4. Hîzb, Beyyine Sûresi

Beyyine Suresi 1. Ayeti Meali

لَمْ يَكُنِ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ وَالْمُشْرِكِينَ مُنفَكِّينَ حَتَّى تَأْتِيَهُمُ الْبَيِّنَةُ
Lem yekuni-lleżîne keferû min ehli-lkitâbi vel-muşrikîne munfekkîne hattâ te/tiyehumu-lbeyyine(tu)
1
lem yekuni
değiller, olmadılar
2
ellezîne keferû
inkâr edenler, kâfir olanlar
3
min ehli el kitâbi
kitap ehlinden
4
ve el muşrikîne
ve müşrikler
5
munfekkîne
ayrılmış olanlar
6
hattâ
oluncaya kadar
7
te’tiye
gelir
8
hum(u)
onlara
9
el beyyinetu
beyyine, açık delil, mucize

Diyanet İşleri Kitap ehlinden inkâr edenler ile Allah’a ortak koşanlar, kendilerine apaçık delil gelinceye kadar (küfürden) ayrılacak değillerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Kitap ehlinden ve müşriklerden (Hakk'ı) tanımayanlar, kendilerine açık delil gelinceye kadar inkârlarından ayrılacak değillerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Kitap verilmiş olanlardan ve müşriklerden o küfredenler, kendilerine apaçık delil gelinceye kadar ayrılacak değillerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır Ehli kitab ve müşriklerden o küfredenler, infilâk edecek değildi gelinciye kadar kendilerine beyyine
Diyanet Vakfı Apaçık delil kendilerine gelinceye kadar ehl-i kitaptan ve müşriklerden inkârcılar (küfürden) ayrılacak değillerdi.
Abdulbaki Gölpınarlı Vazgeçemezlerdi kâfirlikten kitap ehlinden kâfir olanlar ve şirk koşanlar, kendilerine apaçık kesin bir delil gelmedikçe.
Adem Uğur Apaçık delil kendilerine gelinceye kadar ehl-i kitaptan ve müşriklerden inkârcılar (küfürden) ayrılacak değillerdi.
Ahmed Hulusi Ehl-i Kitap'tan ve müşriklerden hakikat bilgisini inkâr edenler, kendilerine o beyyine gelinceye kadar (sapkınlıklarından) ayrılacak değillerdi.
Ahmet Tekin Kutsal kitaplarda müjdelenen, oğulları gibi tanıdıkları âdil önder Allah’ın Rasulü Muhammed, hak delil Kur’ân ile tebliğ görevine başlayıncaya kadar, ehl-i kitaptan ve müşriklerden küfürde ısrar edenler, görevlendirilecek hak peygambere iman ederek tâbi olacakları konusunda verdikleri sözden ve kararlarından vazgeçmiş değillerdi.
Ahmet Varol Kitap ehlinden ve müşriklerden inkar edenler kendilerine açık bir delil gelinceye kadar (bağlı bulundukları dinden) ayrılacak değillerdi.
Ali Fikri Yavuz Ehl-i kitab (Yahûdi’lerle Hristiyanlar) ve müşriklerden (putlara tapanlardan) o kafir olanlar, kendilerine açık bir hüccet gelinceye kadar (üzerinde bulundukları dinden) ayrılacak değillerdi.
Bekir Sadak (1-3) Kitap ehlinden ve putperestlerden olan inkarcilar, kendilerine apacik bir belge, icinde kesin ve en dogru hukumlerin bulundugu arinmis sahifeleri okuyan, Allah katindan bir peygamber gelene kadar dinlerinden vazgececek degillerdi.
Celal Yıldırım (1-2-3) Kitap Ehli (Yahudi ve Hıristiyanlar) ve müşrikler (Allah'a i ortak koşanlar)dan küfre sapanlar, kendilerine açık ve kesin delil; içinde en âdil, en sağlam hükümler bulunan tertemiz sahifeleri okuyan, Allah tarafından gönderilen bir peygamber gelinceye kadar (küfürden) ayrılmış olmadılar.
Diyanet İşleri 2 (1-3) Kitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkarcılar, kendilerine apaçık bir belge, içinde kesin ve en doğru hükümlerin bulunduğu arınmış sahifeleri okuyan, Allah katından bir Peygamber gelene kadar dinlerinden vazgeçecek değillerdi.
Fizilil Kuran Apaçık delil kendilerine gelinceye kadar kitap ehlinden ve müşriklerden inkarcılar küfürden ayrılacak değillerdi.
Gültekin Onan Kitap ehlinden ve müşriklerden küfredenler kendilerine apaçık bir delil gelinceye kadar (bulundukları durumdan) kopup ayrılacak değillerdi.
