1. Hîzb, Fâtiha Sûresi, Fatihe

Fâtiha Suresi 1. Ayeti Meali

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Bismi(A)llâhi-rrahmâni-rrahîm(i)
1
bi ismi allahi
Allah’ın ismi ile
2
er rahmân er rahîm
Rahmân ve Rahîm Rahîm esması ile tecelli eden, rahmet nuru gönderen

Diyanet İşleri Bismillâhirrahmânirrahîm.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
Elmalılı Hamdi Yazır Rahmân, Rahîm Allahın ismiyle
Diyanet Vakfı Rahmân ve rahîm olan Allah'ın adıyla.
Abdulbaki Gölpınarlı Rahman ve rahim Allah adiyle
Adem Uğur Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
Ahmed Hulusi ("B" işareti kapsamı itibarıyla) Esmâ'sıyla varlığımı yaratan ismi Allâh olanın Rahmaniyeti ve Rahıymiyeti ile. . .
Ahmet Tekin Yaratan, yaşama kabiliyeti, gücü ve varlıklara işleyiş düzeni veren, koruyan, kontrol eden, âlemlerin, bütün varlıkların mürebbisi, sahibi Allah’a hamdolsun.
Ahmet Varol Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.
Ali Fikri Yavuz O Rahman, O Rahim olan Allah’ın adıyla (okumağa başlarım). (Halka hayat ve bekâ ihsan eden, korkulardan koruyan hakikî mabûd Cenab-ı Allah’ın adı ile okumağa başlarım.)
Bekir Sadak Rahman ve Rahim olan Allah'in adiyla:
Celal Yıldırım BİSMİ'LLAHİ'R-RAHMÂNİ'R-RAHÎM
Diyanet İşleri 2 Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla:
Fizilil Kuran Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
Gültekin Onan Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
Hasan Basri Cantay (1-2-3-4) Hamd olsun Alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, Dîn günü'nün (tek) sahibi ve mutasarrıfı Allaha.
Hayat Neşriyat Rahmân, Rahîm olan Allah’ın ismiyle.
Ibni Kesir Rahman, Rahim olan Allah'ın adıyla
Muhammed Esed RAHMAN, RAHİM ALLAH ADINA
Ömer Nasuhi Bilmen Rahmân ve Rahîm olan Allah Teâlâ'nın ismiyle (tilâvete başlarım).
Ömer Öngüt Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.
Şaban Piris Bismillahirrahmânirrahîm.
Suat Yıldırım Rahmân ve rahîm olan Allah’ın adıyla
Tefhim-ül Kuran Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
Ümit Şimşek Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.

Diyanet Tefsiri “Eûzü” veya “istiâze” diye bilinen bu cümle, bu şekliyle bir âyet olmadığı için mushafa yazılmamıştır. “Kur’an okuyacağın vakit o kovulmuş şeytandan Allah’a sığın” (Nahl 16/98) şeklinde buyurulduğu için Kur’an okumaya başlayanlar, besmeleden önce “eûzü...” ifadesini okumak suretiyle bu emri yerine getirmektedirler. Asıl adı İblîs olan şeytan, Allah’ın “Âdem’e secde et!” emrine uymadığı, kendisinin daha üstün olduğunu ileri sürerek emre karşı geldiği için meleklerin vatanından (melekût âlemi) kovulup sürgün edilmiş; o da imtihan dünyasında Allah’ın kullarını, O’nun yolundan ve rızâsından ayırmak için uğraşmayı kendine vazife edinmiştir (A‘râf 7/11-17). Şeytan, kendine uyan diğer cinleri ve insanları da kullanarak vazifesini yapmaya çalışmaktadır (En‘âm 6/112). Ancak Allah’a iman eden, O’na dayanan ve güvenen müminlere şeytanın zarar veremeyeceği ve onlara hükmünün geçmeyeceği ilgili âyetlerde