1. Hîzb, Abese Sûresi

Abese Suresi 1. Ayeti Meali

عَبَسَ وَتَوَلَّى
‘Abese ve tevellâ
1
abese
huzursuzluğu yüzüne aksetti, yüzünü buruşturdu
2
ve tevellâ
ve başını çevirdi

Diyanet İşleri (1-2) Kendisine o âmâ geldi diye Peygamber yüzünü ekşitti ve öteye döndü.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) (Peygamber) Yüzünü ekşitti ve döndü.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Ekşidi (yüzünü ekşitti) ve döndü.
Elmalılı Hamdi Yazır Ekşidi ve döndü
Diyanet Vakfı (1-4) (Peygamber), âmânın kendisine gelmesinden ötürü yüzünü ekşitti ve çevirdi. (Resûlüm! onun halini) sana kim bildirdi! Belki o temizlenecek, yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecek.
Abdulbaki Gölpınarlı Yüzünü ekşitti ve döndürdü.
Adem Uğur Yüzünü ekşitti ve geri döndü.
Ahmed Hulusi Asıldı yüzü ve çevirdi yüzünü!
Ahmet Tekin Peygamber, kavminin ileri gelenlerinin hidayete ermesi için uğraştığı bir sırada, iltifat etmedi, yüzünü ekşitti ve arkasını döndü.
Ahmet Varol Surat astı ve döndü.
Ali Fikri Yavuz (Peygamber) hoşlanmadı ve yüzünü çevirdi,
Bekir Sadak (1-2) Yanina kor bir kimse geldi diye (Peygamber )yuzunu asip cevirdi.
Celal Yıldırım (1-2) Kendisine o iki gözü kör geldi diye yüzünü ekşitip çevirdi.
Diyanet İşleri 2 (1-2) Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.
Fizilil Kuran Surat astı ve döndü.
Gültekin Onan Surat astı ve yüz çevirdi;
Hasan Basri Cantay Yüzünü ekşitib çevirdi,
Hayat Neşriyat (1-2) Kendisine a'mâ bir kimse geldi diye (peygamber) yüzünü ekşitti ve döndü.
Ibni Kesir Yüzünü asıp çevirdi,
Muhammed Esed O, suratını astı ve uzaklaştı,
Ömer Nasuhi Bilmen (1-2) Yüzünü ekşitti ve ardını döndü. Kendisine âmânın gelmesinden dolayı.
Ömer Öngüt (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.
Şaban Piris (Peygamber) Yüzünü ekşitti ve döndü.
Suat Yıldırım (1-2) Yanına görmeyen (âma) biri geldi diye yüzünü ekşitti ve sırtını döndü.
Tefhim-ül Kuran Surat astı ve yüz çevirdi;
Ümit Şimşek Yüzünü ekşitti ve döndü:

Diyanet Tefsiri Hz. Peygamber putperest önderlerin ikna edilmesi halinde onları izleyen halkın İslâm’ı daha kolay benimseyecekleri düşüncesiyle onlarla da meşgul oluyordu. Böyle birine yaptığı konuşmanın ortasında yanlarına gelen bir âmânın zamansız sorularından rahatsız olarak yüzünü ekşitmiş ve ona cevap vermemişti. Bunun üzerine Allah Teâlâ, resulünü sitemli bir ifadeyle uyardı; onun, kimlere verilecek emeğin daha verimli olacağını kesin olarak bilemeyeceğini, topluluğun ileri gelenlerinden de sorumlu olmadığını bildirdi. Bundan etkilenen Hz. Peygamber’in, daha sonra zaman zaman Abdullah’ı gördüğünde, “Kendisinden dolayı rabbimin beni azarladığı şahsa merhaba!” diyerek ona iltifatta bulunduğu rivayet edilmektedir. Bu vb. bazı iltifatlarının yanında, iki defa gazâya çıktığında yerine Medine’de kalanlara namaz kıldırmak üzere Abdullah’ı görevlendirdiği de rivayet edilmiştir (Zemahşerî, IV, 217). Birkaç âyette Hz. Peygamber’in “zelle” denilen bazı hataları hatırlatılmış ve düzeltilmiştir (meselâ buna yakın bir uyarı örneği için bk. Tevbe 9/43). Ancak bunlar içinde nisbeten sert bir üslûp taşıyan tek öğüt ve uyarı konumuz olan âyetlerdedir. Bu âyetler, vahyin objektifliğini ve peygamberin insanlığa kendi istek ve düşüncelerini değil, ilâhî vahyi tebliğ ettiğini, ayrıca onun bir ilâh gibi yanılgısız sayılmaması gerektiğini göstermesi bakımından son derece anlamlıdır. Bunun kadar önemli bir husus da Resûlullah’ın, kendi tutumunu eleştiren bu âyetleri, en ufak bir kaygı ve komplekse kapılmadan halka okuması, duyurmasıdır. Bu da onun dâvetindeki samimiyetini, hakikat sevgisini ve üstün ahlâkını gösterir. “Kendini her şeye yeterli gören” diye çevirdiğimiz 5. âyet Mekke’nin ileri gelen zenginlerini ve kabile reislerini ifade eder. Bunlar mal ve adamlarının çokluğu sebebiyle büyüklük taslayarak inkârcılıkta devam ediyor, Allah ve peygamberinin kendilerine doğru yolu göstermelerine ihtiyaçlarının olmadığını söylüyorlardı. Allah korkusu ile huzuruna gelen âmâ ise Kur’an’ın nuruyla aydınlanarak cehaletten kurtulmak ve günahlardan arınmak istiyordu.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Rûyê xwe tirş kirîye û pişta xwe (daye).
Sahih International / English / Ingilizce The Prophet frowned and turned away
M.Pickthall / English / Ingilizce He frowned and turned away
Muhsin Khan / English / Ingilizce (The Prophet (Peace be upon him)) frowned and turned away,
Yusuf Ali / English / Ingilizce (The Prophet) frowned and turned away,(5950)
Shakir / English / Ingilizce He frowned and turned (his) back,
Dr. Ghali / English / Ingilizce He (The prophet) frowned and turned away,
Albanian / Shqip / Arnavutça Ai vrenjti (fytyrën) dhe u kthye.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice (Peyğəmbər) qaşqabağını töküb üzünü çevirdi.
Bosnian / Bosanski / Bosnakca On se namrštio i okrenuo
Bulgarian / Български / Bulgarca Той се намръщи и обърна гръб,
Chinese / 中文 / Çince 他曾皺眉,而且轉阬鬙h,
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 他曾皱眉,而且转身离去,
Czech / Česky / Çekçe Zakabonil se a odvrátil,
Dutch / Nederlands / Hollandaca De profeet fronst zijn voorhoofd en wendt zich af.
Farsi / فارسی / Farsça چهره درهم کشید, وروی بر گردانید,
Finnish / Suomi / Fince Hän (profeetta) rypisti otsaansa ja kääntyi pois,
French / Français / Fransızca Il s'est renfrogné et il s'est détourné
German / Deutsch / Almanca Er runzelte die Stirn und wandte sich ab,
Hausa / Hausa Dili Yã game huska kuma ya jũya bãya.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Dia (Muhammad) bermuka masam dan berpaling,
Italian / Italiano / Italyanca Si accigliò e voltò le spalle
Japanese / 日本語 / Japonca (ムハンマドは)眉をひそめ,顔を背けた。
Korean / 한국어 / Korece 선지자께서 눈살을 찌푸렸고 등을 돌리셨나니
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Ia memasamkan muka dan berpaling,
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili അദ്ദേഹം മുഖം ചുളിച്ചു തിരിഞ്ഞുകളഞ്ഞു.
Maranao / mәranaw Miyakarimng (so Nabi) go tomiyalikhod,
Norwegian / Norsk / Norveççe Han rynket pannen og vendte seg bort
Polski / Polish / Polonya Dili Zachmurzył się i odwrócił,
Portuguese / Português / Portekizce Tornou-se austero e voltou as costas,
Romanian / Română / Rumence când orbul a venit la el.
Russian / Россия / Rusça Он нахмурился и отвернулся,
Somali / Somalice Wajiguu u uruuriyay oo jeedsaday (Nabigu).
Spanish / Español / Ispanyolca Frunció las cejasy volvió la espalda,
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Alikunja kipaji na akageuka,
Svenska / Swedish / Isveççe MED BISTER min vände han sig bort
Tatarça / Tatarish / Tatarca Йөзен чытты һәм төмсәләнеп борылды.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili เขา (มุฮัมมัด) ทำหน้าบึ้ง และผินหน้าไปทางอื่น
Urdu / اردو / Urduca (محمد مصطفٰےﷺ) ترش رُو ہوئے اور منہ پھیر بیٹھے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Афтини буриштирди ва юз ўгирди.
Bengali / বাংলা / Bengalce তিনি ভ্রূকুঞ্চিত করলেন এবং মুখ ফিরিয়ে নিলেন।
Tamil / தமிழர் / Tamilce அவர் கடுகடுத்தார், மேலும் (முகத்தைத்) திருப்பிக் கொண்டார்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>