Hasan Basri Cantay (1-2-3) Kitablardan ve müşriklerden küfredenler kendilerine apaçık bir hüccet, (ya'nî) içinde (kitabların) en doğru (hükümleri) yazılı, (baatıldan âzâde ve) temiz sahîfeleri okuyacak Allahdan bir peygamber gelinceye kadar (gûyâ intizaar edeceklerdi, dînlerinden) ayrılacak değillerdi.
Hayat Neşriyat Kitab ehlinden ve müşriklerden inkâr edenler, kendilerine beyyine (apaçık delil)gelinceye kadar (bulundukları dinden) ayrılacak kimseler değildi.
Ibni Kesir Kitab ehlinden ve müşriklerden küfredenler, kendilerine apaçık bir huccet gelinceye kadar vazgeçecek değillerdi.
Muhammed Esed Hakikati inkara şartlanmış olanlar, -ister geçmiş vahyin mensuplarından isterse Allah'tan başkasına da ilahlık yakıştıranlardan (olsunlar)- kendilerine hakikatin açık kanıtları gelmeden (O'nun tarafından) gözden çıkarılacak değillerdir,
Ömer Nasuhi Bilmen Ehl-i kitaptan ve müşriklerden kâfir olanlar kendilerine apaçık bir hüccet gelinceye değin (küfürlerinden) ayrılacak değillerdir.
Ömer Öngüt Ehl-i kitaptan ve müşriklerden inkâr edenler, kendilerine apaçık delil gelinceye kadar (küfürlerinden) ayrılacak değillerdi.
Şaban Piris Kitap ehlinden ve müşriklerden inkar edenler, kendilerine açık belgeler gelinceye kadar ayrılanlar olmadılar.
Suat Yıldırım Gerek Ehl-i kitaptan, gerek müşriklerden olan kâfirler, kendilerine o açık ve kesin delil gelmedikçe, inkârlarından ayrılacak değillerdi.
Tefhim-ül Kuran Kitap ehlinden ve müşriklerden küfre sapanlar kendilerine apaçık bir delil gelinceye kadar, (bulundukları durumdan) kopup ayrılacak değillerdi.
Ümit Şimşek Kitap Ehlinden kâfir olanlar ile müşrikler, kendilerine delil gelinceye kadar dinlerinden ayrılacak değillerdi.

Diyanet Tefsiri Burada eleştiri konusu edilen “Ehl-i kitap”tan maksat, özellikle o dönemde Medine ve çevresinde yaşayan yahudilerle hıristiyanlar; “müşrikler”den maksat ise dönemin putperest Araplar’ıdır. Her ne kadar burada Hz. Peygamber’in yakın çevresinde bulunan iki grup inkârcı zikredilmişse de hüküm geneldir, bütün insanlığı ilgilendirmektedir. İlk âyet hakkında yapılan yorumları üç noktada özetlemek mümkündür: a) Müfessirlerin çoğunluğu bu âyeti, “Allah ve resulünü inkâr eden yahudiler, hıristiyanlar ve putperestler, kendilerine açık kanıt yani peygamber gelinceye kadar içinde bulundukları inkârcılıktan ayrılıp ona son vermeyeceklerdir” şeklinde yorumlamışlardır. b) Diğer bir yorum da şöyledir: Allah Teâlâ, Hz. Peygamber’in muhatapları olan Ehl-i kitap ile müşrikleri, –yeni bir ilâhî mesajın zamanı geldiği için– o mesajı göndermeden dünyadan ayırmayacaktır. c) Aynı âyet, söz konusu grupların, kendilerine elçi ve kanıt gelmedikçe, gönderilmedikçe cezalandırılmayacakları şeklinde de yorumlanmıştır (bk. Ebû Hayyân, VIII, 498; Şevkânî, V, 557-558). Bu son anlam âyetin bağlamına daha uygun görünmektedir. Yüce Allah, insanları iyiyi kötüden ayırt edecek yeteneklerle donatmış olmakla birlikte yine de, merhametinin bir sonucu olarak, açık kanıt göndermediği ve mesajının ulaşmadığı kimseleri yaptıklarından dolayı cezalandırmayacağını haber vermiştir. Nitekim bu husus, “Biz bir resul göndermedikçe azap edecek değiliz” (İsrâ 17/15) meâlindeki âyette daha açık bir şekilde ifade buyurulmuştur. 2. âyette, ilk âyette geçen kanıtın, “tertemiz sayfalar”ı okuyup Allah’ın emirlerini insanlara tebliğ etmek üzere Allah tarafından gönderilmiş olan Hz. Peygamber olduğu belirtilmiştir. “Tertemiz sayfalar” ise Kur’an’ın sayfaları olup “tertemiz” nitelemesi, “yalan, nifak, şüphe, sapkınlık ve yanlışlık vb. kusurlardan arınmış sayfalar” anlamını ifade eder (bk. Kurtubî, XXIX, 142). 3. âyet ise bu sayfalarda “kitaplar”, yani dosdoğru, hakkı bâtıldan ayıran ilâhî âyetler ve hükümler bulunduğunu bildirmektedir. Kur’ân-ı Kerîm önceki kitapların hükümlerini içerdiği için de bu şekilde nitelendirilmiş olabilir.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Ewanê xweyê pirtûkên, ku bûn e file û ewanê hevrî çêker hene! Heya ji bona wan ra (berateke) huzwartî neyê (ewan ji hevaltîyan) xwe venabin.