açıklanmıştır (Nahl 16/98-100). Yukarıda meâli zikredilen âyet (16/98) sebebiyle Kur’an okumaya başlayanlar “eûzü” çekerler. Ancak bunun hükmü konusunda farklı görüş ve yorumlar vardır. Bazı müctehidlere göre emir kipi kullanıldığı için eûzü çekmek farzdır. Müctehidlerin çoğunluğuna göre ise bu bir tavsiye emridir, eûzü çekmek farz değil menduptur, teşvik edilmiştir ve güzel bulunmuş bir davranıştır. Şeytanın insandan en uzakta olması gereken zaman olan Kur’an okuma halinde bile –okumaya başlarken– eûzü çekmek tavsiye edildiğine göre diğer işlere başlarken bunu yapmanın daha da gerekli olacağı anlaşılmaktadır. Kötülüğe karşı bile iyilik yaparak insanlardan gelecek belâyı defetmek, eûzü çekerek de şeytandan gelecek olan vesvese ve kışkırtmayı kendilerinden uzaklaştırmak Kur’an’ın, müminlere tavsiyeleri arasında yer almıştır (bk. Mü’minûn 23/96-98). Eûzü, bir yandan böyle maddî ve mânevî şerleri, kötülükleri defetmeye ilâç olurken diğer yandan kulun imtihan şuurunu tazelemekte, insanın ulvî yönü ile süflî yönü arasında ömür boyu sürüp giden ve onu geliştirmeyi, olgunlaştırmayı sağlayan mücadelede uyanık ve tedbirli olmayı telkin etmektedir. 1. Sûrelerin başında bulunan besmele cümlelerinin, Kur’ân-ı Kerîm’in mushaflarda ilk defa toplanmasından itibaren yazılageldiği, aynı dönemde Kur’an’a dahil olmayan hiçbir şeyin mushafa yazılmadığı dikkate alınırsa –aksine görüşler bulunmasına rağmen– her sûrenin başındaki besmeleyi, sûrenin âyet sayılarına dahil olmayan ayrı bir âyet olarak kabul etmek gerekmektedir. Hanefî fıkıhçılarının görüşleri de böyledir (Cessâs, Ahkâmü’l-Kur’ân, I, 12). İmam Şâfiî Fâtiha sûresinin başındaki besmeleyi bu sûreden bir âyet olarak kabul etmiştir. Diğer sûrelerin başlarındaki besmeleler konusunda kendisinden iki farklı görüş nakledilmiş, her sûreye dahil bir âyet sayılması görüşü –ona ait olması yönünden– daha sahih bir rivayet olarak kaydedilmiştir. Ebû Hanîfe’ye göre besmeleler sûrelerin başında ayrı âyetler olduğu için namazda yalnızca Fâtiha’dan önce sessiz olarak okunur, Fâtiha’yı takip eden ve zamm-ı sûre denilen sûre ve âyetlerden önce ise besmele okunmaz. Besmele dilimize genellikle “Rahmân ve rahîm olan Allah’ın adıyla” şeklinde çevrilmektedir. Bu cümlede zikredilmeyen fakat her besmele okuyanın başlayacağı işe göre niyetinde bulunan “... okuyorum, başlıyorum, yapıyorum, yiyorum” gibi bir yüklem vardır. “Allah’ın adıyla yemek, okumak” ifadesinden Türkçe’de “yenen ve okunanın Allah’ın adıyla birlikte yenildiği veya okunduğu” anlaşılır. Bu mâna kastedilmediğine göre maksadı doğru anlatabilmek için besmeleyi “Rahmân ve rahîm olan Allah adına, ... adını anarak, ... Allah’tan yardım dileyerek ...” şekillerinde çevirmek de uygun olur. Kul herhangi bir davranışta bulunurken, önemli bir işe teşebbüs ederken önce eûzü çekerek muhtemel olumsuz etkileri defetmekte sonra da besmeleyi okuyarak “kendinin tek başına yeterli olmadığını, başarı ve gücün ancak Allah’tan gelebileceğini, Allah’ın yeryüzünde halife kıldığı bir varlık olarak O’nun