4. Hîzb, Furkân Sûresi

Furkân Suresi 6. Ayeti Meali

قُلْ أَنزَلَهُ الَّذِي يَعْلَمُ السِّرَّ فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ إِنَّهُ كَانَ غَفُورًا رَّحِيمًا
Kul enzelehu-lleżî ya’lemu-ssirra fî-ssemâvâti vel-ard(i)(c) innehu kâne ġafûran rahîmâ(n)
1
kul
de
2
enzele-hu
onu indirdi
3
ellezî
ki o
4
ya’lemu
bilir
5
es sırre
sır, gizli
6
fî es semâvâti
göklerde
7
ve el ardı
ve yeryüzü
8
inne-hu
çünkü o, muhakkak o
9
kâne
oldu
10
gafûran
gafur olan, mağfiret eden
11
rahîmen
rahîm olan,

Diyanet İşleri (Ey Muhammed!) De ki: “O kitabı göklerin ve yerin sırrını bilen indirmiştir. Şüphesiz O, bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Ey Muhammed! De ki: «Onu, göklerin ve yerin sırrını bilen indirmiştir. Şüphesiz O, bağışlayandır, merhamet edendir.»
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) De ki: «Onu göklerdeki ve yerdeki sırrı bilen indirdi. Gerçekten O, çok bağışlayandır, merhamet edendir.»
Elmalılı Hamdi Yazır De ki: onu, o göklerde ve Yerde sirri bilen indirdi, hakikaten o, rahim bir gafûr bulunuyor
Diyanet Vakfı (Resûlüm!) De ki: Onu göklerde ve yerdeki gizlilikleri bilen Allah indirdi. Şüphesiz O, çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.
Abdulbaki Gölpınarlı De ki: Onu, göklerde ve yeryüzünde gizli olanları bilen indirdi; şüphe yok ki o, suçları örter, rahîmdir.
Adem Uğur (Resûlüm!) De ki: Onu göklerde ve yerdeki gizlilikleri bilen Allah indirdi. Şüphesiz O, çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.
Ahmed Hulusi De ki: "O'nu semâlardaki ve arzdaki sırrı bilen inzâl etti! Muhakkak ki O Ğafûr'dur, Rahıym'dir. "
Ahmet Tekin 'Onu, Kur’ân’ı göklerin ve yerin sırrını bilen indirmiştir. O kullarını koruma kalkanına alan, çok bağışlayan ve engin merhamet sahibidir.' de.
Ahmet Varol De ki: 'Onu göklerdeki ve yerdeki gizliliği bilen (Allah) indirdi. O çok bağışlayan, çok rahmet edendir.'
Ali Fikri Yavuz (Ey Rasûlüm, onlara) de ki: “- Kur’an’ı, göklerde ve yerdeki bütün esrarı bilen Allah indirdi.” Gerçekten Allah Gafur’dur= çok bağışlayandır, Rahîm’dir= çok merhametlidir.
Bekir Sadak De ki: «Onu, goklerin ve yerin sirrini bilen indirmistir. suphesiz O, bagislayandir, merhamet edendir.»
Celal Yıldırım De ki -. «Onu göklerdeki ve yerdeki gizliliği bilen (Yüce Kudret) indirmiştir. Şüphesiz ki O, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.»
Diyanet İşleri 2 De ki: 'Onu, göklerin ve yerin sırrını bilen indirmiştir. Şüphesiz O, bağışlayandır, merhamet edendir.'
Fizilil Kuran Onlara de ki; «Bu Kur'anı, göklerin ve yerin sırlarını bilen Allah indirdi. Hiç kuşkusuz O, affedicidir ve merhametlidir.»
Gültekin Onan De ki: "Onu, göklerde ve yerde gizli olanı bilen (Tanrı) indirmiştir. Doğrusu O, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir."
Hasan Basri Cantay (Onlara) de ki: «Onu göklerde ve yerdeki ğaybı bilen (Allah) indirdi.» Şübhesiz ki O, (bilhassa mü'minleri) çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.
Hayat Neşriyat (Ey Resûlüm!) De ki: 'Onu, göklerde ve yerdeki sırrı (gizlilikleri) bilen (Allah)indirmiştir. Şübhesiz ki O, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.'
