1. Hîzb, Ahkâf Sûresi

Ahkâf Suresi 23. Ayeti Meali

قَالَ إِنَّمَا الْعِلْمُ عِندَ اللَّهِ وَأُبَلِّغُكُم مَّا أُرْسِلْتُ بِهِ وَلَكِنِّي أَرَاكُمْ قَوْمًا تَجْهَلُونَ
Kâle innemâ-l’ilmu ‘inda(A)llâhi ve ubelliġukum mâ ursiltu bihi velâkinnî erâkum kavmen techelûn(e)
1
kâle
dedi
2
inneme
ancak, sadece, yalnız
3
el ilmu
ilim
4
indallâhi
Allah’ın katındadır
5
ve ubelligu-kum
ve size tebliğ ediyorum
6
şeyi
7
ursiltu
gönderildiğin
8
bi-hî
onunla
9
ve lâkin-nî
ve fakat, ama, lâkin ben
10
erâ-kum
sizi görüyor
11
kavmen
bir kavim
12
techelûne
cahil

Diyanet İşleri Hûd, “(Bu konudaki) bilgi ancak Allah katındadır. Ben size, benimle gönderileni tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum” dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Hud: «O azabın ne zaman geleceğine dair ilim Allah katındadır. Ben size benimle gönderileni tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum.» dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Dedi ki: «O'na (ait) bilgi yalnızca Allah katında. Ben size gönderildiğim şeyi tebliğ ediyorum; fakat sizi, cahillik eden bir topluluk olarak görüyorum.»
Elmalılı Hamdi Yazır Dedi: o ılim ancak Allah yanında, ben size gönderildiğim şeyi tebliğ ediyorum ve lâkin sizi öyle bir kavım görüyorum ki cahillik ediyorsunuz
Diyanet Vakfı Hûd da, Bilgi ancak Allah'ın katındadır. Ben size, bana gönderilen şeyi duyuruyorum. Fakat sizin cahil bir kavim olduğunuzu görüyorum, dedi.
Abdulbaki Gölpınarlı Demişti ki: Azâbın ne vakit geleceğine dâir bilgi, ancak Allah katındadır ve ben neyle gönderilmişsem onu tebliğ ediyorum size ve fakat görüyorum ki siz, bilgisiz bir topluluksunuz.
Adem Uğur Hûd da, Bilgi ancak Allah'ın katındadır. Ben size, bana gönderilen şeyi duyuruyorum. Fakat sizin cahil bir kavim olduğunuzu görüyorum, dedi.
Ahmed Hulusi (Hud) dedi ki: "İlmi Allâh indîndedir! Kendisiyle irsâl olunduğumu size tebliğ ediyorum (ben sadece). . . Ne var ki sizi cahil bir topluluk olarak görüyorum!"
Ahmet Tekin Hûd:
'O azâbın ne zaman geleceğine dair bilgi Allah katındadır. Ben, size özgürce tebliğ ile görevlendirildiğim dini anlatıyorum. Fakat ben, sizi bilgiden, muhakemeden uzak, tutarsız, cahilce davranan bir kavim olarak görüyorum.' dedi.
Ahmet Varol Dedi ki: 'İlim ancak Allah katındadır. [2] Ben ne ile gönderildiysem onu size tebliğ ediyorum. Ama sizin cahillik eden bir kavim olduğunuzu görüyorum.
Ali Fikri Yavuz (Hûd, onlara) dedi ki: “- (Azabın inmesine dair) ilim ancak Allah katındadır. Ben size yalnız vahy edildiğim şeyi tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi bir kavim görüyorum ki, cahillik ediyorsunuz, (peygamberlerin vazifesini bilmiyorsunuz).”
Bekir Sadak «Dogrusu bunun ne zaman gelecegini Allah bilir; ben size benimle gonderileni teblig ediyorum» fakat sizin cahil bir millet oldugunuzu goruyurom.» dedi.
Celal Yıldırım O, «buna ait bilgi ancak Allah'ın yanındadır; ben, sadece benimle gönderilen şeyi size tebliğ ediyorum. Ne var ki, sizi cahillik edip duran bir millet olarak görüyorum,» dedi.