mülkünde, O’nun adına tasarrufta bulunduğunu, asıl mâlik ve hâkim olan Allah’ın koyduğu sınırları aşarsa emanete hıyanet etmiş olacağını...” peşinen kabul etmekte ve bundan güç almaktadır. Burada tevhid cümlesinin mânası da üstü kapalı olarak mevcuttur. Zira nasıl ki tevhid cümlesinde “lâ ilâhe” denilerek önce bütün sahte tanrılar zihinlerden siliniyor, sonra da “illallah” ifadesiyle hakiki, tek, eşi ve benzeri bulunmayan Tanrı (Allah) kalbe ve zihne yerleştiriliyorsa, eûzü besmele çekildiğinde de önce kulluk ilişkisine engel olan kirli çevre temizleniyor, sonra da bu ilişkinin en uygun anahtarı kullanılmış, doğru kapılar açılmış, sağlıklı bağ kurulmuş oluyor. Allah yerine “tanrı”, rahmân yerine “esirgeyen”, rahîm yerine de “bağışlayan” kelimelerinin kullanılması bu isimlerin anlamlarını tam olarak karşılamaz. Çünkü Allah ismi, bu isme hakkıyla lâyık olan “tek, eşsiz, benzersiz, bütün kemal sıfatlarına sahip ve eksikliklerden uzak, varlığı zaruri (olmazsa olmaz), yokluğu düşünülemez” olan yüce zâta mahsustur, bu sıfatları taşımayan hiçbir varlığa Allah denemez. Halbuki insanların uydurdukları, kendilerine göre bazı nitelikler yükledikleri mâbudlara tanrı denebilir. Başka bir deyişle tanrı kelimesi Allah için de kullanılabilir, halbuki Allah ismi O’ndan başka hiçbir varlık için kullanılamaz ve Arap dilinde de kullanılmamıştır. Kur’an dilinde rahmân sıfat-ismi de Allah’a mahsustur, başka hiçbir varlık için kullanılmamıştır. Rahmân “en uzak geçmişe doğru bütün yaratılmışlara sonsuz ve sınırsız lutuf, ihsan, rahmet bahşeden” demektir. Rahmân, rahmetiyle muamele ederken buna mazhar olan varlığın hak etmesine, lâyık olmasına bakmaz, bu sıfatın tecellisi yağmur gibi her şeyin üzerine yağar, güneş gibi her şeyi ısıtır ve aydınlatır. Rahîm “çok merhametli, rahmeti bol” demek olup bu sıfatla kullar da nitelenebilir. Allah’ın rahîm sıfat-ismi O’nun, daha ziyade kullarının gelecekte elde etmek üzere hak ettikleri, lâyık oldukları sınırsız rahmetini, lutuf ve merhametini ifade etmektedir. “Esirgemek” ve “bağışlamak” bu sonsuz, engin ve etkisi çeşitli rahmetin ancak bir parçası, etkilerinin yalnızca bir çeşididir.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Bi navê Yezdanê Dilovan ê Dilovîn.
Sahih International / English / Ingilizce In the name of Allah , the Entirely Merciful, the Especially Merciful.
M.Pickthall / English / Ingilizce In the name of Allah, the Beneficent, the Merciful
Muhsin Khan / English / Ingilizce In the Name of Allah, the Most Beneficent, the Most Merciful.
Yusuf Ali / English / Ingilizce In the name of Allah, Most Gracious, Most Merciful(19).
Shakir / English / Ingilizce In the name of Allah, the Beneficent, the Merciful.
Dr. Ghali / English / Ingilizce In The Name of Allah, The All-Merciful, The Ever-Merciful.
Albanian / Shqip / Arnavutça Me emrin e All-llahut, Mëshiruesit, Mëshirëbërësit!
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Mərhəmətli, rəhmli Allahın adı ilə!
Bosnian / Bosanski / Bosnakca U ime Allaha, Milostivog, Samilosnog!