Ibni Kesir De ki: Onu göklerde ve yerdeki sırrı bilen indirmiştir. Şüphesiz ki O; Gafur ve Rahim olandır.
Muhammed Esed De ki: "Göklerin ve yerin bütün sırlarını bilen (Allah) indirdi onu! Doğrusu O, çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayıcıdır!"
Ömer Nasuhi Bilmen De ki: «O'nu o zât indirmiştir ki, göklerde ve yerde olan gaybı bilir. Şüphe yok ki O, çok yarlığayan, çok merhamet edendir.»
Ömer Öngüt Resulüm! De ki: “Onu göklerdeki ve yerdeki sırları bilen Allah indirmiştir. O çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir. ”
Şaban Piris De ki: -O’nu göklerdeki ve yerdeki sırları bilen indirmiştir. Çünkü O, bağışlayan ve merhamet edendir.
Suat Yıldırım De ki: "Onu, göklerdeki ve yerdeki bütün sırları bilen Yüce Allah indirdi. O, gerçekten gafurdur, rahîmdir." (çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur).
Tefhim-ül Kuran De ki: «Onu, göklerde ve yerde gizli olanı bilmekte olan (Allah) indirmiştir. Kuşkusuz O, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.»
Ümit Şimşek Sen de ki: Onu, göklerin ve yerin bütün sırrını bilen indirdi. O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.

Diyanet Tefsiri Mekkeli putperestler, aslında Kur’ân-ı Kerîm’in hükümlerini kendi bâtıl inançları, zulme dayanan mevcut düzenleri için zararlı gördüklerinden, onun etkisini değişik yollardan önlemeye çalışıyorlardı. Bu yollardan biri de Resûlullah’ın “birilerinden”, yani o dönemde Mekke’de bulunan birkaç Ehl-i kitap mensubundan da yardım alarak Kur’an’ı kendisinin uydurduğu iddiasıydı. Gerçi Resûlullah’ın genellikle köle sınıfından olan birkaç hıristiyanla görüştüğü söylenmektedir. Bunun da sebebi, onların inançlarının putperestlerinkine göre doğruya daha yakın oluşuydu. Ancak Kur’ân-ı Kerîm gibi mükemmel bir kitabı böyle rastgele kişilerden aldığı bilgilerle oluşturması saçma bir iddia olmaktan öte gidemezdi (bu hususta ayrıntılı bilgi ve eleştiriler için bk. Ateş, VI, 244-246; ayrıca bk. Nahl 16/103). 6. âyette putperestlerin iddiaları reddedilirken “Onu, göklerin ve yerin sırlarını bilen Allah indirdi” buyurulması şu gerçeğe işaret etmektedir: Kur’an, Allah’ın yardımı olmadan hiçbir insanın, kendi beşerî yetenekleriyle ulaşamayacağı zenginlikte sırlar, gayb âlemine ilişkin bilgiler, kurallar ve gerçekler içermektedir; dolayısıyla Kur’an’ın insan değil Allah’ın sözü olduğunu kanıtlayan delil yine Kur’an’ın kendisidir, onun içeriğidir.

Kurdî / کوردی / Kürtçe (Muhemmed! Tu ji bona wan ra aha) bêje: “Ewê ku bi veşartîyên di ezman û zemîn da heyî, dizane, ewî eva (Qur’ana) hinartîye. Loma bi rastî ewa pir baxişkarê dilovîn e.”
Sahih International / English / Ingilizce Say, [O Muhammad], "It has been revealed by He who knows [every] secret within the heavens and the earth. Indeed, He is ever Forgiving and Merciful."
M.Pickthall / English / Ingilizce Say (unto them, O Muhammad): He Who knoweth the secret of the heavens and the earth hath revealed it. Lo! He ever is Forgiving, Merciful.
Muhsin Khan / English / Ingilizce Say: "It (this Quran) has been sent down by Him (Allah) (the Real Lord of the heavens and earth) Who knows the secret of the heavens and the earth. Truly, He is Oft-Forgiving, Most Merciful."
Yusuf Ali / English / Ingilizce Say: "The (Qur´an) was sent down by Him who knows the mystery (that is) in the heavens(3059) and the earth: verily He is Oft-Forgiving, Most Merciful."
