4. Hîzb, Duhân Sûresi

Duhân Suresi 12. Ayeti Meali

رَبَّنَا اكْشِفْ عَنَّا الْعَذَابَ إِنَّا مُؤْمِنُونَ
Rabbenâ-kşif ‘annâ-l’ażâbe innâ mu/minûn(e)
1
rabbe-nâ
Rabbimiz
2
ikşif
kaldır
3
an-nâ
bizden
4
el azâbe
azap
5
innâ
muhakkak ki biz
6
mû’minûne
mü’minler

Diyanet İşleri İnsanlar, “Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz” derler.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) O gün insanlar: «Ey Rabbimiz! Bizden azabı kaldır. Artık biz inanıyoruz» derler.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) «Ey Rabbimiz, bizden bu azabı aç; çünkü biz inanıyoruz.» diyecekler.
Elmalılı Hamdi Yazır Rabbenâ! bizden bu azâbı aç, çünkü biz mü'minleriz diyecekler
Diyanet Vakfı (İşte o zaman insanlar:) Rabbimiz! Bizden azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz (derler).
Abdulbaki Gölpınarlı Rabbimiz, bizden azâbı, gider, şüphe yok ki inandık biz.
Adem Uğur (İşte o zaman insanlar:) Rabbimiz! Bizden azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz (derler).
Ahmed Hulusi "Rabbimiz! Azap veren hâlden bizi çıkar; doğrusu biz iman edenleriz (artık)!"
Ahmet Tekin O gün insanlar felâketi görünce:
'Ey Rabbimiz, bu azâbı bizden kaldır. Artık biz iman ediyoruz.' derler.
Ahmet Varol 'Rabbimiz! Üzerimizden azabı kaldır, çünkü biz artık iman edenleriz.'
Ali Fikri Yavuz (Onlar şöyle diyecekler): “- Ey Rabbimiz! Bizden bu azabı kaldır; çünkü biz müminleriz.”
Bekir Sadak Insanlar: «Rabbimiz! Bu azabi bizden kaldir; dogrusu artik biz inananlariz» derler.
Celal Yıldırım Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır; çünkü elbette biz imân edenler olacağız.
Diyanet İşleri 2 İnsanlar: 'Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır; doğrusu artık biz inananlarız' derler.
Fizilil Kuran «Rabbimiz, bizden azabı kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz» derler.
Gültekin Onan "Rabbimiz, azabı üstümüzden açıp gider çünkü biz (artık) inançlılarız."
Hasan Basri Cantay «Ey Rabbimiz, bizden bu azâbı açıb kaldır. Çünkü biz îman edeceğiz».
Hayat Neşriyat (O zaman insanlar:) 'Rabbimiz! Bizden bu azâbı aç (kaldır); (artık) şübhesiz biz inanan kimseleriz' (derler).
Ibni Kesir Rabbımız; bu azabı bizden kaldır. Doğrusu biz, artık mü'minleriz.
Muhammed Esed "Ey Rabbimiz, bizi azaptan uzak tut, çünkü biz (artık Sana) inanıyoruz!" (dedirten).
Ömer Nasuhi Bilmen «Ey Rabbimiz! Bizden bu azabı açıver, şüphe yok ki, biz mü'minleriz,» diyeceklerdir.
Ömer Öngüt "Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, doğrusu biz artık iman ediyoruz. " (derler).
Şaban Piris -Rabbimiz, azabı bizden kaldır, biz iman eden kimseleriz.
Suat Yıldırım İşte o zaman insanlar: "Ey ulu Rabbimiz, bizden bu azabı kaldır, çünkü artık iman ediyoruz!" derler.
Tefhim-ül Kuran «Rabbimiz, azabı üstümüzden açıp gider; çünkü biz (artık) iman edicileriz.»
Ümit Şimşek 'Rabbimiz, bizden azabı kaldır; iman edeceğiz' derler.

