3. Hîzb, Cuma Sûresi

Cuma Suresi 1. Ayeti Meali

يُسَبِّحُ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ الْمَلِكِ الْقُدُّوسِ الْعَزِيزِ الْحَكِيمِ
Yusebbihu li(A)llâhi mâ fî-ssemâvâti vemâ fî-l-ardi-lmeliki-lkuddûsi-l’azîzi-lhakîm(i)
1
yusebbihu
tespih eder, ediyor
2
li allâhi
Allah için, Allah’ı
3
şey, ne varsa, olanlar
4
fî es semâvâti
göklerde
5
ve mâ
ve şey, ne varsa, olanlar
6
fî el ardı
yeryüzünde
7
el meliki
malik, mülkün sahibi, söz sahibi
8
el kuddûsi
bütün noksan sıfatlardan uzak, münezzeh, mukaddes
9
el azîzi
azîz, üstün
10
el hakîmi
hakîmdir, hüküm ve hikmet sahibidir

Diyanet İşleri Göklerdeki ve yerdeki her şey, mülkün sahibi, mukaddes, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah’ı tespih eder.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Göklerde ve yerde olanların hepsi padişah, mukaddes, azîz ve hakîm olan Allah'ı tesbih etmektedir.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Göklerde ve yerde ne varsa hepsi, mülkün sahibi, öyle lekesiz mukaddes, hem güçlü hem hikmet sahibi olan Allah için tesbih eder.
Elmalılı Hamdi Yazır Tesbîh eder Allah için göklerdeki ve yerdeki o öyle lekesiz kuddûs, melik ki hem azîz, hem hakîm.
Diyanet Vakfı Göklerde ve yerde olanların hepsi, mülkün sahibi, eksiklikten münezzeh, azîz ve hakîm olan Allah'ı tesbih eder.
Abdulbaki Gölpınarlı Tenzîh eder ne varsa göklerde ve ne varsa yeryüzünde; her şeye sâhip ve mutasarrıf olan, ayıplardan ve noksanlardan arı bulunan üstün, hüküm ve hikmet sâhibi Allah'ı.
Adem Uğur Göklerde ve yerde olanların hepsi, mülkün sahibi, eksiklikten münezzeh, azîz ve hakîm olan Allah'ı tesbih eder.
Ahmed Hulusi Semâlarda ve arzda her ne varsa; Melik, Kuddûs, Aziyz ve Hakiym olan (dilediği mânâları açığa çıkarması için onları yaratan) Allâh'ı (işlevleriyle) tespih etmedeler!
Ahmet Tekin Göklerdeki varlıkların, imkânların ve yerdeki varlıkların ve imkânların tamamı; mülkün sahibini, hâkimini, her türlü noksanlıktan, ayıptan uzak en büyük kutsalını, kudretlisini, hikmet sahibini ve hükümranını, Allah’ı, koyduğu düzen içinde görevlerini yaparak tesbih ve zikrediyorlar.
Ahmet Varol Göklerde ve yerde ne varsa mülkün sahibi, kutlu, yüce ve hikmet sahibi Allah'ı tesbih etmektedir.
Ali Fikri Yavuz Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ı tesbih eder. O, öyle bir Melik ki, Kuddüs’dür= her noksan şeyden münezzehtir, Azîz’dir= her şeye galibdir, Hakîm’dir= bütün işlerinde hikmet sahibidir.
Bekir Sadak Goklerde olanlar ve yerde bulunanlar, hukumran, cok kutsal, guclu ve Hakim olan Allah'i tesbih ederler.
Celal Yıldırım Göklerdekiler ve yerdekiler, mülk ü saltanat sahibi O çok mukaddes, çok üstün hikmet sahibi Allah'ı tesbîh ederler.
Diyanet İşleri 2 Göklerde olanlar ve yerde bulunanlar, hükümran, çok kutsal, güçlü ve Hakim olan Allah'ı tesbih ederler.
Fizilil Kuran Göklerde ve yerde olanların hepsi mülkün sahibi, mukaddes, aziz, hakim olan Allah'ı tesbih eder.