Diyanet İşleri 2 'Doğrusu bunun ne zaman geleceğini Allah bilir; ben size benimle gönderileni tebliğ ediyorum; fakat sizin cahil bir millet olduğunuzu görüyorum.' dedi.
Fizilil Kuran Dedi ki: «Azabın ne zaman geleceğine dair bilgi, ancak Allah katındadır. Ben görevlendirildiğim şeyi size duyuruyorum; fakat sizi cahillik eden bir kavim görüyorum.»
Gültekin Onan Dedi ki: "İlim ancak Tanrı katındadır. Ben size gönderildiğim şeyi tebliğ ediyorum; ancak sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum."
Hasan Basri Cantay (Hûd) dedi: «(Bunun) ilm (i) ancak Allah nezdindendir. Ben size gönderildiğim şey'i tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi bilmezler güruhu olarak görmekdeyim».
Hayat Neşriyat (Hûd) dedi ki: '(Azâbın geleceği vakte dâir) bilgi, ancak Allah’ın katındadır. (Ben)size, kendisiyle gönderildiğim şeyi teblîğ ediyorum; fakat ben sizi, câhillik etmekte olan bir topluluk olarak görüyorum.'
Ibni Kesir O da: İlim, ancak Allah katındadır. Ben, size gönderildiğim şeyi tebliğ ediyorum. Ama bakıyorum ki siz, cahil bir kavimsiniz, demişti
Muhammed Esed O, "(Bu akibetin ne zaman gerçekleşeceği) bilgisi Allah katındadır." dedi, "Ben, sadece bana emanet edilen mesajı size iletiyorum; ama görüyorum ki siz (doğrudan ve eğriden) habersiz bir kavimsiniz!"
Ömer Nasuhi Bilmen Dedi ki: «Şüphe yok, bilgi Allah indindedir. Ben size kendisiyle gönderilmiş olduğum şeyi tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi bir kavim görüyorum ki, cehalette bulunuyorsunuz.»
Ömer Öngüt (Hud) dedi ki: "Doğrusu buna âit bilgi Allah'ın katındadır. Ben sadece benimle gönderilen şeyi size tebliğ ediyorum. Ne var ki sizi câhillik edip duran bir kavim olarak görüyorum. "
Şaban Piris O da: -Bu konudaki bilgi sadece Allah katındadır. Ben, kendisiyle gönderildiğim şeyi size tebliğ ediyorum. Ama ben, sizin cahillik eden bir toplum olduğunuzu görüyorum, dedi.
Suat Yıldırım O şöyle cevap verdi: "Azabın vakti hakkında kesin bilgi Rabbimin nezdindedir. Ben sadece benimle gönderilen mesajı size duyuruyorum. Ne var ki sizi cahilce davranan bir toplum buluyorum."
Tefhim-ül Kuran Dedi ki: «İlim ancak Allah katındadır. Ben size gönderildiğim şeyi tebliğ ediyorum; ancak sizi cahillik etmekte olan bir kavim olarak görüyorum.»
Ümit Şimşek Hud dedi ki: 'Ona dair bilgi Allah katındadır. Ben ancak size benimle gönderileni tebliğ ediyorum. Fakat görüyorum ki siz cahillik eden bir toplumsunuz.'

