4. Hîzb, Duhân Sûresi

Duhân Suresi 11. Ayeti Meali

يَغْشَى النَّاسَ هَذَا عَذَابٌ أَلِيمٌ
Yaġşâ-nnâs(e)(s) hâżâ ‘ażâbun elîm(un)
1
yagşâ
kaplar, sarar
2
en nâse
insanlar
3
hâzâ
bu
4
azâbun
azap
5
elîmun
elîm, acı

Diyanet İşleri (O duman) insanları bürür. Bu, elem dolu bir azaptır.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) (10-11) Ey Muhammed! Şimdi sen göğün, insanları bürüyecek açık bir duman getireceği günü gözetle! Bu acı bir azabdır.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) ki insanları saracaktır; bu acı bir azaptır.
Elmalılı Hamdi Yazır Ki nâsı saracaktır, bu bir elîm azâbdır
Diyanet Vakfı (10-11) Şimdi sen, göğün, insanları bürüyecek açık bir duman çıkaracağı günü gözetle. Bu, elem verici bir azaptır.
Abdulbaki Gölpınarlı Bütün insanlara yayılır, budur elemli azap.
Adem Uğur Duman insanları bürüyecektir. Bu, elem verici bir azaptır.
Ahmed Hulusi İnsanları kaplar! Bu feci bir azaptır (hakikatin fark edilip gereğinin uygulanmamış olması yüzünden)!
Ahmet Tekin Gök insanları bürüyecek bir duman getirecek. İşte bu can yakıp, inleten müthiş bir azaptır.
Ahmet Varol (O duman) insanları bürür. İşte bu acıklı bir azaptır.
Ali Fikri Yavuz Öyle bir duman ki, bütün insanları saracaktır. Bu acıklı bir azabdır.
Bekir Sadak (10-11) GOgun, insanlari buruyecek ve gozle gorulecek bir duman cikaracagi gunu bekle; bu, can yakan bir azabdir.
Celal Yıldırım (10-11) (Ey Peygamber!) Artık göğün, insanları saracağı bir dumanla geleceği günü gözetle. Bu elem verici bir azâbdır.
Diyanet İşleri 2 (10-11) Göğün, insanları bürüyecek ve gözle görülecek bir duman çıkaracağı günü bekle; bu, can yakan bir azabdır.
Fizilil Kuran Duman, insanları bürüyecektir. Bu, acı bir azabtır.
Gültekin Onan (Bu duman) insanları sarıp kuşatıverir. İşte bu, acı bir azabtır.
Hasan Basri Cantay (Öyle bir duman ki bütün) insanları saracakdır o. «Bu, pek yaman bir azâb» (diyecekler).
Hayat Neşriyat (10-11) O hâlde, göğün insanları bürüyecek apaçık bir duhân (bir duman) getireceği günü gözetle! Bu (pek) elemli bir azabdır.
Ibni Kesir İnsanları bürüyecektir. Bu; elim bir azabdır.
Muhammed Esed bütün insanlığı sarıp kuşatan (ve günahkarları) "Bu azap ne acı!" (diye feryad ettiren ve)
Ömer Nasuhi Bilmen İnsanları saracaktır. Bu, bir acıklı azabtır.
Ömer Öngüt Bütün insanları bürüyecektir. Bu acıklı bir azaptır.
Şaban Piris İnsanları bürür. Bu, acı bir azaptır.
Suat Yıldırım (10-11) O halde sen göğün, bütün insanları saracak olan aşikâr bir duman çıkaracağı günü gözle. Bu, gayet acı bir azaptır.
Tefhim-ül Kuran (Bu duman) İnsanları sarıp kuşatıverir. İşte bu, acıklı bir azabtır.
Ümit Şimşek O duman insanları kaplar. İşte bu acı bir azaptır.

Diyanet Tefsiri Allah Teâlâ peygamberlerini mûcizelerle desteklemekte, böylece hem onların yüklerini hafifletmekte hem de insanların iman etmelerini kolaylaştırmaktadır. Bu mûcizeler bazan ihtiyaçların karşılanması, bazan da âsilerin, zalimlerin, inkârcılıkta direnenlerin cezalandırılması şeklinde olmaktadır. Duhân (duman) mûcizesi, olup bitmiş bir olay mıdır, yoksa kıyamet yaklaştığında gerçekleşecek bir alâmet midir? Bu soruya iki farklı cevap verilmiştir. “Henüz olmadı” diyenlere göre duman olayı, kıyamet yaklaştığında vuku bulacak, bu uyarıya rağmen insanlar inkârdan vazgeçmeyecekler, arkasından kıyamet kopacak ve herkes ettiğini bulacaktır. “Duman olayı Hz. Peygamber hayatta iken gerçekleşti” diyenlere göre ise “duman”dan maksat, açlık yüzünden meydana gelen görme bozukluğudur, “Amansız bir şekilde yakaladığımız” diye tercüme ettiğimiz “batşa” ise Bedir Savaşı’dır. Buhârî, kitabının tefsir bölümünde bu yorumu, sahâbe rivayetlerine dayanarak şöyle açmaktadır: Müşrikler çağrısına karşı direnince Hz. Peygamber, Allah’a yalvararak, Hz. Yûsuf’un kavmine yaptığı gibi bunlara da bir kıtlık vermesini istedi. Duası kabul edildi, kıtlık geldi, yiyecek içecek bir şey kalmadı. İnsanlar derilere ve kemiklere varıncaya kadar ne buldularsa yediler. Açlıktan öylesine zayıfladılar ki sonunda görme bozukluğuna yakalandılar, baktıklarında kendilerini kuşatmış bir duman görüyorlardı. Hz. Peygamber’e başvurarak bu azabın kaldırılması için dua etmesini, artık inandıklarını söylediler. O ise “Azap kalkınca yine eski halinize dönersiniz” buyurdu. Nitekim duası üzerine azap kaldırıldı, onlar da derhal eski inkârcılıklarına döndüler. Allah bu dönekliğin, inkâr ve zulümde ısrar etmenin cezasını Bedir Savaşı’nda verdi. Kur’an’da geçen şu beş olay bu dünyada gerçekleşmiştir: Lizâm cezası (Tâhâ 20/129; Furkan 25/77), Rûm’un yenilmesi (Rûm 30/2), ayın yarılması (Kamer 54/1), bu sûrede geçen duhân ve batşa (Buhârî, “Tefsîr”,