Gültekin Onan Göklerde ve yerde olanların tümü, Melik, Kuddüs, Aziz, Hakim olan Tanrı'yı tesbih eder.
Hasan Basri Cantay Göklerde ne var, yerde ne varsa (hepsi) O mülk-ü melekûtun eşsiz hükümrânı, noksaanı mucib herşeyden pâk ve münezzeh, gaalib-i mutlak, yegâne hukûm ve hikmet saahibi Allâhı tesbîh (ve tenzîh) etmekdedir.
Hayat Neşriyat Göklerde olan ve yerde bulunanlar, Melik (mülkünde istediği gibi tasarruf eden), Kuddûs (bütün noksanlıklardan münezzeh olan), Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen), Hakîm(her işi hikmetli olan) Allah’ı tesbîh eder.
Ibni Kesir Göklerde ne var, yerde ne varsa; hepsi Melik, Kuddüs, Aziz, Hakim'i tesbih eder.
Muhammed Esed Göklerde ve yerde olan her şey, Mülkün Sahibi, Mukaddes, Kudret ve Hikmet Sahibi Allah'ın sınırsız şanını yüceltmektedir.
Ömer Nasuhi Bilmen Melik, Kuddûs, Azîz, Hakim olan Allah için göklerde ne varsa ve yerde ne varsa tesbihte bulunur.
Ömer Öngüt Göklerde ve yerde olanların hepsi; mülkün sahibi, mukaddes, Azîz, Hakîm olan Allah'ı tesbih ederler.
Şaban Piris Göklerde ve yerde ne varsa; hükümran, kuddüs, güçlü ve hakim olan Allah’ı takdis ederler.
Suat Yıldırım Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi melik (kâinatın gerçek hükümdarı), kuddûs (çok yüce, her noksandan münezzeh) azîz ve hakîm olan Allah’ı tesbih ve tenzih eder.
Tefhim-ül Kuran Göklerde ve yerde olanların tümü, Melik; Kuddüs; Aziz; Hakim olan Allah'ı tesbih etmektedir.
Ümit Şimşek Göklerde ne var, yerde ne varsa, hepsi, yegâne egemenlik sahibi olan, her türlü eksiklik ve çirkin sıfattan temiz ve yüce olan, kudreti herşeye üstün olan ve hikmeti herşeyi kuşatan Allah'ı tesbih eder.

Diyanet Tefsiri Evrendeki bütün varlıkların Allah’ı tesbih ettiğine ilişkin ifadelerde –önceki sûrenin başında olduğu gibi– yer yer geçmiş zaman fiili kullanılmış; ama Arap dilinde bu zaman kalıbıyla daima geçmişte olup bitme anlamı değil bazan fiilin konusunun gerçekleştiğini kesin biçimde belirtme anlamı kastedildiğinden orada ve benzeri yerlerde bu fiil “tesbih etmektedir” şeklinde çevrilmiştir. Bu ve benzeri âyetlerde ise “tesbih ediyor” veya “tesbih eder” anlamına gelen bir fiil kullanılması, tesbih olgusunun halen devam ettiğine ve böyle sürüp gideceğine özel vurgu yapan bir ifade olarak anlaşılmıştır (Râzî, XXX, 2; “tesbîh” hakkında bk. İsrâ 17/44; bu âyette geçen esmâ-i hüsnâdan “melik, kuddûs, azîz ve hakîm”in anlamları için bk. Haşr 59/22-24).

Kurdî / کوردی / Kürtçe Tiþte di asîmana û tiþtê di zemîn de Xudayê þehînþahê pak pîrozê serkeftiyê hîkmetdar pak bêrî didêrin.
Sahih International / English / Ingilizce Whatever is in the heavens and whatever is on the earth is exalting Allah , the Sovereign, the Pure, the Exalted in Might, the Wise.
M.Pickthall / English / Ingilizce All that is in the heavens and all that is in the earth glorifieth Allah, the Sovereign Lord, the Holy One, the Mighty, the Wise.