Diyanet Tefsiri İnancın en önemli üç unsuru tevhid, nübüvvet ve âhirettir. Bütün hak dinlerde bu üç unsur üzerinde önemle durulmuş, insanların bir tek Allah’a iman ve kulluk etmeleri, gönderdiği peygamberin yolundan gitmeleri ve öldükten sonra dirileceklerine, hesap vereceklerine inanarak yaşamaları istenmiştir. Bu sûrenin de temel konuları arasında bunlar vardır. Hz. Peygamber’in muhatabı olan Arap müşrikleri bu üç inanç unsuru karşısında direndikçe hem onları ikna etmek hem de peygamberi ve müminleri rahatlatmak için aynı şekilde davranan geçmiş ümmetlerden örnekler verilmiş, onların peygamberleriyle tartışmaları, ileri sürdükleri deliller, peygamberlerin mukabil davranışları ve ortaya koydukları kanıtlar anlatılmıştır. Burada açık örnek Âd kavmi ile “onların kardeşi” şeklinde ifade edilen Hûd aleyhisselâm, kapalı örnek ise 27. âyette zikredilen, o bölgede yaşamış diğer kavimler, ümmetler ve peygamberlerdir. Hz. Nûh’tan sonra kendilerine peygamber gönderilen ilk Arap topluluğu Âd olduğu için burada açık örnek olarak onlar seçilmiştir. “Âd’ın kardeşi”nden maksat o kavimden gelen, soy olarak o kavme mensup bulunan kimsedir ki, burada Hûd peygamber kastedilmektedir (Hûd ve Âd hakkında bilgi için bk. A‘râf 7/65-72).

Kurdî / کوردی / Kürtçe (Hûd) got ku: "Bêguman zanîn tenê li cem Xuda ye, û ez tiþtê pê hatime þandin bi we radigihînim, lê belê ez we komelekî nezan dibînim."
Sahih International / English / Ingilizce He said, "Knowledge [of its time] is only with Allah , and I convey to you that with which I was sent; but I see you [to be] a people behaving ignorantly."
M.Pickthall / English / Ingilizce He said: The knowledge is with Allah only. I convey unto you that wherewith I have been sent, but I see you are a folk that know not.
Muhsin Khan / English / Ingilizce He said: "The knowledge (of the time of its coming) is with Allah only, and I convey to you that wherewith I have been sent, but I see that you are a people given to ignorance!"
Yusuf Ali / English / Ingilizce He said: "The Knowledge(4801) (of when it will come) is only with Allah. I proclaim to you the mission on which I have been sent: But I see that ye are a people in ignorance!"..
Shakir / English / Ingilizce He said: The knowledge is only with Allah, and I deliver to you the message with which I am sent, but I see you are a people who are ignorant.
Dr. Ghali / English / Ingilizce He said, "Surely the knowledge is only in the Providence of Allah, and I constantly proclaim to you what I have been sent with, but I see you are a people that are ignorant."
Albanian / Shqip / Arnavutça Ai tha: “VEtëm All-llahu di atë, ndërsa unë po ju kumtoj atë për çka jam i dërguar, por unë po ju shoh se jeni popull injorant.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice (Hud) demişdi: “(Əzabın nə vaxt gələcəyini) ancaq Allah bilir. Mən sizə yalnız mənimlə göndərilənləri (risaləti, Allahın əmrlərini) təbliğ edirəm. Ancaq mən sizin cahil bir qövm olduğunuzu görürəm!”
Bosnian / Bosanski / Bosnakca "Samo Allah zna kad će to biti!" – on bi govorio – "ja vam kazujem ono što mi se objavljuje, a vi ste, vidim, narod u neznanju ogrezao."
Bulgarian / Български / Bulgarca Рече: “Знанието е само при Аллах, а аз ви оповестявам само онова, с което съм изпратен. Ала виждам, че сте невежи хора.”
Chinese / 中文 / Çince 他說G「只有真主知道刑罰何時偭{你怴A我只能把我的使命傳達給你怴A但我以 為你怓O無知的民眾。」
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 他说:�只有真主知道刑罚何时降临你们,我只能把我的使命传达给你们,但我以为你们是无知的民众。�
Czech / Česky / Çekçe Řekl: "Vědění je pouze u Boha a já předávám vám jedině to, s čím jsem byl poslán, však vidím, že jste lid pošetilý."
Dutch / Nederlands / Hollandaca Hij zeide: Waarlijk, de kennis van den tijd, wanneer u uwe straf zal worden opgelegd, is met God, en ik verklaar u slechts datgene, waartoe ik gezonden ben om het u te prediken; maar ik zie, gij zijt een onwetend volk.
