4. Hîzb, Hadîd Sûresi

Hadîd Suresi 1. Ayeti Meali

سَبَّحَ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
Sebbeha li(A)llâhi mâ fî-ssemâvâti vel-ard(i)(s) ve huve-l’azîzu-lhakîm(u)
1
sebbeha
tesbih etti
2
li allâhi
Allah’ı
3
şey
4
fî es semâvâti
semalarda, göklerde
5
ve el ardı
ve arz, yer
6
ve
ve
7
huve
o
8
el azîzu
azîz, üstün ve güçlü
9
el hakîmu
hakîm olan, hüküm ve hikmet sahibi

Diyanet İşleri Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah’ı tespih etmektedir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah'ı tesbih etmektedir. O, çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Göklerde ve yerde bulunan herşey Allah'ı tesbih etmektedir. O öyle güçlüdür, öyle hikmet sahibidir
Elmalılı Hamdi Yazır Tesbih etmekte Allahı Göklerde ve yerdeki, o öyle azîz, öyle hakîmdir
Diyanet Vakfı Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah'ı tesbih etmektedir. O, azîzdir, hakîmdir.
Abdulbaki Gölpınarlı Tenzîh eder Allah'ı ne varsa göklerde ve yeryüzünde ve odur üstün, hüküm ve hikmet sâhibi.
Adem Uğur Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah'ı tesbih etmektedir. O, azîzdir, hakîmdir.
Ahmed Hulusi Semâlarda ve arzda olan her şey Allâh'ı (işlevleriyle) tespih etmektedir! "HÛ" Aziyz'dir, Hakiym'dir.
Ahmet Tekin Göklerdeki ve yerdeki varlıkların ve imkânların tamamı Allahın koyduğu düzen içinde görevlerini yaparak Allah’ı tesbih ve zikretmektedirler. O kudretli, hikmet sahibi ve hükümrandır.
Ahmet Varol Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ı tesbih etti (etmektedir). O, güçlüdür, hikmet sahibidir.
Ali Fikri Yavuz Göklerde ve yerde ne varsa, hep Allah’ı tesbhih etmektedir. O, Azîz’dir= her şeye gâlibdir, Hakîm’dir= işinde hikmet sahibidir.
Bekir Sadak Goklerde ve yerde olanlar Allah'i tesbih ederler. O gucludur, Hakim'dir.
Celal Yıldırım Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ı tesbîh ve tenzîh eder. O, çok üstün, çok güçlüdür, hikmet sahibidir.
Diyanet İşleri 2 Göklerde ve yerde olanlar Allah'ı tesbih ederler. O güçlüdür, Hakim'dir.
Fizilil Kuran Göklerdeki ve yerdeki tüm varlıklar Allah'ı noksanlıklardan tenzih ederler. O üstün iradelidir ve her işi yerinde yapar.
Gültekin Onan Göklerde ve yerde olanların tümü Tanrı'yı tesbih etmiştir. O, üstün ve güçlü (aziz) olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
Hasan Basri Cantay Göklerde ve yerde ne varsa Allâhı tesbîh (ve tenzîh) etmekdedir. O, (mülkünde) gaalib-i mutfak, (sun'unda) saahib-i hikmetdir.
Hayat Neşriyat Göklerde ve yerde ne varsa, Allah’ı tesbîh etmektedir. Çünki O, Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.
Ibni Kesir Göklerde ve yerde olanlar Allah'ı tesbih etmektedirler. Ve O; Aziz'dir, Hakim'dir.
Muhammed Esed Göklerde ve yerde olan her şey Allah'ın sınırsız kudretini yüceltir; çünkü yalnız O'dur güç sahibi, hikmet sahibi!
Ömer Nasuhi Bilmen Göklerde ve yerde ne var ise Allah için tesbih etmektedır. Ve O, azîzdir, hakîmdir.
Ömer Öngüt Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ı tesbih etmektedir. O Azîz'dir, hükmünde hikmet sahibidir.
Şaban Piris Göklerde ve yerde olanlar Allah’ı tesbih ederler. O, azizdir, hakimdir.
