4. Hîzb, Duhân Sûresi

Duhân Suresi 10. Ayeti Meali

فَارْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِي السَّمَاء بِدُخَانٍ مُّبِينٍ
Fertakib yevme te/tî-ssemâu biduḣânin mubîn(in)
1
fe
artık, öyleyse, o halde
2
irtekib
gözle, bekle
3
yevme
gün
4
te’tî
getirir
5
es semâu
sema, gök
6
bi duhânin
duhanı, dumanı
7
mubînin
apaçık

Diyanet İşleri Göğün açık bir duman getireceği günü bekle.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) (10-11) Ey Muhammed! Şimdi sen göğün, insanları bürüyecek açık bir duman getireceği günü gözetle! Bu acı bir azabdır.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) O halde o göğün açık bir duman ile geleceği günü gözetle
Elmalılı Hamdi Yazır O halde gözet o Semânın açık bir duman ile geleceği günü
Diyanet Vakfı (10-11) Şimdi sen, göğün, insanları bürüyecek açık bir duman çıkaracağı günü gözetle. Bu, elem verici bir azaptır.
Abdulbaki Gölpınarlı Artık gözetle gökyüzünden apaçık, gözle görünür bir dumanın geleceği günü.
Adem Uğur Şimdi sen, göğün, açık bir duman çıkaracağı günü gözetle.
Ahmed Hulusi Semânın apaçık bir duhân (duman) olarak geleceği (insanî hakikatin fark edileceği) süreci gözetle!
Ahmet Tekin Şimdi sen göğün açık bir duman getireceği günü gözetle.
Ahmet Varol Artık sen göğün açık bir duman getireceği günü gözetle.
Ali Fikri Yavuz O halde (Ey Rasûlüm), semanın aşikâre bir duman (kıtlık ve açlık) getireceği (azab) gününü gözle.
Bekir Sadak (10-11) GOgun, insanlari buruyecek ve gozle gorulecek bir duman cikaracagi gunu bekle; bu, can yakan bir azabdir.
Celal Yıldırım (10-11) (Ey Peygamber!) Artık göğün, insanları saracağı bir dumanla geleceği günü gözetle. Bu elem verici bir azâbdır.
Diyanet İşleri 2 (10-11) Göğün, insanları bürüyecek ve gözle görülecek bir duman çıkaracağı günü bekle; bu, can yakan bir azabdır.
Fizilil Kuran Göğün gözle görülür bir duman getireceği günü gözetle.
Gültekin Onan Öyleyse sen, göğün açıkça bir duman getireceği günü gözle;
Hasan Basri Cantay O halde semânın apâşikâr bir duman getireceği günü gözetle (Habîbim).
Hayat Neşriyat (10-11) O hâlde, göğün insanları bürüyecek apaçık bir duhân (bir duman) getireceği günü gözetle! Bu (pek) elemli bir azabdır.
Ibni Kesir Öyleyse sen gözle. Göğün açıkça bir duman çıkaracağı gün;
Muhammed Esed Öyleyse, gökyüzünde (Son Saat'in yaklaştığını) haber veren bir duman tabakasının belireceği Gün'ü bekle,
Ömer Nasuhi Bilmen (9-10) Fakat onlar, şekk içinde oynarlar. Artık gözet bir günü ki, gök, bir apaçık duman ile gelecektir.
Ömer Öngüt Resulüm! O halde sen göğün apaçık bir duman getireceği günü bekle.
Şaban Piris Göğün apaçık bir duman getireceği günü gözle!
Suat Yıldırım (10-11) O halde sen göğün, bütün insanları saracak olan aşikâr bir duman çıkaracağı günü gözle. Bu, gayet acı bir azaptır.
Tefhim-ül Kuran Öyleyse sen, göğün açıkça bir duman getireceği günü gözle;
Ümit Şimşek Sen göğün aşikâr bir duman çıkaracağı günü gözle.