Kurdî / کوردی / Kürtçe Ew mirovan radipêçe. Evê han ezabekî bi jan e.
Sahih International / English / Ingilizce Covering the people; this is a painful torment.
M.Pickthall / English / Ingilizce That will envelop the people. This will be a painful torment.
Muhsin Khan / English / Ingilizce Covering the people, this is a painful torment.
Yusuf Ali / English / Ingilizce Enveloping the people: this will be a Penalty Grievous.
Shakir / English / Ingilizce That shall overtake men; this is a painful punishment.
Dr. Ghali / English / Ingilizce That will envelop mankind; this is a painful torment.
Albanian / Shqip / Arnavutça Ai (tymi) i përfdhinë njerëzit. Ky është një ndëshkim i mundimshëm.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice (Elə bir duman ki) insanları saracaqdır. Bu, şiddətli bir əzabdır! (Doğrudan da, Qüreyş müşriklərinə küfrləri üzündən belə bir aclıq üz vermiş, onlar çarəsizlikdən napak şeyləri belə yeməyə məcbur olmuşlar).
Bosnian / Bosanski / Bosnakca koji će ljude prekriti. "Ovo je neizdržljiva patnja!
Bulgarian / Български / Bulgarca Той ще обгърне хората. “Това е болезнено мъчение.”
Chinese / 中文 / Çince 那煙霧將籠罩世人,他抳:「這是一種痛W的刑罰。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 那烟雾将笼罩世人,他们说:�这是一种痛苦的刑罚。
Czech / Česky / Çekçe který lidi zahalí; a to bude trest bolestný!
Dutch / Nederlands / Hollandaca Die den mensch zal bedekken. Dit zal eene martelende plaag wezen.
Farsi / فارسی / Farsça که (تمام) مردم را فرا می گیرد, این عذابی دردناک است.
Finnish / Suomi / Fince joka yllättää ihmiset. Se on tuskallinen rangaistus.
French / Français / Fransızca qui couvrira les gens. Ce sera un châtiment douloureux.
German / Deutsch / Almanca der die Menschen überdecken wird. Das ist eine schmerzhafte Strafe.
Hausa / Hausa Dili Yanã rufe mutãne. Wannan wata azãba ce mai raɗaɗi.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce yang meliputi manusia. Inilah azab yang pedih.
Italian / Italiano / Italyanca che avvolgerà gli uomini. Ecco un castigo doloroso!
Japanese / 日本語 / Japonca (それは)人びとを包む。(かれらは言う)。「これは痛ましい懲罰です。」
Korean / 한국어 / Korece 연기가 사람들을 덮어 가리 우니 고통스러운 벌이라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Yang akan menimpa seluruh keadaan manusia (yang kafir itu, sehingga mereka akan berkata: "Ini adalah azab yang sungguh menyakitkan".
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili മനുഷ്യരെ അത്‌ പൊതിയുന്നതാണ്‌. ഇത്‌ വേദനയേറിയ ഒരു ശിക്ഷയായിരിക്കും.
Maranao / mәranaw A mikolob ko manga manosiya: (na matharo iran a:) giyai na siksa a malipds.
Norwegian / Norsk / Norveççe som dekker menneskene. Dette er en smertelig straff.
Polski / Polish / Polonya Dili Który okryje ludzi! To będzie kara bolesna!
Portuguese / Português / Portekizce Que envolverá o povo: Será um doloroso castigo!
Romanian / Română / Rumence “Domnul nostru! Îndepărtează de la noi osânda, căci noi suntem credincioşi!”
Russian / Россия / Rusça который окутает людей. Это будут мучительные страдания!
Somali / Somalice Oo dabooli Dadka kaasina waa cadaab daran.
Spanish / Español / Ispanyolca que cubra a los hombres! Será un castigo doloroso.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Utakao wafunika watu: Hii ni adhabu chungu!
Svenska / Swedish / Isveççe som sveper in människorna; [och de skall ropa och klaga:] "Vilket straff, vilken plåga!
Tatarça / Tatarish / Tatarca Ул төтен" кешеләрне каплар, вә әйтерләр: "Бу төтен рәнҗеткүче ґәзабдыр", – дип.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili ซึ่งจะครอบคลุมผู้คน นี่คือการลงโทษอันเจ็บปวด
Urdu / اردو / Urduca جو لوگوں پر چھا جائے گا۔ یہ درد دینے والا عذاب ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe У одамларни ўраб олур. Бу аламли азобдир.
Bengali / বাংলা / Bengalce যা মানুষকে ঘিরে ফেলবে। এটা যন্ত্রণাদায়ক শাস্তি।
Tamil / தமிழர் / Tamilce (அப்புகை) மனிதர்களைச் சூழ்ந்து கொள்ளும்; "இது நோவினை செய்யும் வேதனையாகும்."

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>