Sahih International / English / Ingilizce Those who disbelieved among the People of the Scripture and the polytheists were not to be parted [from misbelief] until there came to them clear evidence -
M.Pickthall / English / Ingilizce Those who disbelieve among the People of the Scripture and the idolaters could not have left off (erring) till the clear proof came unto them,
Muhsin Khan / English / Ingilizce Those who disbelieve from among the people of the Scripture (Jews and Christians) and among Al-Mushrikun, were not going to leave (their disbelief) until there came to them clear evidence.
Yusuf Ali / English / Ingilizce Those who reject (Truth), among the People of the Book(6221) and among the Polytheists,(6222) were not going to depart (from their ways) until there should come to them Clear Evidence,-(6223)
Shakir / English / Ingilizce Those who disbelieved from among the followers of the Book and the polytheists could not have separated (from the faithful) until there had come to them the clear evidence:
Dr. Ghali / English / Ingilizce (The ones) who have disbelieved among the population of the Book (Or: family of the Book; i.e., the Jews and Christians) and the associators (Those who associate others with Allah) could not have left off (erring) until the Supreme Evidence came up to them-
Albanian / Shqip / Arnavutça Ata nga ithtarët e librit dhe idhujtarët, të cilët nuk besuan, nuk iu ndanë (besimit të tyre) derisa atyre u erdhi argumenti i qartë,
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Kitab əhlindən (yəhudilərdən və xaçpərəstlərdən) kafir olanlar və müşriklər özlərinə açıq-aşkar bir dəlil gəlməyənə qədər (dinlərindən) ayrılan deyildilər.
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Nisu se nevjernici između sljedbenika Knjige i mnogobošci odvojili, sve dok im nije došao dokaz jasni;
Bulgarian / Български / Bulgarca Онези от хората на Писанието и съдружаващите, които не вярваха, не се разделиха [с неверието си], докато при тях не дойде ясният знак -;
Chinese / 中文 / Çince 信奉天經者和以物配主者,他怳中ㄚH道的人沒有離開自己鴞釭澈H仰,直到明証     來臨他怴C
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 信奉天经者和以物配主者,他们中不信道的人没有离开自己原有的信仰,直到明证来临他们。
Czech / Česky / Çekçe Ti, kdož z vlastníků Písma a z modloslužebníků jsou nevěřícími, se nezačali uvolňovat, pokud k nim nepřišel důkaz jasný,
Dutch / Nederlands / Hollandaca De ongeloovigen onder hen, aan wie de schriften werden gegeven en onder de afgodendienaars wankelden niet, dan nadat het duidelijke teeken tot hen was gekomen;
Farsi / فارسی / Farsça کسانی که کافر شدن از اهل کتاب ومشرکان, (از آیین کفر) دست بردار نبودند تا اینکه برای آنها دلیل روشنی بیاید.
Finnish / Suomi / Fince Uskottomat sekä Kirjoituksen saaneiden että pakanain keskuudessa eivät epäilleet, ennenkuin tuli selvä todistus,
French / Français / Fransızca Les infidèles parmi les gens du Livre, ainsi que les Associateurs, ne cesseront pas de mécroire jusqu'à ce que leur vienne la Preuve évidente :
German / Deutsch / Almanca Die Ungläubigen unter den Schriftbesitzern und die Anhänger der Vielgötterei wollten ihren hergebrachten Glauben nicht eher aufgeben, bis das klare Beweiszeichen zu ihnen käme:
Hausa / Hausa Dili Waɗanda suka kãfirta daga mũtanen Littafi, da mushirikai, ba su kasance masu gushewa daga gaskiya ba har hujja ta je musu.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Orang-orang kafir yakni ahli Kitab dan orang-orang musyrik (mengatakan bahwa mereka) tidak akan meninggalkan (agamanya) sebelum datang kepada mereka bukti yang nyata,
Italian / Italiano / Italyanca I miscredenti fra la gente della Scrittura e gli associatori, non cesseranno, finché che non giunga loro la Prova Evidente.