Diyanet Tefsiri Allah Teâlâ peygamberlerini mûcizelerle desteklemekte, böylece hem onların yüklerini hafifletmekte hem de insanların iman etmelerini kolaylaştırmaktadır. Bu mûcizeler bazan ihtiyaçların karşılanması, bazan da âsilerin, zalimlerin, inkârcılıkta direnenlerin cezalandırılması şeklinde olmaktadır. Duhân (duman) mûcizesi, olup bitmiş bir olay mıdır, yoksa kıyamet yaklaştığında gerçekleşecek bir alâmet midir? Bu soruya iki farklı cevap verilmiştir. “Henüz olmadı” diyenlere göre duman olayı, kıyamet yaklaştığında vuku bulacak, bu uyarıya rağmen insanlar inkârdan vazgeçmeyecekler, arkasından kıyamet kopacak ve herkes ettiğini bulacaktır. “Duman olayı Hz. Peygamber hayatta iken gerçekleşti” diyenlere göre ise “duman”dan maksat, açlık yüzünden meydana gelen görme bozukluğudur, “Amansız bir şekilde yakaladığımız” diye tercüme ettiğimiz “batşa” ise Bedir Savaşı’dır. Buhârî, kitabının tefsir bölümünde bu yorumu, sahâbe rivayetlerine dayanarak şöyle açmaktadır: Müşrikler çağrısına karşı direnince Hz. Peygamber, Allah’a yalvararak, Hz. Yûsuf’un kavmine yaptığı gibi bunlara da bir kıtlık vermesini istedi. Duası kabul edildi, kıtlık geldi, yiyecek içecek bir şey kalmadı. İnsanlar derilere ve kemiklere varıncaya kadar ne buldularsa yediler. Açlıktan öylesine zayıfladılar ki sonunda görme bozukluğuna yakalandılar, baktıklarında kendilerini kuşatmış bir duman görüyorlardı. Hz. Peygamber’e başvurarak bu azabın kaldırılması için dua etmesini, artık inandıklarını söylediler. O ise “Azap kalkınca yine eski halinize dönersiniz” buyurdu. Nitekim duası üzerine azap kaldırıldı, onlar da derhal eski inkârcılıklarına döndüler. Allah bu dönekliğin, inkâr ve zulümde ısrar etmenin cezasını Bedir Savaşı’nda verdi. Kur’an’da geçen şu beş olay bu dünyada gerçekleşmiştir: Lizâm cezası (Tâhâ 20/129; Furkan 25/77), Rûm’un yenilmesi (Rûm 30/2), ayın yarılması (Kamer 54/1), bu sûrede geçen duhân ve batşa (Buhârî, “Tefsîr”,