Muhsin Khan / English / Ingilizce Whatsoever is in the heavens and whatsoever is on the earth glorifies Allah, the King (of everything), the Holy, the All-Mighty, the All-Wise.
Yusuf Ali / English / Ingilizce Whatever is in the heavens and on earth, doth declare(5449) the Praises and Glory of Allah,- the Sovereign,(5450) the Holy One, the Exalted in Might, the Wise.
Shakir / English / Ingilizce Whatever is in the heavens and whatever is in the earth declares the glory of Allah, the King, the Holy, the Mighty, the Wise.
Dr. Ghali / English / Ingilizce Whatever is in the heavens and whatever is in the earth extols to Allah, The King, The Superb Holy, The Ever-Mighty, The Ever-Wise.
Albanian / Shqip / Arnavutça Ç'farë ka në qiej dhe ç'ka në tokë bën tesbih All-llahun, Sunduesin, të Pastërin nga çdo e metë, të Fuqishmin e të Urtin.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Göylərdə və yerdə nə varsa, (hamısı) mülkün (yer-göy mülkünün) hökmdarı (sahibi), müqəddəs (pak), yenilməz qüvvət, hikmət sahibi olan Allahı təqdis edib Onun şə’ninə tə’riflər deyər!
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Ono što je na nebesima i ono što je na Zemlji hvali Allaha, Vladara, Svetoga, Silnoga, Mudroga!
Bulgarian / Български / Bulgarca Всичко на небесата и всичко на земята прославя Аллах -; Владетеля, Пресветия, Всемогъщия, Премъдрия.
Chinese / 中文 / Çince 凡在天地間的,都讚頌真主——至潔的、萬能的、至睿的君主,超絕萬物的君主。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 凡在天地间的,都赞颂真主  至洁的、万能的、至睿的君主,超绝万物的君主。
Czech / Česky / Çekçe Oslavuje Boha vše, co na nebesích je i na zemi: vládce přesvatého, mocného i moudrého!
Dutch / Nederlands / Hollandaca Alles wat in den hemel en op de aarde is, prijst God, den Koning, den Heilige, den Machtige, den Wijze.
Farsi / فارسی / Farsça آنچه در آسمانها و آنچه در زمین است تسبیح الله می‌گویند، (الله) که فرمانروا، پاک پیروزمندِ حکیم است.
Finnish / Suomi / Fince Kaikki, mitä on taivaassa ja maassa, julistaa Jumalan, kuninkaan, pyhimmän, kaikkivoivan, viisaan kunniaa.
French / Français / Fransızca Ce qui est dans les cieux et ce qui sur la terre glorifient Allah, le Souverain, le Pur, le Puissant, le Sage.
German / Deutsch / Almanca Allah preist (alles), was in den Himmeln und was auf der Erde ist, (Ihn), den König, den Heiligen, den Allmächtigen und Allweisen.
Hausa / Hausa Dili Abin da yake a cikin sammai da abin da yake a cikin kasã sunã tasbĩhi ga Allah, Mamallaki,Mai tsarki' Mabuwãyi, Mai hikima.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Senantiasa bertasbih kepada Allah apa yang ada di langit dan apa yang ada di bumi. Raja, Yang Maha Suci, Yang Maha Perkasa lagi Maha Bijaksana.
Italian / Italiano / Italyanca Glorifica Allah ciò che è nei cieli e sulla terra, il Re, il Santo, l'Eccelso, il Saggio.
Japanese / 日本語 / Japonca 天にあり地にある凡てのものは,アッラーを讃える。(かれは)至高の王者,神聖にして偉力ならびなく英明であられる。
Korean / 한국어 / Korece 하늘과 대지에 있는 모든 것 이 하나님을 찬미하나니 그분은 왕이시요 성스러우시며 위대하시 고 지혜로우시니라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Segala yang ada di langit dan yang ada di bumi sentiasa mengucap tasbih kepada Allah Yang Menguasai (sekalian alam), Yang Maha Suci, Yang Maha Kuasa, lagi Maha Bijaksana.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili രാജാവും പരമപരിശുദ്ധനും പ്രതാപശാലിയും യുക്തിമാനുമായ അല്ലാഹുവെ ആകാശങ്ങളിലുള്ളതും ഭൂമിയിലുള്ളതുമെല്ലാം പ്രകീര്‍ത്തിച്ചു കൊണ്ടിരിക്കുന്നു.