Diyanet Tefsiri Allah Teâlâ peygamberlerini mûcizelerle desteklemekte, böylece hem onların yüklerini hafifletmekte hem de insanların iman etmelerini kolaylaştırmaktadır. Bu mûcizeler bazan ihtiyaçların karşılanması, bazan da âsilerin, zalimlerin, inkârcılıkta direnenlerin cezalandırılması şeklinde olmaktadır. Duhân (duman) mûcizesi, olup bitmiş bir olay mıdır, yoksa kıyamet yaklaştığında gerçekleşecek bir alâmet midir? Bu soruya iki farklı cevap verilmiştir. “Henüz olmadı” diyenlere göre duman olayı, kıyamet yaklaştığında vuku bulacak, bu uyarıya rağmen insanlar inkârdan vazgeçmeyecekler, arkasından kıyamet kopacak ve herkes ettiğini bulacaktır. “Duman olayı Hz. Peygamber hayatta iken gerçekleşti” diyenlere göre ise “duman”dan maksat, açlık yüzünden meydana gelen görme bozukluğudur, “Amansız bir şekilde yakaladığımız” diye tercüme ettiğimiz “batşa” ise Bedir Savaşı’dır. Buhârî, kitabının tefsir bölümünde bu yorumu, sahâbe rivayetlerine dayanarak şöyle açmaktadır: Müşrikler çağrısına karşı direnince Hz. Peygamber, Allah’a yalvararak, Hz. Yûsuf’un kavmine yaptığı gibi bunlara da bir kıtlık vermesini istedi. Duası kabul edildi, kıtlık geldi, yiyecek içecek bir şey kalmadı. İnsanlar derilere ve kemiklere varıncaya kadar ne buldularsa yediler. Açlıktan öylesine zayıfladılar ki sonunda görme bozukluğuna yakalandılar, baktıklarında kendilerini kuşatmış bir duman görüyorlardı. Hz. Peygamber’e başvurarak bu azabın kaldırılması için dua etmesini, artık inandıklarını söylediler. O ise “Azap kalkınca yine eski halinize dönersiniz” buyurdu. Nitekim duası üzerine azap kaldırıldı, onlar da derhal eski inkârcılıklarına döndüler. Allah bu dönekliğin, inkâr ve zulümde ısrar etmenin cezasını Bedir Savaşı’nda verdi. Kur’an’da geçen şu beş olay bu dünyada gerçekleşmiştir: Lizâm cezası (Tâhâ 20/129; Furkan 25/77), Rûm’un yenilmesi (Rûm 30/2), ayın yarılması (Kamer 54/1), bu sûrede geçen duhân ve batşa (Buhârî, “Tefsîr”,

