1. Hîzb, Abese Sûresi

Abese Suresi 33. Ayeti Meali

فَإِذَا جَاءتِ الصَّاخَّةُ
Fe-iżâ câeti-ssâḣḣa(tu)
1
fe
fakat
2
izâ
olduğu zaman
3
câet(i)
geldi
4
es sâhhatu
sağır edici büyük gürleme

Diyanet İşleri (33-37) Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Kulakları sağır eden o gürültü geldiğinde,
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Ama o sayha (gürültüsünü dinletecek bela) geldiği zaman,
Elmalılı Hamdi Yazır Amma geldiği vakıt o Sahha (o sayhasını dinletecek belâ)
Diyanet Vakfı Kulakları sağır eden o ses geldiğinde,
Abdulbaki Gölpınarlı Derken âdetâ kulakları sağır eden o bağırış gelip çattı mı.
Adem Uğur Kulakları sağır eden o ses geldiğinde,
Ahmed Hulusi O korkunç sayha duyulduğunda,
Ahmet Tekin Kulakları sağır eden o ses geldiğinde herkesin derdi vardır.
Ahmet Varol Ancak o kulakları sağır edercesine şiddetli gürültü geldiği zaman,
Ali Fikri Yavuz Amma kıyamet sayhası geldiği zaman,
Bekir Sadak O muazzam gurultu, kiyamet kopup geldigi zaman;
Celal Yıldırım Kulakları sağırlaştıracak o Kıyamet gürültüsü geldiğinde ;
Diyanet İşleri 2 O muazzam gürültü, kıyamet kopup geldiği zaman;
Fizilil Kuran Kulakları sağır edercesine yüksek o gürültü geldiği zaman.
Gültekin Onan Fakat 'kulakları patlatırcasına olan o gürleme' geldiği zaman,
Hasan Basri Cantay Fakat o kulakları sağır edercesine haykıracak olan ses geldiği zaman,
Hayat Neşriyat Derken (kulakları sağır eden) o şiddetli gürültü (Sûr’a ikinci üfürülüş) geldiği zaman!
Ibni Kesir O büyük gürültü geldiği zaman;
Muhammed Esed Ve böylece, (yeniden dirilmenin) o kulakları sağır eden çağrısı duyulduğunda,
Ömer Nasuhi Bilmen Sonra o pek kuvvetli sayha geldiği vakit.
Ömer Öngüt Çarpınca kulakları sağır eden o gürültü geldiği zaman!
Şaban Piris O büyük gürültü geldiği zaman,
Suat Yıldırım Ama vakti gelip de o kulakları patlatan dehşetli gün geldiği zaman
Tefhim-ül Kuran Fakat 'kulakları patlatırcasına olan o gürleme' geldiği zaman,
Ümit Şimşek O müthiş ses kulaklara çarptığında,