Maranao / mәranaw Pthasbik ko Allah so zisii ko manga langit go so zisii ko lopa, a Phapaar, a Soti, a Mabagr, a Mawngangn.
Norwegian / Norsk / Norveççe Alt som er i himmel og på jord, priser Gud, Kongen, den Hellige, den Mektige, den Vise.
Polski / Polish / Polonya Dili Głosi chwałę Boga to, co jest w niebiosach, i to, co jest na ziemi - Króla, Przenajświętszego, Potężnego, Mądrego!
Portuguese / Português / Portekizce Tudo quanto existe nos céus e na terra glorifica Deus, o Soberano, o Augusto, o Poderoso, o Prudentíssimo.
Romanian / Română / Rumence El este Cel ce a trimis printre cei neştiutori, un profet luat dintre ei pentru a le recita versetele care-i curăţă, care-i învaţă Cartea şi înţelepciunea. Ei se aflau înainte într-o rătăcire vădită.
Russian / Россия / Rusça То, что на небесах, и то, что на земле, славит Аллаха - Властелина, Святого, Могущественного, Мудрого.
Somali / Somalice Waxaa Eebe nasihi (weynayn) waxa samooyinka iyo Dhulka ku sugan, Ilaahay waa xaakin Xumaan ka daahirane ah aadkade falsame ah.
Spanish / Español / Ispanyolca Lo que está en los cielos y en la tierra glorifica a Alá, el Rey, el Santísimo, el Poderoso, el Sabio.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Viliomo mbinguni na viliomo katika ardhi vinamtakasa Mwenyezi Mungu, Mfalme, Mtakatifu, Mwenye nguvu, Mwenye hikima.
Svenska / Swedish / Isveççe ALLT det som himlarna rymmer och det som jorden bär prisar Gud, Konungen, den Helige, den Allsmäktige, den Vise.
Tatarça / Tatarish / Tatarca Җирдәге вә күкләрдәге һәр нәрсә: "Аллаһ һәр кимчелектән пакь", – дип мактап тәсбих әйтәдер.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili สิ่งที่อยู่ในชั้นฟ้าทั้งหลาย และสิ่งที่อยู่ในแผ่นดินต่างแซ่ซ้องสดุดีแด่อัลลอฮฺ ผู้ทรงอภิสิทธิ์ ผู้ทรงบริสุทธิ์ ผู้ทรงอำนาจ ผู้ทรงปรีชาญาณ
Urdu / اردو / Urduca جو چیز آسمانوں میں ہے اور جو چیز زمین میں ہے سب خدا کی تسبیح کرتی ہے جو بادشاہ حقیقی پاک ذات زبردست حکمت والا ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Осмонлару ердаги барча нарсалар Хожа, Бенуқсон, Азиз, Ҳаким Аллоҳга тасбиҳ айтадир.
Bengali / বাংলা / Bengalce রাজ্যাধিপতি, পবিত্র, পরাক্রমশালী ও প্রজ্ঞাময় আল্লাহর পবিত্রতা ঘোষণা করে, যা কিছু আছে নভোমন্ডলে ও যা কিছু আছে ভূমন্ডলে।
Tamil / தமிழர் / Tamilce வானங்களிலுள்ளவையும், பூமியிலுள்ளவையும் அல்லாஹ்வைத் தஸ்பீஹு (துதி) செய்துகொண்டிருக்கின்றன, (அவன்தான்) மெய்யான பேரரசன்; பரிசுத்தமானவன், யாவரையும் மிகைத்தவன், ஞானம் மிக்கவன்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>