Kurdî / کوردی / Kürtçe Êdî tu li benda wê rojê be ku asîman dûyekî xuya tîne.
Sahih International / English / Ingilizce Then watch for the Day when the sky will bring a visible smoke.
M.Pickthall / English / Ingilizce But watch thou (O Muhammad) for the day when the sky will produce visible smoke
Muhsin Khan / English / Ingilizce Then wait you for the Day when the sky will bring forth a visible smoke.
Yusuf Ali / English / Ingilizce Then watch thou for the Day(4695) that the sky will bring forth a kind of smoke (or mist)(4696) plainly visible,
Shakir / English / Ingilizce Therefore keep waiting for the day when the heaven shall bring an evident smoke,
Dr. Ghali / English / Ingilizce So be on the watch for a Day when the heaven will come up with an evident smoke,
Albanian / Shqip / Arnavutça Ti pra, prite ditën kur qielli sjell një tym konkret.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice (Ya Peyğəmbər!) Sən göyün aşkar bir dumana bürünəcəyi günü gözlə! (O gün müşriklərə elə bir aclıq üz verəcəkdir ki, gözləri qaranlıq gətirib yerlə göyün arasını, sanki bir duman bürüdüyünü görəcəklər!)
Bosnian / Bosanski / Bosnakca zato sačekaj dan kad će im se činiti da prema nebu vide vidljiv dim
Bulgarian / Български / Bulgarca Изчакай Деня, в който небето ще донесе явен дим!
Chinese / 中文 / Çince 你應當等待煙霧漫天的日子,
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 你应当等待烟雾漫天的日子,
Czech / Česky / Çekçe Očekávej tedy den, kdy na nebesích se ukáže dým viditelný,
Dutch / Nederlands / Hollandaca Maar sla hen gade, op den dag dat de hemel een zichtbaren rook zal voortbrengen.
Farsi / فارسی / Farsça پس (ای پیامبر) منتظر روزی باش که آسمان دودی آشکار (پدید) آورد( ).
Finnish / Suomi / Fince Jääkää siis odottamaan sitä päivää, jolloin taivas lähettää suuren savupilven,
French / Français / Fransızca Et bien, attends le jour où le ciel apportera une fumée visible
German / Deutsch / Almanca So erwarte den Tag, an dem der Himmel deutlichen Rauch hervorbringt,
Hausa / Hausa Dili Sabõda haka, ka dakata rãnar da sama zã tã zo da hayãƙi bayyananne.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Maka tunggulah hari ketika langit membawa kabut yang nyata,
Italian / Italiano / Italyanca Ebbene, aspetta il Giorno in cui il cielo recherà un fumo ben visibile,
Japanese / 日本語 / Japonca 待っていなさい,天が明瞭な煙霧を起す日まで。
Korean / 한국어 / Korece 하늘이 짙은 연기로 가득 차는 그날을 그대는 지켜보리라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Oleh itu tunggulah (wahai Muhammad) semasa langit membawa asap kemarau yang jelas nyata (yang menyebabkan kebuluran yang dahsyat),
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili അതിനാല്‍ ആകാശം, തെളിഞ്ഞു കാണാവുന്ന ഒരു പുകയും കൊണ്ട്‌ വരുന്ന ദിവസം നീ പ്രതീക്ഷിച്ചിരിക്കുക.
Maranao / mәranaw Na nayawang ka so gawii a kitalingomaan o langit ko bl a mapayag.
Norwegian / Norsk / Norveççe Men se opp for en dag da himmelen bringer en tydelig røyk,
Polski / Polish / Polonya Dili Wypatruj więc Dnia, kiedy niebo przyniesie dym widoczny,
Portuguese / Português / Portekizce Aguarda, pois, o dia em que do céu descerá uma fumaça visível.
Romanian / Română / Rumence care va învălui oamenii: aceasta este o osândă dureroasă
Russian / Россия / Rusça Подожди же того дня, когда небо принесет ясный дым,
Somali / Somalice Ee sug Maalinta uu ku imaan Cirku qiiq muuqda (isagoo ku dheehan).
Spanish / Español / Ispanyolca ¡Espera, pues, el día que el cielo traiga un humo visible,
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Basi ingoje siku ambayo mbingu zitakapo leta moshi ulio dhaahiri,
Svenska / Swedish / Isveççe VÄNTA på den Dag då himlen kommer att [skymmas av] en klart synlig, tät rök
Tatarça / Tatarish / Tatarca Кыямәт көнен көтүче имансызлар өчен ул көндә күк каты төтен белән тулган булыр.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili ดังนั้น เจ้าจงคอยเฝ้าดูวันที่ชั้นฟ้าจะนำไอหมอกออกมาซึ่งจะเห็นได้ชัด
Urdu / اردو / Urduca تو اس دن کا انتظار کرو کہ آسمان سے صریح دھواں نکلے گا
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Бас, осмон аниқ тутунни келтирадиган кунни кут.
Bengali / বাংলা / Bengalce অতএব আপনি সেই দিনের অপেক্ষা করুন, যখন আকাশ ধূয়ায় ছেয়ে যাবে।
Tamil / தமிழர் / Tamilce ஆகவே, வானம் ஒரு தெளிவான புகையைக் கொண்டு வரும் நாளை நீர் எதிர் பார்ப்பீராக.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>