Suat Yıldırım Göklerde ne var, yerde ne varsa Allah’ı tenzih ve tesbih eder. O azîz ve hakîmdir (üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibidir).
Tefhim-ül Kuran Göklerde ve yerde olanların tümü Allah'ı tesbih etmiştir. O, üstün ve güçlü (aziz) olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ümit Şimşek Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ı tesbih eder. Onun kudreti herşeye üstündür, hikmeti herşeyi kuşatır.

Diyanet Tefsiri Evrendeki bütün varlıkların Allah’ı tesbih ettiklerinin belirtilmesini takiben, O’nun eşsizliğini ve benzersizliğini gösteren niteliklerine dikkat çekilerek bu tesbihin gerekçesi sayılabilecek bir açıklama yapılmaktadır: O, üstün güç ve engin hikmet sahibidir (azîz ve hakîmdir); göklerde ve yerde mutlak egemenlik O’nundur; O, hem hayat verme hem hayatı sona erdirme kudretini haizdir ve gücünün yetmeyeceği iş yoktur; O, evvel ve âhir, zâhir ve bâtındır, ilmi her şeyi kuşatmıştır; belli hikmetlerle gökleri ve yeri yaratmıştır, kendisi ise zamandan ve mekândan münezzehtir, ama her yerde hâzır ve nâzırdır. Yerde ve gökte cereyan eden her şeyi ve yapılanları görmektedir. Göklerin ve yerin egemenliği öylesine O’nundur ki onların ve oralarda bulunanların âkıbetine hükmedecek olan da yalnız O’dur ve bütün işler dönüp dolaşıp O’na varır. Kulların içinde yaşadığı zamanın gece ve gündüz şeklinde dilimlere ayrılması da O’nun kudretinin eseridir, dolayısıyla O’ndan gizlenebilecek hiçbir şey yoktur. O kalplerin derinliklerinde bulunanları dahi bilmektedir. Tesbih, kısaca, bir yandan şuurlu varlıkların iradî olarak Allah Teâlâ’nın her türlü noksanlıktan uzak olduğunu söz ve davranışlarla ortaya koymaları diğer yandan da evrendeki bütün varlıkların ilâhî yasalara zorunlu olarak boyun eğip O’nun hükümranlığını itiraf etmeleri anlamına gelir (ayrıca bk. İsrâ 17/44). 3. âyette zikredilen “evvel, âhir, zâhir, bâtın” isimleri Hz. Peygamber’in, Allah’ın doksan dokuz isminin sayıldığı “esmâ-i hüsnâ” ile ilgili hadisin yanı sıra, onun şu şekilde başlayan bir münâcâtında da yer alır: “Allahım! Sen evvelsin, senden önce olan yoktur; sen âhirsin, senden sonra da hiçbir şey yoktur. Sen zâhirsin, senden daha açık ve üstün olan yoktur; Sen bâtınsın, senden daha gizli ve senden öte hiçbir şey yoktur...” (Müslim, “Zikr”, 61; Tirmizî, “Da‘avât”, 19). Bunların anlamları kısaca şöyledir: a) Evvel: Allah Teâlâ kadîmdir, ezelîdir; varlığının başlangıcı yoktur; O, her şeyin başlangıcı ve başlatıcısıdır. b) Âhir: Allah Teâlâ bâkidir, ebedîdir; varlığının sonu yoktur; her şey sonludur ve sonunda O’na ulaşmak üzere vardır. c) Zâhir: Allah Teâlâ’nın varlığı ve varlığının kanıtları, kudretinin eserleri açıktır. O açıkta olanları bilir; üstündür, yücedir, hikmet sahibidir. d) Bâtın: O’nun zâtının mahiyeti gizlidir, yaratılmışlarca bilinemez; gözler O’nu göremez, akıllar O’nu idrak edemez, muhayyileler O’nu kuşatamaz. O ise bütün gizlilikleri bilir, her şeye nüfuz eder (bilgi için bk. Bekir Topaloğlu, “Âhir”, “Bâtın”, “Evvel” maddeleri, DİA, I, 542, V, 187, XI, 545). Âyeti “O evveldir, âhirdir, zâhirdir, bâtındır” veya “O evvel, âhir, zâhir ve bâtındır” şeklinde de çevirmek mümkündür; meâlde, “ve” bağlaçlarının rolüyle ilgili olarak Zemahşerî’nin yaptığı açıklama (IV, 63-64) esas alınıp bu isimlerden ilk ikisiyle son ikisi arasındaki bağı belirginleştiren bir tercüme yapılmıştır. İbn Âşûr ise bu yaklaşımı isabetli bulmaz (bk. XXVII, 363; bu konudaki bazı mâna incelikleri ve kelâm problemleri hakkında bilgi için bk. Râzî, XXIX, 209-214; Allah’ın gökleri ve yeri altı günde yaratması ve arşa istivâ etmesi hakkında bilgi için bk. A‘râf 7/54; “gökten inen ve ona yükselen” ifadesi için bk. Sebe’ 34/2; Allah’ın geceyi gündüze, gündüzü geceye katması hakkında bk. Âl-i İmrân 3/27).

