1. Hîzb, Ahkâf Sûresi

Ahkâf Suresi 14. Ayeti Meali

أُوْلَئِكَ أَصْحَابُ الْجَنَّةِ خَالِدِينَ فِيهَا جَزَاء بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Ulâ-ike ashâbu-lcenneti ḣâlidîne fîhâ cezâen bimâ kânû ya’melûn(e)
1
ulâike
işte onlar
2
ashâbu el cenneti
cennet halkı
3
hâlidîne
ebedî olanlar
4
fî-hâ
orada
5
cezâen
karşılık olarak
6
bi-mâ
şeylere
7
kânû
oldular
8
ya’melûne
yapıyorlar

Diyanet İşleri Onlar cennetliklerdir. Yapmakta olduklarına karşılık, orada sürekli kalacaklardır.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) İşte onlar cennetlikdirler, yaptıklarına karşılık orada ebedi olarak kalacaklardır.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Onlar, cennetliktirler, yaptıklarına mükafat olarak sonsuza dek orada kalacaklardır.
Elmalılı Hamdi Yazır Onlar Eshabı Cennettir, işledikleri amellere mükâfâten orada ebedî kalacaklardır
Diyanet Vakfı Onlar cennet ehlidirler. Yapmakta olduklarına karşılık orada ebedî kalacaklardır.
Abdulbaki Gölpınarlı Onlardır cennet ehli, ebedî kalırlar orada, yaptıklarına karşılık.
Adem Uğur Onlar cennet ehlidirler. Yapmakta olduklarına karşılık orada ebedî kalacaklardır.
Ahmed Hulusi İşte onlar Cennet Ashabı'dır. . . Yaptıklarının cezası olarak onda sonsuza dek yaşarlar!
Ahmet Tekin İşte onlar Cennet ehlidirler. İşlemeye devam ettikleri devamlı, amaçla örtüşen niyete dayalı bilinçli amellerinin mükâfatı olarak orada ebedî yaşarlar.
Ahmet Varol İşte onlar cennetliktirler. Yaptıklarına karşılık orada sonsuza kadar kalacaklardır.
Ali Fikri Yavuz Onlar cennet’liktirler. İşledikleri amellere mükâfat olarak orada ebedi kalacaklardır.
Bekir Sadak Iste onlar, cennetliklerdir; islediklerine karsilik olarak, icinde temelli kalacaklardir.
Celal Yıldırım İşte bunlar Cennet ehlidirler, yapageldiklerine karşılık orada ebedîdirler.
Diyanet İşleri 2 İşte onlar, cennetliklerdir; işlediklerine karşılık olarak, içinde temelli kalacaklardır.
Fizilil Kuran İşte onlar cennetliklerdir; yaptıklarına karşılık olarak, içinde temelli kalacaklardır.
Gültekin Onan İşte onlar, cennet halkıdır; yaptıklarına karşılık olmak üzere, içinde ebedi olarak kalacaklardır.
Hasan Basri Cantay Onlar cennetin yaranıdırlar. İşlemekde oldukları (iyi amel ve hareketleri) ne mükâfat olmak üzere orada ebedî kalıcıdırlar onlar.
Hayat Neşriyat İşte onlar, Cennet ehlidirler; yapmakta olduklarına (Allah’ın lütfundan) bir karşılık olarak, orada ebediyen kalıcıdırlar.
Ibni Kesir İşte onlar, cennet ehlidirler. İşlediklerine karşılık olarak orada temelli kalacaklardır.
Muhammed Esed onlar yaptıkları her şeyin bir ödülü olarak hep orada kalacak cennetliklerdir.
Ömer Nasuhi Bilmen İşte onlar cennet sahipleridir. İşler olmuş oldukları şeylere bir mükâfaat olmak üzere orada ebedîyyen kalıcılardır.
Ömer Öngüt Onlar cennet ehlidirler. Yaptıklarına karşılık olmak üzere orada ebedî kalacaklardır.
Şaban Piris Onlar, cennet halkı olup, yaptıklarının karşılığı olarak orada ebedi kalacaklardır.
Suat Yıldırım Onlar cennetlik olup, yaptıkları güzel işlere karşılık olarak ebedî kalmak üzere o cennetlere girerler.
Tefhim-ül Kuran İşte onlar, cennet halkıdır; yapmakta olduklarına karşılık olmak üzere, içinde ebedi olarak kalıcıdırlar.
Ümit Şimşek Onlar Cennet ehlidirler; yaptıklarına karşılık ebediyen orada kalacaklardır.