Farsi / فارسی / Farsça (هود) گفت: «علم (تحقق آن وعده ها) تنها نزد خداست, ومن آنچه را که به آن فرستاده شده ام به شما می رسانم, ولیکن من شما را قومی می بینم که (پیوسته) نادانی می کنید».
Finnish / Suomi / Fince Silloin hän sanoi: »Vain Jumalalla on tieto, ja minä julistan teille sanomaa, mikä on lähetetty mukanani, mutta huomaan, että olette ymmärtämätöntä kansaa.»
French / Français / Fransızca Il dit : " La science n'est qu'auprès d'Allah. Je vous transmets cependant le message avec lequel j'ai été envoyé. Mais je vois que vous êtes des gens ignorants".
German / Deutsch / Almanca Er sagte: "Das Wissen (darüber) ist nur bei Allah; ich übermittele euch (nur) das, womit ich gesandt worden bin. Aber ich sehe, ihr seid Leute, die töricht sind."
Hausa / Hausa Dili Ya ce: "Ilimi a wurin Allah kawai yake, kuma inã iyar maku abin da aka aiko ni da shi, kuma amma inã ganin, kũ, wasu mutãne ne, kunã jãhiltar gaskiya."
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Ia berkata: "Sesungguhnya pengetahuan (tentang itu) hanya pada sisi Allah dan aku (hanya) menyampaikan kepadamu apa yang aku diutus dengan membawanya tetapi aku lihat kamu adalah kaum yang bodoh".
Italian / Italiano / Italyanca Disse: «La Scienza è solo presso Allah. Io vi comunico ciò con cui sono stato inviato, ma vedo che siete gente ignorante».
Japanese / 日本語 / Japonca かれは(答えて)言った。「その知識はアッラーに(だけ)あり,わたしは下されたものをあなたがたに伝えるだけである。それにしても,あなたがたは,分ろうとしない愚か者である。」
Korean / 한국어 / Korece 그가 말하였더라 하나님만이그것을 아시는 것으로 나는 내게 주어진 계시만을 너희에게 전할 뿐이라 그러나 너희는 오만한 백 성임을 내가 알고 있노라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Nabi Hud berkata: "Sesungguhnya ilmu pengetahuan (tentang kedatangan azab itu) hanya ada di sisi Allah, dan (tugasku hanya) menyampaikan kepada kamu apa yang aku diutuskan membawanya, tetapi aku lihat kamu satu kaum yang jahil (akan tugas Rasul)!"
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili അദ്ദേഹം പറഞ്ഞു: ( അതിനെപ്പറ്റിയുള്ള ) അറിവ്‌ അല്ലാഹുവിങ്കല്‍ മാത്രമാകുന്നു. ഞാന്‍ എന്തൊന്നുമായി നിയോഗിക്കപ്പെട്ടിരിക്കുന്നുവോ അതു ഞാന്‍ നിങ്ങള്‍ക്ക്‌ എത്തിച്ചുതരുന്നു. എന്നാല്‍ നിങ്ങളെ ഞാന്‍ കാണുന്നത്‌ അവിവേകം കാണിക്കുന്ന ഒരു ജനതയായിട്ടാണ്‌.
Maranao / mәranaw Pitharo iyan a: "So katawi ron na sii bo ko Allah; na ipzampay akn rkano so inisogo rakn oto, na ogaid na sakn na pkhaylay akn skano a pagtaw a da a manga mlng iyo!"
Norwegian / Norsk / Norveççe Da sa han: «Viten om dette beror bare hos Gud. Jeg overbringer dere det jeg er sendt med! Men jeg ser at dere er uvitende folk.»
Polski / Polish / Polonya Dili Powiedział: "Władza jest jedynie u Boga, a ja przekazuję wam tylko to, z czym zostałem posłany; lecz widzę, że jesteście ludem, który żyje w nieświadomości."
Portuguese / Português / Portekizce Respondeu-lhes: O conhecimento (disso) só está nas mãos de Deus! Eu vos proclamo a missão que me tem sidoencomendada; porém, vejo que sois um povo insipiente!
