1. Hîzb, Abese Sûresi

Abese Suresi 2. Ayeti Meali

أَن جَاءهُ الْأَعْمَى
En câehu-l-a’mâ
1
en câe-hu
onun gelmesi
2
el a’mâ
âmâ, görmeyen

Diyanet İşleri (1-2) Kendisine o âmâ geldi diye Peygamber yüzünü ekşitti ve öteye döndü.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Kendisine âmâ geldi, diye.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Ona ama geldi diye.
Elmalılı Hamdi Yazır Çünkü ona a'mâ geldi
Diyanet Vakfı (1-4) (Peygamber), âmânın kendisine gelmesinden ötürü yüzünü ekşitti ve çevirdi. (Resûlüm! onun halini) sana kim bildirdi! Belki o temizlenecek, yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecek.
Abdulbaki Gölpınarlı Yanına kör geldi diye.
Adem Uğur Âmânın kendisine gelmesinden ötürü
Ahmed Hulusi O âmâ geldi diye.
Ahmet Tekin Demek kendisine âmâ geldi diye böyle yaptı.
Ahmet Varol Kendisine o kör kişi geldi diye.
Ali Fikri Yavuz Kendisine o a’mâ geldi diye...
Bekir Sadak (1-2) Yanina kor bir kimse geldi diye (Peygamber )yuzunu asip cevirdi.
Celal Yıldırım (1-2) Kendisine o iki gözü kör geldi diye yüzünü ekşitip çevirdi.
Diyanet İşleri 2 (1-2) Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.
Fizilil Kuran Yanına âma geldi diye.
Gültekin Onan Kendisine o kör geldi diye.
Hasan Basri Cantay kendisine o a'maa geldi diye.
Hayat Neşriyat (1-2) Kendisine a'mâ bir kimse geldi diye (peygamber) yüzünü ekşitti ve döndü.
Ibni Kesir Kendisine a'ma geldi diye.
Muhammed Esed çünkü kör bir adam o'na yaklaşmıştı!
Ömer Nasuhi Bilmen (1-2) Yüzünü ekşitti ve ardını döndü. Kendisine âmânın gelmesinden dolayı.
Ömer Öngüt Kendisine o âmâ geldi diye.
Şaban Piris Ona gözleri görmeyen kimse geldi diye.
Suat Yıldırım (1-2) Yanına görmeyen (âma) biri geldi diye yüzünü ekşitti ve sırtını döndü.
Tefhim-ül Kuran Kendisine o kör geldi diye.
Ümit Şimşek Yanına âmâ geldi diye.