Diyanet Tefsiri İman ve amel dinin iki direğidir, bunlara sahip olanların ebedî kalmak üzere cennete girecekleri çeşitli vesilelerle ifade buyurulmuştur. Burada ameli temsil eden istikamet kelimesi, Allah rızasını kazandıran davranışlar mânasındaki amel-i sâlihin itidal ve devam üzere olması demektir. İşte bu mânada istikamete sahip olanlar, davranışlarıyla imanlarına sadık kaldıklarını da ortaya koymuş olmaktadırlar (İstikamet için bk. Fussılet 41/30).

Kurdî / کوردی / Kürtçe Ewên han ehlê bihiþtê ne, bergîdana tiþtê dikirin wê ew tê de hertimî bin.
Sahih International / English / Ingilizce Those are the companions of Paradise, abiding eternally therein as reward for what they used to do.
M.Pickthall / English / Ingilizce Such are rightful owners of the Garden, immortal thereafter as a reward for what they used to do.
Muhsin Khan / English / Ingilizce Such shall be the dwellers of Paradise, abiding therein (forever), a reward for what they used to do.
Yusuf Ali / English / Ingilizce Such shall be Companions of the Gardens, dwelling therein (for aye): a recompense for their (good) deeds.
Shakir / English / Ingilizce These are the dwellers of the garden, abiding therein: a reward for what they did.
Dr. Ghali / English / Ingilizce Those are the companions (i.e., inhabitants) of the Garden, eternally (abiding) therein as a recompense for whatever they were doing.
Albanian / Shqip / Arnavutça Të tillët janë banues të Xhennetit, aty do të jenë përgjithonë, atë e kanë shpërblim pë veprat që i bënë.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Belələri cənnətlikdirlər, onlar (dünyada) etdikləri (yaxşı) əməllərin əvəzi olaraq orada əbədi qalacaqlar!
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Oni će stanovnici Dženneta biti, u njemu će vječno boraviti, i to će im biti nagrada za ono što su radili.
Bulgarian / Български / Bulgarca Те са обитателите на Рая, там ще пребивават вечно -; въздаяние за техните дела.
Chinese / 中文 / Çince 這等人,是樂園的居民,將永居其中;這是為了報酬他怐漲甈陛C
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 这等人,是乐园的居民,将永居其中;这是为了报酬他们的行为。
Czech / Česky / Çekçe Ti stanou se obyvateli zahrady rajské, v níž odměnou za skutky své budou nesmrtelní.
Dutch / Nederlands / Hollandaca Deze zullen de bewoners van het paradijs zijn; eeuwig zullen zij daarin verblijven, ter belooning voor hetgeen zij gedaan zullen hebben.
Farsi / فارسی / Farsça آنها اهل بهشتند, جاودانه در آن باشند, (این) پاداش اعمالی است که انجام می دادند.
Finnish / Suomi / Fince Heistä tulee paratiisin asukkaita ikuisiksi ajoiksi palkaksi siitä, mitä he tekivät.
French / Français / Fransızca Ceux-là sont les gens du Paradis où ils demeureront éternellement, en récompense de ce qu'ils faisaient.
German / Deutsch / Almanca Das sind die Insassen des (Paradies)gartens, ewig darin zu bleiben als Lohn für das, was sie zu tun pflegten.
Hausa / Hausa Dili Waɗannan 'yan Aljanna ne, sunã madawwama a cikinta, a kan sakamako ga abin da suka kasance sunã aikatãwa.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Mereka itulah penghuni-penghuni surga, mereka kekal di dalamnya; sebagai balasan atas apa yang telah mereka kerjakan.