Kurdî / کوردی / Kürtçe Hemû tiþtê di asîmanan û zemîn de, Xuda (ji kêmasiyan) pak bêrî dêrandine. Serkeftiyê hîkmetdar her ew e.
Sahih International / English / Ingilizce Whatever is in the heavens and earth exalts Allah , and He is the Exalted in Might, the Wise.
M.Pickthall / English / Ingilizce All that is in the heavens and the earth glorifieth Allah and He is the Mighty, the Wise.
Muhsin Khan / English / Ingilizce Whatsoever is in the heavens and the earth glorifies Allah, and He is the All-Mighty, All-Wise.
Yusuf Ali / English / Ingilizce Whatever is in the heavens and on earth,- let it declare the Praises and Glory of Allah:(5275) for He is the Exalted in Might, the Wise.
Shakir / English / Ingilizce Whatever is in the heavens and the earth declares the glory of Allah, and He is the Mighty, the Wise.
Dr. Ghali / English / Ingilizce Whatever is in the heavens and the earth extols to Allah; and He is The Ever-Mighty, The Ever-Wise.
Albanian / Shqip / Arnavutça All-llahun e lartësoi me adhurim ç’ka në qiej e në tokë dhe Ai është i gjithfuqishmi, i urti.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Göylərdə və yerdə nə varsa, (hamısı) Allahı təqdis edib şə’ninə tə’riflər deməkdədir. O, yenilməz qüvvət sahibi, hikmət sahibidir!
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Allaha hvali sve što je na nebesima i na Zemlji, i On je Silni i Mudri.
Bulgarian / Български / Bulgarca Всичко на небесата и всичко на земята прославя Аллах. Той е Всемогъщия, Премъдрия.
Chinese / 中文 / Çince 天地萬物,都讚頌真主超絕萬物,他確是萬能的,確是至睿的。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 天地万物,都赞颂真主超绝万物,他确是万能的,确是至睿的。
Czech / Česky / Çekçe Chválí Boha vše, co na nebesích je i na zemi - a On mocný je i moudrý.
Dutch / Nederlands / Hollandaca Alles wat in den hemel en op aarde is, zingt Gods lof; en hij is machtig en wijs.
Farsi / فارسی / Farsça آنچه در آسمانها وزمین است برای خدا تسبیح می گویند( ), و او پیروزمند حکیم است.
Finnish / Suomi / Fince Kaikki taivaassa ja maan päällä julistaa Jumalan kunniaa, sillä Hän on kaikkivoipa, kaikkitietävä.
French / Français / Fransızca Tout ce qui est dans les cieux et la terre glorifie Allah. Et c'est Lui le Puissant, le Sage.
German / Deutsch / Almanca Alles, was es in den Himmeln und auf der Erde gibt, lobpreist Gott, den Allmächtigen, den Allweisen.
Hausa / Hausa Dili Abin da ke cikin sammai da ƙasa yã yi tasbĩhi ga Allah. Kuma Shĩ ne Mabuwãyi, Mai hikima.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Semua yang berada di langit dan yang berada di bumi bertasbih kepada Allah (menyatakan kebesaran Allah). Dan Dialah Yang Maha Perkasa lagi Maha Bijaksana.