Diyanet Tefsiri Kıyamet ve âhiretten bir kesitin son derece canlı bir tasvirini veren sûrenin bu son âyetleri, dünya hayatının geçici zevk ve tasalarını aşıp varlığının anlamı, değeri, amacı ve âkıbeti üzerine düşünebilme seviyesine ulaşmış her insanı sarsıcı gerçeklerle yüzyüze getirmektedir. Kıyamet gününde evrende meydana gelecek olan olaylar korkunç sesler çıkaracağı için ona 33. âyette “sâhha” adı verilmiştir. O gün geldiğinde aralarında akrabalık bağı bulunanların birbirinden kaçışının sebebi çeşitli şekillerde izah edilmiştir: a) Kıyamet olayları herkesi dehşete düşüreceği için o ortamda insanların birbirini düşünmeleri mümkün değildir; herkes kendi başının derdine düşer; b) Akrabalıktan doğan haklarını isteyecekleri endişesiyle insanlar birbirinden kaçarlar; c) Kişi, akrabaları onun içinde bulunduğu sıkıntılı durumu görmesin diye onlardan kaçar; d) İnsan, akrabasının içinde bulunduğu kötü durumu görmesine rağmen onlara yardım edemeyeceğini ve başlarına gelenlere engel olamayacağını bildiği için kaçar (Şevkânî, V, 446). Bir önceki sûrede (Nâziât 79/8-9) kıyamet ve mahşerin dehşetinden dolayı bütün kalplerin korkudan neredeyse yerinden oynayacağı, gözleri korku bürüyeceği bildirilmişti. Abese sûresinin bu son âyetlerinden anlıyoruz ki inkârcı ve isyankârların korku, kaygı ve perişanlıkları devam ederken, müminlerin, durumları aydınlanınca kalplerindeki korku ve kaygının yerini ferahlık ve sevinç alacak, bu sevinç yüzlerine yansıyacaktır.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Îdî gava dengê ku ji (bona) rabûna we ra te, guhan ker dike.
Sahih International / English / Ingilizce But when there comes the Deafening Blast
M.Pickthall / English / Ingilizce But when the Shout cometh
Muhsin Khan / English / Ingilizce Then, when there comes As-Sakhkhah (the Day of Resurrection's second blowing of Trumpet),
Yusuf Ali / English / Ingilizce At length, when there comes the Deafening Noise,- (5965)
Shakir / English / Ingilizce But when the deafening cry comes,
Dr. Ghali / English / Ingilizce Then when the Blast comes,
Albanian / Shqip / Arnavutça E kur të vijë ushtima (krisma e kijametit);
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Nəhayət, qulaqları kar edən (o dəhşətli səs) gələndə (İsrafil surunu çalanda);
Bosnian / Bosanski / Bosnakca A kada dođe glas zaglušujući –
Bulgarian / Български / Bulgarca И когато Грохотът настъпи,
Chinese / 中文 / Çince 當震耳欲聾的轟聲來臨的時唌A
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 当震耳欲聋的轰声来临的时候,
Czech / Česky / Çekçe A až nastane třesk ohlušující,
Dutch / Nederlands / Hollandaca Als de verdoovende klank van de trompet zal gehoord worden.
Farsi / فارسی / Farsça پس هنگامی که (آن) صدای مهیب (قیامت) فرا رسد.
Finnish / Suomi / Fince Mutta kun pasuunan mahtava pauhu kuuluu,
French / Français / Fransızca Puis quand viendra le Fracas,
German / Deutsch / Almanca Wenn der ohrenbetäubende Schrei (am Jüngsten Tag) ertönt,
Hausa / Hausa Dili To, idan mai tsãwa (busa ta biyu) ta zo.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Dan apabila datang suara yang memekakkan (tiupan sangkakala yang kedua),
Italian / Italiano / Italyanca Ma quando verrà il Fragore,
Japanese / 日本語 / Japonca やがて,(終末の)一声が高鳴り,
Korean / 한국어 / Korece 고막이 터질듯한 소리가 들 릴 때면
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Kemudian (ingatlah keadaan yang berlaku) apabila datang suara jeritan yang dahsyat, -
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili എന്നാല്‍ ചെകിടടപ്പിക്കുന്ന ആ ശബ്ദം വന്നാല്‍.
Maranao / mәranaw Na amay ko makatalingoma so lalis,
Norwegian / Norsk / Norveççe Men når drønnet kommer!
Polski / Polish / Polonya Dili A kiedy przyjdzie huk ogłuszający,
Portuguese / Português / Portekizce Porém, quando retumbar o toque ensurdecedor,
Romanian / Română / Rumence în ziua când omul va fugi de fratele său,
Russian / Россия / Rusça Когда же раздастся Оглушительный глас,
Somali / Somalice Markay Qayladii darrayd timaaddo (Suurka).
Spanish / Español / Ispanyolca Pero, cuando venga el Estruendo,
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Basi utakapo kuja ukelele,
Svenska / Swedish / Isveççe NÄR [Uppståndelsens dag] bryter in [med ett mäktigt dån],
Tatarça / Tatarish / Tatarca Һәркайчан колакны тондыручы каты сур тавышы килсә.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili ครั้นเมื่อเสียงกัมปนาทมาถึง
Urdu / اردو / Urduca تو جب (قیامت کا) غل مچے گا
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Вақтики қулоқларни кар қилувчи овоз келса.
Bengali / বাংলা / Bengalce অতঃপর যেদিন কর্ণবিদারক নাদ আসবে,
Tamil / தமிழர் / Tamilce ஆகவே, (யுக முடிவின் போது காதைச் செவிடாக்கும் பெருஞ் சப்தம் வரும் போது -

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>