Kurdî / کوردی / Kürtçe (Gotin:) "Perwerdekarê me! tu ezab ji me rake, bêguman em bawermend in."
Sahih International / English / Ingilizce [They will say], "Our Lord, remove from us the torment; indeed, we are believers."
M.Pickthall / English / Ingilizce (Then they will say): Our Lord relieve of the torment. Lo! we are believers:
Muhsin Khan / English / Ingilizce (They will say): "Our Lord! Remove the torment from us, really we shall become believers!"
Yusuf Ali / English / Ingilizce (They will say:) "Our Lord! remove the Penalty from us, for we do really believe!"
Shakir / English / Ingilizce Our Lord! remove from us the punishment; surely we are believers.
Dr. Ghali / English / Ingilizce "Our Lord, lift off from us the torment; surely, we are believers."
Albanian / Shqip / Arnavutça (Ata thonë) Zoti ynë, largoje prej nesh dënimin, ne do të besojmë.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice (Belə bir bəlaya uğrayan müşriklər deyəcəklər: ) “Ey Rəbbimiz! Bizi bu əzabdan qurtar. Biz, həqiqətən iman gətirəcəyik!” (Məkkə müşriklərinin bu yalvarışından sonra Peyğəmbər əleyhissəlam Allaha dua etmiş, Allah da onları həmin bəladan qurtarmışdı. Lakin müşriklərin çoxu öz sözünün üstündə durmamışdı).
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Gospodaru naš, otkloni patnju od nas, mi ćemo, sigurno, vjerovati!"
Bulgarian / Български / Bulgarca [Неверниците ще кажат:] “Господи наш, премахни от Нас мъчението! Ние вече вярваме.”
Chinese / 中文 / Çince 我怐漸D啊!求你為我抶扆ㄢo種刑罰,我抻T是信道的。」
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 我们的主啊!求你为我们解除这种刑罚,我们确是信道的。�
Czech / Česky / Çekçe Tehdy vzkřiknou: "Pane náš, odvrať od nás trest tento, my nyní jsme věřící!"
Dutch / Nederlands / Hollandaca Zij zullen zeggen: O Heer! neem deze plaag van ons af; waarlijk wij zullen ware geloovigen worden.
Farsi / فارسی / Farsça (آنگاه کافران می گویند:) «پروردگارا! (این) عذاب را از ما برطرف کن, بی گمان ما ایمان می آوریم»( ).
Finnish / Suomi / Fince »Herra, poista meiltä rangaistus! Totisesti, me uskomme.»
French / Français / Fransızca "Seigneur, éloigne de nous le châtiment. Car [à présent] nous croyons".
German / Deutsch / Almanca "Unser Herr, nimm die Strafe von uns hinweg; wir sind (jetzt) ja gläubig."
Hausa / Hausa Dili Ya Ubangijinmu! Ka kuranye mana azãba. Lalle Mũ, mãsu ĩmãni ne.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce (Mereka berdoa): "Ya Tuhan kami, lenyapkanlah dari kami azab itu. Sesungguhnya kami akan beriman".
Italian / Italiano / Italyanca [Diranno]: «Signore, allontana da noi il castigo, perché [ora] crediamo».
Japanese / 日本語 / Japonca 「主よ,わたしたちからこの懲罰を免じて下さい。本当に信仰いたします。」
Korean / 한국어 / Korece 불신자들은 주여 저희에게 이 벌을 거두어 주소서 저희가 믿 겠나이다
Malay / Bahasa Melayu / Malayca (Pada saat itu mereka akan merayu dengan berkata): "Wahai Tuhan kami! Hapuskanlah azab ini dari kami, sesungguhnya kami akan beriman!".
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili ( അവര്‍ പറയും: ) ഞങ്ങളുടെ രക്ഷിതാവേ, ഞങ്ങളില്‍ നിന്ന്‌ നീ ഈ ശിക്ഷ ഒഴിവാക്കിത്തരേണമേ, തീര്‍ച്ചയായും ഞങ്ങള്‍ വിശ്വസിച്ചു കൊള്ളാം.
Maranao / mәranaw (Go matharo iran:) "Kadnan ami, pokasang Ka rkami so siksa, ka mataan! a skami na miyaratiyaya kami!"
Norwegian / Norsk / Norveççe «Herre, ta bort fra oss denne straffedom, vi tror!»
Polski / Polish / Polonya Dili "Panie nasz! Odsuń od nas karę, my jesteśmy wierzącymi!"
Portuguese / Português / Portekizce (Então dirão): Ó Senhor nosso, livra-nos do castigo, porque somos fiéis!
Romanian / Română / Rumence Cum de au amintirea? Un profet cu vorba limpede a venit la ei.
Russian / Россия / Rusça Они скажут: "Господь наш! Избавь нас от страданий, ведь мы уверовали".
Somali / Somalice Waxayna dheheen Eebow naga fayd cadaabka waxaan nahay Mu'miniine.
Spanish / Español / Ispanyolca «¡Señor! ¡Aparta de nosotros el castigo! ¡Creemos!»
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Mola wetu Mlezi! Tuondolee adhabu hii. Hakika tutaamini.
Svenska / Swedish / Isveççe Herre, låt oss slippa ifrån [detta] straff, Vi tror på Dig!"
Tatarça / Tatarish / Tatarca Ий Раббыбыз, бу ґәзабны бездән алгыл, без иманга килербез, диярләр.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili (พวกเขาจะกล่าวว่า) ข้าแต่พระเจ้าของข้าพระองค์ได้ทรงปลดเปลื้องการลงโทษนี้ ให้พ้นจากข้าพระองค์ แท้จริงพวกเราเป็นผู้ศรัทธา
Urdu / اردو / Urduca اے پروردگار ہم سے اس عذاب کو دور کر ہم ایمان لاتے ہیں
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Эй Роббимиз! Биздан азобни кушойиш қил! Албатта, Биз иймон келтиргувчидирмиз.
Bengali / বাংলা / Bengalce হে আমাদের পালনকর্তা আমাদের উপর থেকে শাস্তি প্রত্যাহার করুন, আমরা বিশ্বাস স্থাপন করছি।
Tamil / தமிழர் / Tamilce "எங்கள் இறைவனே! நீ எங்களை விட்டும் இந்த வேதனையை நீக்குவாயாக! நிச்சயமாக நாங்கள் முஃமின்களாக இருக்கிறோம்" (எனக் கூறுவர்).

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>