Shakir / English / Ingilizce Say: He has revealed it Who knows the secret in the heavens and the earth; surely He is ever Forgiving, Merciful.
Dr. Ghali / English / Ingilizce Say, "He has sent it down, (He) who knows the secret in the heavens and the earth; surely He has been Ever-Forgiving, Ever-Merciful."
Albanian / Shqip / Arnavutça Thuaj: “Atë e shpall Ai, që e di të fshehtën në qiej e në tokë, Ai është që falë shumë, është mëshirues”.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice (Ya Rəsulum!) De: “Onu (Qur’anı) göylərin və yerin sirrini bilən (Allah) nazil etmişdir. Həqiqətən, O, (mö’minləri) bağışlayandır, rəhm edəndir!”
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Reci: "Objavljuje ih Onaj kome su poznate tajne nebesa i Zemlje; On mnogo prašta i samilostan je."
Bulgarian / Български / Bulgarca Кажи [о, Мухаммад]: “Низпосла го Онзи, Който знае неведомото и на небесата, и на земята. Той е опрощаващ, милосърден.”
Chinese / 中文 / Çince 你說:「知道天地的奧秘者陞雂F它。他確是至赦的,確是至慈的。」
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 你说:�知道天地的奥秘者降示了它。他确是至赦的,确是至慈的。�
Czech / Česky / Çekçe Odpověz: "Seslal je ten, jenž tajemství zná nebes i země. A On věru odpouštějící je i slitovný."
Dutch / Nederlands / Hollandaca Zeg: Het is geopenbaard door hem, die de geheimen van hemel en aarde kent. Waarlijk, hij is barmhartig en genadig.
Farsi / فارسی / Farsça (ای پیامبر!) بگو :« کسی آن را نازل کرده که راز (نهان) آسمانها و زمین را می داند، بی گمان اوآمرزنده ی مهربان است.
Finnish / Suomi / Fince Vastaa: »Hän, joka tuntee sekä taivaitten että maan salaisuudet, on ilmaissut ne ylhäältä.» Totisesti Hän on anteeksiantavainen, armollinen.
French / Français / Fransızca Dis : "L'a fait descendre Celui qui connaît les secrets dans les cieux et la terre. Et IL est Pardonneur et Miséricordieux.
German / Deutsch / Almanca Sprich: "Den Koran hat Der herabgesandt, Der das Geheimnis der Himmel und der Erde kennt. Er ist voller Vergebung und Erbarmen."
Hausa / Hausa Dili Ka ce: "wanda Yake sanin asĩri a cikin, sammai da ƙasane Ya saukar da shi. Lalle ne shĩ Ya kasance Mai gãfara, Mai, jin ƙai."
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Katakanlah: "Al Quran itu diturunkan oleh (Allah) yang mengetahui rahasia di langit dan di bumi. Sesungguhnya Dia adalah Maha Pengampun lagi Maha Penyayang".
Italian / Italiano / Italyanca Di': «Lo ha fatto scendere Colui che conosce i segreti nei cieli e la terra. In verità è perdonatore, misericordioso».
Japanese / 日本語 / Japonca 言ってやるがいい。「これを下されたのは,天地の奥義を知っておられ,本当に寛容にして慈悲深い方であられる。」
Korean / 한국어 / Korece 일러가로되 그것은 하늘과 대 지에 있는 모든 신비를 알고 계시는 분이 계시한 것이며 그분은 관 용과 자비로 충만하심이라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Katakanlah (Wahai Muhammad): "Al-Quran itu diturunkan oleh Allah yang mengetahui segala rahsia di langit dan di bumi; sesungguhnya adalah Ia Maha Pengampun, lagi Maha Mengasihani.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili ( നബിയേ, ) പറയുക: ആകാശങ്ങളിലെയും ഭൂമിയിലെയും രഹസ്യമറിയുന്നവനാണ്‌ ഇത്‌ അവതരിപ്പിച്ചിരിക്കുന്നത്‌. തീര്‍ച്ചയായും അവന്‍ ഏറെ പൊറുക്കുന്നവനും കരുണാനിധിയുമാകുന്നു.