Italian / Italiano / Italyanca Essi saranno i compagni del Giardino, in cui rimarranno in perpetuo, compenso per quel che avranno fatto.
Japanese / 日本語 / Japonca これらは楽園の住人で,その中に永遠に住む。(それが)かれらの(善)行に対する報奨である。
Korean / 한국어 / Korece 그들은 천국의 주인들로 그 곳에서 영생하리니 그것이 그들이 행한 것에 대한 보상이라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Merekalah ahli Syurga, tetap kekalah mereka di dalamnya, sebagai balasan bagi amal-amal soleh yang mereka telah kerjakan.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili അവരാകുന്നു സ്വര്‍ഗാവകാശികള്‍. അവരതില്‍ നിത്യവാസികളായിരിക്കും. അവര്‍ പ്രവര്‍ത്തിച്ചിരുന്നതിനുള്ള പ്രതിഫലമത്രെ അത്‌.
Maranao / mәranaw Siran man i khimangark ko sorga, makakakal siran on: Balas sabap ko pinggolawla iran.
Norwegian / Norsk / Norveççe Disse er paradisets folk, og der skal de være og bli, som lønn for det de gjorde.
Polski / Polish / Polonya Dili Oni będą mieszkańcami Ogrodu; będą tam przebywać na wieki. Taka będzie nagroda za to, co oni czynili.
Portuguese / Português / Portekizce Estes serão os diletos, do Paraíso, onde morarão eternamente, em recompensa por quanto houverem feito.
Romanian / Română / Rumence Noi i-am poruncit omului bunătate pentru părinţii săi, căci mama sa l-a purtat în chinuri şi l-a născut în chinuri. Între plăsmuirea lui şi înţărcarea lui sunt treizeci de luni. Când a ajuns la împlinire, când a ajuns la patruzeci de ani, el spune: “Domnul meu! Trezeşte-mă să-ţi mulţumesc pentru harul Tău pe care l-ai pogorât asupra mea, şi a părinţilor mei, ca să fac binele care te mulţumeşte. Fericeşte-mă întru seminţia mea. Eu către Tine mă căiesc şi sunt dintre supuşi.”
Russian / Россия / Rusça Они являются обитателями Рая, в котором они пребудут вечно в воздаяние за то, что они совершали.
Somali / Somalice Kuwaasna waa ehlu-Janno wayna ku waari dhexdeeda, abaalmarin camalkoodii (wanaagsanaa) darteed.
Spanish / Español / Ispanyolca Esos tales morarán en el Jardín eternamente, como retribución a sus obras.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Hao ndio watu wa Peponi, watadumu humo, kuwa ni malipo kwa waliyo kuwa wakiyatenda.
Svenska / Swedish / Isveççe De har paradiset till arvedel och där skall de förbli till evig tid - lönen för deras handlingar!
Tatarça / Tatarish / Tatarca Ул мөэминнәр җәннәт кешеләредер, алар анда мәңге булырлар Коръән белән гамәл кылулары бәрабәренә изге җәза булсын өчен.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili ชนเหล่านั้นคือชาวสวนสวรรค์ พวกเขาเป็นผู้พำนักอยู่ในนั้นตลอดกาล เป็นการตอบแทนที่พวกเขาได้กระทำไว้
Urdu / اردو / Urduca یہی اہل جنت ہیں کہ ہمیشہ اس میں رہیں گے۔ (یہ) اس کا بدلہ (ہے) جو وہ کیا کرتے تھے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Ана ўшалар жаннат эгаларидир, унда қилган амаллари мукофотига абадий қолурлар.
Bengali / বাংলা / Bengalce তারাই জান্নাতের অধিকারী! তারা তথায় চিরকাল থাকবে। তারা যে কর্ম করত, এটা তারই প্রতিফল।
Tamil / தமிழர் / Tamilce அவர்கள் தாம் சுவர்க்கவாசிகள்; அதில் அவர்கள் நன்மை செய்து கொண்டிருந்ததற்குக் கூலியாக அதில் அவர்கள் என்றென்றும் தங்குவார்கள்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>