Romanian / Română / Rumence Când ei văzură un nor venind către văile lor spuseră: “Acesta este un nor ce ne va ploua!” Ba nu! Cel căruia voi îi cereţi venirea degrabă este un vânt cu o osândă dureroasă
Russian / Россия / Rusça Он сказал: "Знание - у Аллаха, а я лишь довожу до вашего сведения то, с чем я послан. Но я вижу, что вы являетесь невежественными людьми".
Somali / Somalice Wuxuuna ku yidhi Eebaa ku cilmi leh (goorta caddibaaddiinna) ee anugu waxaan idin gaadhsiin waxa layfaray inaan gaadhsiiyo, waxaanse idinku arkaa kuwa jaahiliin ah.
Spanish / Español / Ispanyolca Dijo: «Sólo Alá tiene conocimiento de ello. Yo os comunico el objeto de mi misión, pero veo que sois gente ignorante».
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Akasema: Hakika ujuzi uko kwa Mwenyezi Mungu. Mimi nakufikishieni niliyo tumwa. Lakini nakuoneni kuwa nyinyi mnafanya ujinga.
Svenska / Swedish / Isveççe Han sade: "Gud ensam har kunskap [om det straff som skall drabba er]. Jag framför [bara] till er det [budskap] som jag har anförtrotts. Men jag ser att ni är dåraktiga och okunniga människor."
Tatarça / Tatarish / Tatarca Һуд әйтте: "Сезгә тиешле ґәзабның кайчан киләчәген фәкать Аллаһ беләдер, мин исә Аллаһудан җибәрелгән шәригатьне сезгә ирештерүчемен ләкин мин сезне җаһил надан кавемсез, дип беләмен, чөнки ґәзабны хәзер үк сорыйсыз."
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili เขา (ฮูด) กล่าวว่า แท้จริงความรู้ (เรื่องการลงโทษ) นั้นอยู่ที่อัลลอฮฺ และฉันขอประกาศแก่พวกท่านตามที่ฉันได้ถูกส่งมาเพื่อการนี้ แต่ฉันเห็นว่าพวกท่านเป็นหมู่ชนผู้งมงาย
Urdu / اردو / Urduca (انہوں نے) کہا کہ (اس کا) علم تو خدا ہی کو ہے۔ اور میں تو جو (احکام)دے کر بھیجا گیا ہوں وہ تمہیں پہنچا رہا ہوں لیکن میں دیکھتا ہوں کہ تم لوگ نادانی میں پھنس رہے ہو
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe У:«Албатта, илм Аллоҳнинг ҳузуридадир. Мен нима билан юборилган бўлсам, шуни етказмоқдаман. Лекин сизларнинг жоҳил қавмлигингизни кўриб турибман», деди. (Кофирлар Пайғамбардан въда қилинаётган азобни тезроқ келтиришни талаб қилишди. Пайғамбар эса, менга сизларни огоҳлантириш топширилган эди, шуни бажардим, азобнинг қачон келишининг илми эса фақат Аллоҳнинг ҳузурида. Мен унинг вақтини ҳам, шаклини ҳам билмайман, дедилар.)
Bengali / বাংলা / Bengalce সে বলল, এ জ্ঞান তো আল্লাহর কাছেই রয়েছে। আমি যে বিষয়সহ প্রেরিত হয়েছি, তা তোমাদের কাছে পৌঁছাই। কিন্তু আমি দেখছি তোমরা এক মুর্খ সম্প্রদায়।
Tamil / தமிழர் / Tamilce அதற்கவர்; "(அது எப்பொழுது வரும் என்ற) ஞானம் நிச்சயமாக அல்லாஹ்விடம் தான் இருக்கிறது மேலும், நான் எதைக் கொண்டு உங்களிடம் அனுப்பப்பட்டிருக்கிறேனோ அதையே நான் உங்களுக்குச் சேர்ப்பித்து, எடுத்துரைக்கின்றேன் - எனினும் நான் உங்களை அறிவில்லாத சமூகத்தாராகவே காண்கிறேன்" என்று கூறினார்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>