit dan bumi; dan Dialah Yang Maha Perkasa lagi Maha Bijaksana.
Italian / Italiano / Italyanca Glorifica Allah ciò che è nei cieli e ciò che è sulla terra. Egli è eccelso, saggio.
Japanese / 日本語 / Japonca 天にあり地にある凡てのものは,アッラーを讃える。本当にかれは偉力ならびなく英明であられる。
Korean / 한국어 / Korece 하늘과 대지에 있는 모든 것 이 하나님을 찬미하나니 실로 그 분은 권능과 지혜로 충만하심이라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Segala yang ada di langit dan di bumi tetap mengucap tasbih kepada Allah; dan Dia lah Yang Maha Kuasa, lagi Maha Bijaksana.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili ആകാശങ്ങളിലുള്ളതും ഭൂമിയിലുള്ളതും അല്ലാഹുവെ പ്രകീര്‍ത്തനം ചെയ്തിരിക്കുന്നു. അവന്‍ പ്രതാപിയും യുക്തിമാനുമാകുന്നു.
Maranao / mәranaw Pthasbik ko Allah so nganin a zisii ko manga langit go so zisii ko lopa; go Skaniyan so Mabagr, a Mawngangn.
Norwegian / Norsk / Norveççe Alt som er i himlene og på jord, priser Gud! Han er den Mektige, den Vise.
Polski / Polish / Polonya Dili Wysławia Boga to, co jest w niebiosach, i to, co jest na ziemi. On jest Potężny, Mądry!
Portuguese / Português / Portekizce Tudo quando existe nos céus e na terra glorifica Deus. Ele é o Poderoso, o Prudentíssimo.
Romanian / Română / Rumence El este Cel ce i-a prigonit din casele lor în cel dintâi surghiun pe oamenii Cărţii care tăgăduiau. Voi nu v-aţi închipuit că vor pleca, iar ei îşi închipuiau că fortăreţele îi vor apăra de Dumnezeu. Dumnezeu a venit însă la ei de unde nici nu se aşteptau aruncându-le groaza în inimi. Ei şi-au dărâmat casele cu mâinile lor şi cu mâinile credincioşilor. Trageţi o învăţătură de aici, o, voi cei dăruiţi cu vedere!
Russian / Россия / Rusça Славит Аллаха то, что на небесах, и то, что на земле. Он - Могущественный, Мудрый.
Somali / Somalice Waxaa Eebe nasaha (sharifa) waxa Cirka iyo Dhulka ku dhexnool, waana xoo badane Falsan.
Spanish / Español / Ispanyolca Lo que está en los cielos y en la tierra glorifica a Alá. Él es el Poderoso, el Sabio.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Vinamsabihi, Vinamtakasa Mwenyezi Mungu viliomo katika mbingu na viliomo katika ardhi. Naye ni Mwenye nguvu, Mwenye hikima.
Svenska / Swedish / Isveççe ALLT det som himlarna rymmer och det som jorden bär prisar Gud; Han är den Allsmäktige, den Vise.
Tatarça / Tatarish / Tatarca Җирдәге вә күкләрдәге мәхлуклар, Аллаһ һәр кимчелектән пакь дип игътикад иттеләр, Аны мактап тәсбихләр әйттеләр. Ул – Аллаһ һәр эштә өстен вә һәр эшне белеп эшләүчедер. Мухәммәд г-м Мәдинәгә күчеп килгәч, Мәдинәгә якын бер авылда торучы Бәнүн назыйр яһүдләре белән бер-берсенең зарарына йөрмәскә сүз бирештеләр. Бәдер сугышында Мухәммәд г-м җиңгәч, бу яһүдләр әйттеләр: "Безнең Тәүратыбызда сыйфатлары зекер ителгән һәм Аллаһудан ярдәм белән вәгъдә кылынган пәйгамбәр шушы булырга кирәк" – дип. Әмма Өхүд сугышында мөселманнар җиңелгәч, шөбһәләнделәр һәм башлыклары Кәґәб бин Әшрәф кырык алты кеше белән Мәккәгә барып мөселманнарга каршы мөшрикләргә ярдәм итәргә Әбү Сүфьянга вәгъдә бирде. Җәбраил фәрештә бу вакыйганы Мухәммәд г-мгә белдерде. Мухәммәд г-м Кәґәбнең сөт кардәше Мөлимә бин Мухәммәдкә Кәґәбне үтерергә кушты. Һәм бу кеше Кәґәбне бер хәйлә белән кырга алып чыгып үтерде. Соңра Мухәммәд г-м гаскәр белән барып яһүдләрнең авылларын унбиш көн мүхасара кылып торды, чөнки алар таза ясалган кальгае эчендә иделәр. А
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili สิ่งที่อยู่ในชั้นฟ้าทั้งหลายและสิ่งที่อยู่ในแผ่นดินต่างแซ่ซ้องสดุดีแด่อัลลอฮ.และพระองค์เป็นผู้ทรงอำนาจผู้ทรงปรีชาญาณ
Urdu / اردو / Urduca جو چیزیں آسمانوں میں ہیں اور جو چیزیں زمین میں ہیں (سب) خدا کی تسبیح کرتی ہیں۔ اور وہ غالب حکمت والا ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Осмонлардагию ердаги барча нарсалар Аллоҳни поклаб ёд этди. У зот азиз ва ҳикматли Зотдир.
Bengali / বাংলা / Bengalce নভোমন্ডল ও ভূমন্ডলে যা কিছু আছে, সবই আল্লাহর পবিত্রতা বর্ণনা করে। তিনি পরাক্রমশালী মহাজ্ঞানী।
Tamil / தமிழர் / Tamilce வானங்களிலுள்ளவையும், பூமியிலுள்ளவையும் அல்லாஹ்வை தஸ்பீஹு செய்கின்றன (துதிக்கின்றன அவன் (யாவரையும்) மிகைத்தவன், ஞானம் மிக்கவன்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>