Japanese / 日本語 / Japonca 啓典の民の中(真理を)拒否した者も多神教徒も,かれらに明証が来るまで,(道から)離れようとしなかった。
Korean / 한국어 / Korece 성서의 백성들 가운데 진리 를 거역한 자들과 불신자들은 분 명한 예증이 그들에게 이를 때 까지 그들은 길을 떠나려 하지 아니 하였노라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Orang-orang yang kafir dari Ahli Kitab (Yahudi dan Nasrani) serta orang-orang musyrik, tidak akan terlepas (dari kepercayaan dan amalan masing-masing) sehingga datang kepada mereka bukti yang jelas nyata, -
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili വേദക്കാരിലും ബഹുദൈവവിശ്വാസികളിലും പെട്ട സത്യനിഷേധികള്‍ വ്യക്തമായ തെളിവ്‌ തങ്ങള്‍ക്ക്‌ കിട്ടുന്നത്‌ വരെ (അവിശ്വാസത്തില്‍ നിന്ന്‌) വേറിട്ട്‌ പോരുന്നവരായിട്ടില്ല.
Maranao / mәranaw Da ko btad o siran a da pamaratiyaya a pd ko tiyoronan ko kitab, ago so manga pananakoto oba siran miyamagkar taman sa kiyapakatalingoma kiran o marayag a karina:
Norwegian / Norsk / Norveççe De vantro blant skriftfolket, og avgudsdyrkerne, kunne ikke bryte ut, før den klare beskjed kom til dem,
Polski / Polish / Polonya Dili Ci, którzy nie wierzą, spośród ludzi Księgi, jak i bałwochwalcy, nie zmienili się, dopóki nie przyszedł do nich jasny dowód:
Portuguese / Português / Portekizce Os incrédulos, entre os adeptos do Livro, bem como os idólatras, não desistiriam da sua religião, a não ser quando lhes chegasse a Evidência:
Romanian / Română / Rumence Cei dintre oamenii Cărţii care tăgăduiesc, precum şi închinătorii la idoli, nu se vor răsfira până ce nu le va veni dovada desluşită:
Russian / Россия / Rusça Неуверовавшие люди Писания и многобожники не расстались с неверием, пока к ним не явилось ясное знамение -
Somali / Somalice Ma aha Kuwii Gaaloobay ee ahaa ehlu kitaabka (Yahuud iyo Nasaara) iyo Gaaladii kuwo ka taga (xumaanta) intuu uga yimaaddo wax cad (xuja ah).
Spanish / Español / Ispanyolca Los que no creen, tanto gente de la Escritura como asociadores, no podían renunciar hasta que les viniera la prueba clara:
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Hawakuwa walio kufuru miongoni mwa Watu wa Kitabu na washirikina waache walio nayo mpaka iwajie bayana,
Svenska / Swedish / Isveççe DE SOM framhärdar i att förneka sanningen, antingen de är efterföljare av äldre tiders uppenbarelser eller sådana som sätter gudar vid Guds sida, utestängdes inte [från Guds nåd] förrän det klara vittnesbördet hade nått dem -
Tatarça / Tatarish / Tatarca Китаби кәферләр һәм китапсыз мөшрикләр, көферлекләреннән аерылмадылар, хәтта хакның хаклыгын вә батылның батыллыгын ачык аңлатучы вә хакны батылдан ачык аеручы Коръән килгәнгә чаклы.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili บรรดาผู้ปฏิเสธศรัทธาในหมู่อะฮฺลุลกิตาบและพวกบูชาเจว็ดนั้นจะไม่พ้นจาก (หลักศรัทธาของพวกเขา) จนกว่าจะได้มีหลักฐานอันชัดแจ้งมายังพวกเขา
Urdu / اردو / Urduca جو لوگ کافر ہیں (یعنی) اہل کتاب اور مشرک وہ (کفر سے) باز رہنے والے نہ تھے جب تک ان کے پاس کھلی دلیل (نہ) آتی
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Аҳли китоб ва мушриклардан бўлган куфр келтирганларга «баййина» келмагунча ажралмасдилар.
Bengali / বাংলা / Bengalce আহলে-কিতাব ও মুশরেকদের মধ্যে যারা কাফের ছিল, তারা প্রত্যাবর্তন করত না যতক্ষণ না তাদের কাছে সুস্পষ্ট প্রমাণ আসত।
Tamil / தமிழர் / Tamilce வேதக்காரர்களிலும், முஷ்ரிக்குகளிலும் எவர்கள் நிராகரிக்கின்றார்களோ, அவர்கள் தங்களிடம் தெளிவான ஆதாரம் வரும் வரை (தம் வழிகளிலிருந்து) விலகுபவர்கள் அல்லர்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>