Maranao / mәranaw Tharoang ka a: "Initoron oto o (Allah a) Matao ko masoln, ko manga langit ago so lopa: Mataan! a Skaniyan na tatap a, Manapi, a Makalimoon."
Norwegian / Norsk / Norveççe Si: «Han har åpenbart det som kjenner det hemmelige i himlene og på jord. Han er tilgivende, nåderik.»
Polski / Polish / Polonya Dili Powiedz: "Zesłał to Ten, który zna tajemnice w niebiosach i na ziemi. On jest Przebaczający, Litościwy!"
Portuguese / Português / Portekizce Dize-lhes: Revelou-mo Quem conhece o mistério dos céus e da terra, porque é Indulgente, Misericordiosíssimo.
Romanian / Română / Rumence Ei spuseră: “Ce are, aşadar, acest trimis? El mănâncă bucate şi umblă pe la târguri. Dacă ar fi pogorât la el un Înger care să fie cu el predicator,
Russian / Россия / Rusça Скажи: "Ниспослал его Тот, Кому известны тайны на небесах и на земле. Он - Прощающий, Милосердный".
Somali / Somalice Waxaad Dhahdaa waxaa soo Dejiyey Eebaha Og waxa ku Qarsoon Samooyinka iyo Dhulka Waana Dambi Dhaafe Naxariista.
Spanish / Español / Ispanyolca Di: «Lo ha revelado Quien conoce el secreto en los cielos y en la tierra. Es indulgente, misericordioso».
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Sema: Ameyateremsha haya ajuaye siri za katika mbingu na ardhi. Hakika Yeye ni Mwenye kusamehe Mwenye kurehemu.
Svenska / Swedish / Isveççe Säg [Muhammad]: "Den som har uppenbarat denna [Koran] är Den som känner himlarnas och jordens hemligheter. Han är Gud, ständigt förlåtande och barmhärtig!"
Tatarça / Tatarish / Tatarca Әйт: "Ул Коръәнне җирдәге вә күкләрдәге яшерен серләрне белүче Аллаһ иңдерде, вә Ул – Аллаһ мөэминнәрне ярлыкаучы һәм аларга рәхмәт итүче булды", – дип.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili จงกล่าวเถิดมุฮัมมัด “ผู้ทรงรอบรู้ความลับในชั้นฟ้าทั้งหลายและแผ่นดินเป็นผู้ประทานมันลง แท้จริงพระองค์เป็นผู้ทรงอภัยผู้ทรงเมตตาเสมอ”
Urdu / اردو / Urduca کہہ دو کہ اُس نے اُس کو اُتارا ہے جو آسمانوں اور زمین کی پوشیدہ باتوں کو جانتا ہے۔ بےشک وہ بخشنے والا مہربان ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Сен:«Уни осмонлару ердаги сирни биладиган Зот нозил қилди. Албатта, У мағфиратли ва раҳмли Зотдир», дегин. (Қуръонни ҳамма нарсани билгувчи зот–Аллоҳ нозил қилгандир. Ҳамма нарсани билгувчи зот ўтган умматларнинг тарихини ҳам жуда яхши билади. Ўтганларнинг афсоналарини бировдан ёздириб олишга ҳожат йўқ. Балки бу афсоналар ёлғон, бидъат ва хурофотларга тўлиқдир. Қуръони Каримда эса, ўтган умматларнинг қиссалари энг рост ва тўғри равишда келтирилади. Кишиларни улардан ўрнак олишга чақирилади. Вақт ўтиб, илм ривожланиши билан бу ҳақиқат яна ҳам равшанлашиб бормоқда.)
Bengali / বাংলা / Bengalce বলুন, একে তিনিই অবতীর্ণ করেছেন, যিনি নভোমন্ডল ও ভূমন্ডলের গোপন রহস্য অবগত আছেন। তিনি ক্ষমাশীল, মেহেরবান।
Tamil / தமிழர் / Tamilce (நபியே!) "வானங்களிலும், பூமியிலுமுள்ள இரகசியங்களை அறிந்தவன் எவனோ அவனே அதை இறக்கி வைத்தான்; நிச்சயமாக அவன் மிக மன்னிப்பவனாகவும், மிக்க கிருபை செய்வோனாகவும் இருக்கின்றான்" என்று கூறுவீராக!

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>