Bulgarian / Български / Bulgarca В името на Аллах, Всемилостивия, Милосърдния!
Chinese / 中文 / Çince 奉至仁至慈的真主之名
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 奉至仁至慈的真主之名,
Czech / Česky / Çekçe Ve jménu Boha milosrdného, slitovného.
Dutch / Nederlands / Hollandaca In naam van den lankmoedigen en albarmhartigen God.
Farsi / فارسی / Farsça به نام خداوند بخشنده ی مهربان
Finnish / Suomi / Fince Aloitan JUMALAN, laupiaan Armahtajan, nimeen.
French / Français / Fransızca Au nom d'Allah, le Tout Miséricordieux, le Très Miséricordieux.
German / Deutsch / Almanca Im Namen Allahs, des Allerbarmers, des Barmherzigen.
Hausa / Hausa Dili Da sũnan Allah, Mai rahama, Mai jin ƙai.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Dengan menyebut nama Allah Yang Maha Pemurah lagi Maha Penyayang.
Italian / Italiano / Italyanca In nome di Allah , il Compassionevole, il Misericordioso.
Japanese / 日本語 / Japonca 慈悲あまねく慈愛深きアッラーの御名において。
Korean / 한국어 / Korece 자비로우시고 자애로우신 하나님의 이름으로
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Dengan nama Allah, Yang Maha Pemurah, lagi Maha Mengasihani.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili പരമകാരുണികനും കരുണാനിധിയുമായ അല്ലാഹുവിന്റെ നാമത്തില്‍ .
Maranao / mәranaw Sii ko ngaran o Allah, a Masalinggagaw, a Makalimoon.
Norwegian / Norsk / Norveççe I Guds, den Barmhjertiges, den Nåderikes navn
Polski / Polish / Polonya Dili W Imię Boga Miłosiernego i Litościwego!
Portuguese / Português / Portekizce Em nome de Deus, o Clemente, o Misericordioso.
Romanian / Română / Rumence În numele lui Dumnezeu cel Milos şi Milostiv.
Russian / Россия / Rusça Во имя Аллаха, Милостивого, Милосердного!
Somali / Somalice Magaca Eebe yaan kubillaabaynaa ee Naxariis guud iyo mid gaaraba Naxariista.
Spanish / Español / Ispanyolca ¡En el nombre de Alá, el Compasivo, el Misericordioso!
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Kwa Jina La Mwenyezi Mungu Mwingi Wa Rehema Mwenye Kurehemu
Svenska / Swedish / Isveççe I GUDS, DEN NÅDERIKES, DEN BARMHÄRTIGES NAMN!
Tatarça / Tatarish / Tatarca Рәхимле шәфкатьле Аллаһ исеме белән башлыйм эшемне.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili ด้วยพระนามของอัลลอฮฺ ผู้ทรงกรุณาปราณี ผู้ทรงเมตตาเสมอ
Urdu / اردو / Urduca شروع الله کا نام لے کر جو بڑا مہربان نہایت رحم والا ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Меҳрибон ва раҳмли Аллоҳнинг номи билан бошлайман. (Аллоҳ таоло ўз китобини "бисмиллаҳ" билан бошлагани мусулмонларга ҳам ўрнак, улар ҳам доим ўз сўзларини ва ишларини "бисмиллаҳ" билан бошламоқлари лозим. Пайғамбар алайҳиссалом ҳадисларидан бирида: "Эътиборли ҳар бир иш "бисмиллаҳ" билан бошланмас экан, унинг охири кесикдир", деганлар. Яъни, баракаси бўлмайди, охирига етмайди.)
Bengali / বাংলা / Bengalce শুরু করছি আল্লাহর নামে যিনি পরম করুণাময়, অতি দয়ালু।
Tamil / தமிழர் / Tamilce அனைத்துப்புகழும்,அகிலங்கள் எல்லாவற்றையும் படைத்து வளர்த்துப் பரிபக்குவப்படுத்தும் (நாயனான) அல்லாஹ்வுக்கே ஆகும்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>