Diyanet Tefsiri Hz. Peygamber putperest önderlerin ikna edilmesi halinde onları izleyen halkın İslâm’ı daha kolay benimseyecekleri düşüncesiyle onlarla da meşgul oluyordu. Böyle birine yaptığı konuşmanın ortasında yanlarına gelen bir âmânın zamansız sorularından rahatsız olarak yüzünü ekşitmiş ve ona cevap vermemişti. Bunun üzerine Allah Teâlâ, resulünü sitemli bir ifadeyle uyardı; onun, kimlere verilecek emeğin daha verimli olacağını kesin olarak bilemeyeceğini, topluluğun ileri gelenlerinden de sorumlu olmadığını bildirdi. Bundan etkilenen Hz. Peygamber’in, daha sonra zaman zaman Abdullah’ı gördüğünde, “Kendisinden dolayı rabbimin beni azarladığı şahsa merhaba!” diyerek ona iltifatta bulunduğu rivayet edilmektedir. Bu vb. bazı iltifatlarının yanında, iki defa gazâya çıktığında yerine Medine’de kalanlara namaz kıldırmak üzere Abdullah’ı görevlendirdiği de rivayet edilmiştir (Zemahşerî, IV, 217). Birkaç âyette Hz. Peygamber’in “zelle” denilen bazı hataları hatırlatılmış ve düzeltilmiştir (meselâ buna yakın bir uyarı örneği için bk. Tevbe 9/43). Ancak bunlar içinde nisbeten sert bir üslûp taşıyan tek öğüt ve uyarı konumuz olan âyetlerdedir. Bu âyetler, vahyin objektifliğini ve peygamberin insanlığa kendi istek ve düşüncelerini değil, ilâhî vahyi tebliğ ettiğini, ayrıca onun bir ilâh gibi yanılgısız sayılmaması gerektiğini göstermesi bakımından son derece anlamlıdır. Bunun kadar önemli bir husus da Resûlullah’ın, kendi tutumunu eleştiren bu âyetleri, en ufak bir kaygı ve komplekse kapılmadan halka okuması, duyurmasıdır. Bu da onun dâvetindeki samimiyetini, hakikat sevgisini ve üstün ahlâkını gösterir. “Kendini her şeye yeterli gören” diye çevirdiğimiz 5. âyet Mekke’nin ileri gelen zenginlerini ve kabile reislerini ifade eder. Bunlar mal ve adamlarının çokluğu sebebiyle büyüklük taslayarak inkârcılıkta devam ediyor, Allah ve peygamberinin kendilerine doğru yolu göstermelerine ihtiyaçlarının olmadığını söylüyorlardı. Allah korkusu ile huzuruna gelen âmâ ise Kur’an’ın nuruyla aydınlanarak cehaletten kurtulmak ve günahlardan arınmak istiyordu.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Ji bo ku ewa kora hatîye.
Sahih International / English / Ingilizce Because there came to him the blind man, [interrupting].
M.Pickthall / English / Ingilizce Because the blind man came unto him.
Muhsin Khan / English / Ingilizce Because there came to him the blind man (i.e. 'Abdullah bin Umm-Maktum, who came to the Prophet (Peace be upon him) while he was preaching to one or some of the Quraish chiefs).
Yusuf Ali / English / Ingilizce Because there came to him the blind man (interrupting).
Shakir / English / Ingilizce Because there came to him the blind man.
Dr. Ghali / English / Ingilizce That the blind man came to him.
Albanian / Shqip / Arnavutça Ngase atij i erdh i verbëri.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Yanına korun (Abdullah ibn Ümmi-Məktumun) gəlməsindən dolayı.
Bosnian / Bosanski / Bosnakca zato što je slijepac njemu prišao.
Bulgarian / Български / Bulgarca че при него е дошъл слепецът.
Chinese / 中文 / Çince 因為那茠慾H來到他的惚e。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 因为那个盲人来到他的面前。
Czech / Česky / Çekçe že slepec se na něho obrátil.
Dutch / Nederlands / Hollandaca Omdat de blinde man tot hem kwam.
Farsi / فارسی / Farsça از این که (عبد الله بن ام مکتوم) نابینا به نزدش آمد.
Finnish / Suomi / Fince koska sokea mies tuli hänen luokseen.
French / Français / Fransızca parce que l'aveugle est venu à lui.
German / Deutsch / Almanca als der Blinde ihn aufsuchte.
Hausa / Hausa Dili Sabõda makãho yã je masa.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce karena telah datang seorang buta kepadanya.
Italian / Italiano / Italyanca quando il cieco venne da lui.
Japanese / 日本語 / Japonca 一人の盲人がやって来(て話が中断され)たためである。
Korean / 한국어 / Korece 장님이 그분께 다가와 방해하 였기 때문이라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Kerana ia didatangi orang buta.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili അദ്ദേഹത്തിന്‍റെ ( നബിയുടെ ) അടുത്ത്‌ ആ അന്ധന്‍ വന്നതിനാല്‍.
Maranao / mәranaw Sa kiyapakatalingoma on o bota (a si Abdollah Ibno Ommi Maktoom).
Norwegian / Norsk / Norveççe fordi den blinde kom til ham.
Polski / Polish / Polonya Dili Bo przyszedł do niego niewidomy.
Portuguese / Português / Portekizce Quando o cego foi ter com ele.
Romanian / Română / Rumence Ce ştii tu? Poate s-ar fi mântuit
Russian / Россия / Rusça потому что к нему подошел слепой.
Somali / Somalice Inuu u yimid kii Indhaha la'aa.
Spanish / Español / Ispanyolca porque el ciego vino a él.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Kwa sababu alimjia kipofu!
Svenska / Swedish / Isveççe när den blinde mannen kom fram till honom.
Tatarça / Tatarish / Tatarca Аңа сукыр ибнү өммү Мәктүм килгән вакытта. (Бер- вакыт Мухәммәд г-м, кураешларның олугълары вә байлары илә сөйләшеп аларны иманга өндәп утырганда ибнү өммү Мәктүм килеп Мухәммәд г-мнең мәшгуль икәнен белмичә, йә Мухәммәд миңа Коръән укысаңчы, диде. Мухәммәд г-м кураешларның иманга килүләрен өмет итеп утырганлыктан мәҗлесне бүләсе килмичә, ибнү өммү Мәктүмгә йөзен чытты һәм аңардан борылды. Соңра Аллаһ ошбу сүрәне иңдереп расүлне шелтә кылды. Шуннан соң Мухәммәд г-м ибнү өммү Мәктүмне һәрвакыт хөрмәтли торган булды.)
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili เพราะชายตาบอดมาหาเขา
Urdu / اردو / Urduca کہ ان کے پاس ایک نابینا آیا
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Кўзи кўр киши ҳузурига келганда.
Bengali / বাংলা / Bengalce কারণ, তাঁর কাছে এক অন্ধ আগমন করল।
Tamil / தமிழர் / Tamilce அவரிடம் அந்த அந்தகர் வந்தபோது,

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>