Italian / Italiano / Italyanca Glorifica Allah ciò che è nei cieli e nella terra. Egli è l'Eccelso, il Saggio.
Japanese / 日本語 / Japonca 天にあり地にある凡てのものは,アッラーを讃えろ。本当にかれは偉力ならびなく英明であられる。
Korean / 한국어 / Korece 천지의 모든 것들이 하나님을찬미하나니 실로 그분은 권능과 지혜로 충만하심이라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Segala yang ada di langit dan di bumi tetap mengucap tasbih kepada Allah; dan Dia lah Yang Maha Kuasa, lagi Maha Bijaksana.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili ആകാശങ്ങളിലും ഭൂമിയിലുമുള്ളതെല്ലാം അല്ലാഹുവിന്‌ പ്രകീര്‍ത്തനം ചെയ്തിരിക്കുന്നു. അവന്‍ പ്രതാപിയും യുക്തിമാനുമത്രെ.
Maranao / mәranaw Pthasbik ko Allah so zisii ko manga langit ago so lopa; go Skaniyan so Mabagr, a Mawngangn.
Norwegian / Norsk / Norveççe Alt i himlene og på jord priser Gud! Han er den Mektige, den Vise.
Polski / Polish / Polonya Dili Wysławia Boga to, co jest w niebiosach, i to, co jest na ziemi. On jest Potężny, Mądry!
Portuguese / Português / Portekizce Tudo quanto existe nos céus e na terra glorifica Deus, porque Ele é o Poderoso, o Prudentíssimo.
Romanian / Română / Rumence A Lui este împărăţia cerurilor şi a pământului. El dăruieşte viaţa şi dăruieşte moartea. El asupra tuturor are putere.
Russian / Россия / Rusça Славит Аллаха то, что на небесах и на земле. Он - Могущественный, Мудрый.
Somali / Somalice Waxaa Eebe sharrifa (oo wayneeya) waxa ku sugan Samawaadka iyo Dhulka, Eebana waa adkaade falsan.
Spanish / Español / Ispanyolca Lo que está en los cielos y en la tierra glorifica a Alá. Él es el Poderoso, el Sabio.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Kinamsabihi kumtakasa Mwenyezi Mungu kila kiliomo ndani ya mbingu na ardhi. Na Yeye ndiye Mwenye nguvu, Mwenye hikima.
Svenska / Swedish / Isveççe ALLT det som himlarna rymmer och det som jorden bär prisar Gud - Han är den Allsmäktige, den Vise.
Tatarça / Tatarish / Tatarca Җирдәге вә күкләрдәге барча мәхлук, һәр кимчелектән пакь дип Аллаһуны" мактап зекер итәләр. Ул – Аллаһ һәр эштә өстен вә белеп эшләүчедер.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili สิ่งที่อยู่ในชั้นฟ้าทั้งหลาย และในแผ่นดินแซ่ซ้องสดุดีแด่อัลลอฮ. และพระองค์เป็นผู้ทรงอำนาจ ผู้ทรงปรีชาญาณ
Urdu / اردو / Urduca جو مخلوق آسمانوں اور زمین میں ہے خدا کی تسبیح کرتی ہے۔ اور وہ غالب (اور) حکمت والا ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Осмонлардаги ва ердаги нарсалар Аллоҳга тасбиҳ айтди. Ва У азиз ва ҳакимдир.
Bengali / বাংলা / Bengalce নভোমন্ডল ও ভূমন্ডলে যা কিছু আছে, সবাই আল্লাহর পবিত্রতা ঘোষণা করে। তিনি শক্তিধর; প্রজ্ঞাময়।
Tamil / தமிழர் / Tamilce வானங்களிலும், பூமியிலும் உள்ளயாவும் அல்லாஹ்வுக்கே தஸ்பீஹு செய்து (துதி செய்து) கொண்டிருக்கின்றன - அவன் (யாவரையும்) மிகைத்தோன், ஞானம் மிக்கவன்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>